"İşin sırrı basitlikte"

Türkiye’den çıkan en önemli girişimcilerden biri olan Chobani’nin yaratıcısı Hamdi Ulukaya, bundan sonraki macerasını anlattı.

1 HAZİRAN, 20140
Paylaş Tweet Paylaş
İşin sırrı basitlikte
Hakkında yoğurdun Steve Jobs’u diye başlıklar atıldı. Sıfırdan bir şirketi 6 yılda 1 milyar dolarlık ciroya ulaştırdı. Üstelik bunu son dönemde alışık olduğumuz gibi teknoloji odaklı bir iş fikriyle yapmadı. Sadece yoğurt üretti ve sattı.

Türkiye’den çıkan en önemli girişimcilerden biri olan Chobani’nin yaratıcısı Hamdi Ulukaya, yoğurdu icat etmediğini sadece ona farklı açıdan baktığını söylüyor. Başarısının sırrını ise basit düşünmek, ürüne odaklanmak ve işin başında olmak şeklinde özetliyor.

amdi Ulukaya’nın başarı hikayesi oldukça ilginç. Türkiye’den çıkan ve ABD pazarını deyim yerindeyse fetheden bir işadamı. Teknolojik ürünlerin ön planda olduğu bir dünyada yoğurt gibi gelenekselleşmiş bir ürünü, Danone gibi devlere kafa tutarak lider konuma getirmiş bir girişimci.

Büyümenin zorlaştığı hatta tek hanelerin başarı sayıldığı bir ortamda, 6 yıl gibi kısa bir sürede 0’dan 1 milyar dolar ciroya ulaşmış bir isim... Hamdi Ulukaya’ya göre tüm bu başarıların arkasında basit düşünmek yatıyor. Ulukaya, risk alma performansının da önemli olduğuna değiniyor.

En büyük özelliğinin ise bir yoğurdun üzerine organizasyon inşa etmek olduğunu belirtiyor. “Yoğurdu nasıl farklı sunarsam tüketicinin ilgisini çeker diye düşündüm o kadar” diyecek kadar da mütevazı.

Ulukaya’nın yoğurt işine girişi de çok sıra dışı. ABD’ye cebinde 3 bin dolarla dil öğrenmeye giden, orada bir çiftlikte çalışmaya başlayan Ulukaya, bir gün posta kutusunda emlakçıdan gelen bir zarf buluyor. Açtığında bir yoğurt fabrikasının satıldığını görüyor ve 700 bin dolara satılığa çıktığını duyunca kulağına inanamıyor.

Ardından avukatı ile konuşuyor, onun, “Alman doğru olmaz, yanlış yapıyorsun” itirazlarına rağmen Small Business Admistration’dan (Küçük İşletmeler Birliği) ve bankadan aldığı kredinin üstüne yüzde 10 da kendi koyarak çiftliği satın alıyor. Ulukaya, bundan sonraki macerasını Capital’e şöyle anlattı:

Fabrikayı ilk almanız ve üretime geçmeniz arasında uzun bir zaman var, Bu sırada ayakta kalmayı nasıl başardınız?
2006 yılında organik yoğurt üreten bir firmaya fason yoğurt yaptık, Kendi markamıza başladığımız zamansa fasonu bıraktık, Bu da bizim para kazanmamıza yaradı, Bu sırada pazarı anlamaya çalıştım. Tek başıma gidip marketlerde insanlar nasıl yoğurtlar alıyor, neler yapıyor onları izliyordum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz