Büyük fırsat!

COVID-19 ile küresel operasyonlarda Türk tedarikçiler için beliren fırsatları inceledik...

21.12.2020 10:09:000
Paylaş Tweet Paylaş
Büyük fırsat!

Pandemide Avrupa’daki tedarik zincirleri zarar gördü. Çin’den tedarik neredeyse durma noktasına geldi. Bu durum ise Türk üreticilerin global tedarik zincirindeki önemini artırdı. Türkiye’de yer alan pek çok uluslararası şirketin temsilcisi de benzer görüşte... General Electric’ten Pepsi’ye, Boeing’den P&G’ye kadar pek çok şirket, pandemi döneminde Türkiye’nin global tedarik zincirine taşınmasına aracılık ediyor. Bu ivme ise global şirketlerin tedarik portföylerindeki Türk şirketlerinin payını artırmaları için önemli bir potansiyel oluşturuyor.

Aslı Sözbilir

asozbilir@capital.com.tr

Kasım 2020 sayıdan 

COVID-19 özellikle Çin ve Avrupa merkezli global tedarik zincirlerini radikal şekilde etkiledi. Bu durum tüm ülkelerin alternatif rotalar için aksiyon almasına neden oldu. Salgının ardından dünyada tedarik zincirlerinin kısaltılması ve çeşitlendirilmesi olmak üzere iki ana trend öne çıktı. Bu tartışmalar içinde Türkiye de yerini aldı. Uzmanlar Türkiye’nin Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına yakınlığı ve yüksek üretim kapasitesiyle öne çıktığı görüşünde. Tekstil, gıda ve makine başta olmak üzere belirli sektörlerde ticaret hacmini büyütmeye dönük fırsatlar elde edebileceğinin de altı çiziliyor. Peki, bu trendler Türkiye’yi şu anda nasıl etkiliyor? Global şirketlerin tedarik zincirlerinde Türk şirketlerin payı nasıl şekillenebilir? Amerikan Şirketler Derneği (AmCham Türkiye/ABFT) Başkanı ve P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, pandemide global alanda tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle Türk üreticilerin global tedarik zincirindeki öneminin iyice arttığını söylüyor. AmCham bünyesindeki Pepsi, Boeing ve P&G gibi uluslararası şirketlerin Türkiye’nin global tedarik zincirine taşınmasına, özellikle COVID-19 döneminde, aracılık ettiğini belirtiyor. Tüm bu gelişmeler ışığında AmCham iş birliğiyle Türkiye’de yerleşik global şirketlerin tedarik portföylerindeki Türk payını araştırdık. COVID-19 ile küresel operasyonlarda Türk tedarikçiler için beliren fırsatları inceledik. 

GÜNCEL TABLO

Aslında Türkiye’de yerleşik pek çok yabancı şirketin hâlihazırda çoğunlukla Türk tedarikçileri tercih ettiği görülüyor. Örneğin Metro Türkiye’nin 5 bin 400 tedarikçisinin yüzde 99’unu “yerliler” oluşturuyor. Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, “Metro’nun faaliyet gösterdiği 10 ülkeye 2018 ve 2019’da toplam 7 bin 500 ton yerel ürün ihraç ettik. Böylece 30 milyon Euro’luk ihracata imza attık” diyor. Gıda ve içecek tarafındaki “yabancılar” ın büyük kısmı neredeyse Türkiye’ye geldiklerinden beri yerli tedarikçilerle çalışıyor. McDonald’s Türkiye Tedarik Zinciri Müdürü Sertaç Hamza, “Geçtiğimiz yıl bu oran yüzde 97 seviyesindeydi. Kahve gibi menşeii Türkiye olmayan ürünler haricinde hedefimiz her zaman yüzde 100 oranında yerli tedarik sağlamak” diyor. KFC Türkiye de çoğunlukla tercihini yerliden yana kullanıyor. Halihazırda şirketin yıllık satın almasının yüzde 96’sı yerli firma ve üreticilerden tedarik ediliyor. KFC Türkiye Genel Müdürü Feliks Boynuinceoğlu, “satın alma kararlarında yıllardır yerli üretimi birinci tercih yapmanın avantajını kriz döneminde yaşadıklarını” söylüyor. PepsiCo Türkiye de yerel şirketlerle çalışmaya özen gösterenlerden. Alımlarının yüzde 90’ını yerli tedarikçilerden karşılıyor ve ihtiyaca bağlı olarak bu sayıyı her yıl artırarak yerelleşme avantajını mümkün olduğunca kullanmaya çalışıyor. Son 5 yılda tedarikçi sayısını yaklaşık yüzde 10 artıran şirketin bugün 1.800 civarı yerli tedarikçisi bulunuyor. 

“YERLİYİ” FARK EDENLER 

Bir de son dönemde portföyündeki yerli tedarikçi oranını gözle görünür şekilde artıran global şirketler var. Danone Türkiye Sütlü Ürünler bunların başında geliyor. Şirket, genel müdürü Hisham Ezz El-Arab’ın deyişiyle “yerel güçten faydalanmak için” 2005-2010 yılları arasında yüzde 30 civarında olan yerli tedarikçi oranını son 10 yılda yüzde 75 seviyesine çıkardı. Şirketin son 5 yıldaki yerli tedarikçi oranındaki artış ise yüzde 60 seviyesinde seyretti. Yine Haribo Türkiye geçtiğimiz 5 yılda ana hammadde ve ambalaj malzemelerinde yerli tedarikçi oranını yüzde 25 artırdı. Böylece 2020 itibarıyla şirketin yerli tedarikçi sayısı 50’ye, tüm tedarikçileri içindeki yerli oranı ise yüzde 54’e ulaştı. Bu artışta üretimin ana girdisi olan helal sığır jelatini tedarikinin 5 yıl önce yüzde 90 ithal/yüzde 10 yerli iken, 2020’de yüzde 10 ithal/yüzde 90 yerli hale gelmesi önemli rol oynadı. Haribo Gelişen Pazarlar ve Türkiye Başkanı Kostas Vlachos, “Yine önemli hammaddelerimizden biri olan doğal meyve suyu konsantrelerimizin tamamına yakınını yerli tedarikçilerden satın alıyoruz. Bu stratejik kararlarımız sayesinde yıllık ortalama 20 milyon Euro tutarında bir döviz yurt içinde kalıyor” diyor. 

COVID-19 ETKİSİ

Pandemi dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de global şirketleri tedarik güvenliği endişesiyle daha fazla “lokalizasyona” yöneltti. Örneğin Socar Türkiye küresel tedarik zincirinde yaşanabilecek kırılmalara karşı önlem olarak kimyasal girdileri ve mekanik yedek olarak kullandığı malzemeler özelinde bir yerlileştirme projesi başlattı. Dolayısıyla pandeminin de etkisiyle bu kategoriler bazında yerli tedarikçi sayısında yüzde 7 artış yaşandı. Socar Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı ve Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov, tedarik tarafında 2020 ile gelen hızlı değişimi şöyle özetliyor: “Star Rafineri ve Petkim’in genel hizmet ve malzeme alımlarında yerli tedarikçi oranı son 5 yıldır ortalama yüzde 84 civarında. 2020 Ocak-15 Mart arasında hâlihazırdakilere 50 yeni yerli tedarikçi eklenirken, pandemiden sonra bunlara 148 yerli tedarikçi daha katıldı. Tedarik yerlileştirme projeleri sonucunda toplam tedarikçiler içinde yerlilerin payı yüzde 85’in üzerine çıktı.” Sürdürülebilirlik, erişilebilirlik ve maliyet unsurlarını gözeterek 2020’ye “Tedarik Bazlı Lokalleşme” projesiyle giren Amgen Türkiye ve Gensenta da üretimini kesintiye uğratmamak için pandemide lokalizasyonunu hızlandırdı. Şirketin COVID-19 öncesinde yüzde 25 olan yerli üretici ve hizmet sağlayıcı kullanım tutarı pandemi sonrasında yüzde 37’ye çıktı. Pandemi sonrası 100 yeni yerli tedarikçiyle çalışmaya başladıklarını aktaran Amgen Türkiye ve Gensenta CEO’su Güldem Berkman, yeni dönemdeki portföylerini şöyle anlatıyor: “Bugüne dek yerli hizmet sağlayıcılar dışında lokal ambalaj, kimya, ekipman, fason üretim şirketleriyle iş birliklerimiz vardı. COVID-19 sırasında kişisel koruyucu ekipman, kimyasal, üretim standartları gibi kategorilerde yerli üretime hızlı şekilde geçiş yaptık.” 

GLOBAL TANIŞMALAR

Türkiye’deki global şirketlerin pek çoğu bir yandan pandemide yeni yerli tedarikçileri portföylerine katarken bir yandan da onları küresel operasyonlarıykapıla buluşturdu. Örneğin aktif tedarikçilerinin yarısı (400) yerli olan Mondelez Türkiye de pandemide ambalaj alanında 2 yeni yerli tedarikçiyi Avrupa bölgesi için devreye aldı. Mondelez International Türkiye Genel Müdürü İhsan Karagöz, “Bu da bulunduğumuz pazarda konumumuzu oldukça kuvvetlendirdi. Ayrıca Mondelez International, global olarak fındık tedarikinin yüzde 85’ini, kuru üzüm tedarikinin de yarısından fazlasını Türkiye’den sağlıyor. Bu durum pandemiyle birlikte daha da arttı” diyor. General Electric (GE) Türkiye ise özellikle sağlık alanında uzun süredir yerli tedarikçilerini küresel operasyonuyla daha fazla tanıştırıyor. GE Sağlık geçtiğimiz 5 yıl içinde Türkiye’de 80’den fazla yerel tedarikçiyle çalıştı ve bu tedarikçilerin çoğu ürünlerini Türkiye dışına da ihraç ediyor. GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan M. Özsoy, “Sağlık alanında sürekli olarak potansiyel tedarikçileri belirlemek için çalışıyoruz. Bu doğrultuda son iki yılda 50’den fazla yerel tesisi ziyaret ettik. Kısa süre önce, mekanik üretim ve aksesuar kategorisinde Türk tedarikçiler için değerlendirme sürecimizi başlattık. Bu konuda global ekiplerimizle yakın bir işbirliği içinde çalışıyoruz” diyor. Şirket, 2020’nin ilk yarısında büyük oranda pandemi nedeniyle tedarik zincirine 10’dan fazla yerel tedarikçiyi dâhil etti. Özsoy, “Bu tedarikçileri, GE Sağlık için global alanda sözleşmeli üreticiler olarak tanıtmak üzere kalifikasyon sürecimize devam ediyoruz” diye konuşuyor. 

PANDEMİ FIRSATLARI

Yine Danone Türkiye Sütlü Ürünler pandemi döneminde yurt dışı malzeme tedariklerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle 5 yeni yerel tedarikçiyle çalışmaya başlarken, 8 yerli tedarikçisini de Danone’nin faaliyet gösterdiği 4 farklı kıtada, 12 ülkeyle (Rusya, Ukrayna, Belarus, Brezilya, Kazakistan, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Fransa, Hollanda, Polonya, Fas ve Mısır) bir araya getirdi. Danone Türkiye Sütlü Ürünler Genel Müdürü Hisham Ezz El-Arab, “Teklif değerlendirme sürecinden sonra yerel tedarikçilerimizin, yedek parça ve makine ekipmanlarını 2021 yılı itibarıyla bu ülkelere ihraç etmesini bekliyoruz” diye konuşuyor. Haribo Türkiye de pandemi dönemi zorlulukları nedeniyle hem Türkiye hem de yurt dışı operasyonlarını yeni Türk tedarikçiler kattı. Haribo Gelişen Pazarlar ve Türkiye Başkanı Kostas Vlachos, süreci şöyle anlatıyor: “COVID-19 döneminde Çin başta olmak üzere ithalatımız, limanlarda işlemlerin yavaşlaması, taşıt bulunmaması ve sınır kapılarındaki aksamalar nedeniyle olumsuz etkilendi. Bu süreçte üretimimizde risk oluşmaması amacıyla mevcut hammaddelerimizin bir kısmını yerli tedarikçilerden karşıladık. Bu dönemde 5 yeni yerli tedarikçiyi portföye ekledik. Ayrıca geçtiğimiz yıllarda ve 2020’nin ilk yarısında global organizasyonumuzla tanıştırdığımız en azından 5-6 yerli tedarikçi var ve bu tedarikçiler arasından seçilen 3-4 firmadan direkt alım yapmaya başladılar.” 

YERLİYE DESTEK

Metro Türkiye, yerli ürünlerle beraber yerli tedarikçilerinin de uluslararası arenada yer almalarına katkıda bulunmayı pandemide de sürdürdü. Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, “Gıda dışı ürünlerin tedarik edildiği bir tedarikçi havuzumuz var. 2019’da bu havuzda yer alan 34 tedarikçinin yurt dışında ihracat gerçekleştirmesine aracılık ettik. Pandemideki şartlara rağmen 2020’de gıda dışı alanda ihracat yapmasını sağladığımız yerli tedarikçi sayısı 39’a yükseldi” diyor. McDonald’s Türkiye bir yandan pandemide yüzde 100’e yakın yerli portföyünün avantajını yaşarken bir yandan da bölgesine bu portföyle destek verdi. McDonald’s Türkiye Tedarik Zinciri Müdürü Sertaç Hamza, süreçte yaşananları şöyle anlatıyor: “Bu dönemde tedarikte sıkıntı yaşamadığımız gibi bölgemizdeki birçok ülkenin potansiyel tedarik ülkesi olduk. Gıda tedarikçilerimizden biri yılbaşında Çin için potansiyel tedarikçi oldu. Bir başka tedarikçimiz de PPE (Kişisel Koruyucu Ekipman) ürünleri için McDonald’s Global’e alternatif tedarikçi olarak görüşmelerini sürdürüyor.” Türk havacılık sanayiinden yıllık alımları 200 milyon dolara ulaşan Boeing Türkiye de Türkiye’den bazı yeni firmaların küresel havacılık tedarik zincirine katılması için başarılı adımlar attı. Boeing Türkiye Genel Müdürü ve Ülke Temsilcisi Ayşem Sargın, “Tedarikçilerimizden Kale Havacılık, Türkiye’de özel sektördeki havacılık firmalarının doğru stratejilerle küresel tedarik zincirlerine entegre olması yolunda firmalarımızın önündeki en güzel örneklerden biridir” diyor. 

LOKALİZASYON AVANTAJI 

Peki, global şirketler yerli tedarikçileri neden giderek daha fazla tercih ediyor. Ürettikleri araçlardaki yerlilik oranının yüzde 70’ler civarında olduğunu “gururla belirten” Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, yerli tedarikçin kendilerine sunduğu avantajları şöyle özetliyor: “Yerli tedarikçinin en büyük avantajı fiyat ve yatırım olarak ithal alternatiflerine göre daha uygun olması diyebiliriz. Bizlere, fiyat ve maliyetlerin gelişimini uzun vadede takip edebilme ve buna göre fiyat değişimlerini uygulama noktasında avantaj sağlıyorlar. Ayrıca yakın ikmal nedeniyle nakliye, ambalaj ve envanter maliyetlerinde bizlere ciddi kolaylıklar sunuyorlar.” Pandemide zorlanan yurt dışı tedarikçilerini mevcut sistemde kayıtlı olan yerli tedarikçilerle ikame eden Johnson Controls’un (JCI) Türkiye ve Hazar Bölgesi Genel Müdürü Alp Yılmaz, “Yerli tedarikçilerle çalışmak özellikle tedarik zinciri esnekliği açısından önemli” diyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel ise yerel tedarikçilerle çalışmanın avantajlarının pandemi döneminde çok daha açık şekilde görüldüğü görüşünde: “Hızlı tedarik, kesintisiz sevkiyat, TL ile fiyatlandırma, uzun yol sürelerinin olmaması ve herhangi bir gecikme olasılığının görece daha az olması, bu avantajlardan sadece birkaçı…”


KÜRESEL OPERASYONLARDA FIRSAT VAR MI?

RİSK YÖNETİM
İ BSH Türkiye CEO’su Gökhan Sığın, 40’ın üzerindeki BSH üretim merkezinde yerli tedarikçiler için fırsatlar olduğunu anlatıyor. Sığın, “Yerli üreticilerin global zincirimize dahil olabilmeleri için risk yönetim metotları üzerine gelişim göstermeleri gerek. Ayrıca End to End Tedarik Zinciri Yönetimini geliştirip, finansmanda doğru modellerle ‘operasyon mükemmelliği’ni sağlamaları lazım. Endüstri 4.0 uygulamalarına paralel hareket etmeleri de operasyonel süreklilik için ön koşullar arasında” diyor.
EŞİT ŞARTLAR Son 5 yılda Türkiye’de 14 bin 400 yerli tedarikçiyle çalışan Philip Morris Sabancı Genel Müdürü Filiz Yavuz Diren, küresel ihalelerde tüm firmalara eşit şartlar sunduklarını anlatıyor. Diren, “Açık ve net bir ihale prosedürü uyguluyoruz. Hizmet kalitesinden ödün vermeyen, iş sağlığı ve çevre konularında hassasiyetimizi paylaşan, lojistik, fiyat ve süre avantajı yanında müşteri destek programları sağlayan yerli firmalar rekabette kendisine rahatlıkla yer buluyor” diyor.



DAHA FAZLA “YERLİLEŞTİRME” İÇİN ÇALIŞIYORUZ

TANKUT TURNAOĞLU P&G TÜRKİYE, KAFKASYA VE ORTA ASYA YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE GENEL MÜDÜRÜ

25 OPERASYONA İHRACAT
P&G Türkiye olarak çalıştığımız 750’nin üzerindeki tedarikçinin 450’den fazlası Türkiye’de yerleşik şirketler. Yaptığımız satın alma harcamasının yarısından fazlası da yine Türkiye’den gerçekleşiyor. 42 Türk sermayeli tedarikçimiz, P&G’nin faaliyet gösterdiği 25 farklı ülkedeki tesisine 170 milyon dolar tutarında ürün, hammadde ve hizmet ihracatı yapıyor.
KRİZDEKİ YERLİLEŞME P&G tarafından üretilen deterjanların içerisinde kullanılan renkli tanecikler COVID-19 sürecine kadar Çin’den ithal edilmekteydi. Pandeminin global tedarik zincirinde yarattığı sorunlar nedeniyle Gebze fabrikasının yerli tüketim ihtiyacını ve artan ihracat talebini karşılayabilmesi için ivedilikle yerli bir üretici bulma ihtiyacı ortaya çıktı. Halihazırdaki yerli bir tedarikçimizle, P&G Gebze Geliştirme Merkezi’miz geliştirme faaliyetleri yaptı. Böylece 1,4 milyon dolar değerinde ithalat kalemine denk gelen bir hammaddenin tedariğinin yerlileştirilmesi mümkün oldu.
POTANSİYEL 5 ÜLKE İş birliği koşullarının sağlanması halinde yerli iş ortağımızın P&G’nin Çek Cumhuriyeti, Rusya, Mısır, BAE ve İngiltere’deki deterjan üretim tesislerine de ihracat potansiyeli var. P&G Türkiye olarak 5 üniversite ve 25 Ar-Ge sanayi iş birliğinde 18 aktif projeyle Türk tedarikçilerimizin global zincirlerde yer alabilmelerine yönelik destekleyici çalışmalar yapıyoruz. Gebze Geliştirme Merkezi’mizde 30’dan fazla araştırmacı yerli iş ortaklarımızla yerlileştirmeyi artırmak için çalışmalar yapıyor.



YERLİ TEDARİKÇİLER NELER YAPIYOR?

DİREKT TESLİMAT 
Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Okyay: Türkiye’de Boeing’e sivil havacılık alanında direkt teslimat yapan ilk tedarikçi olarak 2012, 2015 ve 2016 yıllarında Boeing Performance Excellency Ödüllerine layık görülen ilk Türk şirketi olduk. 2020’de ise Premier Bidder programına dâhil edilerek Boeing’in “tercih ettiği” tedarikçilerden biri haline geldik. Kale Havacılık olarak global zincirde kalıcı olmak için müşteri gereksinimleri doğrultusunda yetkinleşmeye ve operasyonel verimliliğimizi geliştirmeye devam ediyoruz.
FABRİKA KURDU Elif Plastik Genel Müdürü Selçuk Yarangümelioğlu: P&G’nin globalde 19 fabrikasına ambalaj tedarik ediyoruz. İlişkimizdeki en önemli kilometre taşlarından biri P&G’nin Mısır’da faaliyete geçirdiği çocuk bezi, hijyenik ped ve deterjan fabrikasının ambalaj tedarikini yerelleştirmek için bizi seçmesi sonucu 2015’te Mısır’da kurduğumuz fabrikamızdır. Fabrika bugün P&G dahil birçok global markanın stratejik ambalaj tedarikçisi. Konjonktürden bağımsız tutarlı davrandığımızdan bizimle çalışanlar krizleri hissetmez. Bu yaklaşım müşterilerimizle uzun soluklu ilişkiler geliştirmemizi sağlıyor.
 “AVANTAJ YARATTI” Propak Ambalaj CEO’su Serdar Çetin: Bugün toplam satışımızın yüzde 87’si yurt dışı ve Türkiye’de yer alan global müşterilere yapılıyor. İçlerinde PepsiCo’nun da bulunduğu böyle büyük bir üretici grubunun tedarikçisi olmak, ölçek avantajından yararlanmaya neden oldu. Müşterilerimizin çoğunluğu gıda üreticisi olduğu için gıda güvenliği birinci önceliğimiz. Daha çevreci ve geri dönüştürülebilir hammadde kullanımı gibi müşterilerin üzerinde hassasiyetle durduğu konularda tam bir iş birliği içindeyiz.
İHTİYACA ÖZEL ÇÖZÜM ASR Makina CEO’su Hüseyin Aşır: Johnson Controls, Metalfrio Solutions, Faber Franke, Legacy Sports, M.v.h. Techniek, Leader başta olmak üzere, global müşterilerimizin gerçek ihtiyacını anlayıp, gerekirse birlikte proje ekipleri kurup çözüm geliştiriyoruz. Global zincirde sürdürülebilir aktif bir rol oynamak için dünyadaki üretim yönetim sistemleri ve kalite metotlarını takip edip, bize uygun olanları hayata geçiriyoruz.
KATALOĞA GİRDİ TSI Seats Genel Müdürü Suat Sağıroğlu: TSI Seats, 2015 itibarıyla dünyanın en büyük ticari uçak üreticileri olan Boeing ve Airbus’a ilk teslimatlarını yaptı. Havayolu şirketlerinin Airbus ve Boeing’den satın aldıkları uçakların koltuklarını 16 aydan kısa bir sürede tamamlayan şirket, satış rakamlarını her yıl artırdı. Kasım 2019’da ise Airbus’ın BFE (müşteri tercihli ekipman) kataloğunda yer alma hakkı kazandı. Ürün tasarım ve geliştirme faaliyetleri TSI’ın en güçlü mühendislik yönlerinden birini oluşturuyor.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz