"'Kur hareketini önemsiyoruz ama...'"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, döviz kurları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İşte Şimşek'in Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde yaptığı konuşmadan önemli satır başları...

16 MART, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
'Kur hareketini önemsiyoruz ama...'
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Capital ve Ekonomist dergileri tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin son gününde konuştu. Şimşek, konuşmasına döviz kurlarındaki yükselişe değinerek başladı. 

Şimyek, "Dolar efektif kuru son 8 ayda yüzde 17 yükseldi. Dolardaki artışta ABD ekonomisinde olumlu gelişmelerin yanısıra Avrupa ekonomisindeki olumsuz gelişmelerin de etkisi var. Bu o kadar da kötü değil. Bu türden hareketler küresel büyümenin dengelenmesine yardımcı olabilir. Kur hareketini önemsiyoruz, hassasiyetimiz var. Ama makro temeller sağlamsa sorun olmaz" diye konuştu..  

4 YILDIR BÖYLESİ GÖRÜLMEDİ! TIKLAYIN!

SİYASİ İSTİKRAR OLMADAN...

Şimşek şöyle devam etti: "Babacan'ın da ifade ettiği gibi bu sadece Türkiye'ye özgü bir dalgalanma değil. Bütün gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor. Türkiye'nin temelleri sağlam. Ben kötümser değilim. Dalgalanmalardan en az etkilenecek şekilde götüreceğiz. Tartışmalar geride kaldı.    Piyasalardaki dalgalanma nedeniyle kredi notunda bir değişiklik olmaz.    Yeni bir ekonomi programı var. Ekonomik program sürekli yenileniyor. Bu reform programı model değişikliğin ifadesi. Siyasi istikrar olmadan reform yapmak mümkün değil. Anketlere göre AK Parti yüzde 45-50 arasında. Bu seçimlerde de tek başına iktidar olacak. "   

MB'LERİN BAĞIMSIZLIĞI ÖNEMLİ  
Konuşmasında büyüme rakamlarına da değinen Maliye Bakanı, "Bu yıl büyümeye yavaş başladık. Birinci çeyrekte öncü göstergeler iyi değil. Belki küresel gelişmeler, belki seçim öncesi nedeniyle. Yıla yavaş başladık ama seçim sonrası son iki yıldır ötelenen özel sektör yatırımları artacak, tüketim harekete geçecek. Avrupa toparlanacak. Petrol fiyatlarında düşüş, cari açıkta iyileşme ile Türk ekonomisi toparlanacak. Yüzde 4'e yakın bir büyüme olacak." dedi.    

TÜRKİYE FED'İN FAİZ ARTIŞINA HAZIR MI?  
Şimşek, Fed'in faiz artırımı konusunda da şunları dile getirdi: "Türkiye Fed'in faiz artışına hazır mı? Kim hazır ki? Piyasalarda dalgalanma kaçınılmazdı. Oldu, oluyor. Ama AMB'nin son kararı Türkiye için olumluydu. Bankalarımızın yurtdışı borçlanmalarının çoğu Avrupa'dan çünkü. Kaderimiz biraz da Avrupa'ya bağlı. Ben finans sektörümüzde aşırı bir balon olduğuna inanmıyorum."   

Şimşek şöyle devam etti: "Yüzde 7-8 enflasyon iyi değil. Yüzde 5'in altına indirmemiz lazım. Liradaki değer kaybı bizim için risk. Ama aşağı yönlü faktörler de var. Petrol fiyatları, gıda fiyatları ve baz etkisi. Devletin döviz açığı yok. Bankaların ciddi açıl pozisyonu yok. Hanehalkının fazlası var. Şirketlerin açığı var ama yüzde 63'ünün. Bunların da yüzde 80'inin döviz geliri var. Her ne kadar yönetilebilir ise de özel sektörün gelecekte açık vermesini istemiyoruz. Dolayısıyla sermayeyi teşvik edeceğiz."  

BÜTÇE NE KADAR AÇIK VERDİ? TIKLAYIN!

ENİNDE SONUNDA TOZ DUMAN YATIŞACAK
Şimşek, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde yaptığı konuşmanın ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı.  Dolar kuruna ilişkin bir soru üzerine Şimşek, dün Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da ifade ettiği gibi bunun sadece Türkiye'ye özgü bir dalgalanma, volatilite olmadığını, aşağı yukarı bütün gelişmekte olan ülkelerde son 8 ayda doların reel olarak neredeyse yüzde 17 yükseldiğini belirtti.

Şimşek, bunun çok travmatik bir yükseliş olduğunu en net bir şekilde Euro'ya karşı değer kazanmasını gösterilebileceğini ifade ederek, "Şunun altını tekrar çizmek istiyorum; Türkiye'nin temelleri sağlam. Sorunlu alanlarımız var ama bunları çözmek için irade, reform programı, siyasi istikrar var. Dolayısıyla o kadar kötümser değilim. Bu dalgalanmaların sonunda, şu anda hani zaman zaman ortalık toz duman, eninde sonunda bunlar yatışacak. Tekrar dönüp bir ülkenin temellerine bakılacak" diye konuştu.

KUR HAREKETİNİN ETKİSİ KISA DÖNEMLİ OLUR
Türkiye'nin temellerine bakılması gerektiğine işaret eden Şimşek, şöyle devam etti:   "Maliye politikasında bir sorun var mı? Borçların sürdürülmesine ilişkin bir sorun var mı? Peki bu kur hareketi cari açığı olumlu mu olumsuz yönde mi etkiliyor? Dolayısıyla yani nereden bakarsanız bakın tabii ki yani kısa dönemli bu kur hareketinin etkisi olacak ama şuna inanıyorum; seçimden hemen sonra bu güçlü reform programıyla, siyasi istikrarla, Türkiye'nin de sağlam temelleriyle Türkiye tekrar yüksek büyüme patikasına oturacak ve bu kur hareketlerine karşı tabii ki bizim direncimiz de çok daha güçlü olacak. Tartışmalar da geri de kaldı zaten gereken açıklamalar yapıldı, benim ilave edecek bir şeyim yok."

Türkiye'nin önüne bakacağını kaydeden Şimşek, küresel krizden en az etkilenecek şekilde süreci götürdükleri gibi bu doğrultuda yönetim sergileyeceklerini anlattı. Şimşek, "Gelişmekte olan ülkeler için petrol fiyatının düşüşü ve doların çıkışı olumsuz bir gelişmedir ama Türkiye için yarı olumlu yarı olumsuzdur. Dolayısıyla bu avantajımız eninde sonunda görülecektir" ifadesini kullandı.  

MB İLE İLGİLİ TARTIŞMALAR GERİDE KALDI
Bir gazeteci, Şimşek'e, "Tartışmalar geride kaldı derken, Merkez Bankasına dönük sert eleştirilerin sona erdiği sonucunu çıkarabilir miyiz?" sorusunu yöneltti. Şimşek bu soruya, "Arkadaşlar çok açık ve net. Tüm bu açıklamalar, en net, açık bir şekilde gereken söylendi. Dolayısıyla bu anlamda tartışmalar tabii ki geride kaldı. Herkes, yani hepimiz tabii ki ülkemizin daha da güçlenmesi, güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi için çalışıyoruz" yanıtını verdi. İş adamlarının, yeni bir ekonomi programı olması gerektiği yönündeki görüşlerinin hatırlatılması üzerine Şimşek, yeni bir ekonomik programın zaten olduğunu belirtti.

Şimşek, şunları kaydetti:  "Ekonomi programı sürekli yenilendi, yenileniyor. Yani hep söylemişimdir geçmişte de. Ekonomiler canlı organizma gibidir, yerinizde duramazsınız. Sürekli bir şekilde, yani makro ihtiyati çerçeve 2002'de mi vardı? Örnek olarak söylüyorum. Dolayısıyla sürekli bir şekilde zaten reform yapılıyor.

Bireysel diyelim ki emeklilik fonları, biz bu kadar teşvik vermeseydik fon büyüklüğü bugün neredeyse 37-40 milyar liraya ulaşmasaydı, borsadaki hareketlilik, borsanın aşağı yönlü yönü, daha doğrusu bu son dalgalanmada bu kadar sınırlı mı olacaktı? Yani ekonomi programı sürekli yenileniyor. Enerjide model değişikliği var, gösterdik, sonuçları bile var. Tasarruflarda model değişikliği var, sonuçları ortada. Birçok konuda yaklaşımımız, insan, beşeri sermayeden tutun birçok diğer alana kadar. Dolayısıyla evet bu reform programı aslında model değişikliğinin en açık ve net ifadesidir."

PİYASA DALGALANDI DİYE NOT DEĞİŞİKLİĞİ OLMAZ
Bakan Şimşek, "Kredi ajanslarının reyting ajanslarıyla değerlendirmesi olacak önümüzdeki hafta Türkiye ekonomisine ilişkin. Son 6 ayda hem bölgede, hem ülkede ciddi bir değişim yaşandı. Siz bir değişim bekliyor musunuz veya değişim olması için bir neden görüyor musunuz?" şeklindeki soruyu ise şöyle yanıtladı:  "Sırf piyasalardaki dalgalanmalar ki birçok ülkede yaşandı. Ondan dolayı not değişikliği olmaz. Jeopolitik riskler, geçen seneden daha mı kötü? Geçen sene bir DAEŞ olayı çıktı ve neredeyse Suriye ve Irak'ın önemli bir kısmını ele geçirdi. Bu sene şu anda öyle mi?

En azından şuanda Irak'ta zemin kaybediyor. Suriye'de ona, terör örgütüne karşı çok ciddi bir kampanya var. Dolayısıyla geçen seneye göre jeopolitik gerginlikler, jeopolitik arka planın daha kötü olduğuna ben inanmıyorum. AB toparlanıyor, bizim için olumlu. Türkiye'deki tartışmalar önemli ölçüde iç tartışmalardır ve ben şuna inanıyorum esas patikada, yani politika duruşunda ve yol haritasına ilişkin bir değişiklik yok. Türkiye, eskiden olduğu gibi de pragmatik bir şekilde, rasyonel bir zeminde politikalarını uygulamaya devam edecektir. Tartışmalar, her yerde olur ama sırf tartışmalar var diye siz, not değişikliğine gitmezsiniz.

AB'de de bunlar yaşandı başka yerlerde de yaşanıyor. Dolayısıyla onları o şekilde görmek lazım. O anlamda sırf bu sebeplerden dolayı bir not değişikliğinin pek anlamlı olmayacağı kanısındayım. Tabii kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarını bizim öngörmemiz, o yönde bir tahmin yapmamız zordur. Her zaman rasyonel bir zeminde karar vermediklerini siz de biliyorsunuz. Yani 3A notu verdiği ülkeler, şirketler 2008-2009'da battı. Çok düşük not verdiği Türkiye yıldızlaştı ve yükselen bir ekonomi olarak büyük bir başarı ortaya koydu." 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz