Müzisyen CEO'lar buluştu

CEOBand sahnesinde buluşan bu CEO’lar, performanslarıyla yeteneklerini bir kez daha ortaya koydu. Biz de onlarla bu tutkuları üzerine konuştuk...

19 MART, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Müzisyen CEO'lar buluştu

Nil Dumansızoğlu

ndumansizoglu@capital.com.tr

ERDAL KARAMERCAN ECZACIBAŞI HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI

MÜZİKSİZ YAŞAM DÜŞÜNEMİYORUM

ÖĞRETMEN ETKİSİ Müziğe 8 yaşında, ilkokul 2’nci sınıfta mandolinle başladım. Nota bilgimi sınıf öğretmenime borçluyum. Ailemin de önemli etkisi oldu. Annem ve babamla birlikte o dönemin popüler müzikhollerine giderdik. Sahnedeki müzisyenleri dikkatle izleyip onların yerinde olma hayalleri kurardım. Nitekim İstanbul Erkek Lisesi’ni kazanarak ortaokula geçtiğim dönem hediyem gitar oldu. 

SAHNE DENEYİMİ 12 yaşından itibaren klasik gitar derslerine başladım. 15 yaşında babamın bana yurt dışından getirdiği elektrogitarla da rock müziğe yöneldim. Lise son sınıftayken Milliyet Gazetesi’nin düzenlediği “Liselerarası Müzik Yarışması”na katıldık. Bu yarışmada İstanbul birincisi ve Türkiye ikincisi olduk. Aslında herkesin favorisi bizdik. Öylesine iyiydik ki 5 bin kişilik salon şarkılarımızla yıkılmıştı. Jürinin azizliğine uğradık. 

DEVLERLE KONSER Daha sonra kurduğumuz grupla o dönemin en saygın grupları Haramiler, Moğollar, Cem Karaca ve Apaşlar gibi müzisyenlerle aynı sahneyi paylaştık, konserlere çıktık. Üniversiteye başladığımda, okul yaşamında başarılı olabilmek için müzisyenliği ikinci plana attım ve sadece amatör olarak ilgimi devam ettirdim. Müzik benim için bir tutku; onsuz bir yaşam düşünemiyorum. 

ECZA DOLABI Müzik türleri arasında pek ayrım yapmam. Kulağıma hoş gelen her ses, benim için dinlenilir bir müziktir. Eczacıbaşı çalışanlarıyla kurduğumuz Ecza Dolabı grubumuzla ayda birkaç akşam bir araya gelip repertuvar çalışmaları yapıyor ve yılda 2-3 konser veriyoruz. Konserlerimizden elde edilen geliri “Anadolu okullarında müzik sınıfları” gibi sosyal amaçlı projelere bağışlıyoruz.

GÜLSÜM AZERİ VITOL YÖNETİM KURULU ÜYESİ

MÜZİKLE KÜÇÜK YAŞLARDA TANIŞTIM

NASIL KEŞFETTİ? Türk sanat müziği, çok küçük yaşlardan beri hayatımda. Ağabeyim, ondan 9 yaş küçük olmama rağmen beni Şan Tiyatrosu’nda 15 günde bir gerçekleşen Münir Nurettin Selçuk konserlerine götürürdü. Evde o Münir Nurettin, ben koro olarak konserdeki şarkıları terennüm ederdik. Sesimin ve kulağımın iyi olduğu bu vesileyle ortaya çıktı. 

LİSE YILLARI Avusturya Lisesi’nde yatılı hayatımın başlamasından sonra klasik batı müziği üzerine piyano dersleri aldım. Daha sonra Amerikan Kız Koleji’ndeki yıllarımda American Folk Songs türü tüm şarkılar çok hoşuma giderdi. Gitar eşliğinde kendi aramızda bu tarzdan şarkılar söylerdik. 

AİLENİN NEŞESİ Ailemde eşim ve 2 çocuğum, hepsi çok zengin müzik arşivlerine sahip. Ailece müzik bizi mutlu ediyor. İyi konserleri kaçırmıyorum ve tatillerde müzikle dolu yaşamaya çalışıyorum. Zaman zaman birlikte şarkı söylediğimiz küçük arkadaş grupları da olabiliyor. 

YALIM ERİŞTİREN INTEL TÜRKİYE CEO'SU

“MÜZİĞİN MUAZZAM BİR GÜCÜ VAR”

İLK ENSTRÜMAN Müzikle amatör olarak hep ilgiliydim. Çalışma hayatımın başlarında, müzikten aldığım keyfi fark eden arkadaşlarımın bir doğum günümde bana klasik gitar hediye etmesiyle işin enstrüman tarafına da girmiş oldum. Geçirdiğim bir ameliyat sonrasında 3 aylık istirahat süremde günde 5 saat gitar çalıştığım bir dönem oldu ve sonrasında iyi müzisyenlerin “plaj gitaristi” dediği kıvama geldim. 

ÖZEL DERSE BAŞLADI Sadece kitaptan ve zaman zaman müzisyen arkadaşlarımdan öğrenerek evde aileme ve arkadaşlarıma mini konserler verme noktasına geldim. Ama her ne kadar iyi bir müzisyen olmak istemiş olsam da bir türlü bu işe gereken kaliteli zamanı ayıramamıştım. CEOBand akşamı o kararı vererek ötelemeyi bıraktım ve kendime bir elektrogitar aldım. Konunun profesyonelinden de ders almaya başladım. 

DUYGU VE HATIRA Müzik, benim için öncelikle “duygu” ve “hatıra” demek. İnsanın duygu durumunu değiştirme noktasında muazzam bir gücü var. Yıllar boyu dinlemediğim bir Neşe Karaböcek şarkısını duyunca çocukluğumda gittiğim bir Bruce Lee filminin sinema arasına gidiyor, o zamanı bugün gibi aklımda tekrar yaşayabiliyorum. Ya da Queen’den Bohemian Rapsody’yi duyduğumda üniversite yıllarıma, ODTÜ yurtlarına geri gidebiliyorum.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz