İki tekerde büyük keyif

Gülfem Çakmakçı ve Çetin Çakmakçı ile bisiklete duydukları ilgiyi ve bunun yaşamlarına kattıkları değeri konuştuk.

1.06.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
İki tekerde büyük keyif


İlk tur nasıl geçti? Gerçekten zorlandınız mı?
ÇÇ: Evet. 45 derece yolu olmayan bir yerden aşağı doğru iniyorlar, sen de gruptan ayrı düşmemek, rezil olmamak için kendini o yokuştan aşağı atıyorsun. Bir yerlerin kırılıyor, çıkıyor... Ama grup tam donanımlı şekilde kıyafetlerini giydiği için sorun olmuyor. Biz de o ilk zorlu turun ardından gerektiği şekilde kıyafet giymeye başladık.

Ne gibi malzemeler gerekiyor?
GÇ: Tabii ki en önemlisi kask. Kask çeneyi ve yüzü koruyor. Dizlerimiz ve bileklerimiz için korumalar var. Eller için de eldivenler. Ormanda normal yürüyüş yollarından değil patikalardan gidiyoruz. Kimsenin bilmediği, bizim de zamanla öğrendiğimiz yüzlerce parkur var.

ÇÇ: Geçen gün, 15 yıldır ormanı bilen, orman işletmesinde çalışan bir arkadaşımın bile bilmediği yeni bir yer keşfettik.

Bugüne kadar çok büyük bir kaza oldu mu?
ÇÇ: Yaralanmalar hep oluyor. Örneğin benim kaburgam çatladı.

GÇ: Güvercin takla diye tabir edilen bir düşüş var. Ben de onu yaptım. Karda düşmek keyifli, sonuçta çok acımıyor. Ancak çamurda düşmek o kadar eğlenceli olmuyor. En korkunç düşüşümde karnıma gidon girmişti. Çok hızlı gidiyorduk, diken telinin önüme çıkması ile birlikte o dikenle beraber güvercin takla attım.

Bisiklette teknoloji çok sık değişiyor mu?
ÇÇ: Çok sık değişmiyor. Bisikletlerin çeşitleri var. Başlangıçta kullandığınız bisikleti bir süre sonra başkalarınınkiyle karşılaştırmaya başlıyorsunuz. Normal alimünyum bisiklete biniyorsunuz, 14 kilo. Ancak tamamı karbon bir bisiklet sadece 7-8 kilo. Bu durum uzun bir yokuşta çok ciddi bir fark yaratıyor. Onun için ikinci bisikleti alırken biraz daha üst modelini alıyorsunuz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz