Aşkını halka açtı

“Ata binmek, insana hayatla mücadele etmeyi öğretiyor. Korkunu yenerek cesaretleniyor ve özgüven kazanıyorsun.”

19 ŞUBAT, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Aşkını halka açtı
Atlarla ilgili bir kitap okudu ve binicilik aşkına kapıldı. Çilek Mobilya’nın kurucusu ve CEO’su Muzaffer Çilek’in öyküsü böyle başladı. Ardından 2001 yılında ilk atı Unila’yla beraber Bursa İnegöl’deki çiftliğini de kurdu. Kestel’e bağlı Kazancı Köyü’nde konumlanan çiftlik, Çilek’in hafta sonları işle ilgili tüm bağlantılarını kesip dinlendiği bir kaçış noktası haline geldi. Ancak oğlu Ahmet Hakan’ın girişimcilik hevesiyle çiftlik, son bir yıldır binicilik kulübü olarak faaliyet gösteriyor. Özellikle çocukların ata binmeyi çok istediğini fark ettiklerini belirten Çilek, çiftliğin bir işletme haline gelmesinin henüz 16 yaşındaki oğlu için çok iyi bir girişimcilik deneyimi olduğunu düşünüyor. Muzaffer Çilek’in oğlu Ahmet Hakan ise şöyle konuşuyor: “At sevgisinin insanlarda olduğunu, bunu ortaya çıkarmak gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de at sevgisinin yayılmasını istiyorum.” Tabiat Çiftliği Binicilik Kulübü adıyla faaliyet gösteren çiftlik konusunda Muzaffer Çilek’in tek şikayeti ise buranın artık bir kaçış noktası halinden çıkmış olması… “Artık bu çiftlikte dinlenme durumunuz azaldı. Başka kaçış noktaları aramaya başlayabilirim” diyen Çilek’le binicilik hobisini ve at sevgisini konuştuk:
* Atlara olan merakınız nasıl başladı?
 Atlara olan merakım 40 yaşında başladı. Atın bereketi ve uğurunu anlatan bir kitap okudum ve o kitaptan gerçekten çok etkilendim. Kitapta, atların uğur getirdiği ve bu nedenle insanların at sahibi olması gerektiği anlatılıyordu. Çok etkilendim ve bir at almaya karar verdim.
* At sahibi olduktan sonra kendinizi nasıl geliştirdiniz?
 Nasıl bakılır, nasıl beslenir, nasıl tımar edilir, nasıl binilir... Bunları öğrenmeye başladım. Bursa Atlı Spor Kulübü’ne üye oldum ve ders almaya başladım. Dersler, hafta sonları 1’er saat olmak üzere 5 hafta sürdü. Hem ata binme konusunda kendime olan güvenim geldi hem binicilik tekniklerini öğrenmiş oldum. Atları yakından tanıdım. Huyunu, suyunu, davranış şekillerini orada öğrendim. Sonra satın aldığım atla öğrendiklerimi tasdik etmeye başladım.
* İlk atınızın adı neydi? Nasıl bir attı?
 İlk atımın adı Unila’ydı. Çok iri ve büyük, Alman bir attı. İlk atımın biraz yaşlı olmasını tercih etmiştim. Çünkü atlar çok hareketli ve canlı varlıklar. Her gün çıkması, dolaşması gerekiyor. Ben sadece hafta sonu binebildiğim için diğer 5 günde at çıkmadığı zaman ilk etapta zapt etmek çok zor oluyor. Yaşlı atlar genç atlara göre daha sakin oluyor. Bu tercihim çok isabetli oldu. Hem biniciliği öğrendim hem cesaretim arttı.
* Oğlunuzu ata binmeye nasıl alıştırdınız?
 Çiftliği kurduğum zaman oğlum 1 yaşındaydı. Onun da benim gibi ata binmeyi sevmesini arzu ettim. Umduğum gibi oldu ve oğlum Ahmet Hakan da 5-6 yaşlarında ata merak sardı. Şimdi 16 yaşında ve benden daha meraklı olduğunu söyleyebilirim. O kadar seviyor ki okul sonrasında hemen çiftliğe koşuyor. Bütün hafta sonlarımızı burada geçiriyoruz. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.