C kuşağı için her gün bir şey yapın

Solis, C kuşağını markanızla özdeşleştirmek amacıyla her gün bir şeyler yapmanızı tavsiye ediyor...

17.02.2016 16:24:090
Paylaş Tweet Paylaş
C kuşağı için her gün bir şey yapın
Brian Solis, ABD’li ünlü bir dijital analist, antropolog ve fütürist. O, kendini kısaca “dijital antropolog” olarak tanımlamayı tercih ediyor. Solis, ‘The End of Business as Usual’ (Bildiğiniz Anlamda Ticaretin Sonu), ‘Engage!’ (Etkileşime Geçin!) ve ‘What’s the Future of Business’ (İş Dünyasının Geleceği Nerede?) başlıklı kitapların da yazarı… Solis, tüm bu kitaplarda sosyal medyayla birlikte sosyal bir devrimin başladığını ve iş dünyasının, müşteri ilişkileri üzerinde dönüştürücü bir etkisi olduğunu savunuyor. Solis, “C kuşağı” dediği “connected consumer” (bağlantılı tüketici) kavramının da mucidi. Dijital devrim sayesinde sürekli birbirleriyle etkileşimde olan C kuşağının, pazarlama anlayışını kökten değiştirdiğini, pazarlamacıların da satın alma mantıkları tümden değişen bu yeni tüketiciler karşısında bildikleri her şeyi unutmalarını söylüyor. Ona göre markaların eskisi gibi tek bir kanaldan kitleye bir kampanyayla seslenip sonuçlarını beklemeleri yeterli değil. Artık tüm dijital kanallarda sürekli olmaları, müşteriyi iyice dinleyip, anlayıp onlarla sürekli etkileşimde kalmaları gerekiyor. Solis, “Dünyaya X kuşağı, Y kuşağı, milenyum kuşağı gibi kavramlarla bakıyoruz ama dijital çağda yaşayan herkesin ortak özellikleri var. Bu sadece bağlantıda olmalarıyla alakalı değil, bağlantıda olmanın davranışlarını nasıl değiştirdiğiyle de alakalı. Yani soru, sadece onlara nasıl dijital pazarlama yaparsınız değil, önce kim olduklarını anlamalı sonra da sanal ve gerçek dünyada nasıl değişik davrandıklarını çözmelisiniz” diyor ve ekliyor: “C kuşağını kazanmak gerçekten markanızı değiştirmenizi ve onların olmak istediği şeyi anlamanızı gerektiriyor.” İşte Solis ile dijital devrimin değiştirdiği tüketici alışkanlıkları ve pazarlama anlayışı üzerine yaptığımız sohbetimiz…
* Sosyal medya şirketlerin geleceğini nasıl şekillendiriyor? 
Sosyal medyanın şirketlerin geleceğini şekillendirme ihtimali var. Şu anda bunu yapıp yapmadığını bilmiyorum. Sosyal medya, sadece şirketler için değil tüm dünya için çok önemli. Çünkü bilgiyi demokratikleştirdi ve insanlara kendi düşüncelerini ve uzmanlıklarını paylaşabilecekleri platformlar yaratma şansı verdi. Sayesinde dünya iki taraflı ve çok şeffaf haberleşme kanallarına sahip oldu. Medya da yukarıdan yönetilmekten çıkıp bağımsız, kişisel ve dağınık bir hale geldi. Böylece şirketler, bu sosyal mecralarda dinleme, öğrenme ve iştirak etme şansı bularak topluluklar oluşturma şansını yakaladı. Yöneticiler, bunun değerini anladığında şirketlerin de benim sosyal iş dediğim şekilde iş yapma şansı oldu. Bu felsefe değişimi yaşandıktan sonra şirketlerin bu çevrim içi topluluklarda yer alması mümkün oldu. 
* Sanırım işin çoğu tüketicilerle iletişimde olmakla ilgili. Bu yeni pazarlama gerçeği şirketlerin tüketicilerle iletişimini nasıl değiştiriyor? 
 Pazarlamacıların problemlerinden biri, tüketici, kullanıcı, pazar, hedef kitle gibi sözcükler kullanmaları. Bu terimler, sosyal medyanın sunduğu fırsatı insani olmaktan çıkarıyor. İşe sosyal medyanın bir armağan olduğunu kabul ederek başlamalı. Aslında tüm bu teknoloji bir armağan. İnsanları görmenize ve tanımanıza fırsat veriyor. Teknolojinin sunduğu fırsatlardan en önemli gördüklerimden biri şu: İnsanları görmeye başlayınca ulaşmaya çalıştığınız kitlenin değişik insan grupları şeklinde toplandıklarını da görüyorsunuz. Pazarlamaya demografi gözlüğünden yaş, gelir gibi parametrelerle bakılırdı değil mi? Sosyal medya ise psikografik bakış açısından bakmaya izin veriyor. Psikografik de insanları ilgileri, davranış ve beklentileri açısından grupluyor ve bunun sonucu olarak da ulaşmaya çalıştığınız insanların nerede olduğunu ve birbirleriyle nasıl iletişime geçtiklerini görebiliyorsunuz. Bu da bize insanlara ulaşmanın artık sadece tek bir yolu olmadığını gösteriyor. Artık devamlı herkese ulaşmanıza gerek yok, insanların nasıl iletişime geçmek istediklerine bağlı olarak değişik insanlarla iletişimde olabilirsiniz ve bu bence harika ama gerçekten zor bir şey. 
* Bize bağlantılı tüketici (connected consumer) kimdir, nedir anlatabilir misiniz? 
 C kuşağı diye bir kavram ürettim, bağlantılı (connected) kuşak. Bu daha önce de konuştuğumuz gibi yaşa değil davranışa bağlı. Dünyaya X kuşağı, Y kuşağı, milenyum kuşağı gibi kavramlarla bakıyoruz ama dijital çağda yaşayan herkesin ortak özellikleri var. Bu sadece bağlantıda olmalarıyla alakalı değil, bağlantıda olmanın davranışlarını nasıl değiştirdiğiyle de alakalı. Yani soru, onlara nasıl dijital pazarlama yaparsınız değil, önce kim olduklarını anlamalı sonra da sanal ve gerçek dünyada nasıl değişik davrandıklarını çözmelisiniz. Markanız ve şirketiniz bu değişimi nasıl gerçekleştiriyor? Yani bağlantılı tüketici sadece onlara dijital pazarlama yapmanız gerektiği anlamına gelmiyor, tüm satın alma mantıkları değişiyor. C kuşağı gerçekten markanızı değiştirmeniz ve onların olmak istediği şeyi anlamanızı gerektiriyor. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz