Tehlike sinyalleri

İşte 13 kritik sektörün tehlike senaryoları...

1.05.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Tehlike sinyalleri


MADENCİLİKTE ÇİN RİSKİ
Türk madencilik sektörü, son yıllarda yatırımcıların en gözde sektörleri arasına girdi. Ancak yatırımcı açısından cazip bulunan bu sektörde de önemli tehditler söz konusu. Bu tehditler ise ağırlıklı olarak sektörün ihracat yaklaşımından kaynaklanıyor. 2012 yılında yüzde 8,2 oranında ihracat artışı yakalayarak 4 milyar 182 milyon dolarlık ihracat yapan sektörün, en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler ise sırasıyla Çin, ABD, Hindistan, İtalya ve Irak oldu. Ancak son dönemde sektörün Çin’e yaptığı ihracat artışı sektör için kaygı verici boyutlara ulaşıyor. Sektör yetkililerinin Çin’e yapılan ihracat artışından kaygı duymalarının nedeni, bu ülkeye bağımlılığın artıyor oluşu. Çin’de yaşanan olası bir sıkıntının doğrudan sektörü olumsuz etkilemesi madenciliğin en önemli yakın tehdidi olarak görülüyor.

Sadece geçtiğimiz yıl Çin’e yapılan ihracatın yüzde 21 oranında arttığına dikkat çeken İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, bugün madencilik sektörünün toplam ihracatından Çin’in yüzde 43 pay aldığını söylüyor. “Bu rakamlar da gösteriyor ki sektörümüz Çin’e bağımlı hale geldi. Sektörümüzün 170’e yakın ülkeye ihracat yaptığını düşündüğümüzde, diğer ülkeler toplam içinde yüzde 49’u temsil ediyor. Bu dağılımda Çin’in üstünlüğü işler iyiyken son derece avantajlı. Ancak Çin pazarında yaşanacak bir durgunluk madencilik sektörü için çok ciddi bir tehdit olacak” diyor. Hemen ardından da şöyle uyarıyor: “Sektörümüzün Çin’e alternatifler geliştirmemesi ve yeni pazarlar için hazırlıklı olmaması halinde Çin’deki en küçük bir olumsuzluk madenciliğe ciddi oranda zarar verebilir. ”



KUZEY AFRİKA TEHLİKESİ
BÖLGESEL DEĞİŞİMLER

Otomotiv sanayinde yatırım kararlarında yatırım yapılan pazarın büyüklüğü ve üretim maliyetlerinde sunulan avantajlar, öncelikli kriterler olarak karşımıza çıkıyor. Talepteki bölgesel değişimler, yatırımların hızla büyümekte olan pazarlara doğru kayışını destekliyor. Bu pazarların başında da BRIC ülkeleri ile Kuzey Afrika bulunuyor.
5 YILDAKİ DEĞİŞİM
Türkiye otomotiv pazarının büyüme potansiyeli halen yüksek, Ancak Türkiye'nin üretim maliyetlerinde her geçen gün yeni gelişmekte olan pazarlara göre rekabet avantajını kaybetme riski var, Bu durum son 5 yılda etkisini artırarak gelişti, Sektörümüze yansımalarını şimdiden izlemek mümkün.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz