Liderliğimizi güçlendireceğiz

Sektörü ve Sütaş’ın süt ve süt ürünleri pazarındaki yeni yatırım planlarını Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz’la konuştuk...

26.07.2021 12:59:000
Paylaş Tweet Paylaş
Liderliğimizi güçlendireceğiz

Ayçe Tarcan Aksakal

atarcan@capital.com.tr

Sütaş, yüzde 20’lik pazar payıyla süt ve süt ürünleri pazarının lideri. Yeni yatırımlarla lider oldukları kategorilerde daha da güçlenmeyi hedeflediklerini söyleyen Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı MUHARREM YILMAZ, “Pazarda lider olmadığımız diğer kategorilerde de pazar payımızı artırmak istiyoruz” diyor. Yılmaz, yurt dışında ise Çin ve Pakistan pazarlarına odaklanıyor.

Türkiye’nin en büyük süt üreticilerinden Sütaş, 2020’yi 4,4 milyar TL ciroyla kapattı. Şirket, her gün 2,5 milyon litre süt işleyerek 6,5 milyon paket süt ürünü üretiyor. Süt ve süt ürünlerinde yüzde 10, markalı ürünler pazarındaysa yüzde 20 ciro payıyla pazarın lideri konumunda. 80 farklı grupta üretim yaptıklarını söyleyen Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, Türkiye’de her 10 sofranın 8’inde bir Sütaş ürünü bulunduğunu belirtiyor. “Çiftlikten Sofralara” olarak adlandırdığı entegre iş modeli sayesinde son 4 yılda cirolarını 2 kattan fazla artırarak 2,1 milyardan 4,4 milyar TL’ye çıkardıklarını açıklayan Yılmaz, yeni yatırımlarla pazardaki liderliklerini güçlendireceklerini ifade ediyor. Yılmaz, “Hedefimiz, lider olduğumuz kategorilerde liderliğimizi güçlendirmek, diğer kategorilerde de pazar payımızı artırmak” diyor. 15. TÜSİAD Başkanı Yılmaz’ı bugünlerde en çok heyecanlandıransa haziran ayı sonunda açılacak 1 milyar 115 milyon TL’ye mal olacak Bingöl’deki 4’üncü entegre tesis yatırımı. Sütaş’ın bugüne kadar yaptığı en büyük entegre tesis yatırımıyla Bingöl’ün kaderinin de değişeceğini söyleyen Yılmaz, “Bingöl Türkiye’nin önde gelen bitkisel yem üretimi ve hayvancılık cazibe merkezlerinden biri haline gelecek” diyor. Yılmaz, yurt dışında ise Pakistan’da büyük bir yatırıma hazırlandıklarını söylüyor. Sektörü ve Sütaş’ın süt ve süt ürünleri pazarındaki yeni yatırım planlarını Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz’la konuştuk: 

 Nasıl bir yapılanmanız var? Günde ne kadar süt üretiyorsunuz? 

 Aksaray, Karacabey ve Tire’deki 3 entegre tesisimizle her gün 2,5 milyon litre süt işleyerek 6,5 milyon paket süt ürünü üretiyoruz. 80 farklı ürün grubunda üretim yapıyoruz. Toplam 5 bin çalışanımız bulunuyor. İş ortaklarımızla 7 bin kişiye ulaşıyoruz. 

 Pazar payınız nedir? Hangi kategorilerde pazar liderisiniz? 

Süt ve süt ürünlerinde yüzde 10, markalı ürünler pazarındaysa yüzde 20 ciro payıyla lider durumdayız. Ayrıca ayran, peynir ve yoğurt lider marka olduğumuz kategoriler. Diğer kategorilerde de ilk 3’te bulunuyoruz. Hedefimiz lider olduğumuz kategorilerde liderliğimizi güçlendirmek, diğer kategorilerde de pazar payımızı artırmak. 

 Son dönemde pazar payı kazanma anlamında en iyi performansı hangi kategorilerde sergilediniz? 

 Ev içi tüketilen ürünlerimizde daha iyi büyüdük. Ağırlıkla ev dışında satılan ürünlerimizde ise küçülmeler yaşadık. Örneğin ayranın ev içinde satılan boylarında büyüme sağlarken, ev dışına hitap edenlerde küçülme gördük. Aynı şey yoğurtta da peynirde de geçerli. 

Son 5 yılda ne kadar büyüdünüz?

 Organik büyüyen, yatırımlarına durmaksızın devam eden bir grubuz. 5 yıl önce 2,1 milyar TL olan ciromuz 2018’de 3,3 milyar TL’ye, 2019’da 3,9 milyar TL’ye yükseldi. 2020 yılında gerçekleştirdiğimiz iş hacmiyse 4,4 milyar TL ciroya ulaştı. 

 Geçen yıl nasıl geçti? 

 2020’yi pandemi etkisinde geçirdik. Bu dönemde perakende satışlarımızda artışlar olsa da ev dışı kanalı pandemiden çok etkilendi. Yine de pek çok sektöre göre şanslıydık. Yüzde 12,5’lik bir büyüme sağlayabildik. Ancak hala ülkemizde süt ürünlerinde kayıt dışı problemleri ve bunun yol açtığı haksız rekabet koşullarını yaşıyoruz. Haksız rekabetin önlenmesiyle markalı ve kayıt altına alınan ürünlerin pazardaki payının hızla artacağına inanıyorum. 

 Bu yıl için büyüme hedefiniz nedir? 

 2021’de büyümeye devam edeceğimizi öngörüyorum. Yavaş yavaş Bingöl’deki 4’üncü entegre tesisimizin devreye girmesiyle yüzde 20’nin üzerinde bir büyüme gerçekleştirebileceğimizi umuyorum. Bu, biraz da pandeminin gidişatına bağlı.

Pandemi sektörü nasıl etkiledi? 

Pandemi döneminde tüketicinin ilk tepkisi, gıda güvencesi refleksi oldu. Yeterli gıdaya ulaşamama kaygısıyla stok yaptı, kendini garanti altına almaya çalıştı. İlk günlerin paniği kısa sürede atlatılarak güven sağlanınca da gıdanın güvenilirliği gündeme geldi. Süt sektörünün pandemi döneminde üzerine düşeni yaptığını düşünüyorum. Süt ürünlerinde hiçbir arz sıkıntısı yaşanmadı. Gerek süt üretimi gerek süt ürünlerinin tüketicilere ulaştırılması hususlarında başarılı bir sınav verildi. Üretici de sanayi de özveriyle davrandı, maliyet artışları fiyatlara yansıtılmadı. 

 Tüketici trendleri nasıl değişti? 

Sağlıklı beslenme ihtiyacı arttı, gıda tercihleri daha sağlıklı, besleyici, hijyenik ürünlere doğru kaydı. Süt ve süt ürünleri bu dönemde hızlı tüketim sektörü ve gıda ortalamasından daha fazla büyüdü. Ayrıca üretim süreci ve üreticiyle ilgili şeffaflık ve güven arayışımız arttı. Açık süt oranının bu dönemde düştüğünü gördük. Tüketicinin dikkati biraz fiyattan gıda güvenilirliğine doğru dönünce ve gıda güvenliği konusunu romantik tercihlerden uzaklaşarak, daha rasyonel bir şekilde değerlendirmeye başlayınca, büyük güvenilir markalara doğru yönelme oldu. Tüketicinin sosyal mesafe ve güvenlik beklentileriyle gıda alışverişinde ilk defa online alışveriş bir ihtiyaç ve öncelik haline geldi. Biz de bu dönemde 4 yıldır devam ettiğimiz e-ticaret kanalımız Sutas.market’i hızla geliştirdik. Ayrıca değişen tüketici alışkanlıkları ve ihtiyaçlarına göre pazarı takip edip hızla yeni ��rünler ekledik. Pandemi dönemi ürün geliştirmeye ve yeni ürünlere önem verdiğimiz bir dönem oldu. 

 Bingöl’deki yatırımınız ne durumda?

Oradaki çiftliklerimizde büyükbaş hayvan sayımız 4 bini aştı. Doğumlar ve süt üretimi de başladı. İki yıldır bölgede deneme olarak sözleşmeli yem bitkileri üretimi yaptırıyoruz. Deneme üretimlerinden üreticilerimize 2020 yılında 4,3 milyon TL ödeme yaptık. 

 Şimdiye kadar Bingöl’e ne kadar yatırım yaptınız? Tesis ne zaman açılacak? 

 Bingöl’e 750 milyon TL harcadık. Süt ve yem fabrikalarında üretim haziran sonunda tesisin açılmasıyla başlayacak. Tam kapasiteye ulaştığında, 1.012 kişiye doğrudan istihdam sağlayacağız. 

 Neden Bingöl’e odaklandınız?

Bingöl tesislerimiz bizim için olduğu kadar bölge için de Türkiye için de önemli bir yatırım. “Çiftlikten Sofralara” iş modelimizle hayata geçirdiğimiz Karacabey, Aksaray ve Tire entegre tesislerimiz, kendi bölgelerinde yarattıkları ekonomik ve sosyal etkilerle bölgelerinin kalkınmasına önemli katkılarda bulunan başarılı örnekler haline geldi ve bu bize modelimizi çoklamak ve yatırımlarımıza devam etmekle ilgili cesaret verdi. Bu örneklerden edindiğimiz bilgi, tecrübe ve destekle Bingöl’de 4’üncü entegre tesis yatırımımıza başladık. Toplam 1 milyar 115 milyon TL’ye mal olacak yatırımın ilk etabını, 3 bin 200 dekar büyüklüğünde arazide gerçekleştiriyoruz. Arazi nin yarısı tesisler için kullanılırken diğer yarısı da yem bitkileri üretimi ve mera olarak değerlendirilecek. 

 Entegre tesiste neler olacak? 

 Süt fabrikası, yem fabrikası, çiftlikler, enerji ve gübre tesisleri hepsi bir arada olacak. Güzel bir entegrasyon ve sürdürülebilirlik örneği oluştu. Ayrıca eğitim merkezinde süt hayvancılığı yatırımı yapmak isteyen yatırımcılara, yatırımlarını büyütmek isteyen üreticilere ve genç girişimcilere ücretsiz hayvancılık eğitimi vereceğiz. Günlük 600 ton kapasiteli yem fabrikası ise hem çiftliklerimizdeki ineklerin hem bölgenin yem ihtiyacını karşılayacak. Biogaz tesisimizdeyse sıcak su, buhar ve tesislerimizin ihtiyacını karşılayacak elektriği üreteceğiz. 

 Yatırım bittiğinde bölgeye katkısı ne olacak? 

 Yatırımımızın bölgede yılda 1 milyar 554 milyon TL hayvancılık hasılası ve 905 milyon TL bitkisel üretim hasılası oluşturacağını öngörüyoruz. Prof. Dr. Erinç Yeldan ve Bölgesel Kalkınma Uzmanı Kamil Taşcı’nın raporuna göre 2033’te Bingöl’ün GSYH’sinin yüzde 61’ine denk gelen 1,3 milyar dolarlık kısmı, Sütaş’ın doğrudan ve dolaylı etkileri sonucunda oluşacak. Bingöl, Türkiye’de fert başı gelir açısından 73’üncü sıradan 38’inci sıraya yükselecek. Yine Sütaş’ın oluşturacağı 1 kişilik istihdam, bölgede 8 kişilik ilave istihdam oluşturacak. 

Yeni yatırım Sütaş’ı nereye taşıyacak? 

 Öncelikle Bingöl süt ürünleri tesisimiz bize 1.000 tonluk ilave bir kapasite artışı getiriyor. Türkiye’nin her yerinde, ürünlerimizi en fazla 8 saat içinde satış noktalarında tüketicilerle buluşturabilecek organizasyona kavuşmuş oluyoruz. Ayrıca ihracatımız için önemli bir katkı oluşturacak. Bingöl’deki tesisimiz sayesinde doğu ve güneydoğu komşularımıza daha fazla yaklaşacağız. 

 Yurt dışında yatırım planlıyor musunuz? 

 Yurt dışında Balkanlar’daki ve Avrupa ülkelerindeki tüketicilerimize erişmemizde bir köprü niteliği gören Üsküp tesisimiz önemli bir işlev görüyor. Makedonya, Kosova, Arnavutluk pazarlarına da bu tesislerimizden Sütaş ve Yovita markalarıyla ulaşıyoruz. Balkanlar’daki yatırımlarımızın yanı sıra şu anda Pakistan’da süt sektöründe büyük bir potansiyel olduğunu biliyoruz ve Pakistan’ın en büyük grubuyla orada ortak bir yatırım yapıyor, bunun hazırlıklarını sürdürüyoruz.


TALEBİN YÖNÜ NASIL DEĞİŞTİ?

SAĞLIKLI ÜRÜNLER 
Güvenilir ve sağlıklı ürünlere yönelme görüyoruz. Ambalajlı gıdaya yönelme bunun bir boyutu. Öte yandan ev dışı tüketim azaldığı için ev dışı ürünlerle sokakta tüketilen atıştırmalık ürünler küçüldü.

KEYİF VE LEZZET Evde yemek yapma sıklığı ve oranı arttığı için hane tüketim ürünleri ve yemek yardımcısı olan ürünlere talep arttı. Ayrıca keyif lezzet ürünleri dediğimiz, peynir çeşitlerinde artışlar oldu.

DENGELİ BESLENME Süt ürünlerinin, sağlıklı ve dengeli beslenmede en önde gelen seçenek olduğu, bu dönemde bir kez daha ortaya çıktı. Tüketicilerin süt ürünlerine taleplerinin arttığını ve bu ürünlerde güvenilir bulduğu markaları tercih ettiklerini görüyoruz.



“ÇİN PAZARINA ODAKLANDIK”

28 ÜLKE 
Yurt dışının şimdilik toplam büyüklüğümüz içindeki payı yüzde 5’le sınırlı. Pandemi döneminde özellikle ev dışı ve endüstriyel ürünlerde dünya ticareti çok yavaşladı. Ancak bizim 28 ülkeye düzenli ihracatımız devam etti. Yıl ortasında Çin pazarına yönelik ihracat engellerinin kalkması ve ihracatın serbestleşmesiyle Türkiye’den Çin’e yönelik ilk ihracatı haziran ayında gerçekleştirdik. Çin pazarında hem perakende hem ev dışı kanalda düzenli ve kalıcı ticareti oluşturmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“SORUMLUYUZ”
İhracat açısından baktığımızda Türkiye’nin hem şansı hem sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Sadece ülkenin değil, bölgenin sütçüsü olma yükümlülüğümüz var. Komşularımız süt tedarikini kendi doğal koşulları içerisinde karşılama olanağına sahip değil. Bizim doğal kaynaklarımız ve kabiliyetimiz, bölgenin ihtiyacını hatta bu sınırların ötesini karşılama potansiyeli veriyor. Bingöl entegre tesisimizin ihracatımız açısından önemli bir katkı oluşturmasını hedefliyoruz.



“5 YILLIK MESAFEYİ KAT ETTİK”

TRENDLER HIZLANDI 
Pandemi geleceği baştan yaratmıyor. Halihazırda mevcut olan trendleri hızlandırıyor. Şu dönemde çokça konuştuğumuz konular pandemiyle doğan bir trend değil, pandemi etkisiyle ilerleyişi hızlanan konular oldu.

TEDARİK ZİNCİRİ 
Tedarik zinciri entegrasyonu önem kazanıyor. Tedarik zincirini, sürekliliği garanti altına alacak ve verimliliği artıracak şekilde geliştirmeye ihtiyacımız var. Örneğin tarım-gıda tedarik zincirinde ortalama kayıp oranı yaklaşık 3’te 1 seviyesinde. Bu seviyeleri sürdüremeyiz. Dijital teknolojilerden yararlanmanın önemini hep birlikte gördük.

KOLAY BULUNABİLİRLİK
McKinsey’nin son verilerine göre, tüketiciler ve iş dünyası olarak dijitalleşme konusunda, 5 yılda alınabilecek mesafeyi kat ettik. Kolay bulunabilirlik, etkili ve verimli şekilde tüketiciye ulaşım kabiliyeti geliştirmeye ihtiyacımız var. Tüketicinin evine kadar gitmeye hazır olmalıyız.

ÇEVRE ETKİSİ Kaynak kullanımı, kullanım verimliliği ve çevreye etkiyi her gün daha fazla düşünmek zorundayız. Şirketlerin çevreye etkilerinin sorumluluğunu üstlenmesi ve buna yönelik çözümler geliştirmesi, tüketici beklentileri arasına girdi. Şirketlerin amacı, artık salt kârlılıktan öte olmalı. Şirketler sosyal ve çevresel boyutu da iyi düşünmeli.



SÜTAŞ’IN AJANDASI


  1. 5 yılda ciromuz 2,1 milyar TL’den 2020 yılında 4,4 milyar TL’ye ulaştı. 
  2. 2020’de yüzde 12,5’lik bir büyüme sağlayabildik. 
  3. 2021’de Bingöl’deki tesisimizin devreye girmesiyle yüzde 20’nin üzerinde büyürüz. 
  4. Bingöl süt ürünleri tesisimiz, bize 1.000 tonluk ilave bir kapasite artışı getiriyor. 
  5. Pakistan’ın en büyük grubuyla orada ortak bir yatırımın hazırlıklarını sürdürüyoruz. 
  6. 28 ülkeye ihracatımız sürüyor. 
  7. Çin pazarına ihracata başladık. Düzenli ve kalıcı ticaret için çalışıyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz