Korkutan engeller

Bu yıl iyileşme hesabı yapan her sektör birtakım risklere karşı da tetikte. Büyümeye ciddi sekte vuracak bir takım rakamlar da sektörlerde dile getiriliyor...

7.04.2020 10:20:000
Paylaş Tweet Paylaş
Korkutan engeller

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

 Enflasyonun çift hanelerde yükselişi, dolar kurunun 7’nin üzerine çıkması her sektörü endişelendirirken, sektörler özelinde de bazı korkutan rakamlar var. Örneğin tekstilde geçen yıla göre yüzde 10 ve daha fazla küçülme, otomotivde satışların 500 binin altına düşmesi, gayrimenkul ve inşaatta 1 milyonun altında gerçekleşecek konut satışları sektörlerin büyümenin önünde gördüğü engeller olarak öne çıkıyor.

Türkiye ekonomisi 3 çeyrek üst üste daraldıktan sonra 2019 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 0,9 büyüdü. Yılın tamamına ilişkin rakam henüz açıklanmadı ama herkes için 2019’un zor bir yıl olduğu ortada. 2020’den beklentiler ise nispeten olumlu. Yeni Ekonomi Programı’na (YEP) göre Türkiye, 2020’de yüzde 5 büyüyecek. Enflasyon yüzde 8,5, işsizlik 11,8 seviyelerine gerileyecek. IMF de Türkiye için bu yıl yüzde 3’lük bir büyüme öngörüyor. İş dünyası 2020’de ekonominin 2019’dan daha iyi olacağı yönünde hemfikir. Düşen faizlerle birlikte ertelenen talebin devreye girmesi ve yatırım ortamının bir miktar iyileşmesi bekleniyor. Ancak yine de tam bir güven ortamından bahsetmek için henüz erken. Çünkü iç talebi canlandıracak önemli unsurlardan biri olan tüketici güven endeksi düşmeye devam ediyor. TÜİK ve Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, bu yıl şubatta geçen aya göre yüzde 2,7 azaldı. Ocak ayında 58,8 olan endeks değeri şubatta 57,3’e düştü. 2018 yılı şubat ayında tüketici güven endeksi 72,25, 2019 yılında 57,8 seviyesindeydi. Uzmanlara göre tüketici güveni iyileşmezse birçok sektörün iç pazarda büyümesi de zor görünüyor. Ancak büyümenin önündeki tek engel düşen tüketici güveni değil. Aslında her sektör için farklı parametrelerde endişe verici unsurlar var. 2020’de büyümeyi baskılayacak en önemli engellerin neler olduğunu sektör oyuncularından öğrendik. Bir anlamda birçok sektörün risk haritasını ortaya çıkardık. 

3 BÜYÜK ENGEL

Talep yetersizliği, üretimdeki yavaşlama, dalgalı kur ve yaşanan belirsizlik birçok sektörü endişelendiriyor. Sarkuysan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çaycı, pek çok sektöre girdi sağlayan elektrolitik bakır sektöründe büyümenin önündeki en büyük engelin talep yetersizliği ve belirsizlik olduğunu söylüyor. “Diğer taraftan sektördeki aşırı kapasite fazlası da haksız rekabet doğuruyor” diyor. Intercity Yönetim Kurulu Başkanı Vural Ak, bu yıl filo kiralama sektöründe azalan talep, uygun finansman kaynağına erişim ve sektörün regüle olmamasının 3 temel engel olacağı görüşünde. Elle Shoes Yönetim Kurulu Başkanı Fehim Akar, üretimdeki yavaşlamadan endişeli. Aynı zamanda lojistik hizmetlerdeki aksamanın büyümeye yetişememesi riskinden söz ediyor, “Yan sanayide oluşabilecek enflasyon da büyümenin önünde engel olabilir” diye konuşuyor. Sun Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünlütürk, tekstil sektörünün önündeki en büyük engeli, dünya hazır giyim pazarının büyümesinin durması olarak ifade ediyor. Birçok sektör de döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareketten endişeli. Züccaciye sektöründe Türkiye’de üretilmeyen veya yurt içindeki talebi karşılayamayan hammadde, yarı mamul ve ürünlerin ithalatındaki mevcut koruma önlemlerinin ağır olduğunu belirten ZÜCDER Başkanı Mesut Öksüz, paslanmaz çelik hammaddesinin sadece 3’te 1’inin, plastik hammaddesinin de yüzde 11’inin Türkiye’de üretildiğini söylüyor. “Döviz kurunun yükselmesi, faizlerin artması, siyasi krizler gibi durumlar, sektörümüzü olumsuz etkileme riski olan unsurlar” diyor. Mobilyada ise “konut satışlarındaki artış trendi yavaşlarsa, turizmde işler kötü giderse, döviz kurunda artış söz konusu olursa” endişeleri var. MOBSAD Başkanı Nuri Gürcan, bu durumda iç pazarda ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kalabileceklerini dile getiriyor. 

REGÜLASYON ENDİŞESİ 

Regülasyonlarda oluşabilecek ani değişikliklerle daha önceki yıllarda büyümesi frenlenen birçok sektör, yine benzer bir duruma karşı tetikte. LG Electronics Türkiye TV Satış Müdürü Bülent Bülbül, “2020 yılı için sektördeki büyümeye sekte vuracak üç unsuru; ekonomik resesyon, dövizde olası dalgalanmalar ve taksit sayısına getirilecek sınırlamalar olarak özetleyebiliriz” diyor. Teknoloji perakendeciliğinde de vergi ya da ödemeler konusunda regülasyonlarla ilgili bir değişiklik sektörü olumsuz etkileyebilir endişesi var. Teknosa Genel Müdürü Bülent Gürcan, “Böyle bir beklenti olmasa da geçmiş yıllarda yaşadığımız şekilde bir kur dalgalanması, teknoloji ürünlerine ilişkin vergi artışı veya ödeme koşullarındaki değişiklikler büyümenin önünde engel yaratabilir” diye konuşuyor. Ağırlıklı otomotiv, savunma ve havacılık alanında faaliyet gösteren Coşkunöz Holding’in CEO’su A. Erdem Acay, otomotivde dünyada ve Türkiye’de satışların düşmesinin yanı sıra mühendislik ve katma değeri daha yüksek ürünlere geçmede yavaş kalmamızın büyümeyi yavaşlattığını dile getiriyor. Acay, “Savunma ve havacılık alanında ise son dönemde başlatılan yerlileşme oranının yükseltilmesi hamleleri çok anlamlı. Fakat henüz istenilen düzeyde olmaması büyümenin önünde engel teşkil ediyor” diyor. Hasçelik’i bünyesinde bulunduran Faydasıçok Holding Yönetim Kurulu Başkanı Naci Faydasıçok, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmamız olmasına rağmen geçen yıl AB’nin Türkiye’den ithal edilen parlak çelik ürünlerine kota uygulamaya başladığını hatırlatıyor. “AB’nin bu yıl daha da şartları ağırlaştırması bekleniyor. Bir başka pazarımız ABD de özellikle Türk ürünlerine yüzde 25 vergi uyguluyor. Aslında rekabetçi olabileceğimiz her iki pazarda da aktif olmamız engelleniyor” diye konuşuyor.

ETKİNİN BOYUTU 

Peki sektörler bu gelişmelerin baskısını bugünden nasıl hissediyor? Konut sektöründe bugün en büyük endişelerden birinin temiz ve kârlı arsalara ulaşma zorluğu olduğunu belirten Aşcıoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Aşçıoğlu, kurdaki radikal artışın maliyetleri artırdığını ve fiyatlara baskı yaptığını söylüyor. “İç piyasada tüketimin istenilen seviyelere ulaşmaması da konut talebini sınırlıyor” diyor. Sabri Ünlütürk, hazır giyim pazarının çevreci ve geri dönüşüm akımları, hızlı modanın doyuma ulaşması gibi nedenlerle büyüme hızının yavaşladığını dile getiriyor. “İlaveten genç kuşakların döngüsel ekonomi ve benzer trendler nedeniyle daha az ürün satın alması, ikinci el satın almaya yönelmesi de bu yavaşlamada etkili oldu. Kur savaşları ise üretim bölgelerinin yer değiştirmesi sürecini hızlandıracak gibi gözüküyor” sözleriyle tabloyu ortaya koyuyor. Doğanlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, dövizdeki istikrarsızlık ve işsizlikteki artışla birlikte satın alma gücündeki düşüşe dikkat çekiyor. “Sektördeki kayıt dışılık haksız rekabeti yaratıyor. Dövizin iniş ve çıkışları yatırım iştahımızı kesebiliyor” diyor. Coşkunöz Holding CEO’su A. Erdem Acay, iç piyasadaki olumsuz koşullar nedeniyle OEM’lerin mevcut durumlarını korumaya yönelik tasarruf önemleri aldığını ve ihracata yöneldiğini açıklıyor. “Araçlarda ÖTV indiriminin 2019 Haziran’da sonlanmasıyla sıfır araç satışları durma noktasına geldi” diyor. 

ÜRKÜTÜCÜ RAKAMLAR

Her sektör büyümenin önündeki engelleri ortaya koyarken bazı korkulan rakamları da dile getiriyor. CMS Jant CEO’su Ünal Kocaman, 2015 ve 2016’da binek araç satışlarında 1 milyon seviyesinin üzerine çıkan sektörün, 2018’de 641 bin, 2019 yılında da 491 bin araç satışı gerçekleştirdiğini hatırlatıyor. Yeniden büyümeye başlayan pazarın istikrarın korunması durumunda 2021-2022 yıllarında tekrar 1 milyon seviyesine yaklaşmasının beklendiğini dile getiriyor. Bu tabloda Kocaman, 2020 yılında büyümeyi tehlikeye sokacak rakamları da şöyle özetliyor: “Bu yıl için öngörülen yüzde 8,2 enflasyon oranının yüzde 11-12 seviyelerine hareketi, yüzde 11-12 seviyelerine gerileyen politika faiz oranının tekrar yükselişe geçmesi sorun yaratacak.” Sabri Ünlütürk sektörde geçen yıla göre yüzde 10 veya daha fazla küçülmenin ciddi sorunlar yaratacağına dikkat çekiyor. MOBSAD Başkanı Nuri Gürcan, “Konut satışları 1 milyon bandının altına inerse sorun ortaya çıkabilir” diyor. LG Electronics Türkiye TV Satış Müdürü Bülent Bülbül, özellikle dövizde 6,3-6,5 aralığının aşılmasının sektörde ciddi derecede sıkıntı yaratacağı düşüncesinde. “Taksit sayılarında ise 3 taksite tekrar geri dönülmesi işi zora sokacak” diye konuşuyor. Aşçıoğlu, dalgalı kur, belirsizlik, alternatif yatırım araçları fiyatlandırmasının en kritik konulardan biri olduğunu ifade ediyor. “Kurun 6,5 üzerine çıkmaması çok kritik ancak ondan daha da önemlisi stabil bir fiyatlandırma ortamının sağlanmış olması” diyor. Sigorta sektöründen bir yetkili de otomobil satışlarının 500 binin altına düşmesi, işsizlik oranının yüzde 15’in üzerine çıkması ve dolar kurunun 7 TL’yi aşmasının sektördeki büyümeyi aşağı çekeceğini söylüyor. 

YAPILACAKLAR LİSTESİ 

Şirketler sektörlerindeki büyüme engellerini aşmak için özel bir mücadele veriyor. Sadık Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oktay Mersin, temkinli hareket etmeye devam ettiklerini belirtiyor. “Ancak ticaret hayatımızı durdurmuyoruz. Hatta yatırım iştahımız hareketlendi” diyor. Unilever Ev Dışı Tüketim Pazarlama Direktörü Bora Usal, maliyet yönetimi ve stratejik planlama tarafında işletmeleri desteklemeye odaklanıyor. SIO Automotive Yönetim Kurulu Üyesi H. Kemal Görgünel, “Yatırımlarımızı daha dikkatli yapma kararı aldık. Kârlılığımızı gözden geçiriyoruz. İç pazarda yeni bir model ile pazara girmek için çalışmalar yapıyoruz” diyor. Faik Sönmez Genel Müdürü Mete Sönmez, küçük ama hızlı üretim ile stok maliyetlerini en aza indirmeye çalışıyor, ihracata yönelerek risklere hazırlık yapıyor. Schneider Electric, yeni coğrafyalarda yeni müşteri gruplarını portföyüne eklemeye odaklanıyor. İnsay Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Çulhalık, özkaynaklarla proje geliştirmeye odaklanıyor. “Yatırımlarımızı talebe göre gerçekleştiriyoruz” diye konuşuyor. Öte yandan bazı sektörler için şirket bazında yapılacak çok bir şey yok. Hayrettin Çaycı da kendi sektörünün büyümesi için Avrupa’nın ve dahili pazarların hareketlenmesi gerektiğini söylüyor. Faydasıçok Holding Yönetim Kurulu Başkanı Naci Faydasıçok, AB başta olmak üzere birçok ülkenin birbiriyle STA’lar (Serbest Ticaret Anlaşması) imzaladığını dile getiriyor. “Biz ülke olarak STA konusunda hızlanmalıyız” diyor. Bambi Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, yatak sektöründe büyük tedarikçilerin Çin’den ciddi oranda ithalat yaptığına dikkat çekiyor. “Korona virüsünün etkisiyle hammadde tedarikinde sıkıntı olursa iç pazarda otomatik olarak fiyatların artacağını öngörebiliriz. Hızlıca önlem alınmalı” diyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz