"3. Rönesans'ın içinde olmak istiyorum"

AKQA İstanbul CEO’su Alemşah Öztürk ile yaratıcı ekonominin gittiği noktayı, metaverse ile başlayan yeni Rönesans’ı konuştuk...

18.05.2022 11:19:000
Paylaş Tweet Paylaş
"3. Rönesans'ın içinde olmak istiyorum"

Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

19 yaşında ilk reklam ajansını kurdu, 20 yıl önce web sitesi, 15 yıl önce oyun yapıyordu. 5 yıl önce radarına start up dünyası girdi. Bugün blockchain, NFT, metaverse konularında Türkiye’nin en önemli liderlerinden biri. Ana işi reklamcılığıysa hiç bırakmadı. AKQA İstanbul CEO’su ALEMŞAH ÖZTÜRK , “Metaverse ile şu an 3’üncü Rönesans’ı yaşıyoruz. 3’üncü Rönesans’ın içinde olmak istiyorum” diyor. NFT ve metaverse’ün yeni büyüme fırsatları sunduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor: “Metaverse ekonomisi, 5 yılda 4 trilyon dolar büyüklüğe erişecek ve bu büyük değişim döneminde ilkleri hayata geçirmek için hazırız.”

Alemşah Öztürk, reklam sektörünün önemli liderlerinden biri. Ancak kendisi yaratıcılık, girişimcilik, teknoloji alanlarına olan ilgisiyle farklılaşan bir isim. 4129’un kurucusu ve ajans başkanı olarak tanıdığımız Öztürk, bugün farklı bir yapıya liderlik ediyor. Global reklam devi WPP’nin network’ü arasına katılan ve 4129 Grey olarak adı değişen ajans, AKQA Group çatısı altına girdi. Ogilvy ve 4129 Grey, AKQA İstanbul, şirketi olurken 4129 Grey CEO’su Alemşah Öztürk ise Türkiye’nin ilk 3 reklam ajansından biri olan AKQA İstanbul’un CEO’su oldu. Öztürk, aynı zamanda WPP’nin globaldeki 15 kişiden oluşan metaverse ve yeni teknolojiler beyin takımının bir parçası olarak da çok önemli bir görevi üstlenmiş durumda. Özellikle hedef kitlesi 25 yaş altında olan markalar için NFT ve metaverse projelerinin yeni büyüme fırsatları sunduğunu söyleyen Öztürk, “Bugün 420 milyar dolarlık hacme ulaşan metaverse ekonomisi, 5 yılda 4 trilyon dolar büyüklüğe erişecek. Şu an 3’üncü Rönesans’ı yaşıyoruz. COVID ile birlikte 2020 yılını yeni milat olarak kabul ediyoruz” diyor. Bu büyük değişim döneminde ilkleri hayata geçirmek için hazır olduklarını söyleyen Öztürk, “Şimdiden NFT koleksiyonu, blockchain oyunları ve metaverse world building konularında projeler üzerinde çalışmaya başladık” diyor. AKQA İstanbul CEO’su Alemşah Öztürk ile yaratıcı ekonominin gittiği noktayı, metaverse ile başlayan yeni Rönesans’ı konuştuk:

Hem yaratıcı taraftan geliyorsunuz hem girişimciliğiniz var. Sizi tanıyabilir miyiz? 

 Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği birinci sınıfta okurken o mesleğin bana göre olmadığını fark ettim. Hayatımın geri kalanında ne yapacağımla ilgili ciddi bir umutsuzluğa düştüm. O sıra internet sağlayıcılar yeni çıkmıştı. Net One, web sitesi için birini arıyordu. Henüz çok genç ve şuursuzca aldığım karar, kariyerimin başlangıcı oldu. Çünkü orada çok boş vaktim oldu ve tasarım, kodlama da öğrendim. Sonra bir ajansa girdim. 21 yaşındayken arkadaşlarımla Türkiye’nin ilk dijital ajansı Plus V2’yi kurduk. O işte çok geliştik ama 23-24 yaşlarımızda günde 20 saat çalışınca sıkıldık ve başka işler yapmak üzere dağıldık. Ben biraz oyun sektöründe ve sonra yine ajansta çalıştım. Sonra bir ajans daha kurdum. 

 4129’u ne zaman kurmuştunuz? 

 2007’de 30 yaşına girdiğimde tam hayat değişikliği kararları alırken istediğim gibi bir ajans kurmayı denemek istedim ve 4129’u kurduk. Adı İstanbul’un enlem ve boylamından geliyor. Türkiye’nin çok büyük markalarıyla çalışmaya başladık. 2010 yılında WPP ajansı satın almayı teklif etti. Bir kısmını sattım, bu da Grey sürecinin başlangıcıydı. Artık 4129 Grey idik. Grey’in altında ama ayrı bir ajans olarak bağımsız kaldık. Çok başarılı bir 4-5 yıl geçirdik. Sonra Endeavor sürecim başladı. Global Endeavor girişimcisi oldum ve bu bana LinkedIn kurucusu Reid Hoffman gibi insanlardan akıl hocalığı alma şansı verdi. Joe Biden, başkan yardımcısıyken bir girişimcilik konferansı için Türkiye’ye gelmişti ve beni Türkiye’de girişimciliğin örnek ismi olarak gösterdi. 

 Biden’ın sizden nasıl haberi olmuş? 

 Bir şekilde olmuş, ben de bilmiyorum. O süreçte çok yatırım yapıyordum, çok değişik projelerin içindeydim. Birkaç start up’ım vardı. Bunlar da başarılı olmuştu; demek ki bir şekilde Biden’ın önüne gitmiş. Endeavor etkisi de denebilir. 

 Hangi start up’lardı? 

 Biri Grupanya idi, kurucularından biriyim. Diğeri oyun şirketi Social Gamer. Hatta biz onunla “Kebap Dünyası” diye o zamanki Farmwille’in Türk versiyonunu yapmıştık. WPP süreci sonrasında reklamcılığın yanında biraz daha melek yatırımcılığa odaklandım. İlk yatırımım bugün bir unicorn olan Insider’aydı. Insider’a Türkiye’de ilk yatırım yapan 3-4 kişiden biriyim. Bu yatırımı Galata Melekleri olarak yapmıştık. O dönemden bu zamana kadar 25-30 start up’a daha yatırım yaptım. 

AKQA İstanbul adı altında birleşme ve grup CEO’luğuna geliş süreciniz nasıl oldu? 

 2015 yılında WPP, “Grey ve 4129 ayrı ajans ve sen çok başarılı gidiyorsun. O yüzden Grey’i sana vermek istiyoruz. Bu ikisini birleştir ya da ayrı tut, ne yapıyorsan yap” dediler. Dijitalde yaşayan, bir stratejisi olan, markanın derdini dijitalde anlatmaya çalışacak işler yoktu. Bizim durduğumuz yer de tam orası. Dijital pazarlama ve yaratıcılık. Bu modeli başarıyla hayata geçirdik. Zaman içerisinde Türkiye’nin en yaratıcı ajansı seçildik. O zamandan beri de hep ilk 3 içindeyiz. İşte bunun sonunda grup CEO’su oldum. 

AKQA Group İstanbul çatısı altında hangi şirketler var? 

 Ogilvy ve 4129 Grey, WPP bünyesindeki AKQA çatısı altında birleşti. Ben, grup CEO’su oldum. Grup içinde globalde de rollerim var. Avrupa bölgesindeki yaratıcı liderlerden biriyim. Metaverse konusunda globalde yaklaşık 15 kişiden oluşan beyin takımının bir üyesiyim. Tüm network’lerden ya da şirketlerden bağımsız konu, spesifik olarak beraber çalışıyoruz. AKQA İstanbul bünyesinde yer alan 4129 Grey, dijital dünyada yeni marka hikayelerinin yaratılmasında ciddi yetkinliğe sahip bir ajans. Dolayısıyla bu kadar büyük bir değişim döneminde de ilkleri hayata geçirmek için hazırız. Yalnızca metaverse ve NFT projelerine odaklanacak yeni bir departmanı hayata geçirdik. Burada özellikle Metaverse alanında yaratıcı konseptler üretmek ve marka ihtiyaçlarına hizmet edecek projeler geliştirmek için çalışıyoruz. Blockchain DeFi, NFT ve gaming alanlarında Pera Finance, Spintop Network, Heroes Chained, Fluffy Polar Bears gibi projelerde tecrübe sahibi bir ekibe sahibiz. Şimdiden NFT koleksiyonu, blockchain oyunları ve metaverse world building konularında çalışmaya başladık. Ajans dışında girişimcilik yönümü de devam ettirdim. 

Insider, unicorn oldu. Yatırımlarınızdan başka unicorn çıkar mı?

 İngiltere’de video içerik işinin ortağıyım. O unicorn olmaya doğru gidiyor. 2018 sonundan itibaren yatırımlarımı blockchain’e doğru kaydırdım. 2020-21 döneminde de o konuda birkaç projede kurucu ortaklık yaptım. Spintop Network diye bir blockchain gamefi ekosistem start up’ımız var; blockchain oyun dünyasının ana token’ı olmak istiyoruz. Bir nevi ekosistemin ana taşıyıcı damarı olmak gibi düşünebilirsiniz. Heroes Chained adında bir blockchain oyununun da kurucu ekibinde yer aldım ve yatırımcısı oldum. Selçuk Erdem ile Fluffy Polar Bears adında Türkiye’nin ilk NFT koleksiyonunu çıkardık. Arkasından da birkaç start up’la blockchain dünyası içinde hem yatırım yapıyorum hem girişimler çıkarıyorum. 

 Pandemi ve sonrasında reklam harcamaları nasıl değişti? Bu süreçte markalar nasıl bir dönemden geçti? 

 COVID’in başında 4-5 ay herkes sarsıldı ve durdu. Sonra satış yapabilmek için küçülmüş olan bütün bütçesini dijitale kaydırdılar. Bu yüzden dijitale yatırım büyüdü, iş yapan marka sayısı arttı. Dünyada dijitale yatırım yüzde 30-40 arttı. COVID öncesinde pazarlama bütçelerinin yüzde 40’ı dijitale gidiyordu. COVID’le beraber bu rakam yüzde 90’a kadar çıktı, sonra tabii biraz geri geldi. 2020’de reklam harcamaları dijitalde artsa da toplamda düştü. 2021’de eski seviyesini geçerek ufak da olsa büyüdü. 2022’de daha yukarıda ilerliyor. Bu süreçte markalar dijitali öğrenmek zorunda kaldı. Dijitali hiç kullanmayanlar öğrenirken biraz kullananlar çok daha iyi öğrendi. Bu savaşın en büyük kazananlarından biri, bence TikTok. Uzaktan yapılacak işlerle ilgili insanların alışkanlığı değişti. Buradaki en büyük soru şu: Bu 2 yılı unutup tamamen geriye dönecek miyiz? COVID’in başında herkes ofise döneceğini düşünüyordu. Çalışanların yüzde 80’i ofiste çalışmak istiyordu. Bir yıl geçtiğinde aynı testi yaptım. Bu defa evden çalışmak isteyenlerin oranı yüzde 60’a geldi. Sonra bu oran yüzde 80’e çıktı. Bence artık insanlar ofise dönmeyecek. Şu an 300 kişilik ajansta sadece 30 kişi ofiste çalışmak istiyor, yani yüzde 10. Ama tamamen evden çalışmanın sıkıntıları var; o yüzden de hibrit modellerin nasıl çalışacağını düşünmek gerekiyor. Son 3 yılda her yıl yüzde 25 büyüdük. Evden çalışma finansal sonuçları olumsuz anlamda değiştirmedi, ama burada sıkıntı kültürde olabiliyor. Şirketin kültürünü, kime dokunursan ondan öğrenirsin, oysa topluluktan öğrenmen gerekiyor. Kültürel olarak bir geçiş dönemindeyiz ve hibrit sistemin devam edeceğini düşünüyorum. 

2021 cironuz ve büyüme oranınız nasıl oldu?

 Ciromuzu açıklayamasam da Türkiye’nin ilk üç ajansından biriyiz. Genellikle büyüme olarak enflasyonun üzerinde kalmaya çalışıyoruz. Bu yıla kadar yüzde 20-30 bandında büyüyorduk. 2022’de yüzde 40 büyüme hedefliyoruz. Temelde enflasyonun büyümesini yakalayabilmemiz lazım. Ama değişiyor, çünkü bütün bu 2 yıl müşterilere birkaç şey öğretti. Öncelikle dijitali öğrendiler. Müşterilerin algısı değişti ve yeni dünyada neler olduğunu merak etmeye başladılar. Herkes TikTok gibi mecralara giriyor. Bunun üzerine NFT ve metaverse geldi. İnsanlar zaten yeni bir şey arıyordu. Al sana yeni bir dünya, keşfet, zaten evde oturuyorsun. İçerik yaratıcılar ve platform yaratıcılar, 2 yıl boyunca evde yaşayan ve alışkanlıkları değişen kullanıcıların şimdi alışkanlıkları değişmesin diye uğraşıyor. Günde 2 saat video izleyenler, artık 4 saat izliyor. l Peki post pandemi döneminde tüketici ve markalar açısından neler yaşanacak? n Kripto borsalar, NFT, metaverse, oyun şirketleri büyüyor, oyun şirketlerinin sayısı artıyor. Hem markalar hem tüketici için artık daha kaliteli zaman, daha fazla seçenek, daha fazla fırsat var. Geçtiğimiz günlerde Justin Bieber, sanal gerçeklik platformunda bir konser verdi. Konseri 2,4 milyon kişi izlemiş. O kadar kişiyi bir stadyuma sokamazsınız, biletini satamazsın, organizasyonunu yapamazsın. Onun yerine gerçek zamanlı ve 3 boyutlu çok güzel bir dünya yaratıyorsun. Sanatçı normalde aldığı paranın 10 katını aldı. Metaverse, eğlence dünyasını, içerik dünyasını değiştiriyor. Her yeni teknoloji geldiğinde o teknolojinin bir önceki versiyonundan daha büyük bir kitleyi içine alıyor. Ben mesela e-kitap da okuyorum basılı kitap da ama eskiden 30 kitap okuyorsam, şimdi 50 kitap okuyorum. Bunun 30’u basılı, 20’si dijital oluyor. O yüzden teknoloji insanların alışkanlıklarını değiştiriyor ama yok etmiyor. 

Metaverse ile yaratılan ekonominin boyutu nereye ulaşacak?

 Tamamen yeni bir ekonomi oluşacak. Bugün fiziksel dünyada yapılan işlerin metaverse versiyonları olacak. Tasarımcılar, 3D kıyafet tasarlayacak. Belki birileri metaverse’te emlak danışmanlığı yapacak. Metaverse’e özel etkinlikler düzenlenecek. Sıfırdan bir ekonomi yaratılıyor. Şu anda metaverse’te 420 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklük söz konusu. Bunun 5 yıl içinde 4 trilyon dolar olması bekleniyor. 

 Metaverse başlangıcı nedir? 

 İlk NFT, metaverse konseptleri 2018- 2019’da başlıyor. Sandbox’ın çıkışı benim için metaverse ama burada çok tartışma var. Çünkü metaverse kavramını dile getiren ilk kişi, Türkçeye Parazit adıyla çevrilen 1992 tarihli bilimkurgu romanı Snow Crash’in yazarı Neal Stephenson’dı. Kelimenin anlamı 3 boyutlu sanal dünya. O zaman Second Life da metaverse Fortnight da metaverse. Ama yeni nesil metaverse’ün tanımı bir şekilde bir yaratıcı ekonomi yaratabilmek ve bu dünyada yaşamın sürekli olması. Yeni nesil metaverse tanımında merkeziyetsizlik ve yaratıcı ekonomi var. Sandbox, Decentraland bir metaverse. Kelime 30 yıllık ama yeni nesil metaverse 2018’de başladı. Bu 420 milyar dolarlık dünyanın içinde Facebook’tan Netflix’e Microsoft’tan Apple’a, NVDIA’dan Sony’ye herkes var. Bunun içinde deneyim ekonomisinden yapay zekaya her şey var. 

5 yıl içinde 4 trilyon dolara ulaşacağı öngörüsünün temelleri nedir?

 Şu an başlangıç aşamasındayız. Şu an dünyada milyarlarca insan var ama NFT cüzdanı olan milyonlarca insan var. O yüzden rakam 100 milyona çıktığında başka bir şey konuşacağız. 

 NFT nasıl büyüyecek? En önemli vaadi nedir? Talep nasıl artacak? 

 Tuval artık dijital. Sanatçının sanatını yapması değişmedi, sanatçının kendini ifade ettiği tuval değişti. Sanat modern teknolojiyle beraber dönüşüyor, kendini ölümsüzleştirmenin yolunu bulmaya çalışıyor. NFT bir format, bir kutu. Sen bu kutunun içerisine ne koyarsan bu kutu el değiştirdikçe kendi kaydını update ediyor. Ben şimdi NFT aldım, içine sanat eseri koydum, bu artık bir sanat NFT’si oldu. Bir bir NFT kutusu yaptım içine bilet koydum, bu bilet NFT’si oldu, içine abonelik koydum abonelik NFT’si oldu. Bugün bir start up kursam ve bilet işine girsem her şey blockchain’de duracak o yüzden dolandırılma ihtimali olmayacak. 

 Metaverse markalar açısından “Pazar bitti yaşasın yeni pazar” mıdır? 

 Hem evet hem hayır. Metaverse, tüm eğlence ve örneğin sinema sektörü için tamamen yeni bir alan anlamına geliyor. Yine yeni sanal işler doğuyor. Öte yandan dünyada birçok konuda eşitlikle, adaletle ilgili problemin çözümü metaverse’de mümkün. Kimse metaverse’de sana ayrımcılık yapamaz. Metaverse, senin nereli olduğunun, nerede yaşadığının, cinsiyetinin ya da fiziki görünümünün eşitsizliğe maruz kalmana neden olamayacağı bir dünya. Metaverse’te herkes, ‘kendine ait bir oda’ bulacak. Bir sonraki nesil için yani 7 yaş ve altındaki nesil bunun içine doğacak. Çocuklar headset’ini takıp okula gidecek. Aynı anda iki dünyayı da yaşayacağız. Şu anda 5G ile Japonya’da bir doktor İngiltere’deki hastasını ameliyat edebiliyor. Oradaki robotu kontrol ederek bunu yapabiliyor. Şu anda 5G hızı, milisaniye seviyesinde veri transferi yapmamıza izin veriyor. O yüzden de doktorun eli titrese hasta ölecekken bu teknolojide o ihtimal önlenebiliyor. Bu daha da gelişecek. Şu anda Web 3.0’ı yaşıyoruz. Blockchain teknolojisi ve merkeziyetsizlik üzerine kurulu web’in adı Web 3.0. O yüzden bazı şeyleri gerçek dünyada yapmak daha kolay olacak bazı şeyleri metaverse’te. Bundan 5-10 yıl sonra her öğrencinin kendi yapay zeka öğretmeni olacak. Daha birkaç nesil arada kalacak.


ALEMŞAH ÖZTÜRK’ÜN GÜNDEMİ
 

1 Bugün 420 milyar dolara ulaşan metaverse ekonomisi, 5 yılda 4 trilyon dolar olacak.
2 Birinci Rönesans 14’üncü yüzyıldı, 2’nci Rönesans 90’lar, şimdi 3’üncü Rönesans başladı.
3 Metaverse’de herkes ‘kendine ait bir oda’ bulacak, eşitsizliklerin sona ereceği yeni bir dünyaya gidiyoruz.
4 Metaverse ve NFT’ye odaklanacak departman hayata geçirdik. Selçuk Erdem ile Fluffy Polar Bears adında Türkiye’nin ilk NFT koleksiyonunu çıkardık.
5 Blockchain DeFi, NFT ve gaming alanlarında Pera Finance, Spintop Network, Heroes Chained, Fluffy Polar Bears gibi projelerde tecrübe sahibiyiz.
6 NFT, blockchain oyunları ve metaverse world building konularında projeler yapıyoruz.
7 NFT, doğru kişi doğru proje doğru markayla hemen başarıya dönüşebiliyor.
8 NFT koleksiyonları moda markaları ve hedef kitlesi 25 yaş altı olan markalar için çok doğru.
9 2018 sonundan itibaren yatırımlarımı blockchain’e kaydırdım.
10 Spintop Network diye bir blockchain gamefi ekosistem start up’ımız var, blockchain oyun dünyasının ana token’ı olmak istiyoruz.



“ÜÇ PROJE ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ”

“YARATICILIK ANA İŞİM” 
Şu an blockchain, NFT, metaverse konusuna çeşitli projelerle girdim. Bunlarla uğraşıyorum, çünkü 3’üncü Rönesans’ın içinde olmak istiyorum. Yaratıcılık benim ana işim. Yeni konseptlerle yaratıcılığı nasıl birleştirebileceğime odaklıyım. Geçenlerde metaverse hizmetlerimizi duyurduk. Bu dünyaya girmek isteyen, NFT yapmak isteyen, oyun yapmak isteyen markalara, kişilere davetimizi yaptık. Türkiye’de hem token hem NFT çıkarmış hem metaverse ile uğraşmış bir tek ben varım.

NFT! HEMEN ŞİMDİ Şu an her şey zar. Çöpe atacak milyon doların varsa gel metaverse yapalım, ama yoksa 1 yıl daha bekleyelim. NFT öyle değil her marka hemen girebilir. NFT, doğru kişi, doğru proje, doğru markayla hemen başarıya dönüşebiliyor. NFT koleksiyonları moda markaları ve hedef kitlesi 25 yaş altı olan markalar için çok doğru. Decentraland, Sandbox, Fortnight hangisi popüler alacak bilmiyoruz. Markanın metaverse için bütçesi varsa deneysel işler yapılmalı. Şu an 3 proje üzerinde çalışıyoruz.



“SİSTEM ADİL OLMAYANLARI AYIKLIYOR”

“PICASSO’DAN FAZLA KAZANDILAR”
NFT’ye olan ilginin çok net bir sebebi bulunuyor. Büyük bir ticari sebep var, o da onu orjinalliğe bağlıyor. Eskiden Picasso’nun ilk işlerinden biri 100 bin dolara satılmış. Ama bugün o tablo 70 milyon dolara satılıyor. Ama Picasso sadece 100 bin dolar kazandı. Aradaki herkes Picasso’dan daha çok kazandı. Picasso bunu NFT olarak satsaydı, kendi tanımladığı kurala göre her satıştan pay alacaktı. Picasso her satışta milyon dolarlar kazanmaya devam edecekti.

“SANATÇILAR FIRSATI GÖRDÜ” 
Şimdi sanatçılar bunu gördü. En büyük fırsat o. O yüzden de sanatçılar için NFT’nin en önemli amacı bu. İkincisi sanatçıların hayatı tüm aracıları iknayla geçiyordu. Şimdi hiçbirine ihtiyaç yok. Bütün sektörler evrimleşirken önce mecburiyetten bir model başlıyor. Bunu da en başta sömürenler oluyor. Sanatçısını destekleyen, adil para kazanan küratörlerin değeri artacak. Dijitalde de sanatçılar onu tercih etmeye başlayacak. Sistem şu an adil olmayanları ayıklıyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz