Tüketim tasarruf fırsatları

"Bireyler, şirketler ve hükümet olarak hepimiz daha fazla tasarruf etmeliyiz"

1.07.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Tüketim tasarruf fırsatları


SAHİPLİKTEKİ DEĞİŞİM

Tüketimde sahiplik oranları da son 10 yılda önemli bir değişim yaşadı. Türkiye'de 2002 yılında bin kişiye düşen araç sayısı 96 iken 2010'da bu sayı 135'e çıktı. Sektör oyuncularının verdiği bilgiye göre araç yenileme sıklığı da son 5 yıl içinde 7 yıldan 4 yıla geriledi. Bazı ürünlerde, ürün yenileme sıklığı dünya ortalamasını bile aştı. Örneğin Deloitte tarafından hazırlanan "Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Öngörüleri 2012" çalışması, dünyada cep telefonu yenileme ortalamasının 14 ay, Türkiye'de ise 11 ay olduğunu ortaya koyuyor. Tüketimdeki büyük hızın yansımaları atık oranında da kendisini net olarak gösteriyor. 2006 yılında hurdaya ayrılan araç sayısı, 31 bin 258 iken 2010'da bu sayı 79 bin. Atık elektronik eşya miktarı da yıllar içinde ciddi bir yükseliş seyri gösterdi. 2006'dan 2010'a atık elektronik eşya miktarı bin 818 tondan 5 bin tona ulaştı. Türkiye'de turizm sektörü de artan tüketimden payına düşeni aldı. 2002'de 2,5 milyon olan yurtdışına çıkan turist sayısı, 2012'de 6,5 milyona çıktı. Lüks tüketim harcamaları da önemli bir artışa geçti. The Boston Consulting Group'un yaptığı bir çalışmaya göre 2002 yılında lüks tüketimin GSMH'den aldığı pay, yüzde 0,4 iken 2012'de bu oran yüzde 1,5'e tırmandı.

BORÇLANMA HIZLI ARTTI
Türkiye'de tüketim iştahı artarken beraberinde borçlanma kültürünü de getirdi. Yapılan alışverişlerde artan taksit oranı, kredi kartı borçları ve tüketici kredilerine olan büyük talep, bu durumun göstergesi. 2000'de sadece 2 milyon kişi tüketici kredisi kullanırken 2010'da 7,5 milyon kişi tüketici kredisi aldı. ING Bank yetkililerine göre bu krediler de ağırlıklı olarak tatil, eğitim, borç transferi ya da nakit ihtiyacı için kullanıldı. 2002'deki toplam 4,3 milyar TL'lik kredi kartı borcu, 2012 Mayıs ayı itibarıyla 64 milyar TL'ye ulaştı. Sonuç olarak hane halkı borçluluğunun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya oranı son 8 yılda yüzde 700'lük bir artışla yüzde 2'den yüzde 16'ya ulaştı. Peki nasıl oldu? Son 10 yılda Türkiye'de ne değişti? Uzmanlara göre bu durumun en önemli nedeni, reel faizlerdeki ciddi düşüş ve uluslararası likidite bolluğu. Likidite bolluğu ile Türkiye'de kredi olanaklarının geliştiğini belirten Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomi Profesörü Seyfettin Gürsel, "Bu durum düşen faizlerle birleşince hane halkında ciddi şekilde borçlanarak tüketim eğilimini doğurdu ve tüketim patlamasına neden oldu" diyor. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ramazan Aktaş da aynı noktaya değiniyor. "Tüketimin bu derece artmasında uygulanan makro politikaların da etkisi var. Reel faizler düşük olunca insanlar tasarruf yerine tüketime yönelir. Son yıllarda Türkiye'de olan da buydu" diye konuşuyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz