Eski binalara yeni numaralar öğretebilir misiniz?

Dünya çapında giderek daha fazla şehir, sıfır emisyon ve maksimum enerji verimliliği hedeflerine ulaşmayı kendine amaç edindikçe, “akıllı şehir” çözümleri de önem kazanmaya başladı...

3 MAYIS, 20190
Paylaş Tweet Paylaş
Eski binalara yeni numaralar öğretebilir misiniz?

Dünya çapında giderek daha fazla şehir, sıfır emisyon ve maksimum enerji verimliliği hedeflerine ulaşmayı kendine amaç edindikçe, “akıllı şehir” çözümleri de önem kazanmaya başladı. Ancak bu çözümler şehirlerdeki eskimiş altyapıyı ve eski binaları nasıl etkiliyor? Brüksel’de binalara eklenen donanımlar, optimizasyon için umut verici bir çıkış noktası olacak gibi görünüyor.

Eski binalara yeni numaralar öğretebilir misiniz?


Uzmanlar; sera gazı, karbon emisyonu ve enerji kaynağı kıtlığı gibi global sorunlar nedeniyle küresel ölçekteki belli başlı büyük şehirlerin önümüzdeki beş ila on yıl içinde akıllı şehirlere dönüşeceği tahmininde bulunuyor. Bu, temel olarak, tüm şehir altyapısının Nesnelerin İnterneti ile birleştirilmesi sonucu büyük çapta algılayıcı verisinin toplanması gerekeceği anlamına geliyor.

Örneğin, yapılan bazı tahminlere göre altyapının akıllı hale getirilmesi şehirlerdeki enerji tüketimini yaklaşık yüzde 30 azaltabilir. Planlamacılar, farklı yollarla daha da fazla verimlilik artışı elde edilebileceğini umuyorlar; örneğin trafik yönetim sistemlerinin kullanılması sonucu trafikteki tıkanmaların azaltılması yoluyla veya toplu taşıma araçlarının sefer sıklığının gelip geçici nüfus verileri baz alınarak gerçek zamanlı olarak belirlenmesi yoluyla. Eğer şehir planlamacıları teknolojik ilerlemelere ayak uydurma konusunda kararlıysalar bu tip bir kıvraklığa ihtiyaçları olacak.

Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Christoph Frei, entegrasyon kavramının inovasyonun anahtarı olduğuna inananlardan: “İnsanlar meselelere kendi dar çerçeveleri içinden bakmaya alışkındır. Pek çok şeyin inanılmaz bir hızla değiştiği çağımızda, bu da acilen değişmek zorunda.” Örneğin, şehir planlama ve enerji verimliliği doğrudan bağlantılı olduğundan, Frei karar verici konumunda olanlarla enerji sektöründe çalışan yöneticilerin birden çok kullanım alanı içeren akıllı bir altyapı geliştirmek için el ele çalışması gerektiği görüşünde.

 

Hızlı kazanımlar


Akıllı altyapının enerji verimliliğine dönük olumlu sonuç verdiği bir başka alan da binalar. Brüksel’de Siemens ve Arup tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırma, mevcut binalara eklenecek donanımların hızlı bir kazanım elde etmek için umut verici bir yol olduğunu ortaya koydu. Daha açık şekilde ifade edilecek olursa, dijital bina enerji yönetim sistemleri daha fazla kullanıcı bilgisi ve kontrolü sağlıyor ve bu şekilde binanın enerji tüketiminin azaltılmasına imkan veriyor. Örneğin odalarda insan olduğunda veya pencereler açık olduğunda, aydınlatma ve konfor sistemlerinde bu alternatiflere uygun ayarlamaları yapabiliyor.

Bu nedenle araştırmacılar Belçika’nın başkenti için, yıllarca kullanılmaya devam edecek olan ancak günümüzde modern standartlara göre verimsiz hizmet veren birçok binada veri odaklı donanım eklemesi yapılması üzerine kurulu bir akıllı teknoloji stratejisi izlenmesi önerisinde bulundular. Brüksel için yapılan modelleme, konut-dışı binalarda uygulanacak bir bina enerji yönetim sistemi programının, bina tipine bağlı olarak yüzde 3 ile yüzde 20 arasında değişen oranlarda bir tasarruf oranı uygulandığında, yıllık 320 gigawatt-saat elektrik enerjisi tasarrufu ve 850 gigawatt-saat ısıtma enerjisi tasarrufu sağlayacağını gösteriyor.

Optimal dengeyi yakalamak

Gelecekte, talep tepkisi gibi şebeke istikrarına katkı yapacak önlemlerin alınmasını sağlayacak şekilde daha geniş çaplı akıllı sistemlerin devreye alınacağı bir durum söz konusu olduğunda bu dijital sistemlerde iyileştirme yapılabilir. Binalara eklenecek donanımlar kapsamında bina kontrol sistemlerinin kullanılması mevcut eski binalarda genellikle yüzde 30’a varan oranda enerji tasarrufu sağlıyor. Böylece, Nesnelerin Interneti’nin öncülük etmekte olduğu, gerçekten entegre ve irtibatlı bir akıllı şehirde, planlamacıların şehirdeki tüm binalara ait ısıtma ve soğutma sistemi talep verisini entegre bir biçimde gözden geçirmeleri mümkün olabiliyor ve bu da enerji arzı ile enerji üretimi arasındaki optimal dengeyi bulmalarını sağlayabiliyor.

Binaları ve şehirleri daha akıllı hale getirmek için benzer çabalar dünya genelinde de sarfediliyor. Siemens; algılayıcıları, sistemleri ve makineleri birbirine bağlayan ve bağlı cihazların ürettiği verileri analiz eden bulut tabanlı, açık bir Nesnelerin İnterneti işletim sistemi olan MindSphere ile belediyelere akıllı kentsel altyapı planlaması için güçlü bir araç sunma imkanına sahip. Algılayıcıların üretim ve kurulum maliyetlerinin önemli ölçüde düşmesi ve Nesnelerin İnterneti’nin yaygınlaşması neticesinde artan imkanlarla birlikte şehirler artık sahip oldukları varlıkları sadece on yıl önce düşünülemeyecek şekilde izleyebiliyor ve yönetebiliyor.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.