"İstanbul’un Şirket Haritası"

Kadir Boy / İstanbul Defterdarı   İstanbul, Türkiye’nin en büyük ili... Aynı zamanda “ekonomik başkent”... Binlerce firma, yüzlerce sanayi tesisi var. GSMH pastasından da aslan payını alıyo...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
İstanbul’un Şirket Haritası

Kadir Boy / İstanbul Defterdarı

 

İstanbul, Türkiye’nin en büyük ili... Aynı zamanda “ekonomik başkent”... Binlerce firma, yüzlerce sanayi tesisi var. GSMH pastasından da aslan payını alıyor. Bu süper ilin defterdarlığı da, bir anlamda maliye ya da ekonomi bakanlığı gibi çalışıyor. Sadece vergi değil, ekonomik hareketleri de izliyor. İstanbul Defterdarı Kadir Boy, bu amaçla hazırladığı araştırmaları ve elde ettiği mesajlar, Capital okuyucularıyla da paylaştı...

 

Daha önce Capital’de yayınlanan bir araştırmaya, “İstanbul Cumhuriyeti” başlığını vermiştik... Gerçekten de İstanbul, Türk ekonomisinin lokomotifi konumunda... Dünya genelinde bakıldığında, çok sayıda ülkeden nüfus ve ekonomi olarak da büyük... Binlerce şirketi bünyesinde barındırıyor, milyarlarca dolarlık üretim yapıyor. Her sektörden binlerce şirkete, sanayi tesisine ev sahipliği yapıyor. Doğal olarak Türkiye’nin GSMH’sından da aslan payını alıyor.

 

İstanbul Defterdarlığı, bu büyük kentin “Maliye Bakanlığı” ya da “Ekonomi Bakanlığı” gibi çalışıyor. Dolayısıyla, sadece vergi işiyle değil, ekonomi cephesiyle de yakından ilgileniyor. Ekonomik aktiviteyi yakından izlemek, kayıt dışına çıkışı önlemek için, büyük araştırmalar hazırlıyor. Bu nedenle de İstanbul’daki canlılığı yakından gözlemleyebiliyorlar.

 

İstanbul Defterdarı Kadir Boy, Capital ile yaptığı özel söyleşide, İstanbul’un özel sektör haritasını çıkarırken, bir yandan da ekonomik hareketliliği ortaya koyan analizler yaptı. Bu analizde, İstanbul’daki firmaların haritası, sektörlerin ilçelere dağılımı, ile damgasını vuran sektörler gibi önemli mesajlar ortaya çıktı.

 

Ayrıca, ekonominin yönüne yönelik rakamları da okuyucularımızla paylaştı. Kadir Boy, İstanbul’un 15 ünlü cadde ve 2 alışveriş merkezinde yaptıkları çalışmanın sunduğu mesajları anlatırken, büyüme konusundaki umutlarımızı da artırdı. Buna göre, satışlardaki artışlarda umut verici. İstanbul’da gıda ve içecek sektöründe yüzde 15, tekstilde yüzde 31 oranında satışlar arttı. 

 

İstanbul Defterdarı Kadir Boy’un özel analizleri şöyle oldu:

 

İstanbul Defterdarlığı’nın çalışma sistemi hakkında bilgi verir misiniz? Nasıl bir veri toplama sisteminiz var?

 

Özellikle İstanbul Defterdarlığı bünyesinde kayıt dışı ekonomi ve ekonominin takibi ile ilgili yaptığımız çalışmalar değişik boyutta cereyan ediyor. Öncelikli olarak ekonomideki canlanmayı hangi kriterlere göre takip etmemiz gerektiği üzerinde durduk. Bu canlanma belirtilerinin kendi denetim anlayışımıza ve diğer faaliyetlerimize ışık tutmasını da baz aldık.

 

İlk olarak da İstanbul’un 15 ünlü cadde ve iki alışveriş merkezi üzerinde yoğunlaştık. Ayrıca, tüm alışveriş merkezlerinden seçtiğimiz bazı mükelleflerin her ay Katma Değer Vergisi’ndeki cirolarının nasıl değiştiği ile ilgili bir çalışma yapıyoruz. Aynı çalışmayı sektörel baz da gerçekleştiriyoruz. Her ay 15 civarında sektörde, yaklaşık 50’şer firma itibariyle Katma Değer Vergisi’ndeki ciro artışının takibini yapıyoruz.

 

Kayıt dışı tespit çalışmaları sırasında İstanbul’un denetim haritasını da çıkardık. Hangi cadde, hangi belde, hangi ilçede ne gibi bir ekonomik faaliyetler olduğunu ortaya koyduk. İlaveten bizim diğer meslek kuruluşlarıyla, kitle örgütleriyle, meslek dergileriyle, internet sitelerinin takibiyle ekonomideki hareketliliği takip etmeye çalışıyoruz. Bazı vergi dairelerimizin kayıtları da ekonomik hareketliliğe ışık tutuyor.

 

Bu çalışmaya örnek verebilir misiniz?

 

Mesela Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi’nin kayıtları hareketliliği ortaya koyuyor. Burada her ay ne kadar sıfır araç muamelesi yapıldığını görebiliyoruz. 2002’nin başından itibaren sıfır araçların satışında bir canlık var.

 

Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi’nin kayıtlarını taradık. 2002 Ocak, Şubat ve Mart aylarında hep yükselen bir grafik söz konusu. Ocak ayında 3 bin, Şubat ayında 4 bin, Mart ayında 5 bin sıfır araç satışı gerçekleşmiş. Hep bin bin artıyor. Mayısta da ilk defa geçen yılın aynı ayını yakalamış olduk. Geçen yıl Ocak-Şubat aşında 10-12 bin satış vardı. Bu yıl bu rakam 3 binlerdeydi. Mayısta geçen yılın rakamlarına ulaşıldı.

 

Başka bir yönteminiz var mı?

 

Ayrıca, yol denetimleri de yapıyoruz. Yol denetimlerinde geçen araçların sayısından, muamele nispetlerinden bir karşılaştırma yaptığınızda da canlılığı ortaya çıkarabiliyorsunuz. Nakliye ambarları var. Topkapı’daki nakliye ambarına giren çıkan araç sayısında 2002 yılının Nisan ayında 2001’in Mart ayına nazaran yüzde 27’lik bir artış var.

 

Kredi kart kullanımlarında, plastik kart ile yapılan harcamalarda 2002 yılının Nisan’ı ile 2001 Nisan ayıyla mukayese ettiğimizde, yüzde 70’e yakın bir harcama artışı söz konusu. Kredi Kartları Merkezi ile de görüştük. Kendi kayıtlarımızı da taradık. Kredi kartlarının ödenmemesinde bir azalma dikkati çekiyor.

 

<b>İstanbul’u bölgelere ayırdığınızda nasıl bir tablo çıkıyor ortaya? Ekonomik faaliyet hangi bölgelerde yoğunlaşıyor?

 

İstanbul’da kayıt dışı denetimimize değişik bir anlayışa getirdik. Önce gündüz ve gece faaliyetleri olmak üzere iki belirleme yaptık. Gece faaliyetlerinde öncelikle olarak eğlence dünyasının faaliyetleri var. Eğlence mekanları bardır, pavyondur. İçkili ve içkisiz yerler.

 

Buralarda sahne alan sanatçılara hizmet veren, kuaför, terzi, fotoğrafçı gibi sektörler var. Artı bu yerlerdeki otopark işletmelerini de büyük mercek altına aldık. Geçen yıl ilk defa bizim denetim anlayışımız sayesinde bir sanatçı çok daha üst sevilerde vergi vermek durumunda kaldı. İlk defa 100 büyük gelir vergisi rekortmen listesine 6-7 tane büyük sanatçı girdi.

 

Otoparklardaki faaliyet çok önemli. Ayrıca, gece faaliyetlerinde bakkal, market, büfeleri de denetliyoruz. Ayda bir kere de 700-800 memur destekli, tam bir kayıt dışı ekonomi uygulaması yapıyoruz.

 

Gündüz faaliyetlerini de üç noktaya indirgedik. Bir İstanbul giren çıkan mal hareketini, karayollarında denetliyoruz. İstanbul’un dokuz ayrı giriş çıkış yerinde bu denetlemeleri yapıyoruz. Geçen yıl yol denetimlerimizin sonucunda 800 trilyon lira mal hareketi kayıtlı hale geldi.

 

Sabit nokta denetlemelerimizde ise toplu mükellef yapılanmalarını mercek altına alıyoruz. İkitelli Organize Sanayi Bölgesi gibi... Bu tip yerlerde hangi sektör faaliyette bulunuyorsa, o sektörün mal dağıtım satışı hangi saate rast geliyorsa, o saatte orada sabit nokta denetimi yapıyoruz.

 

15 cadde ve 2 alışveriş merkezinde yaptığınız çalışmada ne gibi verilere ulaştınız?

 

İstanbul’da ünlü 15 cadde, 2 alışveriş merkezinde toplam 1700 civarında mükellefi takibe aldık. Bunların 2002 ve 2001 Mart aylarında KDV matrahları bakımından cirolarına bakıldığında, toplam yüzde 94 oranında KDV matrah artışı var. Ama caddelere tek tek baktığınızda bu artış farklılık gösteriyor.

 

Mesela Bakırköy İstanbul Caddesi’nde yüzde 219,  Büyükçekmece Doğan Araslı Caddesi’nde yüzde 184’lük bir artış var. Kadıköy Bahariye Caddesi’nde yüzde 154,  Bağdat Caddesi’nde ise yüzde 67’lik bir artış söz konusu. 

 

Mesela, Bağdat Caddesi’nde 100 mükellef üzerinden bu çalışmayı yaptık. Ama toplamında bu 15 cadde ve  iki alışveriş merkezi toplamında bakıldığında 2002 Mart, 2001 Mart mukayesesinde yüzde 94’lük ciro artışı var diyebiliriz.

 

Çalışmalarınız e-devlet konseptine ne kadar yakın?

 

Bizim kendi www.ist.def.gov.tr sitemiz var. Bu siteye bir hayli zengin malzeme yükledik. Mükelleflerimizin hak ve hukuklarını aramaları bakımından her türlü bilgiye koyduk. Artı defterdarlığımız faaliyetleri hakkında da bilgi veriyoruz.

 

Bunu yaparken meslek kuruluşlarının, kitle örgütlerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının, bazı özel şirketlerin web sitelerini de ziyaret ederek ekonominin yakın takibini yapıyoruz. İstanbul Ekonomi Raporu bakımından bir takım verileri toparlıyoruz. E-devlet konseptine yakın bir çalışma sisteminiz olduğunu söyleyebiliriz.

 

GEÇEN YIL 1.7 KATRİLYON KAYIT ALTINA ALINDI

 

Sektörel bazda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

 

İstanbul’da sektörler bazında dikey denetim dediğimiz bir denetim anlayışına geçtik. Ekonomideki gelişmelere paralel bir şekilde canlılık olan sektörleri belirledik. Belirlediğimiz bu 20 sektörün işleyişini ortaya çıkardık. Hangi üretim teknolojisiyle çalışılıyor, hangi üretim hammaddesinden kullanılıyor? Bu kriterlere göre ilim ve fen hesapları yaparak ne kadar mal üretilmesi gerektiğini hesaplıyoruz. Sonra da sektörün sondaj firmalarını tespit ediyoruz.

 

Bu bulduğumuz ilim ve fen hesaplarının yüzdelerini belirlediğimiz mükelleflerin beyannamelerine uyguladığımızda, büyük çapta bir kayıt dışılık gördük. Büyük çapta faturaların kesilmediğini gördük. Bu sektörlerde kaç firma varsa hepsini daireye çağırdık. Fatura kesmeye davet ettik. Çok da olumla tepki bulduk. Bu şekilde bir denetim anlayışı hem daha radikal hem daha sonuç verici.

 

Bu anlayışımız sayesinde geçen yıl 1.7 katrilyon liralık kayıt altına alma gerçekleştirdik. Bu da bizim görebildiğimiz rakamlar. Bir de artık “Papuç pahalı” dendiği ortamlarda bizim göremediğimiz kayıtlarda gerçekleşebiliyor.

 

<b>EKONOMİ CANLANIYOR

   

İstanbul ekonomisini hangi kriterlere göre takibe alıyorsunuz?

 

Böyle bir takipte karşımıza 15-20 çeşit kriter çıkıyor. Bunları da her ay düzenli katma değer cirosu yönünden gözden geçiriyoruz. Elimizdeki verilere göre İstanbul’un Katma Değer Vergisi cirosu bakımından en büyük 1500 mükellefini 30 sektöre ayırdık. 30 sektörün bir önceki yılla göre kıyasladığımızda, bu yılın ilk 4 ayının, daha önceki yılın ilk 4 ayıyla mukayesesinde gayet iyi bir canlanma var. Ciro artışı var. Bunların hepsini topladığınızda İstanbul, 2002 Ocak ayından itibaren düzenli bir iyileşme trendine girilmiş olunduğunu görüyorsunuz. Ama daha çok Nisan ve Mart mukayesesinde rakamlar daha belirginleşiyor. Canlanma var. Bir yola girmiş ve düzenli olarak artıyor.

 

Beyan usulüyle çalışıyorsunuz değil mi?

 

Beyan sistemi var. Belirlediğimiz sektörlerin, belirlediğimiz kriterlere göre mükelleflerinin ilgili vergi dairesine verdikleri katma değer vergisi beyannamelerini göz önünde bulunduruyoruz.

 

SATIŞLAR ARTIYOR ÇEKLER ÖDENİYOR

 

Sektörlere göre yaptığınız çalışmadan ekonomik canlılıkla ilgili ne gibi sonuçlar çıkıyor?

 

Karşılıksız çekler konusunda 2002 yılının ilk 3 aylık dönemiyle, 2001’in aynı dönemi kıyasladığımızda, karşılıksız çıkan çeklerde yüzde 46’lık bir azalma olmuş. Kapasite kullanım oranlarında 2002’nın Nisan ayıyla 2001’in aynı ayını mukayese edildiğinde, yüzde 8 puan artış var. Nakil vasıtalarında Ocak ayından bu yana düzenli bir sıfır araç satışında artış dikkati çekiyor. Ocak’ta 4 bin, Şubat’ta 5 bin, Mart’ta 6 bin sıfır araç satışı gerçekleşmiş. Nisan’da 8 bini, Mayıs’ta da 10 bini yakaladı. Mayısta ilk defa geçen yılın aynı ayını yakalanmış oluyoruz.

 

DİE, 2001 ile 2002 Mart aylarını kıyaslayan 8 sektörün rakamlarını yayınladı. Bizde 15 sektörü masaya yatırdık. Buna göre de gıda içecek sektöründe İstanbul’da  yüzde 15’lik, Türkiye’de ise 18’lik bir artış var.

 

Tekstile bakıldığında Türkiye genelinde yüzde 39, İstanbul’da ise yüzde 31’lik bir artış oranı yakalanmış. Otomotivde 2002 Şubat, 2002 Mart mukayesesinde yüzde 66’lık bir artış olduğu görülüyor. Beyaz eşyada  2002, 2001 in ilk 4 aylık rakamlarına göre yüzde 41’lik bir üretim artışı gerçekleşmiş. Aynı dönemde iç satışlarda yüzde 6.76’lık bir artış olmuş. Bunlarda ekonomideki hareketlilikle ilgili kriterler arasında sayılabilir.

 

 

 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz