Airbus, Rolls-Royce ve Siemens

Siemens, Airbus ve Rolls-Royce hibrid-elektrikli bir itiş sistemini ilk defa oldukça büyük /bir uçakta test etmek istiyor...

19 MART, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Airbus, Rolls-Royce ve Siemens

İlk defa 2020 yılında havalanması planlanan bir hibrid-elektrikli yolcu uçağın demo sürümü olan E-Fan X’in yaratılması için 3 büyük şirket birlikte çalışıyor. Bu ortaklıkta Siemens iki megavat gücünde olacak elektrikli bir itiş sistemi geliştiriyor ve onun hafif itiş sistemlerindeki dünya rekorunu yeniden kırması bekleniyor. Bu itiş sistemi 2016 yılında başlayan Airbus-Siemens iş birliği çerçevesinde şekilleniyor. Ancak E-Fan X’in kendisi bu kapsamın dışında geliştirilecek. Siemens açısından bu proje kendi mevcut eAircraft faaliyetleri bakımından ne anlama geliyor? Frank Anton: 2016’da Airbus ile başlattığımız ortaklığımızın ardından bu büyük uçuş denemesi eAircraft için hibrid-elektrikli geleceğe doğru atılan çok önemli bir adım olacak. İlk örneği ve onun elektrikli itiş sistemini uçuş esnasında test ederek bu yıkıcı inovasyondan havacılıkta nasıl faydalanacağımızı öğreneceğiz. Uzaktan kumandalı insansız hava araçları ve ultra hafif sportif uçaklardaki mevcut sürüş sistemlerimiz sayesinde zaten havacılık endüstrisine girmiş durumdayız. Ayrıca geçenlerde kentsel alanlarda kullanılmak üzere planlanmış bir uçan taksi olan CityAirbus’ın prototip bir motorunun da sunumunu yapmıştık. Biz artık ticari bir uçakla ilgili ilk çözümü geliştirmek için bu özelliklere sahip motorların geliştirilmesinde edindiğimiz deneyimden yola çıkıyoruz: Yani 50 ila 150 arasında yolcu koltuğu kapasitesi olan hibrid-elektrikli büyük bir yolcu uçağını. Bu ilerleme sayesinde yolcular çok daha sessiz ve sürdürülebilir bir yoldan taşınabilecek. Tam olarak ne yapmayı planlıyorsunuz? Wulf Roscher: Bugüne kadar eAircraft tarafından geliştirilmiş elektrikli itiş sistemlerinin ve bizim dünya rekoruna sahip sürüş sistemimizin bir megavat’ın MW) dörtte biri kadarlık çıktısı olurdu. Oysa bugün biz Extra 330LE modelimizde kullanılandan yaklaşık 8 kat daha güçlü olacak bölgesel uçuşlar için 2 MW’lık elektrikli itiş sistemi geliştiriyoruz. Bölgesel bir uçağın kanatlarına yerleştirilecek bunun gibi 4 ila 8 arasında değişen motor ile bir uçağın pervaneleri veya fanları çalıştırılabilir. Bizim uçuş denememizde ise elektrikli itiş sistemi, gücünü uçak gövdesindeki bir türbinle çalışan bir jeneratörden alacak. Kalkış ve tırmanış sırasında da bu sistem her biri 700 kilovat güce sahip lityum-iyon akülerle desteklenecek. Anton: Biz ilk uçuşunun 2020 yılında yapılmasının planlandığı bu test uçağının dört jet türbinininden birinin yerine 2 MW’lık elektrikli itiş sistemini yerleştirmeyi düşünüyoruz. Böylesine güçlü bir elektrikli motorun bir uçağın kalkışına destek olması açısından bu bir ilk olacak! Ardı ardına yapılacak testler Ulaşımın geleceği boyunca diğer bir türbinin yerini de elektrikli bir itiş sisteminin alacağını şimdiden hayal edebiliriz. Peki böylesine güçlü bir sürüş sistemi hem çok ağır olmayacak hem de inanılmaz derecede yer kaplamayacak mı? Her ne kadar elektrikli ulaşımın çok sayıda avantajı olsa da böylesi bir sürüş sistemi verimli olabilecek mi? Roscher: İleri hafiflik teknikleri ve yüksek teknolojili malzemeler üzerine yaptığımız kapsamlı araştırmalar sayesinde artık sürüş sistemlerimizin ölçeğini ve ağırlığını ciddi boyutta azaltabilecek duruma gelmeyi umuyoruz. Her ne kadar dünya rekoruna sahip önceki motorumuz motor kütlesinin kilogramı başına 5,2 kW’lık kesintisiz performans çıktısı elde etmiş olsa da biz bu performansı 2 MW’lık motorumuzda ciddi oranda artırmak istiyoruz. Anton: Burada işin sırrı ne malzemelerde ne de topolojide yatıyor. Bahsettiğimiz olağanüstü hafif itiş sistemleri sadece ve sadece bilinen tüm fiziksel ve teknik etkileri hesaba katan bir Siemens simülasyon yazılımı olan SimcenterTM sayesinde geliştirilmekte ve yaratılabilmektedir. Biz bu teknolojiden faydalanarak adım adım dijital ikizler yaratıyor ve böylece prototiplerimizi sanal ortamda optimize ediyoruz. Bu sayede sadece geliştirme hızımızı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda çok daha güçlü makinelerle de ortaya çıkıyoruz. Peki proje ortaklarına düşen roller ne? Anton: Genel entegrasyon ve test uçuşları ile enerji depolama sistemlerinin sağlanmasından Airbus sorumlu olacak. Rolls-Royce ise 2,5 MW’lık bir türbin ile elektrikli itiş sistemimiz için gerekli elektrik enerjisini sağlayan tümleşik bir jeneratörü temin edecek. Dönüştürücü için gerekli elektrikli motorun yanı sıra Siemens de enerji dağıtım sistemini kuracak. Bence bu üç büyük oyuncu, ortaklığa giderek benim Avrupa’nın dört bir köşesine hibrid-elektrikli yolcu uçaklarıyla uçma hayalime bizi bir adım daha yaklaştıracak uçuş denemesini hayata geçiriyor!


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.