"Su ile sürdürülebilir gelecek kurabilecek miyiz"

Alman kimya devi BASF su ile ilgili ürünleriyle suda sürdürülebilirlilik çalışmalarına destek oluyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Su ile sürdürülebilir gelecek kurabilecek miyiz



Su... Dünyanın dörtte üçü ve vücudumuzun beşte dördü ondan oluşuyor. İnsanlığın önemini belki de çok geç fark ettiği suyun, geleceğin en değerli kaynağı olacağı konuşuluyor. Aslında o, en baştan beri bizim en değerli kaynağımız. Birleşmiş Milletler (BM) genel kurulu, 1992 yılında Rio de Janeiro'da BM Çevre ve Kalkınma Konferansı düzenlediğinde, suyun önemine dikkat çekmek için her yıl 22 Mart gününün "Dünya Su Günü" olarak kutlanmasına karar vermişti. Önümüzdeki ay kutlanacak olan bu önemli gün vesilesiyle dünyanın ve bizim yaşamımızı devam ettirebilmemiz için en önemli gereksinimimiz olan "su", tekrar gündeme gelecek. Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin yeryüzüne en olumsuz etkilerinden biri de su kaynaklarının giderek azalıyor olması... Her geçen gün dünyanın başka bir köşesinden su kaynaklarının azalmakta olduğu yönünde haberler gelmeye devam ediyor. Temiz içme suyu bulmakta zorlanan ve buna bağlı sağlık sorunlarıyla boğuşan ülkelerin sayısı da gün be gün artıyor. Su, hayatımızın her alanında olduğu gibi sanayide de hem üretim esnasında hem de üretim sonrası süreçlerde oldukça önemli bir rol oynuyor. Su kaynaklarının tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde ise sürdürülebilirlik çalışmaları önem kazanıyor. Suyla ilgili sürdürülebilirlik çalışmalarının öncülerinin başında Alman kimya şirketi BASF geliyor. BASF uzun süredir; üretim süreçlerinde su kullanımını azaltmaya, su tasarrufu sağlamaya yönelik ürünler geliştirmeye ve suyun kalitesini artırmaya yönelik çözümler üretmeye odaklanmış durumda.

SUYU BOŞA HARCAMIYOR
Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi'nin (WBCSD -World Business Council for Sustainable Development) tavsiyeleriyle 1992 yılında ortaya konan eko-verimlilik (eco-efficiency) kavramını iş modellerine entegre eden ilk şirketlerden biri olan BASF, o günden bu yana iş süreci tasarımlarında bu bakış açısını benimsiyor. Temel olarak eko-verimlilik, verimli bir üretimi çevreye daha az zarar verecek şekilde gerçekleştirmeyi amaçlıyor. BASF bu yöntemi su kullanımıyla ilgili çalışmalarına da yansıtıyor. BASF'ın suyu kullandığı alanların başında üretim, taşımacılık, soğutma ve temizleme geliyor. BASF, üretim ve üretim sonrası süreçte tükettiği suyu azaltmayı ve tüketilen suyu da mümkün olduğunca tekrar kullanabileceği teknolojiler geliştirmeye devam ediyor. Su tüketimi ve tasarrufu konusunda sorumluluk alması gerektiğine inanan BASF, çalışmalarına devam ederken kendine hedefler koyuyor. Şirketin büyük ölçekli entegre fabrikalarında üretim sürecinin ardından ortaya çıkan atık ve gri su, kendi atık su arıtma tesislerinde biyolojik olarak ıslah ediliyor. Daha küçük fabrikalarında ise bu atık sular kentsel ya da endüstriyel atık ıslah tesislerine gönderiliyor.

2020 HEDEFLERİNE ULAŞTI
BASF 2002 yılında, 2020 yılına kadar suya organik madde ve nitrojen salınımını yüzde 80, ağır metal salınımını ise yüzde 60 oranında düşürmeyi amaçladığını açıklamıştı. Aslında bu hedefe, 2009 yılında ulaşıldı. Şirket, 2009 yılında 2002 yılına oranla suya organik madde salınımını yüzde 80, nitrojen salınımını yüzde 84 ve ağır metal salınımını yüzde 61 oranında azaltmayı başardı. BASF, bu hızlı azalmada, ekonomik kriz nedeniyle düşen üretim miktarlarının da etkisinin olduğunu hesaba katarak hedeflerini sıkı tutmaya devam ediyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz