"KORUMA PEŞİNDE!"

2014 zor bir yıldı. Ancak 2015 de kolay bir yıl gibi görünmüyor. Yavaşlayan Çin ekonomisi, Avrupa ekonomilerinde beklenen toparlanmanın gelmemesi ve son olarak Rusya ekonomisinin yaşadığı ciddi küçülme yeni yılda içeride ve dışarıda herkesi temkinli davranmaya yöneltiyor. Böyle bir ortamda iş dünyası agresif büyüme hedeflerinden ziyade mevcudu korumaya odaklanıyor. Birçok şirket, doğal refleks olarak kısa vadede mevcut durumunu korumak, pazar paylarını ve kârlılıklarını kaybetmemek üzere hareket ediyor. 2015’i koruma yılı olarak geçirmeyi planlayanlar, koruma yılından çıkışın ise 2017’den önce gelmeyeceği düşüncesinde…

25 ŞUBAT, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
KORUMA PEŞİNDE!
CEO'ların önceliği mevcudu kaybetmemek...
Dünya ekonomisinde sular durulmuyor. Çin ekonomisi yavaşlıyor, Avrupa ekonomileri beklenen toparlanmayı yaşayamıyor, Rusya-Ukrayna gerilimi, Irak ve Suriye’de yaşanan jeopolitik riskler ve her an dünyanın başka bir ülkesinde çıkabileceği düşünülen yeni risklere yönelik endişeli beklentiler 2015 yılıyla ilgili belirsizlikleri artırıyor. Birçok uzman, içinde bulunduğumuz yılda yerel ve küresel belirsizliklerin zirve yapacağı konusunda uyarıyor. Kriz kahini ve Global Economics’in kurucusu Nouriel Roubini ile jeopolitik uzmanı Ian Bremmer da 2015'in büyük risklerle dolu olduğuna dikkat çekiyor. Bu risklerin ağırlıklı olarak Çin, Rusya, Avrupa, Ortadoğu ve Nijerya'dan kaynaklanacağını belirtiyorlar. Türkiye’ye baktığımızda da iş dünyasında herkes “2015’in zor bir yıl olacağı” konusunda hemfikir… Deloitte Türkiye’nin 2015 yılında Türkiye ekonomisinin seyrine ilişkin tahminlerin de yer aldığı “2014 Ekonomik Görünüm” raporu 2015’in Türkiye ekonomisi için dalgalı bir yıl olacağı saptamasında bulunuyor. Rapora göre Türkiye ekonomisini etkileyecek dış riskler küresel ekonomide düşük büyüme ortamı, FED’den bu yıl beklenen sıkılaştırma adımlarının Türkiye ve benzer ülkelere sermaye akımlarında görece azalmaya yol açma ihtimali, Avrupa merkezli siyasi gelişmeler ve Rusya krizi. İç riskler ise çözüm süreci, haziran ayında yapılacak genel seçimler ve jeopolitik riskler olarak sıralanıyor. Böyle bir ortamda iş dünyası agresif büyüme hedefinden ziyade mevcudu korumaya odaklanıyor. Birçok şirket, doğal refleks olarak kısa vadede mevcut durumunu korumak, pazar payı ve kârlılıklarını kaybetmemek üzere hareket ediyor.
TEHDİT ALTINDAKİLER İş dünyasına baktığımızda şirketlerin en çok tehdit altında olduğunu düşündüğü alana odaklanarak koruma stratejisi uyguladığı dikkat çekiyor. Örneğin son gelişmelerin özellikle ihracatı tehdit ettiğini belirten İnoksan CEO’su Gürhan Akdoğan, Suriye savaşının bölgeden aldıkları payı düşürdüğünü, Rusya’daki krizin de dış piyasada talebin azalmasına neden olduğunu söylüyor. “Yine Libya’da siyasal sıkıntılar nedeniyle bu ülkeyle yaptığımız ticaret, geçtiğimiz yılın ikinci yarısından itibaren tamamen durdu. Rusya-Ukrayna arasındaki sorun da Rusya’ya olan ihracatımızın yüzde 75 oranında düşmesine neden oldu” diyor. Bu yıl özellikle ihracat yaptıkları pazarları korumaya çalışacaklarını ifade eden Akdoğan, bunu nasıl yapacaklarını da şöyle açıklıyor: “Bu güçlendirilebilir pazarların üzerine daha fazla eğilmek, yeni ve süreklilik arz edebilecek stabil yapıda pazarlar bulmakla mümkün olacak. Bu nedenle 2015 yılında daha farklı pazarlara yoğunlaşıp, daha çok fuara katılıp mümkün olduğunca daha çok müşteriye ulaşmaya çalışacağız.” Işıl Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Metin Işıl da bulundukları pazarları korumanın bu yıl kendileri için en önemli konu olduğunu söylüyor. “Avrupa’nın tamamına, Rusya ve İsrail gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Bu pazarlardaki payımızı verimlilik artışıyla, hızlı ve kaliteli servisimizle, müşterilerle kişisel ilişkilerimizi de geliştirerek koruyabileceğimizi düşünüyorum” diyor. İçinde bulunduğumuz siyasi ve ekonomik belirsizliklerin saymakla bitmeyeceğini ifade eden Gülle Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle de “Sokaktaki insanın bile elindeki birkaç çeyrek altını satmayıp sakladığı böyle bir dönemde koca koca sanayi işletmelerinin risk almasını beklememek lazım. Biz müşterilerimizi, uzun yıllara dayanan ticari ilişkilerimizi kaybetmeyelim yeter. Zaten kârlılık konusunda öyle büyük iddiamız yok” diyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz