"Ceo’lar Haftasonu Kaçkını!"

Yoğun iş temposu nedeniyle uzun tatillere çıkamayanlar ya da küçük fırsatlar yaratarak stres atmak isteyenler artık daha sık hafta sonu kaçamakları yapıyor. İş dünyasında birçok isim bazen bir gün ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Ceo’lar Haftasonu Kaçkını!

Yoğun iş temposu nedeniyle uzun tatillere çıkamayanlar ya da küçük fırsatlar yaratarak stres atmak isteyenler artık daha sık hafta sonu kaçamakları yapıyor. İş dünyasında birçok isim bazen bir gün bazen tüm hafta sonunu geçirmek için bir saatlik uçak ya da birkaç saatlik otomobil yolculuğu mesafesindeki noktalara kaçıyor. Burada dinlenirken stresten arınıyor, sevdikleriyle keyifli zamanlar geçirirken yaşamın tadına varıyor ve yeniden motive oluyorlar.

hedHaftanın bütün yorgunluğundan kurtulmak, stresten arınmak, yaşamın tadına varmak, görülmeyen yerleri keşfe çıkmak ve ihmal edilenleri telafi etmek… Küçük bir kaçamak yapmak isteyenler için neden aramaya gerek yok. İş dünyasında birçok iş insanı bugün 1-2 haftalık uzun tatillere çıkacak zaman bulamıyor. Bu nedenle tatiller için küçük kaçamaklar yaratıyor. Bu küçük kaçamaklarda çoğu bulunduğu şehre birkaç saatlik mesafeleri tercih ederken, uçakla en fazla 1 saatlik yerler de uzaklık kavramının dışına çıkabiliyor. Birkaç günlük bu tatillerin iş insanları için önemi ise ölçülemeyecek kadar çok.

Örneğin Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane, genellikle ailesiyle birlikte yaptığı küçük kaçamaklar sayesinde iş yoğunluğu gibi konuların rafa kalktığını söylüyor, “Yerini rahatlama, mutluluk ve keyif alıyor” diyor. Barilla Ülke Müdürü Güneş Karababa da kızı ve oğluyla Sapanca’daki evinde geçirdiği zamanlara paha biçemiyor. Özellikle çocuklarıyla evin bahçesindeki kestane ağacına bağlanmış hamakta uyumanın kendisi için vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. “İnsan adeta yeniden doğmuş gibi oluyor” diye konuşuyor.

Sadece Nane ve Karababa değil, iş dünyasındaki birçok isim için durum benzer nitelikte. Capital iş dünyasına haftasonu kaçamaklarını sordu. Bu kaçamakların onlar için önemini ortaya çıkardı.

Motosikletle Ankara’dan Kaçış

Akman Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Akman, küçük kaçamaklarına motoruyla çıkıyor. Ankara civarında sürekli gittiği birkaç noktanın olduğunu belirten Akman, “Bu kaçamaklar benim için adeta tedavi ve terapi oluyor. Yaklaşık 100-150 kilometrelik mesafedeki yerlere gidiyorum. Bir saat gidiş, bir saat dönüş alan bu noktalarda 3-4 saat geçirmek bana çok iyi geliyor” diyor.

Akman’ın gittiği yerlerin başında Gölbaşı var. Burayı, “Fevkalade dingin, etrafında küçük, salaş çay-kahve içilebilecek kulübeler var. Gölde çeşitli kuşlar sürekli hareket halinde. Gölün etrafında da yürüyebilecek patikalar bulunuyor” sözleriyle tanımlıyor.

Akman’ın gözde destinasyonlarından bir diğeri ise Beynam Ormanları. Motosiklet ile 45 dakika süren bu ormana giderken yanında mutlaka sıcak içecek götürdüğünü belirten Akman, “Orada yaptığım 1-2 saatlik yürüyüş de tüm negatif yüklerden kurtulmamı sağlıyor. Genelde mücadele verip, çözüme ulaştığımı düşündüğüm ancak aniden bir adım ileriye gidemediğimi fark ettiğim zamanlarda şehirden kaçarak bu yerlerde soluğu alıyorum” diye konuşuyor.

Yazın Bodrum’a Kışın Kartalkaya’ya

Logo Business Solutions CEO’su Ali Güven, kendini çok fazla iş stresi yaşamayan biri olarak tanımlıyor. İş ne kadar zor ve yoğun olursa olsun kendini motive edebilme özelliğine sahip olduğunu belirten Güven, buna karşın belirsizliklerin ve insan ilişkilerindeki karmaşanın kendisini yorduğunu ifade ediyor. “Yani aslında ben özel hayatımda daha fazla bunalıp, streslenip, iş hayatında bunu atan biriyim. Garip ama gerçek” diyor.

Bu nedenle Güven, pek çok iş insanının aksine yorgunluk ve stres atmak için değil, sadece yakınlarıyla vakit geçirebilmek amacıyla küçük kaçamakları tercih ediyor.

“Bazen annemle ve kızımla vakit geçirmek için haftasonu planları yapıyorum. Bu gibi durumlarda kışın Kartalkaya, yazın ise Bodrum’a gidiyorum” diye konuşuyor.

Güven, haftasonlarını ise genellikle İstanbul’da gezerek geçirmek taraftarı. Bu şekilde daha iyi dinlenebildiğini dile getiriyor. Boğaz yürüyüşleri yapmayı, Nişantaşı ya da Kapalıçarşı gibi yerlerde vakit geçirmeyi çok sevdiğini söylüyor.

Kısa Tatillerin Dayanılmaz Cazibesi

Stresten uzaklaşmak ya da önemli bir karar almak için şehirden uzaklaşmak istediğinde yakın yerleri tercih eden Hey Tekstil’in patronu Aynur Bektaş, “Memleketim olan Çerkeş ve yine eşimin memleketi olan Hacı Bektaş’a gidiyorum. Hem fabrika hem aile ziyareti oluyor” diyor. Uludağ, Çanakkale ve Çeşme de Bektaş’ın birkaç günlüğüne dinlenmek için gittiği yerler. Bektaş, bu yerleri tercih etmesinin nedenlerini de şöyle sıralıyor: “Sakin, doğa ile iç içe yerler olması, doğal yapıları gitmemin ana sebepleri. Nefes almak ve stresten uzaklaşmak için buralara gitmeyi seviyorum. Kendi kendime kaldığım için sakin düşünüp olumlu kararlar alıyorum. Bazen bu kısa tatillerin cazibesine kapılıp emekli olma kararı aldığım da oluyor ama işe dönünce bu kararım değişiyor.”

Dinlenmek De Çalışmanın Bir Parçası

Gantek Genel Müdürü Selda Bağdat Bahadır, haftasonu tatillerini hızlı iş temposuna küçük aralar vermek için iyi bir fırsat olarak görüyor. İki günlük molalar için genellikle Bodrum’u tercih ediyor. Ancak buralara kış ve bahar aylarında gitmeyi daha cazip buluyor. “Bunun nedeni turistik kalabalığın hissedilmediği dönemlerde Bodrum’un sakin bir balıkçı kasabası görünümünde olması. Deniz havası ve sağladığı huzurlu ortam bu mevsimlerde Bodrum’u çekici kılıyor. Yaz ayları gelince küçük tatiller için Sapanca’ya gidiyoruz. Dede memleketim olan Sapanca, yeşiller için huzurlu zaman geçirme imkanı sağlıyor. İşlerin yoğunluğuna göre organize olabilirsek Amsterdam gibi şehirlere kısa yurtdışı gezileri yapıyoruz” diyor.

Değişik yerlere gitmenin kişinin kendini yenilemesi için güzel bir zemin hazırladığını düşünen Bahadır, stresten uzaklaşarak sükûnet içinde 1-2 gün geçirmenin de iş yaşamına önemli faydalar sağladığı görüşünde. “Farklı ortamlar farklı bakış açıları geliştirmenize, çözümü zor görünen problemleri çok daha farklı ve değişik yollardan daha kolay çözmeye yardımcı olabiliyor. Kısaca dinlenmek de, çalışmanın bir parçasıdır diye düşünüyorum. Hatta eksik edilmemesi gereken önemli bir parçası” diye konuşuyor.

Süzer’in Gizli Cenneti Marmara Adasında

Süzer Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhan Süzer’in gerçekten dinlenebildiği yerler spor yapıp denizin keyfini çıkarabildiği destinasyonlar. Bu nedenle haftasonu çıktığı küçük kaçamaklarda kışın Uludağ, yazın da Marmara Adası’nı tercih ediyor. Uludağ’da kayağın, Marmara Adası’nda denizin keyfini çıkarıyor.

“Uludağ’daki Le Chalet Oteli favorim. Yaz için ise Marmara Adası’ndaki Yelkovan Ada Evleri’ne gidiyorum. Her iki otelin özellikleri birbirine benziyor. Her ikisi de butik otel konseptinde. Kişiye özel ve özenli servis anlayışı var. Yemekler gerçekten lezzetli. Buralarda dinleniyor, kafamı boşaltıyor ve bol bol spor yapabiliyorum” diyor.

Bu kaçamakların Süzer’e iş yaşamındaki geri dönüşü de oldukça iyi. Bu geri dönüşlerden birini Süzer şöyle paylaşıyor: “Tatilde olmama rağmen en son Marmara Adası’nda bulunduğum haftasonu Turkent A.Ş. ile ilgili satış sürecinde önemli aşamalar kaydettik. Sonrasındaki takiple süreci hızlandırdık.”

Kıyıköy’de Balık Yemenin Tadı Başka

C5 Genel Müdürü Serhat Özeren de 1-2 günlük kısa tatiller için İstanbul’da 160 kilometrelik uzaklıktaki Kıyıköy’ü tercih ediyor. Burayı tercih etme nedenini de şöyle anlatıyor: “Karadeniz’e bakan bir yükseltide, virajlı bir yoldan gidiyorsunuz ama manzarası harika. Yolda dinlenmeniz, piknik yapmanız, temiz havayı soluyarak kafanızı dinlemeniz de mümkün. Bu doğa harikası köy, Bizans döneminde bir sayfiye yeri olarak biliniyordu. O zamanki adı Salmidores’ti. Köyün girişindeki sur kalıntıları o dönemlerden... Bir de tarihi Aya Nikola Manastırı var. Manastırın Cenevizliler’den kaldığı da söyleniyor.”

Özeren’e göre Kıyıköy’ü popüler yapan özellikleri denizi ve havası. Burada hem doğayla iç içe olmak hem denize girmek mümkün…Özeren, “Hem de sakin bir balıkçı köyünün huzurunu yaşıyorsunuz. Doğa gezileri ve trekking severler bu tarihi köyün keyfini günübirlik de olsa yaşıyor. İlkbahar ve yaz aylarında büyük rağbet gören Kıyıköy’de balık yemenin de tadı başka. Yoğun iş temposundan kurtulup 1-2 gün kafa dinlemek için tavsiye edeceğim bir yer” diyor.

Hamakta Uyuyup, Sebze Yetiştiriyor

Güneş Karababa/Barılla Ülke Müdürü

Çocuklarıyla Tatil Yapıyor
Barilla Ülke Müdürü Güneş Karababa, haftasonlarında Sapanca Kırkpınar’daki evine kaçıyor. Burayı tercih etme nedenini şöyle anlatıyor: “Yeşilliğin içinde doğayla baş başa kalabileceğim bir mekan. Ayrıca çocuklarım doğanın içinde, çiçekleri ve böcekleri tanıyarak, tertemiz bir havayı içlerine çekerek tatil yapıyor.

Ufak Bir Tarla Kiraladım
Evimize yakın bir tarlanın ufak bir bölümünü kiraladım. Burada çocuklarımla birlikte çeşitli sebzeler yetiştiriyoruz. Onları  toprağı eşeleyip, tohum ekerken görmek çok keyifli. Kızım ve oğlumla bahçedeki kestane ağacına bağlanmış hamakta uyumak benim için vazgeçilmez bir haftasonu keyfi. İnsan adeta yeniden doğmuş gibi oluyor” diyor.

2 Gün Stres Atmaya Yetiyor
Bu ortamda 2 gün geçirmek Karababa’nın tüm stresi ve yorgunluğunu atmasını sağlıyor. Karababa bir tavsiyede bulunmayı da ihmal etmiyor: “Yoğun tempoda çalışan herkese doğaya çıkmalarını ve bunu hobi edinmelerini öneriyorum. Bence deniz ve doğa her türlü stresin en iyi ilacı.”

Haftasonu Görmediği Şehirlere Gidiyor

Mehmet Nane/Teknosa Genel Müdürü

Bir Cumartesi Hatay’a Gitmek
Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane, kısa tatillerini ailesiyle birlikte Marmara Ereğlisi’ndeki yazlığında geçiriyor. Oraya gitmediği zamanlarda ise ülke içinde daha önce görmediği şehirleri ziyaret etmeyi tercih ediyor. “Örneğin bir cumartesi sabahı Hatay’a gidip bir gece konaklayıp pazar akşamı dönmek keyifli oluyor.

Şile’ye Gitmeyi Seviyoruz
Ya da aynı programı Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Trabzon, Samsun, Van ve Erzurum için uygulamak da mümkün. Bazen araba ile Ağva, Abant, Şile ve Kefken’e gitmeyi seviyoruz” diyor.

Stres Rafa Kalkıyor
Nane’nin kısa kaçamaklarının nedeni ailesiyle beraber olmak ve farklı yerler görmek. Nane, “Tabii ki aile ile beraber olunca stres, iş yoğunluğu gibi konular hemen rafa kalkıyor ve yerini rahatlama, mutluluk ve keyif alıyor” diye konuşuyor. UNUTULMAYACAK DUYGULAR Kısa kaçamaklardan sonra kendisini daha rahat hissettiğini, dinlenip stresten arındığının da altını çiziyor. Kısa seyahatlerden hoşlananlara kesinlikle bu tür kaçamakları öneriyor. Özellikle havalimanlarının yaygınlaştığı bir ortamda ailecek geçirilecek 2 günün unutulamayacak tecrübe ve duygular yaşatacağını söylüyor.

“Londra Bana Ait”

Yılda Birkaç Kez Gidiyor
Silk&Cashmere CEO’su Ayşen Zamanpur, küçük kaçamaklar denilince eşiyle ya da tek başına çıktığı Londra seyahatlerini anımsıyor. En çok Londra’ya kaçmayı sevdiğini belirten Zamanpur, “Her haftasonu değil ama mümkün olduğunca yılda birkaç kez Londra’ya gidiyorum. Orası yaşayabileceğim ikinci şehir” diyor.

Portobello’daki Müthiş Pazar
Zamanpur’un Londra tercihinin arkasında şehrin modadaki etkin gücü, Portobello’daki müthiş açık pazar, orada bulabileceği ilginç kitaplar ve eski fincanlar yatıyor. Soğuk olarak tanımlansa da aslında iyi dostluk kurulabilen marjinal entelektüel İngilizler’i özellikle İrlandalıları ve İskoçları sevdiğini söyleyen Zamanpur, sözlerine şöyle devam ediyor.

Sanat Etkinliklerini Keşfediyor
“Orada yaşayan ressam arkadaşlarımla yepyeni sergileri, galerileri, ilginç oda tiyatrolarını, az seyircili farklı sanat etkinliklerini keşfetmeyi seviyorum. İşimi çok sevsem de biraz işimden uzaklaşıp bambaşka şeyler yapmak çok keyif veriyor. Saatimi çıkartıp, telefonumu kapatıp, elim ceplerimde, jean ve montla makyajsız yürümeyi, kafamdaki her şeyi atmayı, acıkınca yemeyi, uykum gelince yatmayı seviyorum. Hatta arkadaşlarıma hep Londra bana ait derim.”

Hande Yavuz
hyavuz@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz