Öğreten şirketler

İnsanın sadece okulda öğrendikleri yetmiyor...

1.06.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Öğreten şirketler

Karakullukçu, iş dünyasında etkin ve hızlı çözümler üretebilmenin, inisiyatif alıp çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirebilmenin başarının gerekliliklerinden olduğunu belirtiyor. “Bu yüzden benim için ‘olamaz’ ve ‘yapılamaz’ gibi kavramlar yok. İmkansız olarak adlandırılan işlerin nasıl yapılacağıyla ilgilenirim. Çünkü, Accenture iş yapış modelinde başarısızlık gibi bir sonuç hiçbir zaman kabul görmedi. Başarıya ulaşmak için, ‘Nasıl daha iyisini yapabilirim’ modeli içinde yetiştim” diye devam ediyor. Karakullukçu, strateji, planlama ve yürütme, dengeli bir şekilde hayata geçirildiği sürece; iyi bir ekiple kazanılamayacak zafer olmadığı görüşünde. İş dünyasında takımla kazanılacağını da Accenture’da öğrenen Karakullukçu, bu nedenle Mudo’da da en büyük önemi kadroların güçlendirilmesi konusuna verdiğini söylüyor.

ALİ PANDIR / FIAT SpA TÜRKİYE ÜLKE BAŞKANI
“YAPILMAMASI GEREKENLERİ GM'DE ÖĞRENDİM"
GM’DEN NE ÖĞRENDİ?

Ali Pandır, Türk otomotiv sanayinin en önemli isimlerinden biri. Son birkaç aydır Fiat SpA Türkiye Ülke Başkanı olarak görev yapıyor. Daha önce Tofaş’ın CEO’su olan Pandır, Tofaş’tan önce de tam 17 yıl General Motors’da çalıştı. General Motors’da Endonezya Ülke Başkanı iken ayrılan Pandır, burada öğrendiklerini iş yaşamına aktarmaya devam ediyor. Pandır GM’den öğrendiklerini şöyle ifade ediyor:
KURUMSAL YÖNETİM
GM hiçbir hakim ortağı olmayan ve tamamen halka açık uluslararası bir şirketti. Kurumsallıkta 100 yılı aşkın geçmişi vardı. Ayrıca ABD’de Sarbanes Oxley, çevre normları gibi şirketlerin kurumsal yönetim ilkelerini düzenleyen sıkı regülasyonlar nedeniyle, kurumsal yönetim şirketin hayatının bir parçasıydı. Hiçbir sapma düşünülemezdi. Bunların bir kısmı hayatı zorlaştırsa ve hatta rekabetçiliğinizi azaltsa bile, etik değerlere yüzde 100 bağlı olmak insana büyük bir iç huzuru veriyordu.
GM KÜLTÜRÜ
GM’in dünyanın 80’i aşkın ülkesinde operasyonu vardı. Ben yerleşik olarak 8 ülkede çalıştım ama bu 80 ülkenin tamamına yakınıyla iş yaptım. Hangi ülkeye giderseniz gidin değişmeyen şey, GM kültürüydü. Bu ortak kültür kendi ulusal kültürlerine çok bağlı olan Japonya gibi ülkelerde bile ülke kültürünün üzerine çıkmaktaydı.
TAKIM RUHU
Bu güçlü ortak kültür aynı zamanda değişik kültürlerden ve uluslardan kişilerle takım kurma açısından yararlıydı. 90’ların ortasında ben GM’in Singapur’daki Asya Pasifik merkezinde çalışırken 20’den fazla farklı ülkeden oluşan bir ekiptik ve tam bir uyum içinde çalışıyorduk.
MATRİS ORGANİZASYON
Yine GM’de yaygın kullanılan ama Türkiye gibi birçok şirket ve ülkede uygulaması az olan matris organizasyon hem yalınlık sağlıyor hem takım ruhunu geliştiriyor. Ayrıca silolaşmaya engel oluyor ve fonksiyonel liderler etrafında uzmanlaşmayı pekiştiriyordu.
ZAMAN YÖNETİMİ
GM'de çalışırken edindiğim bir alışkanlık da zamanı çok verimli kullanıp, işi normal mesai saati içinde bitirmek oldu. Böylece aileme ve hobilerime yeterince zaman ayırabiliyordum. Özellikle küresel matris organizasyon nedeniyle sık yapılan 5 kıtadan kişilerin katıldığı telekonferansları sadece mesai saati dışındaysa evden yapıyorduk.
KÜÇÜLMEYİ DE ÖĞRENDİM
GM ben ayrıldıktan sonra durumu gittikçe kötüye gidip en sonunda konkordatoya gitti. Yani bütün bu yapılması gerekenlerin yanında, yapılmaması gereken şeyleri de GM’den öğrenmiş olduk. Özellikle verimsiz iş alanlarından, markalardan, fabrikalardan zamanında kurtulma becerisi göstermenin önemini anladık. Tabii bu söylendiği gibi kolay değil. Birçok yönetici hep işi büyütme odaklı olduğundan bazı durumlarda küçültmeye eli varmıyor.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz