İyi yaşamla nasıl tanıştım

“Sağlıklı beslenmeyle ilintili olarak daha dinamik, aktif, anlayışlı bir insan oldum ve hayattan daha çok zevk almaya başladım”diyen Hülya Gedik, bizi Healin Food’da ağırladı ve hikayesini paylaştı...

23 TEMMUZ, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
İyi yaşamla nasıl tanıştım

Nil Dumansızoğlu

ndumansizoglu@capital.com.tr

“Vücut mekanizmanız doğru işliyorsa iç dünyanızda daha mutlu oluyor ve hayatı daha güzel yaşamaya başlıyorsunuz.” Sağlıklı yaşam ve doğru beslenme felsefesini bu sözlerle açıklayan Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı HÜLYA GEDIK, yıllar önce iyi yaşam, meditasyon konularına yöneldi. Hayat sevincinin ilk şartının sağlıklı bir vücut ve dingin bir iç dünya olduğunu keşfetti. Ardından “Bana iyi gelen başkalarına da iyi gelir” diyerek Healin markasını yarattı. Gedik, sağlıklı yaşam yolculuğunu ve “hobibusiness” girişiminin hikayesini Capital’e anlattı.

Doğal ve sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzı haline getiren Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik, kişisel deneyimlerinin sonucunda Gedik Sağlık’ı hayata geçirdi. Gedik Sağlık bünyesinde The Vegist markasıyla internet üzerinde sağlıklı atıştırmalıklar satmaya başlayan Gedik, Nişantaşı’ndaki Healin Food adlı restoranla yeni bir girişime daha hayat vermiş oldu. Henüz bir ay önce kapılarını açan Healin’de bütün ürünler organik ve işlenmiş gıdalar kesinlikle kullanılmıyor. Healin markasını genişleteceklerini söyleyen Gedik, Ekim 2018’de Dragos’ta da bir restoran açılacağını, burada bir wellness merkezi ve otel de bulunacağını söylüyor. Tüm bunlara toplamda 20 milyon dolarlık bir yatırım yaptıklarını belirtiyor. Hülya Gedik’in sağlıklı beslenme deneyiminin hikayesi ise 2014 yılına uzanıyor. Babasını ve ardından beklenmeyen şekilde annesini kaybeden Gedik, “Tüm bunların yanına bir de aile şirketini devam ettirmenin büyük bir sorumluluğu eklenince farkında olmadan çok ağırlık yüklenmiş ve yorulmuştum” diyor. Tam bu zamanda kızlarıyla gittiği tatile gittiği bir wellness merkezinde hem vücudun hem ruhun beslenmesinin kendine iyi geldiğini keşfettiğini söylüyor. “Sağlıklı beslenmeyle ilintili olarak daha dinamik, aktif, anlayışlı bir insan oldum ve hayattan daha çok zevk almaya başladım” diyen Hülya Gedik, bizi Healin Food’da ağırladı ve hikayesini paylaştı: 

Sizin sağlıklı beslenmeye ve sağlıklı yaşama yönelmenizi ne tetikledi?

 2014 yılında önce babamı, akabinde hiç beklenmedik şekilde annemi kaybettim. Tüm bunların yanında bir aile şirketini devam ettirmek gibi büyük bir sorumluluğu da üstlenmiş oldum. Tabii farkında olmadan bunların benim üzerimde büyük bir ağırlığı oldu. Ruhsal olarak çok yorgun ve bitkindim ancak bunun farkında değildim. Bu yorgunluğumu, kızlarımla bir wellness merkezi olan tatil köyüne gittiğimde keşfettim. Orada insanın kendisine zaman ayırmasının, iyi beslenmeye yönelmesinin ve aynı zamanda hava değişiklikleri yapmasının çok önemli olduğunu gördüm. Hayatım boyunca hep çalıştım ve dinlenme dönemlerinde de 4’üncü günden sonra sıkılıyordum. Çalışma temposunun içinde vücudumu ve ruhumu unuttuğum bir döngü içindeydim. Bilmeyerek kendime çok yüklendiğimi fark ettim. Artık hala yoğun çalışsam da hayattan daha çok zevk alarak ve hayatı daha iyi anlayarak yaşamanın bütünsel mutluluk olduğunu anladım 

 Sağlıklı beslenme alanında bir girişim yapma nedeniniz neydi? 

 Kişisel merakımla başlayan bu yolculukta, zamanla okuduklarım ve gittiğim seminerlerde öğrendiklerimle konuya ilişkin bilgim ve ilgim arttı. İyi ve sağlıklı beslenmenin bana bedensel ve ruhsal açıdan çok iyi geldiğini görünce “Bana iyi gelen herkese iyi gelir” diye düşündüm ve bu işi bilenlerle de yollarım kesişince bir girişime dönüştürmek istedim. Beslenme, insan vücudu ve yaşam kalitesi üzerinde çok önemli. Hayat sevincimiz aslında vücudumuzun iyi çalışmasına bağlı. Aynı zamanda biz, Pendik ve Kartal’da konumlanan Gedik Üniversitesi’yle eğitim alanında da faaliyet gösteriyoruz. Gedik Sağlık’ı ve Gedik Üniversitesi’ni sentezleyecek daha şehir merkezinde bir yer arayışındaydık ve Nişantaşı’na geldik. Üniversitemize ait gastronomi, diyetisyenlik, beslenmeyle ilgili çeşitli kısa, orta dönemli eğimlerimizin ve lisansüstü programlarımızın bazıları başladı, bazıları başlayacak. Healin de Gedik Üniversitesi Nişantaşı Yerleşkesi’nin alt katında bulunan, sağlıklı beslenme üzere kurulu bir restoran. Burayı sağlıklı beslenme ve eğitimi sentezleyecek bir bina olarak kurguladık. 

 Ne zaman başladınız ve nasıl geliştirmeyi planlıyorsunuz? 

 Henüz çok yeni, 1 aydır hizmetteyiz. Healin markasıyla Dragos’ta inşaatı devam eden wellness merkezini de ekim gibi ayı gibi açmayı planlıyoruz. Biz zaten The Vegist adındaki internet sitemizle sağlıklı atıştırmalar satarak bu işi başlatmıştık. Şimdi Healin’de de bu ürünleri satacağımız bir dükkan açmayı planlıyoruz. Dragos’taki tesisimizi de eklersek bu işe toplamda 20 milyon dolarlık bir yatırım yaptık. 

 Healin’e gelenleri nasıl bir menü bekliyor?

Doğadan gelen, katkı maddesi olmayan her besinin vücudumuz için faydalı olduğuna inanıyoruz. Herkesin damak tadına uygun ürünlerimiz var. Et ürünlerimizin hepsi organik ve sertifikası var. Sertifikasız bir ürün almıyoruz ve hatta müşteri talep ederse sertifikalarımızı onlara gösterebiliyoruz. Gelen insanların burada sağlıklı beslendiğine inanmasını istiyoruz ve bu ilkeyle hareket ediyoruz. Şunu çok net söyleyebilirim ki burası bize ait olmasa da benim sosyalleşmek adına favori mekanlarımdan biri olurdu. Tam benim istediğim şekilde bir mutfak var ve yediğim-içtiğim her şeyin sağlıklı olduğunu biliyorum. 

 Dragos’ta açmayı planladığını wellness merkezinde neler yapacaksınız?  

 Ruhsal ve bedensel temizliğin yapıldığı detoks merkezi gibi olacak. Havuz, sauna, masaj, terapi, vitaminler, iç organları temizleyen antioksidan besinler gibi bu iş için gereken her hizmeti vereceğiz. İnsanlar oraya gittikleri zaman, hem bedensel hem zihinsel olarak dinlenebilecek. Ayrıca konaklamak isteyenler için 15 kişilik butik bir otelimiz de olacak. 

 2014’ten sonra “iyi yaşam” konusuna yoğunlaşınca vücudunuzda ve zihninizde nasıl değişimler olduğunu hissettiniz? 

 Hayata bakışım değişti. Daha dinamik, daha aktif, daha anlayışlı, kendi yanlışlarımı törpüleyen, hayattan ve yaptığım işlerden zevk alan bir insan haline geldim. Bunun beslenmeyle ilintili olduğunu düşünüyorum. Eğer vücudunuzda mekanizma doğru işliyorsa ve organlarınız görevlerini doğru yerine getirebiliyorsa bunun iç dünyanıza etkisi oluyor. İç dünyanızda mutlu olduğunuz zamansa hayat size bambaşka bir anlam katıyor. Sorunları daha sakin, serinkanlılıkla ve analitik düşünerek çözmeye başlıyorsunuz. Sağlıklı olmanın getirdiği sağlıklı uyku düzeni, kendi içine dönmek, meditasyon, daha güzel çözümler bulmanızı sağlıyor. 

 Yöneticiliğinizde nasıl etkisi oldu? 

 En önemlisi empati. Karşı taraftaki kişinin yerine kendinizi koyduğunuzu düşündüğünüzde hareketlerinizi daha hesaplı yapabiliyorsunuz. Ben zaten vicdanlı bir yönetici olmaya özen gösteriyorum. Akşam yattığım zaman kendimi iyi hissetmeliyim. 

 Beslenmeye ek olarak meditasyon da yapıyor musunuz? 

 Aslında meditasyon konusunda bir süre eğitimler aldım. Ancak şu an çok yoğun bir tempoda çalıştığım için bildiğimiz, klasik anlamda meditasyona zaman ayıramıyorum. Bana göre herkesin meditasyonu kendime özel. Ben meditasyonu kendi kendimle kaldığım zaman zihnimin dinlenmesi olarak yorumluyorum ve onu da güzel bir şekilde yapıyorum. O anda kalabilmek, o anı yaşamak, konsantre olmak gibi… Mutlak sessizlikte kendimle baş başa kalıp zihnimi dinlendirmek benim için bir meditasyon. 

 Günün hangi saatlerinde ihtiyaç duyuyorsunuz? 

 Genellikle akşam saatlerinde. Ben fazla obje ve eşyanın gözümü yorduğunu düşünüyorum. Bu nedenle evimde bunlara yer vermiyorum. Evim, benim çok iyi dinlendiğim bir alan. Bunun dışında iş yerinde de yoğun stres altındayken kendimle baş başa kalabileceğim alanlar yaratıyorum.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz