"Ümit Bey'in 2020 planı"

Derimod, son 20 yılda markalaşma konusunda önemli bir başarı hikayesi yazdı. Henüz 2 mağazası olduğu dönemde bile yerli ve yabancı ünlülerin kullanıldığı iletişim kampanyaları yaptı. Sektörünün ilk reklam yatırımını gerçekleştirdi. Üretim yerine pazarlamaya ağırlık verdi. AVM rüzgarını da arkasına alarak hızla mağazalaştı. Sektörünün açık ara lideri haline geldi. Bugün yurtiçinde 90, yurtdışında da 8 mağazaya sahip olduklarını belirten Derimod Yönetim Kurulu Başkanı ÜMIT ZAIM, 5 yıla kadar Türkiye’de mağaza yatırımlarını tamamlayacaklarını açıklıyor. “Rusya, Suudi Arabistan ve İran’a odaklandık. 2020’de bu ülkelerde 50 mağazaya ulaşacağız. Bu ülkeler bizim global marka olma yolunda sınavımız olacak” diye konuşuyor.

23 HAZİRAN, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Ümit Bey'in 2020 planı
Derimod’un 41 yıllık hikayesi aslında Türk deri sektörünün gelişimin de aynası… Deride ilk markalaşma ve reklam yatırımını Derimod gerçekleştirdi. Ürün çeşitlendirmesi anlamında öncülük yapan marka, deri giyimin modanın bir parçası haline gelmesinde de aktif rol aldı. 20 yıl önce dünyada tanınmış bir üretim şirketi iken bugün Türkiye’de deri ve ayakkabı sektöründe en önemli perakende markalarından biri olduklarını belirten Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim, “Hele deri giyside açık ara lideriz. Türkiye’de 90, Rusya’da 6, Kıbrıs’ta 1, İran’da 2 mağazamız var” diyor. Son 5 yılda her yıl yüzde 20 büyüyerek geçtiğimiz yıl 280 milyon TL’lik ciroya ulaşan Derimod, önümüzdeki yıllarda da hızlı büyüme peşinde. Markanın 5 yıl sonraki ciro hedefi 650 milyon TL. Bunun yüzde 30-35’ini de yurtdışından elde etmeyi planladıklarını söyleyen Zaim, “5 yıla kadar Türkiye’de mağaza yatırımlarımız bitmiş olacak. Rusya, Suudi Arabistan ve İran’a odaklandık. 2020’lerde bu ülkelerde 50 mağazaya sahip olacağız. Bu ülkeler bizim global marka olma yolunda sınavımız olacak” diye konuşuyor. Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim, sıfırdan bir marka yaratma hikayesini ve Derimod’un gelecek planlarını şöyle anlattı: 
* Derimod 41 yıl önce kurulmuş, neredeyse yarım asırlık bir şirket. 1974’teki kuruluş öykünüzü kısaca paylaşır mısınız? 
* Derimod, bu yıl 41’inci yılını kutluyor. 41 yıl önce Derimod’u 5 dikiş makinesiyle kurmuştum. Tamamen ihracata dayalı üretim yapıyorduk. Ben İstanbul Erkek Lisesi’nin ilk mezunlarındanım. Okulda iyi derecede Almanca öğrenmiştik. O devirde lisan bilmek çok önemli bir avantajdı. Henüz Çin yoktu. Rakibimiz ise İtalya ve Almanya’ydı. Açık söylemek gerekirse Alman müşterilerimiz İstanbul’a teknikerlerini yolladı ve bizim konfeksiyon bilgimizi çok geliştirdiler. 1970-80’lerde Türkiye’de deri sektöründe ne modelist ne kalıpçı ne de kaliteli makineciler vardı. Döviz ve ithalat yoktu. Biz bu koşullarda, 10-15 yıllık ikinci el dikiş makineleriyle üretim yapıyorduk. Sonra kendi adımızla Avrupa’da moda fuarlarına katılmaya başladık. İlk 2 yıl kimse yüzümüze bakmadı. Kapılarında kuyruk oluşan dev gibi şirketler vardı. Ciroları 80-100 milyon dolar civarındaydı. Onlara gıptayla bakardık. 2 yıl sonra fuardan siparişler almaya başladık. O 35 yıl önce gıpta ettiğimiz deri şirketleri bugün yok. Biz ise 100 milyon dolarları çoktan geçtik. Kuruluşumuzdan 2 yıl sonra kız kardeşim Zerrin Zaim de bize katıldı. O üretim ve model, ben de pazarlama ve iş geliştirme işlerine odaklandım. Bu iş bölümüyle iki kardeş 40 yıl sırt sırta çalışarak bugünlere geldik. 1980’lerde Düsseldorf’ta şirket kurduk ve pazarlamayı buradan yönettik. Bizden sonra 5-6 Türk deri şirketi daha Düsseldorf’ta deri şirketi açtı. Avrupa’nın tozunu atıyorduk. Tabii rahmetli Turgut Özal’ın ihracata verdiği katkıyı unutmayalım. Özal şöyle diyordu: “Japonya’nın yeraltı zenginlikleri mi var? Mühim olan insandır.” Bizi uçağa doldurur, ülke ülke gezdirirdi. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz