Gelecek onların!

2014 yılı verilerine göre dünyada 1,3 milyon robot mevcut. 2017’de bunun 2 milyonu bulacağı tahmin ediliyor. Dünyada 10 bin işçiye 70, Türkiye’deyse 19 üretim robotu düşüyor...

2 KASIM, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Gelecek onların!

Dünyada 10 bin işçiye 70 üretim robotu düşüyor. Türkiye’de ise bu sayı sadece 19. Endüstri 4.0 ve dijitalleşmeyle birlikte bu sayının Türkiye’de de hızla artması bekleniyor. İş ve üretim süreçlerine entegre edilen robotlar, fabrikaların üretim kapasitesini artırıyor, günlük hayatta kolaylıklar sunuyor. Robotlu otomasyon kullanımı giderek artıyor. Dijitalleşmeyle birlikte bunun ikinci aşamasına geçmek üzereyiz ki bu da collaborative robotlar dediğimiz insanla birlikte aynı ortamda iş birliği içinde çalışabilen, iş güvenliğine uygun robot sistemlerini içeriyor. Gelecek trendlerini araştıran GelecekHane’nin raporuna göre gelecekte fabrikalarda sadece robotlar çalışacak. GelecekHane’nin kurucusu Halil Aksu, endüstriyel robotların fabrikaların vazgeçilmezi haline geleceğini söylüyor. Ayrıca, “İnsana benzemesi nedeniyle çok ilgi gören humanoid/android robotlar, hizmet sektörünü hızlandıran ve geliştiren servis robotları, iş hayatında iletişimin hızlanmasını ve kolaylaşmasını sağlayan tele-görüntü robotları ortaya çıkacak. Bunun yanında sosyal hayatımızı dönüştüren sosyal robotlar, sürücüsüz araçlar, bilgi işlem kapasitemizi ve hızımızı artıran yazılım robotları gibi pek çok tür daha hayatımızda yer alacak” diyor. 

ÜRETİM ARTIŞI

Altınay Teknoloji Grubu Strateji ve İş Geliştirme Yöneticisi Serhat Oran, otomotiv sektörünün robot kullanımında lokomotif görevi üstlendiğini belirtiyor. Gıda sektöründe de robot kullanımında ciddi büyüme oranlarının dikkat çektiğini belirtiyor. 2014 yılı itibarıyla robot satışlarının önemli bir ivmelenmeye girdiğini söyleyen Oran, “Robot popülasyonu en fazla artacak ülke, en ucuz insan kaynağına sahip Çin. Robotlar yüzde 33’lük oranla kaynak uygulamalarında yaygın olarak kullanılıyor. Malzeme taşıma konusu da yüzde 25’lik oranla 2’nci sırada yer alıyor” diyor. Robot otomasyonu, üretimde şirketlere çok önemli avantajlar sağlıyor. Oran, bunları şöyle anlatıyor: “Isıtma ve enerji giderlerinden yıllık yüzde 8 ila 20 arasında tasarruf sağlıyor. Bunun dışında işçilik giderlerinde önemli tasarruflar yapılabiliyor. Özellikle birden fazla vardiya çalışılan üretim süreçlerinde yatırımın geri dönüşü 2 yılın altında kalıyor. Robotik prosesler ile 1,5 ila 4 kat arasında üretim artışı gerçekleşiyor.” 

ENTEGRASYON SÜRÜYOR

Türk Traktör, robotlu üretime ve süreç otomasyonuna her iki fabrikasında sürekli yatırım yapan bir şirket. 2014 yılında, Ankara fabrikasına ek olarak faaliyete geçen Erenler fabrikasında Türkiye’deki tarım endüstrisinde ilk defa robotik boyama atölyesi açtı. Türk Traktör Genel Müdürü Marco Votta, “Dünyada bir ilki gerçekleştirerek Ankara fabrikamızda dikey depolama sistemleriyle entegre çalışan tam otomatik malzeme ikmal robotunu kullanmaya başladık. Böylece üretim için kullanılan parçaların raflara dizilmesini ve raflardan geri alınmasını malzeme ikmal robotu ile sağlıyoruz” diyor. Votta, robot yatırımlarını ise şöyle açıklıyor: “Eylül ayında devreye alacağımız Otomatik Güdümlü Araçlar (OGA) ile entegre çalışan yüzde 100 insansız hat besleme sistemini dünyada ilk defa uygulayan şirket olacağız. Son 5 yıldır robotların üretime entegresi için çalışıyoruz. 2017 sonuna kadar 3 adet 6 eksenli robot, 1 adet insanla birlikte çalışabilen robot ve 7 adet OGA uygulamasının entegrasyonunu devreye almayı planladık. OGA, lojistik süreçlerimize ortalama yüzde 15’lik bir verimlilik artışı getirdi. Üretim alanlarında kullanılan robotlar yüzde 35’lere varan üretkenlik artışı sağlayabiliyor.” 

KAPASİTEDE ARTIŞ SAĞLIYOR 

CMS Jant ve Makine Sanayi Genel Müdürü Gürsel Can da robotların üretimdeki öneminin artarak devam edeceğini düşünüyor. İlk robotlarının 2004 yılında CMS Çiğli fabrikasında talaşlı işleme bölümünde çalışmaya başladığını belirtiyor. Fabrikalarında 13 yıldır robotlarla üretim yaptıklarını vurgulayan Can, şu an 2 fabrikalarında toplam 28 robotla üretime devam ettiklerini söylüyor. Can, elde edilenleri ve yeni robot yatırım planlarını şöyle anlatıyor: “Tesislerimizde 3 vardiya boyunca üretim yapıldığı için robot bulunan çalışma istasyonlarının kapasitesinde yüzde 10 artış sağlandı. Ürünümüz hacimli ve ağır olduğu için özellikle ergonomik anlamda iyileşme sağlayacak noktalarda robotlaşmaya öncelik veriyoruz. Robotları daha çok tezgah yükleme, boşaltma istasyonlarında ve transferlerde kullanıyoruz. Ayrıca boyutsal ölçüm yaptırabileceğimiz noktalarda da ürün kalitesini artıracak uygulamalar yapıyoruz. Bu alanda yatırım planımız var. Öncelikle CMS’nin mevcut üretim tesisleri için 10 istasyonda daha 3 yıl içinde yeni robot planlıyoruz. Yeni yatırım projemizde ise çok daha yüksek oranda robot öngörüyoruz. Bu yeni yatırımla birlikte yüzde 10 oranında verimlilik artışı hedefliyoruz.” 

COLLABORATIVE ROBOTLAR GELİYOR

DemirDöküm’ün panel radyatör ve termosifon fabrikasında 26 yıldır toz boya tesislerinde kartezyen robotları kullanılıyor. DemirDöküm Üretim Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Gürhan Çoban, 6 eksenli articulated robotlarının ise Bozüyük tesislerinde 6 yıldır kullanıldığını belirtiyor. Çoban, “Boya kabinlerimizde 2011 yılından bu yana parça tipini otomatik olarak algılayan robotlar kullanıyoruz. Kombi şofben fabrikamızda ise kartezyen robotlar 2007 yılından bu yana paketleme ve istifleme operasyonlarımızda yer alıyor” diyor. Çoban, robotlarla gelen verimliliği şöyle açıklıyor: “Preslerimiz arasındaki 6 eksen sac besleme robotlarımızla anlık parça besleyerek, ara stok seviyesini sıfırladık. Parça üretim verimliliğimizi yüzde 72 artırdık. Termosifon fabrikamızda, termosifon iç kazan kaynak hattımızda manuel kaynak operasyonlarımızı robotize ettik. Kaynak kalitemizi ve ara stok seviyemizi optimize ettiğimiz bu değişim sayesinde yüzde 66 verimlilik artışı elde ettik.” Çoban, Vaillant Group bünyesinde başlattıkları dijital fabrika inisiyatifiyle birlikte collaborative robotlar üzerinde geliştirici şirketlerle çalıştıklarını belirtiyor. “2019 yılında en az 2 montaj prosesimizde operatörlerimizle eş zamanlı collaborative robot uygulaması yapmak istiyoruz. Bu sayede yüzde 8 verim kaybını önlemek istiyoruz” diyor. 

YEDİ AYDA 42 MİLYON TL KAZAND

Şirketlerin çoğunun dijitalleşme programlarının içinde robotlaşma da yer alıyor. Aksigorta da bu şirketlerden biri. Aksigorta dijitalleşme programı kapsamında 2017’de robot dönüşüm projesi başlatmış durumda. Proje kapsamında 4 farklı süreçte kullanılan sanal çalışanlar Aksigorta’ya, trafik filo poliçe üretiminden 14 milyon TL, rücu dosya tahsilatından 28 milyon TL olmak üzere toplamda 42 milyon TL’lik gelir sağladı. Bu proje ile Haziran 2017 sonuna kadar sanal çalışanlar tarafından yaklaşık 13 bin hasar rücu dosyası, 3 bin adet filo hasar dosyası açıldı. Filo trafik ve kasko süreçlerinde yaklaşık 63 bin poliçe ve zeyil üretildi. Aksigorta Bilgi Teknolojileri ve Dijitalleşmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel, robotların normal çalışanlara oranla 6 kat daha fazla ve yüzde 50 daha hızlı çalışabildiğine dikkat çekiyor. Demirel, şöyle devam ediyor: “Bu proje ile hem müşterilerimize verdiğimiz hizmeti 7/24 hale getiriyor, hem çalışanlarımızın üzerindeki operasyonel yükü alarak onları pozitif müşteri deneyimi yaratacak işlere yönlendiriyoruz.” 

HATA PAYI SIFIRA YAKLAŞTI 

Araç üstü ekipman sektörünün lideri olan Katmerciler, bilgisayar destekli otomasyona sahip makineleri haricinde, ikisi tam, ikisi yarı otomasyonlu olmak üzere toplam dört adet robota sahip. Katmerciler İcra Kurulu Başkan Vekili Furkan Katmerci, İzmir Çiğli’deki fabrikalarında robotlarla desteklenen otomasyon sistemlerini etkin kullanmaya başladıklarını söylüyor. Üç yıldır aktif olarak otomasyona geçtiklerini ifade eden Katmerci, “Endüstriyel robotik üretim ve otomasyonun ilk ve öncelikli hedeflerinden biri verimlilik, diğeri ise kaliteyi yükseltmek ve standardizasyonu sağlamak. Otomasyon sistemlerimiz sayesinde üretimde ilk aşamada yüzde 20 seviyesinde verimlilik artışı elde ettik. Üretimde hata payı sıfıra yaklaşmış durumda. Örneğin araç üstü ekipmanlardan tanker üretim hattında otomasyon sistemi kurulduktan sonra tanker kaynak boyu yüzde 15 oranında azaldı ve işçilik yaklaşık 40 adam/saat düştü” diyor. Katmerci, üretimlerinde robotların en yoğun kullanıldığı alanın kaynak işlemleri olduğunu belirtiyor ve işlerinin de önemli bölümünü kaynak işlerinin oluşturduğunu ifade ediyor. Katmerci, “Çöp aracı ve tanker üretim hattı için tam otomasyon sistemine geçişi planlıyoruz” diyor. 

KAÇAK YÜZDE 50 AZALDI

Robotlar, Astor’un Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu fabrikasında da üretime devam ediyor. 2014 yılından itibaren kaynak işlemlerini robotlar vasıtasıyla yaptıklarını belirten Astor Genel Müdürü Enver Geçgel, “Yeni Ar-Ge projelerimizle diğer üretim süreçlerinde de robotları kullanmayı planlıyoruz” diyor. Hedeflenen sonuçların başarılması ve bu sonuçların üretim sürecinde de kendini teyit etmesi üzerine iki adet daha robot sistemini üretime dahil ettiklerini söyleyen Geçgel, “Böylece dağıtım transformatörleri gövde konstrüksiyonu kaynakları 2015 yılından bu yana robotik sistemlerle yapılmaya başlandı. Şu an için 3 adet robot sistemimiz çalışıyor” diye anlatıyor. Başlangıçta kalite süreksizliğine çözüm için robot projelerini geliştirdiklerini söyleyen Geçgel, robot yatırımının, işçilik süresinin yüzde 25 azalmasını, günlük üretim kapasitesinin yüzde 25 artmasını ve ön testlerde çıkan kaçak problemlerinin yüzde 50 azalmasını sağladığına dikkat çekiyor. Yapımı devam eden yeni fabrikalarında tam otomatik ve yarı otomatik makine sistemlerini robotlaştırarak düşünebilen ve sürekli takip edilebilen sistemlere dönüştürmek istediklerini ifade eden Geçgel, “Endüstri 4.0’ı tüm üretim sürecine dahil etmeyi planlıyoruz. Bu sayede daha verimli bir üretim süreci hedefliyoruz” diyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz