Hayatımın yarısı müzede geçiyor

Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi kurucusu ve Çuhadaroğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Çuhadaroğlu ile iş dışı yaşamını, hobilerini ve savaş tarihi merakını konuştuk...

12.07.2020 23:04:000
Paylaş Tweet Paylaş
Hayatımın yarısı müzede geçiyor

Ayçe Tarcan Aksakal

atarcan@capital.com.tr

ÇUHADAROĞLU ŞIRKETLER GRUBU BAŞKAN YARDIMCISI NEJAT ÇUHADAROĞLU’NUN KENDINI MEŞGUL ETTIĞI PEK ÇOK HOBISI VAR. ÇUHADAROĞLU, MAKET YAPMAYI SEVIYOR, ANTIKAYA MERAKLI, ÇIZGI ROMANDAN RESIM VE SINEMAYA KADAR ÇOK SAYIDA FARKLI KONUYLA ILGILI. EN BÜYÜK TUTKUSU ISE TARIH... ÖZELLIKLE SAVAŞ TARIHINI ILGI ÇEKICI BULUYOR. 6 YIL ÖNCE TÜRKIYE’NIN ILK SAVAŞ MÜZESI HISART’I KURAN ÇUHADAROĞLU, “TARIH MERAKIM GERÇEK BIR ENTELEKTÜEL OLDUĞUMU FARK ETTIRDI. TARIHINI BILMEYEN ENTELEKTÜEL DEĞILDIR” DIYE KONUŞUYOR.

Nejat Çuhadaroğlu, sıra dışı bir iş insanı. Maketten dioramaya, antikadan resme, sinemadan çizgi romana kadar 10’un üzerinde hobisi var. Müze ve hobilerinin vaktinin yarısını aldığını söyleyen 53 yaşındaki iş insanı, 6 yıl önce aile şirketi Çuharoğlu’nun Çağlayan’daki ilk binasını Türkiye’nin ilk ve tek savaş müzesine dönüştürdü. “Zamanımın yarısını maket ve diorama yaparak geçiriyorum” diyen Çuhadaroğlu, evini ve iş yerini atölyeye dönüştürmüş durumda. Çuhadaroğlu’nun Hisart Müzesi’nin en üst katındaki çalışma odası da ufak bir müze görümünde. Odasında 14’üncü, 19’uncu ve 21’inci yüzyıla ait savaş resimleri var. Odanın girişinde ise Samuray kıyafetli asker figürleri yer alıyor. Tarih merakının kendisini gerçek bir entelektüel yaptığını söyleyen Çuhadaroğlu, “Tarih bilmeyen gerçekten bir entelektüel olamaz” diyor. Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi kurucusu ve Çuhadaroğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Çuhadaroğlu ile iş dışı yaşamını, hobilerini ve savaş tarihi merakını konuştuk:

Müzeye ne kadar vakit ayırıyorsunuz? 

Türkiye’de hobi olarak en yoğun insan benimdir. Dünyanın 2000 yıllık savaş ve askeri tarihinin sergilendiği geniş, kapsamlı bir müzeye sahibim. Bu müzeyi yapan ve yaratan benim. Müzenin içindeki maketleri, bunların teşhir ve tanzimini hazırlıyorum, ayrıca küratörlüğünü de yapıyorum. Kısaca hayatımın yarısı müzede geçiyor. 

Her gün maket ve diorama yapıyor musunuz? 

Her gün değil ama evde fırsat buldukça yapıyorum. Bazen müzede de çalışıyorum. Bu işle ilgili bir ekibim var. Son dönemde maket ve dioramalara yetişemiyorum diye atölye kurdum. Ayrıca Osmanlıca bilen bir danışmanım da var. 

Maket ve diorama dışında nelerle uğraşıyorsunuz?

Müze için sadece diorama ve maket çalışması değil, ciddi bir antika eser alımı süreci ve takibi yapıyorum. Çünkü müzenin hem uzmanı hem koleksiyoneri hem de küratörü benim. Yaptığım işin bir tanımı yok, çünkü dünyada benim gibi her şeyi yapan bir insan yok. 

Koleksiyonunuzdaki eserler için nasıl bir çalışma yapıyorsunuz? Nerelerden bu özel parçaları buluyorsunuz? 

Koleksiyonu toplamak için her ay yurt içi yurt dışı seyahatlerim olur. İş için gittiğim her yerde mutlaka kitapçı, antikacı, maketçi ve müzeye uğruyorum. Bugüne kadar iş için daha çok Fransa, İngiltere ve Almanya’ya gittim ve 2. Dünya Savaşı’yla ilgili pek çok objeyi bu ülkelerden aldım. Yılda 2 kez ise Amerika’ya gidiyorum. 

Hisart’ın diğer müzelerden farkı ne?

Dünyanın 2000 yıllık tüm tarihi olay ve savaşlarını kapsayan bir müze. Çok fazla eser, konu, antika maket ve canlandırma var. Hem Osmanlı -Türk tarihi hem de dünya tarihi yer alıyor. Müzemizde özellikle Doğu Roma (Bizans), Selçuklu, Osmanlı dönemi, 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı, Kore Savaşı, Vietnam Savaşı, Kıbrıs Barış Harekatı, Körfez Savaşı gibi konuları ve tüm önemli olayları işleyen eserler yer alıyor. Bu konuları işlerken hem her ölçekte maket ve dioramalar hem de gerçekleri aynı anda sunuluyor. Müzemiz bu şekliyle dünyada ilk ve tek. Dolayısıyla sıkılma ihtimaliniz sıfır. Ayrıca dünyada Selçuklu Dönemi’nin askeri objelerinin sergilendiği tek müze burası... 

En fazla ilgi çeken dönem hangisi? 

2. Dünya Savaşı meraklıları maalesef Türkiye’de ve dünyada daha fazla. İleriki zamanlarda bu terse dönecek diye düşünüyorum. Türk-Osmanlı tarihine daha fazla merak ve ilginin artacağına inanıyorum. Bu müzeye geldikleri zaman daha önce görmedikleri, eşi benzeri olmayan eserlerle karşılaşacaklarına garanti veriyoruz. 

Kendi müzenize sahipsiniz bundan sonrası için başka projeniz var mı?

Çağlanya’daki ilk ofis binamızı geçici olarak müze haline getirdim. Bu müze ne lokasyon ne bina olarak hak ettiği yerde değil. Hisart’ı yeni lokasyona taşımak için görüşmeler yapıyorum. Bir an önce merkezi bir alanda ve çok daha büyük bir binada olmalı. Ardından yeni lokasyonunda müze içinde kültür, tarih ve araştırma enstitüsü kurmak istiyorum. Müzenin üniversite öğrencileri ve akademisyenlerin de faydalanacağı toplantı ve birleşme alanı da olması gerekiyor. Bunu sağlamak istiyorum çünkü ülkeye tarih bilincini geri getirmeyi amaçlıyorum. 

Tarih bilinci neden bu kadar önemli size göre? 

Müzenin girişinde de yazdım. Tarih; matematik, fizik ve kimyadan daha önemli bir bilim dalı. Çünkü tarih bir milletin hafızası ve belleğidir. Hafızası ve belleği olmayan bir devletin bugünü de yarını da olmaz. İstediğiniz kadar matematik, fizik ve kimya bilin tarihinizi bilmezseniz belleğiniz olmaz. Oysa bellek yaşanmışlıklar, deneyim, bilgi birikimi demek. Bunlar oluşurken kişilik ve karakteriniz de oluşuyor. Tarihi olmayan milletlerin karakteri de olmaz, karaktersiz bir millet olursunuz. 

Maket ve diorama dışında başka hobiniz var mı? 

Tarihle ilgili kitapları çok okuyorum çünkü ders çalışmak zorundayım. Koleksiyonuma ve müzeye aldığım objelerin hikayelerini bilmem gerekiyor. Ayrıca maket ve dioramalarda işlediğim konuların gerçek hikayelerini bilmek zorundayım. Bunlarla ilgili resim, tablo, fotoğraf, evrak ve gravür topluyorum. 

Son dönemde en çok hangi tarihi dönemle ilgilisiniz?

Bir tek konuya odaklanmıyorum. Bu, benim için fazla lüks olur. Ancak son dönemde önceliğim bu yıl 100. yılını kutlayacağımız Kurtuluş Savaşı. Cumhuriyet’in de 100’üncü yılına 3 yıldan az bir süre kaldı. Ama hala Türkiye’nin İstiklal Harbi müzesi yok. Bu durum çok acı ve ayıp. Bunu düzeltmeyi düşünüyorum. 

Müzede kaç eser var? 

10 binlerce eser sergileniyor. Her gün sayı artıyor.

Sizin için en özel eser hangisi? 

Benim için hepsi çok önemli. Ancak Selçuklu Dönemi’ne ait eserler bulmak çok zor olduğu için bunlar çok kıymetli. Türkiye’de bizim dışımızda hiçbir müzede Selçuklu silahlarıyla ilgili bir obje yok ve bildiğim kadarıyla dünyada da yok.

Savaş tarihiyle ilgili antikaları nereden alıyorsunuz? 

Yurt içi ve dışından kısacası her yerden satın alıyorum. Dünyadaki önemli müzayede, antikacı ve galerileri takip ediyorum. Koleksiyoner ve antikacı dostlarım da ellerine benim ilgi alanıma giren objeler geçtiğinde haber veriyor. 

Yabancı ziyaretçilerin ilgisi nasıl? 

Bu işin yurt dışında çok meraklısı var. Yabancı ziyaretçiler müzemize geliyor ve şok olup gidiyor çünkü bu müzenin bir ayrıcalığı var. Teşhir ve tanzim şeklinde dünyadaki ilk ve tek müze. Hem maket ve diorama var hem bunların yanında birebir orijinal giydirilmiş o dönemki askerler var. Ayrıca döneme ait fotoğraf, tablo ve gravür koyduk. Böyle 3’lü bir tanıtım dünyada hiçbir müzede yok. Ayrıca Hisart’ta dünyada eşi benzeri olmayan çok eser var. Müzede gördüğünüz silahların hepsi birer sanat eseri, mücevher gibi. 

Neler bunlar? 

Yavuz Sultan Selim’e ait at alanı, miğfer; Kanuni Sultan Süleyman’ın kılıçları var. Pargalı İbrahim’in kılıçları ve miğferi var. Yine 3. Selim, 2. Mahmut ve Abdülhamithan’a ait pek çok eser yer alıyor. 

Tarih merakınız size neler katıyor? 

Hobim bana gerçek bir entelektüel olduğumu fark ettirdi. Çünkü tarih ve geçmişini bilmeyen hiç kimse entelektüel değildir. Kişi istediği kadar 10 dil konuşsun; doğduğu ülkenin tarihini bilmiyorsa isterse Harvard’dan mezun olsun benim için önemi yok. Geçmişte olanları bilmeden, ders çıkaramadan ne bilebilirsin ki... Bana göre ülkenin tarihini bilmiyorsan ülke hakkında konuşmaya hakkın yok. Bu ülkenin insanları daha Kurtuluş Savaşı’nı bilmiyor. Herkes “Atatürkçü” diye geçiniyor ancak 2023 yılına 3 yıl kalmasına karşın hala ülkemizin İstiklal Harbi müzesi yok. Sonra da Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorsunuz. 

En büyük hayaliniz nedir? 

Müzemi İstanbul ve Türkiye’ye yakışacak bir noktaya getirip dünyada kendi tarzındaki ilk ve tek müze markası yapmak istiyorum. İkinci hedefim de Louvre, Metropolitan gibi dünyanın önde gelen müzelerinde zengin bir koleksiyonla sergi açmak.


“Durağanlığı sevmiyorum”

KİTAP HAZIRLIĞI 
Kitap hazırlığım var. Ayrıca resme de meraklıyım. Hem resim koleksiyonerliği yapıyorum hem de çizmeyi seviyorum. İyi maket yapmamda çizerliğim ve heykeltıraşlığımın etkisi var. Müzedeki tablo koleksiyonum için savaş ve askeri konulu yağlı boya tablo, çizim, gravür, fotoğraf topluyorum. Ayrıca eski tabloların restorasyonunu yapıyorum.
ÇİZGİ ROMAN KOLEKSİYONU Çizgi roman ve karikatür koleksiyonum var. Ancak şimdilik bunları müzede sergilemiyorum. Ayrıca film seyretmeyi seviyorum. Her hafta bir sürü film izliyorum. Savaş ve tarihi filmleri izlemeyi seviyorum. Gerilim ve polisiye filmleri de seviyorum.
“SÜRÜKLEYİCİ FİLMLERİ SEVİYORUM” Çok sanatsal festival filmlerini sevmiyorum. Normalde çok çabuk sıkılan bir insanım. Beni sıkan, bayan hiçbir şeyden haz etmem. Sıkıcı ve durağan her şeyden nefret ederim, sürükleyici film seviyorum.



“Savaş hastalıksa teşhisi iyi koymak lazım”

“İTİCİ BİR KONU”
Savaş itici bir konu ancak savaş bir hastalıksa üzerine gidip anlamak ve teşhisi iyi koymak gerekiyor ki tedaviye geçilsin. “Savaşa karşıyız” demekle savaşlar bitmiyor. Dünya var olduğundan beri savaşlar devam ediyor ve maalesef devam edecek.
“YÜZDE 99’U SAVAŞLA GEÇTİ” Dünya var olduğundan beri insanlık tarihinin yüzde 99’u savaşlardan ibaret. Uzmanlar araştırmış 10 bin yılda sadece 200 yıllık bir barış dönemi olmuş. İnsanlık tarihinden savaşları çıkardığınızda geriye fazla bir olay kalmıyor. Asıl konu da bu. Benim için de savaş tarihi bu nedenle önemli. Çünkü insanlığı savaş tarihinden başka etkileyen hiçbir şey yok. Savaşın içinde her şey var. Savaş insanın DNA’sında var.



En nadide savaş uçağı

DÜNYANIN EN KANLI SAVAŞI 
1 Eylül 1939 tarihinde Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesiyle başlayan 1939- 1945 yılları arasında yaşanan 2. Dünya Savaşı, dünya tarihinin en büyük ve en kanlı savaşı olarak tarihe geçti.
EFSANE UÇAK DA MÜZEDE Alman Hava Ordusu’nun en güçlü silahı olarak tüm cephelerde görev yapan ve tek başına 300’den fazla uçak düşüren Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 “Gustav” model uçak bu savaşta efsaneye dönüştü. Dünyada sadece 3 adet bulunan bu eşsiz uçak ilk kez bizim müzemizde tarih meraklılarıyla buluşuyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz