Dengede yeni tablo

İşte 7 başlıkta CEO’ların iş dışı yaşam profili...

12.07.2020 23:14:000
Paylaş Tweet Paylaş
Dengede yeni tablo

HER YIL CEOPROFİL ARAŞTIRMASIYLA CEO’LARIN VAZGEÇEMEDİKLERİ HOBİLERİNİ, İZLEDİKLERİ DİZİLERİ, GİTTİKLERİ RESTORANLARI BELİRLİYORUZ. BU YIL YİNE CEOCLUB ÜYELERİMİZE YAPTIĞIMIZ ANKETLE BU SORULARA YANIT ALIRKEN AYNI ZAMANDA CEO’LARIN İŞ VE YAŞAM DENGESİ KURMA KONUSUNDA NASIL OLDUKLARINI DA SORDUK. HAYATLARINDA NEYİN DEĞİŞTİĞİNİ, DENGE TUTTURMA KONUSUNDA EN ÇOK NEREDE ZORLANDIKLARINI, STRESLERİNİ NASIL YÖNETMEYE ÇALIŞTIKLARINI ARAŞTIRDIK. İŞTE 7 BAŞLIKTA CEO’LARIN İŞ DIŞI YAŞAM PROFİLİ…

Nilüfer Gözütok Ünal

[email protected]

1- YENİ SİSTEMLER FAYDALI MI?

Özellikle mobil teknolojilerin çalışma hayatına kattığı hız ve esneklik iş yapış biçimlerini değiştiriyor. Tüm kademelerdeki çalışanlar için iş yaşam dengesinin başarıdaki önemine ilişkin verilen mesajlar da giderek artıyor. Peki tüm bunlar olurken bu gelişmeler CEO’ların iş ve özel yaşam dengesini nasıl etkiliyor? Bazı CEO’lar son yıllarda denge konusunda ilerleme kaydettiğini belirtirken bazıları daha da zorlandığını ifade ediyor. SAS Türkiye ve Orta Asya Bölgelerinden Sorumlu Genel Müdürü Tayfun Topkoç, iş ve özel yaşam dengesi kurmanın artan mobilite ve kişilere erişimin çok kolay olması nedeniyle artık epey zor olduğunu düşünüyor. Bu noktada önemli olanın acil ve önemli konuların ayrımını yapabilmek olduğuna inanan Topkoç, “Başlangıçta ‘hayır’ diyemeyerek hata yaptığım zamanlar da oldu ama şimdi bu ayrımı çok net bir şekilde yapabiliyorum ve kendime ait bu süreci iyi yönettiğime inanıyorum” diyor. Aksa Akrilik CEO’su Cengiz Taş, son 5 yılın şirketi için oldukça hareketli geçtiğini anlatıyor. Aksa’da esnek çalışma modeli kapsamında mesai saatlerini revize ettiklerini ve çalışanlara her ay fazladan iki gün izin kullanma imkanı sunduklarını dile getiren Taş, bu durumun kendisini nasıl etkilediğini şöyle paylaşıyor: “Bu kapsamda çok uzun yıllar sonra hafta içi bir gün benim de izin yapma imkanım oldu. Hatta şunu fark ettim ki yoğun iş temposu nedeniyle bir gün bile oğlum Can Bora’yı okuldan almamışım. Bu izin sayesinde bunu gerçekleştirme fırsatı da buldum. Bu sistemi çalışanlarımızın iş-yaşam dengesini en sağlıklı şekilde yürütmelerine katkı sağlamak için hayata geçirdik. Ben de sistemin bir parçasıyım ve bizzat bu olumlu etkiyi yaşadım.” 

2- NEREDE HATA YAPIYORLAR?

Peki CEO’lar denge konusunda nerede hata yapıyor? Hangi alanda gelişim şart? Bu konuda sorunun kaynağı olarak işte kontrolü bırakmamak, ilgi alanlarına yeterince zaman ayıramamak öne çıkıyor. AGT Genel Müdürü Sevdil Yıldırım, son 5 yılda iş ve özel yaşam dengesini korumak için hem kendi hem çalışma arkadaşları hem de tüm paydaşlarına yeni kurallar koyduğunu söylüyor. Bu kuralların başında sağlıklı yaşamın vurgulanması geliyor. Herkes için önceliğin akıl ve vücut sağlığını korumak olması gerektiğini dile getiren Yıldırım, “Evde geçirdiğim zaman sınırlı da olsa sevdiklerimle kaliteli zaman geçirmeye özen gösteriyorum” diyor. Yıldırım, nerede hata yaptığını da şöyle itiraf ediyor: “Sorumluluk yüklenme eğilimim çok yüksek. Herkesin iyiliği için kendimi de düşünmem gerektiğini biliyorum. Ama itiraf etmem gerekiyor ki hala kendimi çok ihmal ediyorum.” İstanbul Altın Rafinerisi CEO’su Ayşen Esen, gülümsemeyi unutmanın en büyük hata olduğunu düşünüyor. Esen, “Doğru beslenme, vitamin, mineral desteği tabii ki önemli ama bence en önemli şey kendimizle barışık olmak, hayata pozitif bakabilmek ve gülümsemek. Gülümsemeyi bilmek, hayatın mutlu anlardan ibaret olduğunu bilip o anların tadını çıkarabilmek çoğu ilaçtan daha etkili. Aileme ve dostlarıma uzun olamasa da kaliteli zaman ayırmaya çalışıyorum” diyor. 

3- MOBİLİTE İLE ÇALIŞMA SÜRESİ ARTTI

CEO’ların son dönemde mesai kavramında da değişim var. Artık mesaiden öte yapılması gereken işlerin tamamlanması daha önemli. Bu nedenle ortalama çalışma süresi de özellikle üst düzey yöneticiler için çoğu zaman 10 saatin üzerine çıkıyor. ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan da günde 12-14 saat arası çalışıyor. Mobil olmanın sürekli çalışma durumunu tetiklediğini dile getiren Turan, “E-postalarımı, raporlarımı yolda okuyabiliyorum. Mobil çalışma imkanları sayesinde ofiste kalma sürem 5 yıl öncesine göre azaldı, ancak çalışma sürem arttı” diyor. Alarko Carrier Genel Müdürü Cem Akan, çözümlerini şöyle anlatıyor: “Öncelikle sonsuz olasılıklarla zihnimi meşgul etmek yerine olayları basitçe kavrayacak planlar yapıyorum. İş dışındaki vakitlerde telefonumdaki bildirimleri kapıyorum. Zaten acil durumlarda her zaman ulaşılabilir durumdayım.” Akan, ayrıca bir süredir aynı anda birçok işle ilgilenmeyi bıraktığını söylüyor ve “Anda kalmaya ve yaptığım her ne ise ona odaklanmaya özen gösteriyorum. Bilgi kirliliği ve fazlalığı da bir stres sebebi. Bu nedenle az sayıda ama güvendiğim kaynaklardan bilgi almaya çalışıyorum. İstanbul’da trafik de ciddi bir stres kaynağı, trafikteyken sesli kitap dinliyorum” diyor. 

4- STRESLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ 

Stres yönetimi de CEO’ların iş dışı ajandasında önemli bir konu. CEO’ların bu konuya nasıl yaklaştığına ve ne tür çözümler ürettiğine gelince… Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, stresi yönetmenin bu dönemde en öncelikli konusu olduğunu söylüyor. Arıkan, “İster istemez uyku kalitesi bu zamanlarda düşüyor. O yüzden bağışıklık sistemimizi artırmamız lazım. Bunun için her gün 45 dakika düzenli spor yapıyorum. Yemek yapmaya meraklıyım, hatta bugünlerde daha fazla yemek yapıyorum. Yeni tarifler deniyorum ve bu beni ciddi meşgul ediyor. İki köpeğimin olması büyük bir destek. Stresimi gerçekten alıyorlar” diyor. Hafele İcra Kurulu Başkanı Hilmi Uytun, stresi yönetmek için kitap okuduğunu, farklı bakış açısına sahip olan yabancı diziler izlediğini söylüyor. Bununla birlikte yürüyüş yapmaktan ve bisiklete binmekten de keyif aldığını ifade eden Uytun, “Karşıma gelen konuları farklı boyutlarıyla daha derin analiz ettiğim ve bu yolla sebep sonuç ilişkilerini kurduğum zaman daha sağlıklı kararlar vererek, sakin kalabiliyorum. Her yıl bir öncekinden daha sakinim” diyor. Netcad CEO’su Ali Güven’in stresle mücadelede en büyük aracı pozitif olmak. Stres ve panik yapmanın bağışıklık sistemini tamamen mahvedebildiğine dikkat çeken Güven, nasıl pozitif kaldığını da şöyle anlatıyor: “Dedikodu dinlemem. Sosyal medyadaki negatif herhangi bir haberi, videoyu açmam. Etrafımda negatif insan tutmam. Kendinize, ailenize, şirketinize, çevrenize yapacağınız en büyük iyilik ‘negatif’ her şeye gözünüzü, kulağınızı kapatmak. Altın kural pozitif olmak.” 

5- EN BÜYÜK HOBİLERİ

CEO’lar için iş, özel yaşam dengesinin anahtar unsuru bir hobiye sahip olmak. Hobisi olanlar bu konuda bir denge yaratmak ve streslerini yönetmek konusunda daha şanslı. Her yıl 100’ün üzerinde CEO’nun katılımıyla gerçekleştirdiğimiz CEOProfil araştırmasının verilerine göre Türk iş dünyasında CEO’ların en sevdiği hobilerinin başında seyahat, tekne ve futbol geliyor. Bu üçünü de sinema, basketbol, bahçe, bisiklet, pilates, tiyatro ve koşu takip ediyor. Bu isimlerden biri de Hero Baby Türkiye Genel Müdürü Ali Bozer. Bozer, haftada 3-4 kez düzenli olarak spor yapıyor. Bunun yanı sıra ayda iki kez gençlerle basketbol maçı yapmaktan büyük bir keyif aldığını ifade ediyor. Bozer, şöyle anlatıyor: “Yoğun iş tempomdan dolayı spor tutkumu hayat tarzıma dönüştürdüm. Ağırlıklı olarak hafta sonları Caddebostan sahilde 14 km’lik jogging yaparak esnemek bile çok iyi geliyor. Hafta içleri ise sabahları daha erken bir saatte kalkarak spor yapmayı ihmal etmemeye çalışıyorum. Bir diğer hobim ise mutfak… Yemek yapmak bana terapi gibi geliyor. Özellikle beni zorlayacak yemek tariflerini yapmaktan ve bu tatları sevdiklerime tattırıp, yorumlarını almak beni heyecanlandırıyor. Hatta fellah köftesi, minestrone çorbası, portakal kabuğu reçeli ve New York Style Cheese Cake gibi lezzetleri yapmak konusunda iddialıyımdır.” Hobisi olmayan insanın bir yanının eksik kalacağına inanan Borsan Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ölmez, hobilerini şöyle anlatıyor: “Spor yapmayı çok seviyorum, her gün mutlaka spor yaparım. Sporda öncelikli tercihlerim yürümek, tenis oynamak, ata binmek, kayak yapmak ve yüzmek. Vakit buldukça tekneyle denize açılmaktan da büyük keyif alıyorum.” Teksan Jeneratör Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Ata Tuncer de birçok hobiye sahip. Tuncer, yelkenle ilgileniyor ve “Yelkenin yanında kayak, snowboard, tenis, bisiklet ve pilates gibi alternatif sporlara da ilgi duyuyorum” diyor. 

6- TAKİP ETTİKLERİ DİZİLER

Söz konusu dinlenmek olduğunda CEO’lar hobilerinin yanı sıra fırsat buldukça yerli ve yabancı dizileri takip ediyor. CEOProfil araştırmasına göre Jet Sosyete, CEO’ların en çok takip ettiği yerli dizi. Onu Mucize Doktor ve Çukur takip ediyor. Yabancı dizilerde ise La Casa De Papel, Black Mirror ve Game of Thrones favori olmaya devam ediyor. Nutanix Türkiye Ülke Müdürü Tarık Ertuğrul, son zamanlarda favori yerli dizisinin Babil olduğunu belirtiyor, “Oyuncuların performansı, hikayenin özgünlüğü ve sürükleyici olması diziyi takip etmemde benim için önemli” diyor. SAS Türkiye ve Orta Asya Bölgelerinden Sorumlu Genel Müdürü Tayfun Topkoç, beğenerek izlediği yapımlar arasında Suits’in öne çıktığını ifade ediyor, “İş hayatının gerçeklerini yansıttığını düşünüyorum. Narcos, Money Heist, Manhunt ve Homeland de sevdiğim diğer yabancı diziler arasında yer alıyor” diye konuşuyor. AGT Genel Müdürü Sevdil Yıldırım, Gülse Birsel’in TV dizilerini izlemeyi sevdiğini söylüyor ve ekliyor: “Zeki ve eğlenceli esprilerle keyifli ve verimli zaman geçirdiğimi düşünüyorum.” Aksa Akrilik CEO’su Cengiz Taş, son yıllarda herkes gibi kendisinin de çok fazla dizi takip ettiğini dile getiriyor. “Yerli dizilerden Gülse Birsel’in dizilerini takip etmeye çalışırım. Yabancı dizilerden ise şu anda Crown ve Narcos: Mexico’yu takip ediyorum. Game of Thrones, Vikings ve Breaking Bad ise favorilerim arasında” diyor. 

7- FAVORİ RESTORANLARI 

CEO’ların favori restoranları yıllardır değişmiyor. Son yıllarda yeme içme konusunda ön plana çıkan trendler ve mekanlara rağmen söz konusu CEO tercihi olduğunda listenin başında yine Sunset yer alıyor. Sunset’in ardından CEO’ların restoran tercihinde öne çıkan diğer restoranlar şöyle: Papermoon, Balıkçı Abdullah, Feriye, Bebek Balıkçısı, Zanzibar, Park Fora, Lacivert, Beymen Brasserie ve İskele Balık. Hafele İcra Kurulu Başkanı Hilmi Uytun da ilk üç tercihini sıralarken Feriye, İskele Balık ve Sunset’in ilk aklına gelen mekanlar olduğunu belirtiyor, “Bu restoranları klasik tarzları ve değişmeyen yüksek kaliteli hizmet anlayışları olduğu için tercih ediyorum” diyor. Akçalı Şirketler Topluluğu CEO’su Akın Akçalı da İstanbul’da en çok Revma, Mükellef ve Paper Moon’a gidiyor. “Bu restoranlar sadece sundukları lezzet nedeniyle değil, hizmet kalitesi ve samimi ortam sebebiyle de tercihlerim arasında” diye konuşuyor. SAS Türkiye ve Orta Asya Bölgelerinden Sorumlu Genel Müdürü Tayfun Topkoç, ofise yakın olduğu için sık sık Gina’ya gidiyor. Balık lokantası olarak Kıyı Restoran’ı tercih ediyor, “Deniz kıyısında olduğundan, günün stresinden uzaklaşmak için iyi bir fırsat” diyor. İş dünyasının pek çok liderinin yıllardır değişmeyen adreslerinden biri olan Park Fora da listede üst sıralardaki yerini koruyor. Ece Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz de Park Fora müdavimlerinden olduğunu belirtiyor.



“STRES YÖNETİMİNDE 3 TİP İNSAN VAR”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ KURUCU REKTÖRÜ VE PSİKİYATRİST

SÜNGER MİSİN TEFLON MU KAUÇUK MU?
İş yaşamında stresi yönetmek için strese karşı mental esneklik sahibi olmak çok önemli. Stresle mücadele konusunda 3 tip insan var. Sünger gibi olanlar yani tüm sıkıntı ve stresi içine atıp onunla yaşayanlar. Teflon olanlar yani tüm stresi dışarı yansıtan, bundan az etkilenenler. Bu kişiler gamsız gözükür, sonradan hasta olurlar. Bir de mental olarak esneklik gösterip dengeli bir şekilde bunu yönetebilen kauçuklar. Bu kişiler stres altında soğukkanlı kalma becerisi olan kişilerdir. Stresi iyi yönetirler.
STRESİ KAFAYA TAKMAYIN Kriz durumlarında kontrol edilebilen stres kişiyi korur ama kontrol edilemeyen stres kişinin kontrol duygusunu kaybettirir. Öte yandan stresten kaç dedikçe insan daha çok strese girer. Böyle durumlarda kişilere stres altında soğukkanlı kalma becerisi kazandırılması gerekir. Bu eğitimi görmüş ya da soğukkanlı kişiler stresi daha iyi yönetiyor.
İÇİNİZİ DÖKÜN Stresi pozitif duygulara dönüştürmek için birtakım tekniklerden faydalanılabilir. Örneğin solunum egzersizleri, gevşeme teknikleri ve fizik egzersizleri öneriliyor. Düzenli ve ölçülü yapılan sporun beden sağlığı yanında duygusal boşalma, sükunet, rahatlık, zihni gevşetme katkısı biliniyor. Bir diğer yöntem müzik. İçini dökme ve stres danışma da önemli. İlgili bir kişiye içinizi dökerek rahatlayabilirsiniz. Aile desteği ve huzuru stres yönetimine en büyük destek.



“ADRENALİN SEVİYESİ YÜKSEK SPORLARI SEVERİM”
Akın Akçalı AKÇALI ŞİRKETLER TOPLULUĞU CEO’SU

HAYATIMIN EN DEĞERLİ YÖNÜ
Elbette iş yaşamı çetin ve zorlu. Başarı için zorlukları aşmalısınız. Ancak ailenin kıymetini unutmamak gerekiyor. Özellikle son beş yıl içinde, iş ve özel yaşam dengesini ayarlarken buna daha çok dikkat ediyorum. Daha genç yaşlarda, iş yaşamındaki sorumlulukları daha çok önemserdim. Bazen işim özel yaşamımın önüne geçebiliyordu. Ancak, ailenin kıymetini zamanla daha çok önemsemeye başladım. Bu yüzden de ikinci oğlumun dünyaya gelmesiyle birlikte, özel yaşamımın gözetilmesi gerektiğini anladım. Bence mutlu ve huzurlu bir aileye sahip olmak hayatımın en değerli yönü.
HOBİLERİME AYIRDIĞIM SÜRE ARTTI Günde uyuduğum süre 6 saati geçmez. Sabah 8.30’da ofiste olmayı seviyorum. Ofisi saat 19.00’a doğru terk ediyorum. Ancak iş yaşamının sorumlulukları gereği, bu süre bazen daha da uzayabiliyor. Dinlenmek için sıklıkla spor yaparım. Adrenalin seviyesi yüksek sporları severim. Bu sporların, insanın kendisiyle olan yarışını pekiştirdiğini düşünürüm. Günümüzde daha çok yelken, ateşli silahlar ve avcılık sporları ile ilgileniyorum. Özellikle yelkene ilgim profesyonel düzeyde. Hobilerime ayırdığım süre, eskiye göre daha fazla. Ayrıca birçok hobiyi, ailemle birlikte gerçekleştiriyorum. Son 5 yılı göz önüne alırsam hobilerime ayırdığım süre eskiye göre daha fazla. Ayrıca birçok hobimi ailemle birlikte yapıyorum.



“İÇİNDE YAŞADIĞINIZ ANA ODAKLANIN”
Haluk Karabatak PHILIPS TÜRKİYE CEO’SU

YAKIN TARİHİ SEVİYORUM 
En büyük motivasyonum ‘kızım’ diyebilirim. Kızımla birlikte vakit geçirmeyi çok seviyoruz. Yakın tarihle ilgilenmeyi de çok seviyorum. Bol bol dönem kitapları ve biyografiler okuyorum.
EGZERSİZ,BESLENME, UYKU Özellikle egzersiz yapmanın, doğru beslenmenin ve düzenli uykunun stresle başa çıkmak için etkili yöntemler olduğu kanaatindeyim. Bu yüzden uykuma ve beslenmeme dikkat ediyorum. Temiz havada kendimi dinlemeye, yürüyüş yapmaya ve ailemle zaman geçirmeye özen gösteriyorum. Bu yaşadığımız olağanüstü günlerde ise evde ailemle birlikte vakit geçirmeye ve hobilerime vakit ayırmaya çalışıyorum.
HAYAT DEVAM EDİYOR Stresli zamanlarımda hayatın devam ettiğini düşünürüm ve olumsuz baktığım noktaları bir kenara bırakmaya çalışırım. İçinde olduğum ana odaklanırım. Geleceğe yönelik amaçlar edinirim. Bu, hem motivasyonumu artırmama hem de yeni hedefler belirlememe yardımcı oluyor.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz