Küreselcilik başarısız oldu

Ian Bremmer ile küreselleşme krizinin dünya ve Türk ekonomisindeki etkilerini konuştuk…

15.10.2018 11:31:000
Paylaş Tweet Paylaş
Küreselcilik başarısız oldu

Aslı Sözbilir

Küreselleşme, dünyayı zenginleştirip, özgürleştirdiği şanlı günlerinden sonra bugün terör ve işsizlikle birlikte anıldığı bir döneme girdi. Öyle ki küreselleşme karşıtlığı ABD’de Trump’ı, İngiltere’de Brexit’i ve “özgür dünya”nın diğer yerlerinde korumacı ve milliyetçi politikaları gündemimize soktu. “Yüzyılın fikri” hala uluslararası ticaretin önemi nedeniyle ülkelerin ajandasında ama neden olduğu eşitsizliklerle nasıl başa çıkılacağı konusunda siyasetçilerin farklı iddiaları var. Biz de ünlü siyasi stratejist Ian Bremmer ile son kitabı “Bize Karşı Onlar: Küreselciliğin Yenilgisi” üzerinden küreselleşme krizini konuştuk. İşte satırbaşları…

Filistinliler neden taş atıyor? İlgi istedikleri için mi? Hayatlarını iyileştirmek için mi? Veya bağımsız bir Filistin devleti kurmak için mi? Filistinliler taş atıyor çünkü çektikleri çileyi insanların görmesini ve onların da kırıp dökebileceğinin bilinmesini istiyorlar. Seçimler onlara yardımcı olmuyor. Yabancılar onları umursamıyor. Taş atmaktan başka çareleri kalmamış durumda. Bir bakıma yakında tüm dünya Filistinliler gibi olacak. Teknolojik ve ekonomik değişimler işçileri çaresiz bırakıyor. İnsanlar kendi ülkelerinde gördükleri yabancı yüzlerden ve nedensiz şiddetten korkuyor. Devletlerinin kendilerini koruyamayacağından endişeleniyorlar. Yakında onlar da taş atmaya başlayacak.” Ian Bremmer yeni kitabı “Bize Karşı Onlar: Küreselciliğin Yenilgisi”ni (Us vs. Them: The Failure of Globalism) neden yazdığını, kitabında bu satırlarla anlatıyor. Bremmer, dünyanın en önemli siyasi risk araştırma ve danışmanlık şirketlerinden Eurasia Group’un kurucusu ve başkanı. Bremmer, kitabında, aslında “küreselleşme”nin değil, onun yan etkilerine çare bulmaya tenezzül dahi etmeyen “küreselciliğin” çöküşte olduğunu savunuyor. Ona göre krizi asıl fırsata çeviren, garip bir devlet kapitalizmiyle popülist siyasete geçit vermeyen Çin olacak. Gelişmekte olan ülkeler ise yolsuzlukla mücadeleden kafalarını kaldırabildiklerinde karşılarında 4’üncü endüstri devriminin tehditlerini bulacak. “Durum iyiye gitmeden önce daha da kötüye gidecek” diyen Ian Bremmer ile küreselleşme krizinin dünya ve Türk ekonomisindeki etkilerini konuştuk… 

İlk olarak “küreselcilik” nedir? 

 Küreselcilik, insanları birbirine yaklaştırmanın, sınırları açmanın, ticareti serbestleştirmenin, ABD ile diğer ülkelerin küresel güvenliği sağlamak için beraber çalışmasını sağlamanın ve ABD’nin diğer ülkeleri desteklemesinin dünyayı daha iyi bir yer yapacağını iddia eden bir ideolojidir. Küreselcilik hem ABD’de ve Batı’da hem de bir yere kadar dünyanın geri kalan kısmında geçmiş yıllarda en zengin yüzde 1’in desteklediği ideolojiydi. Küreselcilik işte bu. 

Peki, başarısız olduğuna dair emareler neler?

 Küreselciliğin (globalism) başarısız olmasıyla küreselleşmenin (globalization) başarısız olması birbirinden çok farklı şeyler. Bence küreselleşme başarısız olmadı. Çok daha fazla servet yarattı. Birçok insanı fakirlikten kurtardı. Malların fiyatını düşürdü. Küresel pazarı daha verimli hale getirdi. Küreselcilik ise toplumlar için çalışacağını iddia ediyordu ve olmayan bu oldu. Küreselcilik küreselleşmenin borazanlığını yapıyordu ama küreselleşmenin toplum içindeki insanlar için faydalı olması için, eğer küreselleşmeden ya da açık sınırlardan veya göçlerden ya da dünyadaki savaşlardan zarar gören insanlar varsa (ki çok sayıda var) istikrarı ve liberalizmi sağlamak için bu insanların ihtiyaçlarını görmeniz gerekir. Bu olmadı. Bunu tüm Batı’da görüyoruz. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde de daha çok görmeye başladık. Ortalama Amerikalı serbest ticaretin kendilsine zarar verdiğine inanıyor. Açık sınırların ve göçmenliğin ABD’de uygulandığı şekilde onlara faydalı olmadığını düşünüyor. Ayrıca kesinlikle ABD’nin dünyanın bekçisi olmasının, küresel düzeni sağlamaya çalışmasının ve girdiği tüm savaşların onlara faydalı olmadığı inancında. ABD siyasi sistemine ve bunun sonucu olarak siyasi liderlere destek çok azaldı. Bunun sonucu olarak da ABD içinde daha önce görülmemiş, dayanıklı ve çok büyük ayrımlar oluştu. Bunu ABD dışında da çok görüyoruz. Küreselciliğin başarısızlığı bu. İnsanlar tek bir dünya olduğumuz, beraber çalışmamız gerektiği ve gittikçe daha yakınlaşmak zorunda olduğumuz gibi fikirleri savunan insanlara dair inançlarını kaybetmiş durumda. Siyasi olarak bu yönde tercihler yapıyor ve bu fikirlerin onlara zarar vermek için kullandığına inanıyorlar. En önemlisi bunun durmasını istiyorlar. 

Küreselcilik dünyada nasıl yaygınlaştı? Ve parlak devri nasıl sona erdi?

 Küreselcilik dünyada İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra etkin hale geldi. Ortalık yatıştıktan sonra ayakta kalan tek ülke ABD’ydi. Washington’daki siyasetçiler eski dünya düzeninin küllerinden yeni bir dünya düzeni yaratmaları gerektiğine karar verdi. Bu da küresel kurumlar ve çok uluslu bir mimari demekti. Genel olarak da bunu ABD parasıyla ve daha da önemlisi ABD değerleri üzerinden yapmak istediler. Bu sistem aynı zamanda Marshall Planı’nda da belirtildiği gibi düşmanları yenmek anlamına da geliyordu. Bütün bunlar olmasaydı küreselcilik de olmazdı. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.