"Parayla Saadet Olur"

Andrew Oswald & Jonathan Gardner / Warwick Üniversitesi Profesörü Herkesin bildiği şarkının unutulmaz sözleri de vardır; “Parayla saadet olmaz...” Ancak, Warwick Üniversitesi’nden Profesör An...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Parayla Saadet Olur

Andrew Oswald & Jonathan Gardner / Warwick Üniversitesi Profesörü

Herkesin bildiği şarkının unutulmaz sözleri de vardır; “Parayla saadet olmaz...” Ancak, Warwick Üniversitesi’nden Profesör Andrew Oswald ve Jonathan Gardner’in yaptıkları dev araştırma, tam tersi sonuçlar içeriyor. İki uzman bu sonuca, 10 yıl boyunca, 10 bin kişinin davranışlarını izleyerek ulaştılar.  “Para mutluluk getirir” saptamasına varmakla kalmayıp, örneğin “Her 150 bin doların mutluluğu yüzde 10 artırdığı” gibi önemli bir iddiayla ortaya çıktılar. 1.5 milyon dolar ise mutluluğu zirvesine ulaştırıyor.
  
“Parayla saadet olmaz” atasözünün doğru olmadığı bilimsel olarak kanıtlandı. Bu konuda Warwick Üniversitesi ekonomi bölümünden Profesör Andrew Oswald ve Jonathan Gardner tarafından 1990 yılında ciddi bir araştırma başlatıldı. Araştırma kapsamında 10 yıl boyunca farklı ekonomik gruplar arasından rastgele seçilen 10 bin kişinin yaşantısı izlendi. Araştırma sonuçlarına göre, şans oyunları veya miras yoluyla aniden para sahibi olan insanların “mutluluk derecesi” artıyor.

Maaşa yapılan üç – beş kuruşluk fazladan zam veya sevgilinizin hediye ettiği güzel bir saat gibi ufak-tefek şeyler ise ancak kısa süreli mutluluklar yaşatıyor. Kalıcı mutluluk için servet sahibi olmak şart. İngiltere’de mutsuzluk denizinde yüzen talihsiz bir insanı mutluluk tepesinin zirvesine çıkarmak için 1,5 milyon dolar gerekiyor. Araştırmaya katılan varlıklı insanlar ise mutluluğu yakalamak için çok daha fazla paraya ihtiyaç duyuyor. Elbette, mutluluğun tek kaynağı “para” değil.

Uzun ömürlü ve huzurlu bir evlilik hayatı da insanların mutluluğunu artırıyor. Profesör Dr. Andrew Oswald, “Uzun süreli, mutlu bir evlilik her yıl için 150 bin dolar demek...Yani mutluluğunuzu yüzde 10 oranında artırıyor” diyor. Ancak, eve giren para arttıkça kavgaların azaldığını da hemen belirtelim. Avrupalı ailelerde en az 100 bin dolar, Amerikalı ailelerde ise 150 bin dolar yıllık gelire sahip olanların daha az kavga ettiği belirlenmiş.

Capital olarak Profesör Andrew Oswald ile “Para mutluluk satın alır mı?, Aniden para sahibi olmanın etkileri üzerine uzun dönemli bir inceleme” başlıklı araştırması üzerine konuştuk. Oswald, bilimsel bulgulara dayanarak mutluluğun bedelini ve kaynaklarını anlattı:

Para ve mutluluk üzerine yaptığınız son çalışmadan kısaca bahseder misiniz?

On yıldır mutluluk ile ilgili veriler üzerinde çalışıyorum. Neredeyse 1 milyon insanın mutluluk ile ilgili verilerini incelediğim zamanlar oldu. Bu anketler rastlantısal olarak seçilmiş insanlarla yapılmıştı. Ancak, son çalışmamızda 10 bin İngiliz kadını ve erkeği seçtik ve onları 1990 yılından bu yana izledik.

Onların refah ve mutluluğunu iki farklı açıdan inceledik. Psikolojik sağlık durumlarının gidişini izlemek için, uzman doktorlar tarafından kullanılan 12 sorudan oluşan standart bir yöntemden yararlandık. Bu soruları onlara 1990’dan bu yana her yıl düzenli olarak sorduk. Bunlar; “Rahat ve iyi uyuyabiliyor musunuz?”, “Kendinizi gergin hissediyor musunuz?” gibi sorulardan oluşuyor.

Ayrıca, onlara “Birden dörde uzanan bir ölçek içinde kendinizi ne kadar mutlu buluyorsunuz?” sorusunu yönelttik. Bu şekilde para gibi birtakım unsurların insanların mutluluğunu nasıl etkilediğini bulmaya çalıştık.

Öğrenmek istediğimiz, merak ettiğimiz şey buydu. Elimizdeki veriler arasında kimin piyangodan para kazandığı veya kimlere miras kaldığı gibi bilgiler de vardı. Elimizdeki verileri analiz ettiğimizde, piyangodan veya miras yoluyla para alan insanların psikolojik sağlıklarında ve mutluluklarında nasıl gelişmeler olduğunu görebiliyorduk. Sonuçta, beklenmedik bir şekilde, aniden bir yerlerden para kazanan insanların mutluluk ve psikolojik sağlık derecelerinin bir sıçrama gösterdiğini tespit ettik.

Araştırmalarınızdan “Para mutluluğu satın alır” sonucu çıkıyor. Elinizde bu bulguyu destekleyen istatistik veriler ne kadar güçlü?

Evet... Eldeki veriler gerçekten açıkça bunu gösteriyor. Sanıyorum, bizim kullandığımız test ve yaklaşım şu ana dek yapılanların en iyisi.

Araştırmanıza katılan 10 bin kişiden ne kadarı beklenmedik bir şekilden piyango veya miras yoluyla para kazanıyor ve mutluluk derecesi yükseliyor?

Anketimiz kapsamındaki 10 bin insanın yüzde 25’i çalışmanın yapıldığı 10 yıl içinde beklenmedik bir biçimde bir yerlerden nakit para aldı. Elbette aldıkları para miktarı farklıydı, herkes kendi konumuna göre bir tepki verdi; kimi çok mutlu oldu, kimi az. İnsanların farklı tepkiler vermesi çok doğal. Çünkü, her insan farklı bir dünyadır.

Sonuç olarak, kabaca “Her 150 bin Amerikan Doları mutluluğu yüzde 10 oranında artırıyor” diyebiliriz. Bir başka deyişle, bir insanı mutluluk ölçeğinin en dibinden en tepeye çıkarmanın bedeli 1,5 milyon dolar...

Özellikle vurgulamak istediğim bir nokta var. Bazen insanlar mutluluğu sadece paranın satın aldığını düşünüyor. Bu doğru değil. Para sadece mutluluğu artıran unsurlardan biri. Mutluluğu artıran çok sayıda başka faktör de var. Örneğin, evlilik çok önemli bir unsur.

Evlilik ve mutluluk arasında nasıl bir ilişki saptadınız?

Evlilik, araştırmamızdaki istatistiklerde insanın mutluluğunu ve psikolojik durumunu etkileyen çok güçlü bir unsur olarak karşımıza çıktı. Uzun süren, “mutlu bir evlilik” her yıl için 150 bin dolar demek...Yani mutluluğunuzu yüzde 10 oranında artırıyor.

Mutluluğun bedeli farklı gelir grupları için farklı mı?

Bu konu üzerinde de biraz çalıştık. Tahmin edeceğiniz gibi gelirleri çok yüksek olmayan genç insanlar ve düşük gelirli insanlar paraya daha çok değer veriyor. Fakat paraya karşı tepkileri çok farklı değil; hemen hemen tüm insanlar paraya karşı benzer tepkiler veriyor. Kadın ve erkeklerin paraya karşı gösterdikleri tepkiler de birbirinden çok farklı değil.

Düşük gelir gruplarındaki insanlara küçük miktarlardaki paralar bile mutluluk verebiliyor. Piyangodan 100 bin dolar kazandıklarında zengin insanlardan daha fazla mutlu oluyorlar. Fakat, bütün bunlar zaten tahmin edilebilen, bilinen şeyler. Bu konudaki çalışmalarımız da bu sonuçları doğrulamaktan öteye geçmedi.

Piyangodan para kazanan, yüklü miras kalan insanların günlük yaşantısı nasıl değişiyor? Öncelikli olarak neler satın alıyorlar? Bu konuyu incelediniz mi?

Bu soruya iyi bir cevap verip veremeyeceğime emin değilim. İngiltere’deki örneklemimiz içinde aniden büyük miktarlarda para sahibi oluveren çok sayıda insan yoktu. Elimizdeki verilere dayanarak, 200 bin dolar kazanmanın sizi mutlu edeceğini söyleyebilirim. Ancak, bu 200 bin dolarla siz yaşantınızı çok değiştirmeyeceksinizdir.

Araştırmanıza katılan insanlar arasında büyük miras kalan veya büyük ikramiye kazananlar yok mu?

Var, elbette. Ancak, sayıları çok az. İngiltere’de piyango çok popülerdir. İnsanlar her hafta şansını dener. Bu yüzden küçük miktarlarda para kazanmak çok yaygın, alışılmış bir şeydir.

Mutluluğa ulaşmak için insanlar kişisel servetlerini nasıl yönlendirmeli sizce? Ne tür yatırımlar onları gelecekte daha mutlu kılar? Bir ev almak mı? Yoksa iyi bir kariyer-iş sahibi olmak mı?

Ev sahibi olmak önemli bir şey. Ev sahibi olan insanlar diğerlerine göre epeyce mutlu sayılabilir. İş tatmini de önemli bir unsur, mutluluk konusunda büyük rol oynuyor. Zengin insanlar bir süre sonra buna alışıyorlar. Bu nedenle, bence en iyisi, hayata aşağıdan başlayıp yukarı doğru çıkmak ve yavaş yavaş zenginleşmek.

Zengin olarak doğup fakirleşmek kişilerin psikolojik sağlığı ve mutluluğu açısından çok çok olumsuz bir şey. Paranızı hayatınızın sonunda, yaşlandığınızda harcayın. Çok fazla olmayabilir ama küçük tasarruflarınızı üst üste koyarak iyi bir para biriktirebilirsiniz.

İnsanları mutlu eden şeyler zaman içinde nasıl bir değişim gösterdi? Toplumdan topluma ne gibi farklılıklar var? Geçmişte Türk toplumunda orta sınıflar için otomobil sahibi olmak büyük mutluluk kaynağıydı, şimdi yurt dışına tatile gitmeyi hayal ediyorlar...

Bu söyledikleriniz muhtemelen doğru. Elimizde 35 ülkeye ait mutluluk verileri var ve istatistik modeller birbirine çok benziyor.

Türkiye’ye ilişkin veriler var mı elinizde?

Hayır. Elimde Türkiye’ye ait veri yok. Fakat, sizin ülkenizin de benimkine benzediğine eminim. Evlilik, gelir, eğitim, yaş... Bu faktörlerin tümü her ülkede aynı etkiyi gösteriyor.

Teknoloji ve internet gibi gelişmeler mutluluk ve zenginlik kavramlarını nasıl etkiledi?

Bu konuda fazla bilgim yok. Fakat iş tatminine yönelik yaptığımız çalışmalarda şu ortaya çıktı; işyerinizde bilgisayar olması veya olmaması hiçbir şey fark ettirmiyor.  Ne pozitif ne de negatif bir etkisi var. Bunu bulduk.  Evde internet bağlantısının olup, olmaması fark yaratır mı, bilemiyorum.

“ELİNE PARA GEÇEN EV VE OTOMOBİL ALIYOR”

Birdenbire eline çok para geçen insanların harcamalarını ve davranışlarını analiz ettiniz mi? Öncelikle ne tür harcamalar yapmak istiyorlar?
Detaylı, ciddi bir analiz yapmadım ama öncelikle tatile gitmek, otomobil ve ev almak gibi şeylere para harcadıkları dikkat çekiyor.

Şu an dünyadaki en prestijli statü sembolleri nelerdir? Statü sembolleri 20’inci yüzyıl boyunca gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde nasıl değişti?

Yüksek gelire sahip olmak daima statü ve mutluluk getirir. Mutluluk araştırmalarında ilginç bulgularla karşılaştık...Örneğin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ve 2000 yılında insanların gösterdiği mutluluk derecesi aynıydı. Bir başka deyişle, insanlar ebeveynleri, nine ve dedeleri ile aynı derecede mutlu. Bu da mutluluk araştırmalarının paradokslarından biri...

MUTLU OLMANIN KOŞULLARI ZORLAŞTI

Mutlu olmanın koşulları konusunda neler söyleyebilirsiniz ?

Gözden kaçırılmaması gereken en önemli noktalardan biri, sizin gelirinizin yakın çevrenize göre görece konumu. Gelişmiş ülkelerde ailelerin bir Ford yerine, iki BMW otomobil sahibi olabilmesi mümkün olunca toplumun tümü için mutlu olmanın koşulları zorlaştı. Çünkü, hepimiz mutluluk kriterlerimizi yukarı çektik.

Ben İngiltere’de mutluluğun zirvesine çıkabilmek için 2 milyon dolara ihtiyaç duyuyorken, belki de siz Türkiye’de yarım milyon dolarla aynı mutluluğu yakalayabilirsiniz. Çünkü, insanlar toplumsal hiyerarşi içindeki konumlarını önemserler. Toplum içindeki pozisyonlarına bakarlar, onlar için önemli olan budur.

 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz