Ekonomide sinyal karışıklığı

Karışık sinyaller, ekonominin nereye doğru gittiğini anlamayı zorlaştırıyor.

1.01.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Ekonomide sinyal karışıklığı


ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE SADECE YÜZDE 1,6 BÜYÜDÜK
Türkiye ekonomisi geçen yılın üçüncü çeyreğinde 2011 'in aynı dönemine göre yüzde 1,6 oranında büyüdü. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'daki (GSYİH) reel artış, 2012'nin ilk çeyreğinde yüzde 3,4 ve ikinci çeyreğinde ise yüzde 3'tü. Üçüncü çeyrekte ekonomi, 2012'nin ilk yarısındaki vasatın altındaki büyümeye bile ulaşamadı. Üçüncü çeyrekte büyümenin iyice yavaşlaması, iç talepte daha önce başlayan gerileme sürerken, yılın ilk yarısında büyümeyi ayakta tutan ihracattaki performansın da zayıflamaya başlamasından kaynaklandı. Hanehalkı tüketimindeki düşüş üçüncü çeyrekte biraz hız kesti ama özel yatırımlardaki düşüş hızlandı. Kamunun tüketim ve yatırım harcamalarındaki artış iç talebi kurtarmaya yetmedi. Sonuç olarak, ikinci çeyrekte yüzde 2,1 gerileyen toplam iç talep, üçüncü çeyrekte de yüzde 1,7 düştü. Mal ve hizmet ihracatındaki artış da neredeyse yarıya inince, ekonominin iyice yavaşlaması kaçınılmaz oldu. İkinci çeyrekte net ihracatın büyümeye katkısı 5,9 puandı. Bu katkı üçüncü çeyrekte 3,4 puana indi. Stok dahil iç talep ise ikinci çeyrekte büyümeden 2,9 puan çalmışken, üçüncü çeyrekte 1,8 puan götürdü. Böylece iç talep üçüncü çeyrekte de büyümeyi aşağı çekti. Yalnız geçen yıl ihracattaki artışta çoğunluğu İran'a yönelik altın ihracatının önemli payı var. ihraç edilen altının ise çok büyük bölümünü yurtiçi üretimden gelenler değil, daha önce ithal edilip stoklanmış altınlar oluşturuyor. Bu nedenle altın ihracatının büyümeye bir katkısı yok. Fakat altın ihracatı büyümenin kendisini etkilemese de kompozisyonunu etkiliyor. Altın hariç tutulduğunda dış talebin büyümeye katkısının gerçekte daha düşük, iç talebin büyümeye katkısının ise daha yüksek olduğu ortaya çıkıyor. Yaptığımız hesaplar, altın hariç tutulduğu zaman üçüncü çeyrekte net ihracatın büyümeye katkısının 2,6 puana indiğini, stok dahil iç talebin katkısının ise -1,0 puana yükseldiğini gösteriyor. Üçüncü çeyrekte sektörel olarak ise büyümeye en büyük katkı 0,4 puanla tarımdan geldi. Üretimdeki artışın iyice yavaşladığı sanayinin büyümeye katkısı sadece 0,3 puan oldu. inşaat sektörünün büyümeye katkısı, ikinci çeyrekte olduğu gibi yine sıfır olarak gerçekleşti. Ticaret sektörü ise 2008-2009 resesyonundan bu yana ilk kez küçüldü ve büyümeden 0,1 puan götürdü. Diğer temel
sektörlerden ulaştırma-haberleşme sektörünün büyümeye katkısı 0,3 puan olurken, mali kuruluşlar sektöründen büyümeye 0,1 puanlık katkı geldi. Bu arada Türkiye istatistik Kurumu'nun (TÜİK) mevsimsel olarak düzelttiği veriler, 2012'nin üçüncü çeyreğinde ekonominin önceki çeyrek döneme göre de yavaşladığını gösteriyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz