İknası zor şirketler

Elvan Gıda Vatan Bilgisayar Bimeks gibi şirketlerle ortaklık tekliflerine neden mesafeli yaklaştıklarını konuştuk...

23 EKİM, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
İknası zor şirketler
Son dönemlerde Anadolu Efes’in satılacağı yönündeki dedikodular da kulağıma çok sık gelmeye başladı. Tekrar söylüyorum ‘Anadolu Efes’i satmayacağız.” Bu sözler Anadolu Grubu’nun patronu Tuncay Özilhan’a ait. Geçtiğimiz yılın sonlarında Anadolu Efes’in satışına yönelik söylentiler zirve yaptığında Özilhan, şirketini satmak istemediğine dair çok net olarak bu cümleyi kurmuştu. Aynı açıklamada başarılı işadamı, şirketini yüzde 100 satmayı düşünmemesine gerekçe olarak markasından memnun olmasını gösteriyor, yeni hedef pazarlarda büyüme planları olduğunun altını çiziyordu. Bir gerçek var ki Efes Pilsen sadece Türkiye’de değil yurtdışında da sektöründe daha büyük atılımlar yapmak isteyenlerin odağındaki marka. Efes’i bu noktaya taşıyan ise hiç kuşkusuz güçlü finansal yapısı, bulunduğu pazarlardaki güçlü konumu ve marka değeri. Efes gibi bugün kendi sektöründe başarılarıyla dikkat çeken birçok marka ve şirket var. Örneğin LC Waikiki, Sütaş, Simit Sarayı, Kahve Dünyası, Mado, Vakko ve Bimeks bu markalardan sadece birkaçı… Yerli ve yabancı yatırımcıların odağında olan bu markalar, birkaç yıldır çok sayıda ortaklık ve satın alma teklifiyle karşılaşıyor, ancak bir şekilde bu teklifleri geri çeviriyorlar. Hatta M&A sektörüne yön veren uzmanlar için bu şirketler “ikna edilemeyenler” kategorisinde yer alıyor.
NEDEN İKNA EDİLEMİYORLAR?
Geride bıraktığımız 10 yıl Türkiye’de birleşme ve satın almalar açısından en hareketli dönemdi. Neredeyse herkesin kapısının özellikle yabancı fonlar tarafından çalındığı bu dönemde bankacılık, sağlık, gıda, perakende, lojistik ve medya gibi birçok sektörde çok sayıda şirket, satın alma ve ortaklıkların merkezinde yer aldı. Migros, Acıbadem Sağlık Grubu, Koton, YKM, Yemeksepeti gibi sektörünün en gözde şirketleri ortaklık ve satış için masaya oturdu. Migros Anadolu Grubuyla, YKM Boyner Holding’le, Koton Turkven’le, Acıbadem Sağlık Grubu global sağlık ağı IHH ile son olarak Yemeksepeti de Delivery Hero ile el sıkıştı. Tüm bu işlemlerin de katkısıyla yılda 15-30 milyar dolarlık bir M&A pazarı oluştu. Peki bu hareketli ortamda “ikna edilemeyenler” kategorisinde yer alanlar, neden bu hareketin dışında kalmayı tercih etti, tekliflere uzak durdu, hatta kapıyı kapattı?
Aslına bakılırsa her şirket kendi özel nedenine sahip. Ancak uzmanlara göre şu ana kadar pazarda ikna edilemeyenler için öne çıkan bazı temel nedenler var. Örneğin Nord Holding Yönetim Kurulu Başkanı Servet Topaloğlu, bu nedenlerden birkaç tanesini şöyle açıklıyor: “Birincisi bu şirketler pazara düşmek istemiyor. ‘Maddi açıdan zorda mı’ şeklinde algılanmak istememeleri en önemli faktör. İkincisi de çok fazla piyasaya düşerlerse fiyatlarının düşeceğinden endişe ediyorlar.” Topaloğlu’na göre piyasada bilançosu güçlü ve operasyonel kârlılığı tatminkar olan şirketlerin sayısı oldukça az, yüzde 10-15 civarında... Bu şirketlerin de aslında istedikleri rakamlar verildiğinde ikna edilebileceğini düşünen Topaloğlu, “Sadece karşı tarafı zorluyorlar. Şirketlerinden emin oldukları için onu daha fazla büyütüp daha iyi bir fiyata satmayı planlıyorlar” diye konuşuyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz