Sıradaki büyük yeniliği öngörmek

Antik Yunan’da insanlar, gelecekten haber almak için Delphi’ye giderdi.

18 ŞUBAT, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Sıradaki büyük yeniliği öngörmek
Apollo Tapınağı’ndaki Pythialı rahibeler, örneğin savaşların sonuçlarıyla ilgili olarak çeşitli kehanetlerde bulunurdu. Bu öngörülere ilahi vahiylerce varılmazdı, çoğu muhtemelen sunağın altındaki topraktaki bir çatlaktan sızarak dışarıya çıkan etilen gazının eseriydi ve bu gaz Pythia’nın kahinlerinin kendilerinden geçerek transa girmelerine neden oluyordu. Günümüzde geleceği öngörmek isteyen insanların artık kehanetlere ihtiyacı yok. Araştırmacıların alet kutuları şimdi müşteriler veya uzmanlarla yapılan anketlerden gelecek trendleri tahmin edebilen yöntemlerle dolu. Yaygın süreçlerden biri de mevcut şirket faaliyetlerinin ve teknolojilerinin gelecekte ne olacaklarını tahmin ederek “ileriye sarmak” anlamına gelen yol haritası çıkarmaktır. Diğer bir popüler yöntem ise gelecekteki teknolojik, sosyal ve politik gelişmeleri varsayarak sonra bu gibi senaryoların gerçekleşmesi için bugünden geliştirilmeleri gereken teknolojiler hakkında gelecek senaryoları ve tavsiyeleri geliştirmek olan senaryoculuktur. Bu yönteme ise gelecekten “geriye sarmak” denilir. Eğer bu iki yöntem birleştirilebilirse alınacak sonuçlar çok daha doğru olabilir. 
Bir iş bağlamının içine teknolojik eğilimleri katmak 
Yeni binyıla girerken Siemens Kurumsal Teknolojiler’deki (CT) araştırmacılar tarafından geliştirilen işte tam da böylesi bir fikirler kombinasyonuydu. Hedefleri bir iş bağlamının içine teknolojik eğilimleri yerleştirmekti, yani CT’deki araştırmacılar ve geliştirmeciler ile bu şirketin iş birimlerindeki araştırma bölümlerinin Siemens’in kurumsal geliştirmesine nasıl katkıda bulunabileceklerini ortaya çıkarmaktı. Bu ekip, kendi amacı doğrultusunda mesleklerinde en iyilerin arasında yer alan bir yöntem keşfetmişti: Gelecek Trendler (PoF). Bu yöntemin kilit geliştiricisi olan Münih’teki CT’den Dr. Heinrich Stuckenschneider, “PoF bugün çok iyi bilinen bir marka” diyor. Siemens çalışanları tarafından kullanılan “PoF” kısaltmasının artık günümüzde çok sayıda hayranı ve taklitçisi var. Hatta Samsung ve Hyundai gibi şirketler PoF yöntem bilgisini öğrenmeleri için kendi öngörü uzmanlarını Münih’e göndermişti. Dünyanın dört bir yanındaki diğer şirketler ve organizasyonlar halen kendi meslektaşlarıyla ortak PoF’lar yaratmak için Siemens’e yaklaşıyor. Stuckenschneider’a ne zaman PoF’un başarısının sırrı sorulsa, hep aynı cevabı veriyor: “Bu şirketteki iş birimleri arasındaki sıcak yardımlaşma.” Diğer gelecek bilimcileri, üzerinde mutabakata varacakları tahminlerde bulunabilmek için tek başlarına kitaplara dalar ve dışarıdan uzmanlarla mülakatlar yapar. Siemens iş birimleri ise aksine en başından beri daima PoF öngörülerini formüle etmekle meşguldü. CT’deki PoF ekibini yöneten Dr. Falk Wottawah, “Biz Siemens Sektörler’deki müşterilerimizi kendimizle birlikte geleceğe doğru bir seyahate çıkarırız. Burada bizim Kuzey Yıldızı’mız PoF süreci çerçevesinde geliştirilen net hedef senaryodur” diyor. Şayet alınacak sonuçların kabul edilmesi ve verilen tavsiyelere uyulması isteniyorsa bu süreç kaçınılmazdır. Bu nedenle Siemens’te sadece bir bölüm veya bir sektör tarafından talep edilmesi durumunda PoF’lar yaratılır. 2002/2003 yıllarında yönetim kurulunun talebi üzerine Siemens’in çalışma alanlarıyla ilgili ilk PoF’lar geliştirilmişti. Bundan sonra onların başarıları büyük bir hızla ağızdan ağza yayıldı ve izleyen yıllarda bina teknolojileri, endüstriyel otomasyon, enerji nakli ve aydınlatma işlerine yönelik PoF’lar geliştirildi. Bununla birlikte bir PoF süreci asla aceleye getirilemez. Siemens CT’deki uzmanların yeni bir temayla ilgilenebilmeleri için en az altı aya ihtiyaçları vardır. Onlar sıklıkla 200’den fazla mülakat yapar, aldıkları sonuçları derler ve herkesin katıldığı birkaç yuvarlak masa toplantısında tartışırlar. Wottawah, “Üzerinde bir mutabakata varmak zaman alır” diyor. Onun ekibi bir yılda yaklaşık üç PoF yaratıyor. “Bizim için bu iş asla sıkıcı olmaz” diye ekliyor. Bu yöntem kendi başarısını aynı zamanda parlak bir fikre de borçludur: PoF sadece tescilli bir marka değildi, aynı zamanda kendi adına uygun yaşamak anlamına geliyordu. İşin en başından beri grafik sanatçıları PoF’u gerçek resimlere dönüştürdü. Bu yöntemin doğuşuna aynı isimde bir dergi de eşlik etmişti. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.