"Unilever'in yeni yeşil planı"

Sadece kendi şirketinizi çevreci yapmanın yeterli olmadığı ortada. Asıl yapmamız gereken tüketicimize ulaşmak.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Unilever'in yeni yeşil planı



Unilever, 2010 sonunda açıkladığı "Sürdürülebilir Yaşam Planı" ile çevreye ilişkin çok önemli bir adım attı. Şirket, bu planla sadece üretimden kaynaklanan çevre sorumluluğunu üstlenmiyor, konuya tüketim aşamasını da dahil eden çok geniş bir perspektifle yaklaşıyor. Bu nedenle plan aslında çok iddialı 50'den fazla hedefi içeriyor. Kamuoyunu bilinçlendirmek, tüketiciye doğru tüketim alışkanlıkları kazandırmak temel hedef. Unilever Türkiye CEO'su, Asya, Afrika, Orta ve Doğu Avrupa Başkan Yardımcısı İzzet Karaca, "Bu kesinlikle global bir sorun. Geleceğimiz tehdit altında. Unilever olarak üzerimize düşeni layıkıyla yapmayı, dünyamızın geleceğine ölçülebilir bir katkıda bulunmayı istiyoruz" diyor. "Küçük dokunuşlarla büyük değişimler yaratacaklarını söyleyen Karaca ile Unilever'in Sürdürülebilir Yaşam Planı'nı konuştuk:

Unilever, çok geniş kapsamlı bir "sürdürülebilir yaşam planı" açıkladı. Öncelikle böyle bir plana neden gerek duyuldu ?
Unilever Global'in en üst düzey isimlerinin bulunduğu, "genişletilmiş yönetim kurulu" diyebileceğimiz bir "top 30" grubu var. Ben de bu grubun içindeyim. Yaşam planı aslında bu grubun ortaya koyduğu bir vizyon. Bütün Unilever dünyasında uygulanacak. Her açıdan sürdürülebilir bir şirket olmak istiyoruz. Bir yandan büyürken diğer yandan da dünyanın doğal kaynaklarının korunmasını sağlayacak yeni iş yapış yolları geliştirmek gerekiyor. Tüm araştırmalara, dünyanın gezegen olarak verdiği alarmlara baktığımızda neden bu işe soyunduğumuz daha net anlaşılacaktır. Unilever de dünyamızın geleceğine ölçülebilir bir katkıda bulunmak istiyor. Plan böyle doğdu. Bizi çok heyecanlandıran bir vizyon ortaya çıktı.

Temel hedefler neler?
Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı, ürünlerimizin çevrede bıraktığı ayak izlerini yan yarıya azaltmayı, tarımsal hammaddelerimizin yüzde 100'ünü sürdürülebilir kaynaklardan sağlamayı, insanların sağlık ve esenliklerini artırmak için harekete geçmelerine yardımcı olmayı içeriyor. Bu üç büyük hedefin altında yer alan sözler verdik. Bunların hepsini planladık ve zaman hedeflerini koyduk. Bu sözler, fabrikalarımızda yenilenebilir enerji kullanımından çorbalarımızdaki tuz içeriğini azaltmaya kadar tüm süreçleri içeriyor. Plan kapsamında 2020'ye kadar gerçekleştirilmesi hedeflenen 50'den fazla sosyal, ekonomik ve çevresel taahhüt var. Plan, Unilever'in tüm ürünlerinin satışa sunulduğu 170'ten fazla ülkeyi kapsıyor. Yalnızca çevreyle sınırlı kalmayarak sosyal ve ekonomik boyutlarda da iyileştirme sağlamayı hedefliyoruz. Tüm bunları yaparken şirketimizin büyüklüğünü de 2 katına çıkaracağız.

Sosyal ve ekonomik boyutlardaki iyileşmeyi nasıl sağlayacaksınız?
Genelde çevre kirliliği dendiğinde hep bacadan çıkan dumanlar, derelere karışan kirli sular akla gelir. Çünkü maalesef bu konularda çok yanlış uygulamalar var. Ama Unilever'in yaptığı araştırma çok önemli bir gerçeği gösterdi. Unilever'in 170 ülkede 400 markası var. Ciromuzun yüzde 70'ini kapsayan 14 ülkede ve toplam bin 600 üründe çok kapsamlı bir araştırma yapıldı. Tüm bu ürünler tek tek incelendi, ekolojik ayak izleri hesaplandı. Gördük ki çevreye verilen şirketinizi, fabrikanızı, ofisinizi çevreci yapmanın çok yeterli olmadığı ortada. Asıl yapmamız gereken tüketicimize ulaşmak. "Küçük dokunuşlarla büyük farklar" yaratmayı amaçlıyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz