""Artık dünyayı düşünüyoruz""

Damat, Tween ve D’S Damat markalarıyla bugün 60 ülkede varlık gösteren Orka Holding, önümüzdeki 5 yılda 10 yeni ülkeye etkin şekilde girmeyi planlıyor. Holding hâlihazırda Dubai ve Katar’a girişe hazırlanırken, yeni Çinli ortaklarıyla da Asya pazarında aktif olmayı öngörüyor. Uzun vadeli hedeflerinde ise ABD var. Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı SÜLEYMAN ORAKÇIOĞLU, “5 yıllık hedefimiz, kendi segmentimizde global olarak akla gelen ilk 5 markadan biri olmak. Bunu rahatlıkla başarabileceğimize inanıyoruz” diyor.

27 AĞUSTOS, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
"Artık dünyayı düşünüyoruz"
Orka Holding erkek hazır giyim sektörüne 1986 yılında Damat markasıyla girdi. Bugün ise Damat, Tween ve D’S Damat olmak üzere üç markası, 240 mağazası ve 400 satış noktasıyla erkek moda sektörünün öncülerinden… Johannesburg’tan Kahire’ye, Barselona’dan Bakü’ye 60 ülkedeki mağazalarıyla başarısını globalleştiren şirket şu sıralar Rusya ve Romanya’da yayılmakla meşgul. Holdingin önümüzdeki dönemde radarında ise Körfez Bölgesi ve Çin var. Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “Körfez bölgesinde çok önemli gruplarla anlaşmalar yaptık. Dubai ve Katar için şimdiden yerimizi netleştirdik. Ayrıca Çin’de çok büyük bir grup bizimle beraber çalışmak istiyor. O grupla da Çin’de etkin olma konusunda yaptığımız bir anlaşma var” diyor. 5 yılda 70 ülkede var olmayı hedefleyen holdingin yurtdışında yayılma stratejisi de net. Orakçıoğlu, “Daha önce yurtdışına açılım yaparken hedefimiz bir ya da iki mağaza açmaktı ama şu anda seçtiğimiz pazarda ilk yıl mutlaka 5, ikinci yıl 10 ve daha sonra daha fazla mağaza açabileceğimiz ülkelere gidiyoruz” diye konuşuyor. Marka, Batı cephesinde Avrupa’ya yerleşmenin rahatlığıyla gözünü ABD’ye dikmiş. Orakçıoğlu, “Uzun dönemde bizim hedeflerimizde ABD var” diyor. İşte Orakçıoğlu ile sohbetimizden satırbaşları… 
* Türkiye’de erkek hazır giyim pazarının son durumu nedir? 
* Modern perakendenin giderek toplam perakende içindeki yerinin arttığını görüyoruz. Bu, yaklaşık yüzde 70’ler seviyesinde. Toplam perakendede büyüme yüzde 3 iken, modern perakendede büyüme yüzde 14. Bu büyüme modern perakendenin kendisini dünya standartlarında geliştirmesinden kaynaklanıyor. 
* Bugün pazardaki en büyük zorluk nedir? 
* Rekabet giderek artıyor. Tüm dünya markalarının da bizim pazarımızda olduğunu görüyoruz. Burada bizlerin uygulayacağı stratejilerin de lokal değil global olması lazım. Yoksa rekabet etmek mümkün değil. Bunun için de kendimizi değiştirmeli, geliştirmeli ve her şeyden önce sisteme ve altyapıya yatırım yapmalıyız. Baktığımızda bunun da adı kurumsallaşma aslında… Kurumsallaşma dediğimiz zaman burada yine standartlar çok farklı. Bizim işimiz artık bir mühendislik oldu. Yani burada sonuç odaklı çalışmak, her şeyin ölçülebilir olması lazım. KPI verileri dediğimiz; metrekare verimlilikleri, mağaza giriş sayıları, fatura büyüklükleri, faturalardaki ortalama ürün satış miktarı bunların hepsinin performans olarak ölçülmesi gerekir. Biz mesela son 4,5 yıldır kârlılıkla birlikte EBITDA oranlarımızla ilgili her şeye bakıyoruz. Bunlar global standartlar. Dünyada bizim sektörümüzde bu işi yapan kurumsallaşmış firmalardaki sistem neyse bizdeki de aynı. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz