Fettah Tamince: "1 milyar dolara 5 yılda ulaşırız"

Rixos Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince ile yaptığımız söyleşinin detayları şöyle...

1.10.2020 18:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Fettah Tamince: "1 milyar dolara 5 yılda ulaşırız"

Rixos Grubu, yılda 1 milyon misafir ağırlıyor. 12 farklı ülkede 30’a yakın otelle turizmin nabzını tutan grubun başkanı Tamince, bu yıl iyi senaryoda 2020 için hedefledikleri bütçenin yüzde 20-25’ini yapabileceklerini, kötü senaryoda da yüzde 10’unu yapmayı beklediklerini açıklıyor. Geçen yıl 500 milyon dolar ciro yaptıklarını anlatan iş insanı, 5 yıl içinde bunu 1 milyar dolara çıkarmayı planlıyor. Pesimist biri olmadığını söyleyen Tamince, 3-5 ay içinde her şeyin geçeceğine inanıyor ve “Bu süreç geçerse Türkiye çabuk toparlar” diyor.

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

Capital Eylül 2020 sayısından 

Rixos, Türkiye’nin en büyük turizm grubu. Bünyesinde yaklaşık 30 otelle 7 ülkede faaliyetlerini yürütüyor, yılda 1 milyon misafir ağırlıyor. 2019’u 500 milyon dolar ciroyla kapatan grup, kârlılıkta yakaladığı yüzde 30 seviyesiyle tarihinin en iyi yılını geride bıraktı. Bu yıla da yüzde 25’lik bir büyüme hedefiyle giren grup, pandemiyle birlikte tüm sektör gibi belirsiz bir süreci yönetmeye çalışıyor. Grubun patronu Fettah Tamince, yurt içindeki 9 otelinden 7’sini açtıklarını belirtiyor. Bu yıl iyi senaryoda, 2020 için hedefledikleri bütçenin yüzde 20-25’ini yapabileceklerini; kötü senaryoda ise yüzde 10’unu yapmayı beklediklerini açıklıyor. Tüm bu süreçte Rixos Grubu yatırımlarını da sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl başlayan dünyanın farklı bölgelerinde inşa çalışmaları süren 10 tesisle 2 milyar dolarlık yatırımı devam ettiriyor. Tamince, her ne kadar belirsiz bir dönem olsa da umutsuz değil. 3-5 ay içinde her şeyin geçeceğine inanıyor. “Bu süreç geçerse Türkiye çabuk toparlar. Ben mevcut tesisler ve yapıyla ilgili çok kalıcı hasarların olacağını tahmin etmiyorum” diyor. 2025 için koyduğu 30 ülkede 100 tesis hedefinde revizyon yapmayan iş insanı, “2025’te 100 tesis çok mu hayalperestlik? Asla değil ama çalışmamız lazım” diye konuşuyor. Rixos Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince ile yaptığımız söyleşinin detayları şöyle: 

Geçtiğimiz yıl grubunuz için nasıl geçti?

2019’da gerek doluluklar gerek kâr oranlarımızla tarihimizin en iyi yılını yaşadık. 2018 ile kıyasladığınızda kârlılıkta yüzde 30 yukarıdaydık. Bizim için zaten en önemli gösterge kârlılık. Kâr yüzde 30 olunca diğerlerine bakmaya gerek yok. Yakalanan kârlılık ve doluluklar, bizi daha fazla yatırıma sevk etti. Hem Türkiye’de hem dünyada çok fazla yatırıma başladık. Onları da mecburen 2020’de devam ettirdik. 

Peki size tarihinizin en iyi yılını yaşatan ne oldu? 

Birincisi Rixos, yıllardır markaya yatırım yapıyor, bu yatırımın karşılığını alıyor. Bu işin üç sac ayağı var: Çalışan, misafir ve marka… Üçü birleşince başarı geliyor. Biz de markanın geri dönüşünü 2019’da çok net gördük, çünkü ondan önceki yıllarda bizim dışımızda etkenler vardı. Dünyada büyümemizin de çok büyük etkisi var. Biz agresif büyüyen bir grubuz, dünyanın birçok yerinde tesisler açıyor, tesisler inşa ediyoruz. Türkiye’deki rakiplerimiz 3-4 ay dolu dolu turizm yapabiliyorken biz 365 gün turizm yapabiliyoruz. Yüksek sezonda Türkiye’de başarılı olduğumuz gibi başka ülkelerde de kışın yüksek sezonu yaşıyoruz. Dolayısıyla misafirimizle çok farklı ülkelerde farklı mevsimlerde buluşuyoruz. 

2020’ye hangi hedeflerle girdiniz? 

2020’yi 2019 kadar hatta daha başarılı bir yıl olarak görüyorduk. 2019 sonunda 2020’ye dönük rezervasyonları almaya başlayınca bu beklentimizin doğru olduğunu düşündük. Birçok tur operatörünün en büyük endişesi de güneyde yatak bulamamaktı. Bu nedenle herkes oda ve yatak kapatmaya yöneldi. Birçok tur operatörü ön ödemelerle otellerden yer kapattı. İstediğimiz fiyatlara oda satıyorduk. 2020 için 2019’dan yüzde 25 daha fazla büyüme hedefi SÖYLEŞİ koymuştuk ama hep beraber böyle bir şanssızlık yaşadık. 

2020 hedeflerinizde neler değişti? 

Bir kere “Biz riskleri dağıtan, sezon riski, ülke riskini çok iyi yöneten bir grubuz, dünyanın birçok yerinde tesisimiz var” diyorduk. Pandemiyle beraber bunun da çok yürümediğini gördük. Çünkü bir anda bütün ülkeler arka arkaya kapatma kararı aldı. Daha önce turist gelsin diyen birçok ülke bakanı, “Aman bize gelmeyin, sizi almayacağız” demeye başladı. Korkunç bir ironi ve paradoks yaşamaya başladık. Önce dünyada bütün tesislerimizi kapattık. Tesisleri kapatınca en büyük endişemiz çalışanlarımız oldu. “Arkadaşlar bu süreci çok büyük bir yatırıma çevirebiliriz. Kendimize yatırım yapalım. Bir dil bilen ikinci dili öğrensin. Bir dili iyi bilmeyen iyi öğrensin, salgınla ilgili, pandemi döneminden sonra en hazır tesis nasıl oluruz, kendimizi yetiştirelim” dedik. “Rixos Talks” dediğimiz dünyanın her tarafındaki çalışanlarımızı içine alan çok güzel söyleşiler başlattık. Gerçekten birbirimizi en iyi tanıdığımız süreç oldu diyebilirim. Diğer taraftan eksikliklerimizi keşfettik ve çok önemli eğitim programları koyduk. Ayrıca önemli bir projeyi bu süreçte geliştirdik. 

Yeni bir konsept mi? 

Yeni bir konsept ama gerçekten dünyada çok başarılı olacak, dünya çapında kurgulayacağımız bir iş. İki ay onu çalıştık. Birkaç ay daha çalışacağız. Eylül gibi o projemizle ortaya çıkacağız. 

 Peki tüm bu süreçte 25 otelden kaçı faaliyetlerini durdurdu? 

24’ü durdurdu. Sadece Antalya’da Rixos Belek açık kaldı. 

Sezona nasıl başladınız?

Türkiye’de 9 tesisimiz var, 7’si açık. Sezona kapatmadığımız tesisin avantajını yaşayarak başladık, çünkü Ramazan Bayramı ile beraber ülkemizde önlemler hafifleyince çok ciddi misafir talebimiz oldu. Sonra diğer tesislerimizi peyderpey açtık. Ardından dünyada bazı ülkelerdeki tesislerimizi açmaya başladık. Bizim Rixos olan ve Rixos ismi olmayan 30’a yakın otelimiz var. Şu anda 23’ü açık. Ülke ismi söylemeyeyim ama devletin açın dediği ancak bizim risk gördüğümüz için kapattığımız tesislerimiz oldu. Hatta “Niye kapatıyorsunuz” dediler, biz de “Misafirimizi ve çalışanımızı riske atamayız” dedik. Her işletmenin her bireyin buna çok hassas yaklaşması lazım. 

Sezona dair iyi ve kötü senaryonuz nedir? 

İyi senaryoda, 2020 için hedeflediğimiz bütçenin yüzde 20-25’ini yaparız. Kötü senaryoda da yüzde 10’unu yaparız. Bugün sorun şu: Cirolarımızın neredeyse yüzde 70’i haziran, temmuz, ağustos, biraz da eylülde gerçekleşir. Dolayısıyla haziran gitti, temmuzu şöyle böyle açmaya çalışıyoruz. Elimizde bir ağustos var, sonra okullar açılacak. Ama nasıl açılacak, hiçbir çocuğun okul süreci net değil. Eylül çok rahat olur mu bilmiyoruz. Ama umudumuz bu… Düzelme olursa eylül, ekim, kasım, aralık yüksek doluluklarla gider diye bir beklentimiz var. 

Bu yıl kaç ülkeden misafir gelir? 

Doğu Avrupa’dan birçok ülkeden geliyor. Yavaş yavaş Ortadoğu’dan açan ülkeler var. Bazı ülkeler açıyor, biz kapatıyoruz. Dolayısıyla ülkelerde karşılıklı riski ölçme mekanizması var. Biz risk gördüğümüz ülkeye açmıyoruz, bizi riskli gören bir başka ülke bize açmıyor. Ama şunu anladık ki bazı ülkeler bu işi kapatmayla çözemeyecek. Bu yıl herhalde 150-200 bin misafirimiz olur.

Otelleri yerli turistle doldurmak mümkün olabilir mi? 

Rixos markasına çok talep var, yılda 1 milyon misafir ağırlıyoruz, yarın fiyatları indirir ve doldururuz. Ama bunu dengeli götürmemiz lazım. Bu tesislerin her biri çok büyük yatırımlarla hayata geçti. Tesisimizi de korumalıyız, gelen misafirimizin beklentisi var, o beklentiye cevap vermeli, kaliteyi korumalıyız. Bu yıl grup olarak hedeflediğimiz cironun yarısını iç pazardan yaparız ama yarısı hala dışarıdan gelmeli. Gelmezse zorlanırız. 

 Pandemi çağına girdiğimizden bahsediliyor. Turizm bu ortamda nasıl dönüşecek? 

İşin açıkçası biz kapalı kalacak bir dünyayla ilgili bir model geliştirmedik; bununla ilgili bir çalışma yapmak da istemiyorum. Pandemi çağına girdiğimizi de düşünmüyorum. Dünyanın bu sorunu çözeceğine inanıyorum. Pesimist değilim. Sürekli yatırım yapıyoruz, inşaatı devam eden otellerimiz var. Dünyanın değişik yerlerinde 10’a yakın tesisin inşası sürüyor. Bu işin 3-5 ay içinde düzeleceğine inananlardanım. 

Devam eden bu 10 tesisin yatırım değeri nedir?

Biz bu yatırımları farklı modellerde gerçekleştiriyoruz. Markamızı verdiğimiz küçük yatırım ortağı olduğumuz, farklı ülkelerde farklı ortaklarla gerçekleştirdiğimiz ya da tamamıyla bizim yatırım yaptığımız modeller var. Toplam 2 milyar doların üzerinde bir yatırım söz konusu. 

 Bu süreçte ertelemek zorunda kaldığınız yatırımlar oldu mu? 

Başladığımız yatırımlarımızı devam ettiriyoruz. Ama proje aşamasında olan yatırımlarımızı bekletiyoruz. Zaten doğal bekleme durumuna girdik, çünkü banka da tasarlayan da bekliyor. Tesisi yaptığınız yere seyahat etme şansınız bile yok. Dolayısıyla şu bulutlar dağılsın bir bakalım. 

Global bir turizm markasısınız. Gelirlerinizin yüzde kaçı yurt dışı faaliyetlerinizden geliyor? 

Şu anda yurt dışı gelirlerimizde yüzde 55- 60’a yaklaştık. Turizm grubunda 2019’da 500 milyon dolar gibi bir ciromuz oldu. Önümüzdeki 5 yıl bunu 1 milyar dolara çıkarma gibi bir planımız var. Bu çalışılmış yatırımları olan somut projelere dayandırılan bir plan. İnşallah pandemi sürecine girmiş bir dünyada bunu gerçekleştiririz. 

Yurt dışında bulunan en büyük pazarlarınız hangileri? 

Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır bizim için büyük pazarlar. Ama şu anda daha çok Asya Pasifik’te çalışıyoruz. Vietnam’da yapımı devam eden tesislerimiz var. Çin’de somuta yakın uğraştığımız projelerimiz bulunuyor. Maldivler’de projelerimiz var. Bir de bizim ikinci önemli markamız Land of Legends’ın Türkiye’de ilkini açtık, onu geliştiriyoruz. Bu yıl da oraya ciddi yatırım yaptık. 

Ne kadarlık bir yatırım yaptınız? 

Yatırım sürekli büyüyor. Herhalde bu yıl yaptığımızla beraber toplam yatırım miktarı 400- 500 milyon dolar arasında bir yere gelmiştir. 

Accor markası ile yaptığınız iş birliği kapsamında 2025’e kadar 30 ülkede 100 otel hayata geçirme planınız vardı. Bu hedef revize oldu mu? 

Burada hedefi revize etmedik ama pandemiden sonra yönetim kurulunda bunu tartışmadık da... Önümüzdeki eylülde büyük bir toplantı yapacağız ve ona göre konuşacağız. Bildiğiniz gibi Accor pandemiden önce 36 saatte 1 otel açıyordu. Biz de Accor ile bu hızlarından dolayı ortak olduk. Türkiye’de herhalde başka hiçbir markanın yapmadığı stratejik bir iş birliği yaptık. Rixos adının büyümesi şartıyla ortak olduk. Grup içinde 30-40 marka var ama grup içinde biz Rixos’a hem pozitif ayrımcılık hem Rixos’u öne çıkarmayla ilgili çalışıyoruz. Hem Accor hem biz ortaya konan performanstan da son derece memnunuz. Accor’un dünyanın 143 ülkesinde ofisleri ve otelleri var. Dolayısıyla 143 ofis Rixos’u pazarlamak için çalışıyor. Görüştüğümüz binlerce yatırımcı bulunuyor. 2025’te 100 tesis çok mu hayalperestlik? Asla değil ama çalışmamız lazım.


“EN FAZLA DOLAŞAN İŞ İNSANIYIM”

DEĞİŞİM
Pandemi sürecinde yine dolaştım. Hırvatistan’daki yatırımıma gittim, oradan Fransa’da bir toplantıya geçtim; ondan önce Kazakistan’a gitmiştim. Hala Türkiye’de en fazla dolaşan iş insanıyım. Ama benim bakış açımda da bir değişim var. Daha önce kendimi mecbur hissedip gittiğim bazı toplantıları, teknoloji sayesinde evden yapmaya devam edeceğim. İŞİN PSİKOLOJİSİ Öte yandan bazı işler de var, saatlerce birbirimizle karşılıklı konuşmamız lazım. Orada teknikten öte işin içinde psikoloji ve pazarlık oluyor, onları Zoom’dan yapamam. Bir yemek yiyip konuşmak belki yemekten sonra “Bununla bu iş olmaz” deyip hiç iş konuşmadan kalkmak da gerekebilir. Ama pandemi sonrası benim seyahatlerim yarı yarıya düşer.



“4 LAND OF LEGENDS DAHA YAPACAĞIZ”

“ORTAK BULURSAK” 
Land of Legends aslında bir ekosistem.100 disiplinden biri otel. Geriye kalan 99 disiplin var. Alışveriş var, şovlar, temalı programlar, internet oyunu var ve bunların her biri başlı başına büyük bir iş. Biz gerçekten başarılı bir konsept geliştirdik, geçen yıl rakamlar çok iyiydi. Şimdi önümüzdeki 5-6 yıl yeterince para ve ortak bulursak dünyanın farklı bölgelerinde 4 Land of Legends daha açmak istiyoruz.
“FONLARLA GÖRÜŞÜYORUZ” Orta Doğu, Afrika, Amerika kıtası ve Uzakdoğu’da yapmayı planlıyoruz. Bununla ilgili somutlaştırdığımız görüşmelerimiz var. Tabii büyük fonlarla ve çok önemli yatırım gruplarıyla görüşüyoruz. 4 Land of Legends dediğimizde ilk etapta yaklaşık 3 milyar dolarlık bir yatırımdan bahsediyoruz. Öyle bir sermaye derinliğimiz yok ama önemli bir markamız var.
“OYUNU DEĞİŞTİRECEK ÜRÜN” Gelip gören herkesin şaşırdığı, herkesin mutlaka kendi ülkesine götürmek istediği bir proje. Turizm açısından Land of Legends hangi ülkeye giderse orada oyunu değiştirebilecek kapasiteye sahip bir ürün. Dünyada iki büyük rakibi var, onlar çok büyük. Biz küçük olmanın avantajını yaşıyor, çabuk karar alıyor, hızlı hareket ediyoruz, daha mütevazıyız. Onun için bu işe çok önem veriyorum. Şimdi küçük kızımı orada yetiştiriyorum o da medya iletişimi okudu, çok da seviyor. Akşama kadar çizgi film ve internet oyunu konuşuyoruz.



TAMİNCE’NİN HEDEFİNDE NE VAR? 


1Turizm grubunda 2019’da 500 milyon dolar gibi bir ciromuz oldu.
2 Önümüzdeki 5 yıl bunu 1 milyar dolara çıkarma gibi bir planımız var.
3 İyi senaryoda, 2020 için hedeflediğimiz bütçenin yüzde 20-25’ini yaparız.
4 En kötü senaryoda da yüzde 10’unu yaparız.
5 Sürekli yatırım yapıyoruz. 10’a yakın tesisimizin inşası sürüyor.
6 2025’e kadar 30 ülkede 100 otel hayata geçirme planını revize etmedik.
7 5-6 yıl içinde yeterince para ve ortak bulursak 4 Land of Legends daha açmak istiyoruz.



“SERMAYE DERİNLİĞİNE İHTİYAÇ VAR”

“TÜRKİYE ÇABUK TOPARLAR”
Bu süreç geçerse bence Türkiye çabuk toparlar. Ben mevcut tesisler ve yapıyla ilgili çok kalıcı hasarların olacağını tahmin etmiyorum. Ama sektörün sermaye derinliğinin olmaması sorun olabilir. Türkiye’de GSMH içinde turizmin payı geçen yıl yüzde 4,2 idi. Bunu en az yüzde 8’e çıkarma vizyonu vardı. Bu rakam İspanya’da yüzde 11-12, Yunanistan’da yüzde 20. Bunun için de yatırıma, sermaye derinliğine ihtiyaç var. Bunu çözemezsek uzun vadede sorun yaşarız. Hizmet sektörünün en önemli sacayağı turizm ve turizmle işsizlik paralel gidiyor.
ÇÖZÜLMESİ GEREKEN KONU Dünyada birçok büyük grup büyük hasarlarla karşılaştı. Onların toparlanması, bize gelmesi, yatırım yapması zaman alır. Bir de özellikle bankalar, turizm şirketlerini finanse etmede biraz daha endişeli olacaktır veya biraz daha dikkatli davranacaklardır. Önümüzdeki üç 3-5 yıl fonlar gelmeyebilir, o da turizmin gelişimini etkileyebilir. Devlet olarak buna farklı bir yaklaşım olur mu ona bakmalıyız. Turizmi, finansal ve yatırım anlamında en stratejik hale getiremedik. Borsada doğru dürüst turizm şirketimiz yok, çok ciddi anlamda büyük fonlarla ortak olan turizm şirketimiz yok. Sermaye derinliği çok büyük olan turizm şirketimiz yok. Bunu çözmeliyiz.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz