İş ve özel hayatım dengede

Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren ile iş dışı yaşamını konuştuk...

16 OCAK, 20200
Paylaş Tweet Paylaş
İş ve özel hayatım dengede

Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı AHMET EREN, iş ve özel yaşam dengesi konusunda son yıllarda artık daha hassas… 14 saati bulan günlük çalışma süresini 9 saate kadar düşürdü. Mümkün olduğunca eve iş taşımamaya, özel ilgi alanlarına da zaman ayırmaya çalışan Eren, emekliliği ise henüz düşünmediğini söylüyor. “İdeallerim bitmediği için kendimi emekli olacak yaşta hissetmiyorum” diyor.

Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren, iş dünyasının en başarılı girişimcilerinden biri… Sıfırdan yarattığı dev grubuyla ilham veren bir yükseliş hikayesi yazan Eren’e bu başarıyı getiren unsurlardan biri hiç kuşkusuz yoğun çalışma temposu oldu. Uzun yıllar hayatında önceliği hep işe verdi. Geçmişte günde ortalama 14 saat çalışan Eren, son 8 yıldır iş ve özel yaşam konusunda yeni bir denge kurmuş durumda. Artık çalışma süresini 8-9 saate indirdiğini söylüyor. Mümkün olduğunca eve iş taşımıyor. Daha çok okuyor ve ilgi alanlarına zaman ayırıyor. Ancak emekli olmayı düşünmediğinin de altını çiziyor. “İdeallerim bitmediği için kendimi emekli olacak yaşta hissetmiyorum” diyen duayen sanayici, yeni sanayi tesisleri kurmak ve çalıştırmanın yaşama dair en büyük motivasyonu olduğunun altını çiziyor. Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren ile iş dışı yaşamını konuştuk: 

Kaçta kalkıyorsunuz, güne nasıl başlıyorsunuz? 

Sabah 7.00’de kalkarım. Her sabah bir saat ya yürürüm ya yüzerim. Daha sonra kahvaltı yapar işe başlarım. İki ayrı ofisim var. Haftanın 1-2 günü birinde, 1-2 günü de diğerinde çalışıyorum. Ama ağırlıklı üretimin de olduğu lokasyonlara gidip üretimi izlemeyi seviyorum. Zonguldak, Çorlu ve Mersin’de üretimimiz var, oralara sıklıkla ziyarette bulunurum. Türkiye’de ambalaj fabrikalarımız çok yaygın. Mümkün olduğunca da oralara giderim. Yurt dışı seyahatlerim de oluyor. 

Günde ortalama kaç saat çalışıyorsunuz? 

8-9 saat çalışıyorum. 

İş dışında neler yapıyorsunuz? 

Çok okurum. İki yabancı dergi ve bir gazeteye aboneyim. Time, The Economist ve Financial Times aboneliklerim var. Bu yayınları okur ve notlar alırım. Bunun dışında da ağırlıklı olarak yabancı olmak üzere kitaplar okurum.

Ne tür kitaplar okumayı tercih ediyorsunuz? 

Edebi, felsefi politik, ekonomi politik kitaplar okurum. Bu alanlarda Nobel almış kitapları da hemen alıp notlar çıkarırım. İyi bir öğrenci gibi kitap okuduğumu söyleyebilirim, sonra o notları açıp bakarım. Şu anda Noah Harari’nin Homo Deus’unu bitirmek üzereyim, ondan önce de Sapiens’i okudum. Türkiye’de çıkan bazı kitapları da alıp okuyorum. Mesela İlber Ortaylı’nın Kemal Atatürk kitabı var, onu bitirdim. Yılmaz Özdil’in Mustafa Kemal adlı kitabına başladım. 

Ayda ortalama kaç kitap okursunuz? 

Ayda üç dört kitap okurum. 

Beslenmenize dikkat ediyor musunuz? 

Ediyorum. Sabah sebzeli kahvaltı yaparım. Mutlaka yumurta yerim. Kahvaltımda ceviz ve balı da eksik etmem. Öğlen kuvvetli yerim, akşam da ya sıfır yerim ya sadece çorba içerim. Bir tek yabancılar gelmişse bir akşam yemeğine gideriz. Orada da onlara şarapta ya da bazı özel yemeklerde eşlik ederim. 

Yemek yapar mısınız, tercih ettiğiniz mutfaklar var mı? 

Vaktiyle yemek yapardım. Özellikle bekar olduğum dönemde. Şimdi tamamen mutfak dışı tutuluyorum. 

Hobileriniz var mı? 

Briç oynarım. 

Ne kadar zamandır oynuyorsunuz? Devamlı oynadığınız bir ekip var mı? 

Evet uzun zamandır oynuyorum. Bir ekibim de var. Briç dört kişiyle oynanır. Haftada iki üç kez oynuyorum. 

Briç nasıl bir oyun, sizin için önemi ne? 

Uzun süre birlikte oynadığınız bir ikiliysenizdaha keyifli olur. Değilse oyuncu eşinizle genel kurallara göre deklarasyon yaparak ortak bir kozda oyunu bağlar ve oynarsınız. İş hayatında olduğu gibi önemli olan elinizdeki iyi kağıtları oynamak değil, elinizdeki kağıtları iyi oynamaktır. 

Başka ne tür hobileriniz var? 

Kayağa çok meraklıydım. Son zamanlarda korkuyorum. Olur da düşerim, bir yerimi kırarım, tamiri güç olur diye kaymayı azalttım. 

Nerelerde kayıyorsunuz? 

İtiraf edeyim daha çok yurt dışında… İtalya’nın kuzeyinde Cortina diye bir yer var, İtalya’nın Venedik kentine yakın, Avusturya sınırında. Avusturya da çok iyi bir kayak yeri. Övünmek gibi olmasın çok iyi kayarım. Voleybol da oynuyordum, onu da bıraktım. Ofiste bile voleybol sahası var. Ancak oynayamıyorum artık. Kabul edelim ki artık 70 yaşına geldim. En iyisi yüzme. Çok yürümekten ötürü 54 ceo&söyleşi dizlerimde ağrı vardı, doktor “Yürümeyi azalt, yüz” dedi. Yüzme bel ve diz ağrılarımı sıfırladı. 

Hafta sonu rutininiz var mı? 

Yurt dışı veya yurt içi gezilere çıkmamışsak, ailemle birlikte veya eş dostla birlikte bir araya gelme, birlikte yemek, dinlenme ve okuma şeklinde bir hafta sonu rutinim var. 

İstanbul’da iş yemekleri ya da arkadaşlarınızla ailenizle gitmek için tercih ettiğiniz restoranlar hangileri? 

Biz daha çok balık restoranlarını tercih ederiz. Mezeleri olan kebapçılara da gittiğimiz oluyor. 

Yaz tatillerinizi nerede geçirirsiniz? 

Yaz tatillerinde Afrika ülkeleri hariç, hemen her ülkeye bir hafta veya 10 günlük seyahatlere çıktık ve çıkmaya devam ediyoruz. Bir hafta da Bodrum’da tatil yaparız. 

Yurt dışında en sevdiğiniz ülkeler ve şehirler hangileri? 

En sevdiğim ülke İsviçre diyebilirim. Lugano, Paris, Firenze ve Londra ise sevdiğim şehirler. 

Henüz gitmediğiniz ve gitmek istediğiniz ülkeler şehirler hangileri? 

Afrika’daki ülkeleri, mesela Mısır’ı görmek isterim. Eski medeniyetleri temsil eden ancak bugün için geri kalmış, bu yoksul ülkeleri ve insanlarını merak ediyorum. 

Emeklilik planları yapıyor musunuz? Ne zaman emekli olmayı planlıyorsunuz?

Şimdilik yapamıyorum. İdeallerim bitmediği için kendimi emekli olacak yaşta hissetmiyorum. Yeni sanayi tesisleri kurmak ve çalıştırmak bana yaşamım için büyük motivasyon. 

“Keşke zamanım olsa ya da imkanlar olsa şu hobimle de ilgilenseydim” ya da “Daha çok zaman ayırsaydım” dediğiniz bir uğraş var mı? 

Elbette. Bir enstrüman çalmayı özellikle gitar çalmayı isterdim. Ya da resim yapmayı… Bunlar gibi bir hobiniz yoksa bir tarafınız eksik kalıyor. 

Müzikle aranız nasıl? Ne tür müzikleri seversiniz? Kimleri dinlersiniz? 

Müzik dinlemeyi severim. Türk sanat müziği, Türk halk müziği, batı müziği ve pop müziği hemen hepsini dinlerim. Emel Sayın, Erol Evgin, Kayahan, Tarkan, İbrahim Tatlıses, Ajda Pekkan ve Bob Dylan gibi sanatçıları dinlerim. 

Kaç çocuğunuz var? Bugüne kadar çocuklarınızla nasıl bir ilişkiniz oldu? 

İki çocuğum var. Onlarla arkadaşça bir ilişkimiz var. Herkes gibi ben de iyi bir baba olduğumu zannediyorum. 

Çocuklarınıza verdiğiniz en önemli öğüt ne oluyor? Onlardan en önemli beklentiniz nedir? 

İyi ahlaklı ve dürüst olmalarını telkin ediyorum. Çünkü bu iki nitelik olmadıkça, iyi bir insan olmadıkça mensup oldukları dinin zerre kadar önemi olmadığını kendilerine anlatmaya çalışıyorum. 

Henüz emeklilik düşünmüyorsunuz ama sizin için ideal emeklilik nasıl olur? 

Nasıl bir tempo, nerede geçirilecek bir yaşam, ne tür uğraşlarla ilgilenmek ideal emeklilik olur? Çoluk çocuk, eş dostla vakit geçirmek, gezmek, görmek ve okumak iyi bir emeklilik yaşantısı olur.


“EMPERYALİZME BAŞKALDIRAN ATATÜRK’TÜR”

“MİLLET OLUŞTURDU” 
Atatürk bitmiş olan Osmanlı İmparatorluğu’ndan yeni bir devlet kuran, Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran kişi. O sadece bir devlet değil bir de millet oluşturdu. Bilimle, teknolojiyle, ekonomi ile ilgisi kalmamış, hurafelerle sözde din adamlarıyla geri kalmışlığı yaşayarak bitmiş olan bir devleti çağdaş ve uygar bir devlet yapma yolunda büyük devrimler yaptı.
YÜZYILIN EN BÜYÜK LİDERİ Türk kadınını insan yerine koyan Atatürk’tür. Dini; softaların, şeyhlerin elinden alıp Diyanet İşleri Başkanlığı’na teslim eden Atatürk’tür. Emperyalizme başkaldırıp sömürülen ülkelere güneş ışığı olan Atatürk’tür. Türklerin değil yabancıların yaptığı araştırma ve değerlendirme sonucuna göre geçtiğimiz yüzyılın en büyük lideri Atatürk’tür.



“İŞ VE ÖZEL HAYATIM ŞİMDİ DENGELİ”

“DAHA HIRSLIYDIK”
Maalesef geçmişte işe fazla zaman ayırdık, şimdi dengeye getiriyoruz. Genç yaşlarda iş konusunda daha hırslıydık dolayısıyla işe daha fazla zaman ayırıyorduk, şimdi bir denge var.
“İŞ KENDİNİ DÜŞÜNDÜRÜR” Daha önceki yıllarda günde 13-14 saat çalışırdım. Son 8-10 yıldır daha dengeli bir iş ve özel yaşam dengesi kurdum. Eve bazen iş taşırım. Hafta sonları da nadiren çalıştığımız oluyor. İş önemli ise size her zaman kendini düşündürür. Elbette tatillerde bu düşünce minimuma iniyor.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.