Çorapçının sıra dışı dönüşümü

Sami Kariyo, perakendeciliğe geçiş serüvenlerini ve deneyimlerini Capital’le paylaştı.

1.06.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Çorapçının sıra dışı dönüşümü


EN BÜYÜK YANLIŞIMIZ
Perakendeciliğe yeni giriyoruz, yeni kategorilere başlıyoruz ve tecrübemiz de yok. Perakendecilik işini iyi bilen profesyonelleri şirket bünyemize katarak öğreniriz diye düşündük. Ancak bunun yanlış bir strateji olduğunu, 1 yıl sonra idrak ettik. Anladık ki bir işi yapabilmek için şirketin en tepesindeki adamların çalıştığı alanı bilfiil öğrenmesi gerekiyor. Bu, her iş için geçerli tabii... Ben ve yönetimin en başındaki yöneticiler, 4-5 yıldır perakendeciliği öğreniyoruz. Daha da öğrenecek çok şeyimiz var. Ayrıca bu süreçte perakendenin yanında iç giyim ve plaj giyimini de öğrenmek ve içselleştirmek durumunda kaldık. İç giyim ve plaj giyiminde talepler doğrultusunda daha katma değerli ürünler yaratma yolunda süratle ilerliyoruz.

ŞİRKET KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİŞTİ

Öncelikle şirket, kültür değiştirdi. Biz tepe yöneticiler, hayat tarzlarımızı değiştirdik. En basiti, eskiden üretici konumundayken cumartesi- pazar tatil yapıyorduk. Şimdi perakendeci olarak hafta sonları artık en yoğun çalışma günlerimiz haline geldi. En tepeden başlayarak bir kültür değişikliği yaşadık. Bayramlar, bizim işimizde ürünlerin satışı için en kritik zamanlardır. Üretici firmayken bayramlardan 3-4 gün önce işimizi tamamlar, ofisimize çekilirdik. Buna karşın perakendeci olarak bayram ya da arife günü satış noktasında eksik ya da geç yolladığınız bir modelin ne kadar önem kazanabileceğini ve bunun esasında tüketici açısından en belirleyici nokta olduğunu gördük. Bu yüzden bütün bakış açımızı, iş süreçlerimizi tüketiciyi anlamak üzerine kurduk. Tüketicinin isteklerinin “hizmetçisi” durumunda olduğumuzu çok net olarak anladık. O yüzden bütün çabamız, ‘Tüketicimi daha iyi nasıl anlarım’, ‘Yerine getirmediğim bir isteği var mı’, ‘Onun düşünmediği ama benim düşünüp sunmam gereken bir şey var mı’ sorularına yoğunlaştı. İnsan kaynaklarında da değişim yaşadık, Zaten üretim firmasıyken de kendimizi çabuk reaksiyon konusunda şekillendirmek durumunda kalmıştık. Perakende ağımızı da sıfırdan oluşturduğumuz için bu alanda insanları bünyemize kazandırabildik. Şirket içi değişim ve iyileştirme zaten devamlı süregiden bir olgu...

PEŞİMİZDEN GELEN MARKALAR OLACAK
YENİ BİR MODEL

Çorap perakendeciliği konseptimizi takip edenler çıkacaktır. Türkiye’deki çorap satışının içinde bizim çorap perakende mağazalarla payımız, yüzde 6-7 kadar. Biz yeni bir model oluşturduk. Türkiye’de peşimizden gelen markalar olacaktır. Türkiye’de bu işin güçlü bir geleceği var. Biz Türkiye için potansiyeli 300 mağaza olarak koyduk. Bu mağaza sayısına ulaşınca ‘oyun nedir’, ‘nasıl bir manzara var’ bakarak yeniden değerlendirme yapacağız.

ÖRNEKLERİ İNCELİYORUZ
Dünyada bu işin geleceğini görmek adına her ülkede farklı markalara bakıyoruz. İngiltere, Amerika ve Japonya gibi farklı pazarlarda, bu alanda neler oluyor, onu inceliyoruz. Burada trendler farklı... Her markanın stratejisi değişik. Hızlı mağazalaşan da var, küçülen de. Burada bizim kendi yolumuzu çizmemiz gerekiyor. Türkiye’de bizim gibi dünya pazarlarına açılma planı yapan hiçbir marka yok. Dünyada da örneği olduğunu sanmıyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz