Vodafone'un 5 aşamalı gelecek rotası

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ile şirketin yeni rotasını konuştuk...

2.04.2021 12:13:000
Paylaş Tweet Paylaş
Vodafone'un 5 aşamalı gelecek rotası

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

Vodafone Türkiye önemli bir dönüşüm yaşıyor. Dönüşümün adresi, amaç odaklı yeni nesil bir telekomünikasyon şirketi yaratmak. “Sosyoekonomik gelişmeyi destekleyecek, herkesi kucaklayan, sürdürülebilirliği esas alan bir yapı kuruyoruz” diyen Vodafone Türkiye CEO’su ENGİN AKSOY, şirketi büyütürken de 4 dikeye odaklanıyor. Telekom, servisler, finans ve medya alanlarında 10 şirket kurduklarını belirten Aksoy, “Her bir dikeyde çok güçlü bir oyuncu haline geleceğimize inanıyorum” diyor.

Vodafone Türkiye’de bu yıl şubat ayında önemli bir görev değişimi oldu. Şirketin CEO’luğuna 13 yıldır Vodafone Türkiye’de olan ve kritik projelerde önemli sorumluluklar üstlenen Engin Aksoy atandı. Aksoy, göreve gelir gelmez şirketi geleceğe taşıyacak projeler ve dönüşüm çalışmalarını ajandasının öncelikli maddesi yaptı. Aslında Vodafone Türkiye bir süredir kendini geleceğe hazırlıyor. Yeniden yapılanmayla çevik yapı kazanan şirket, yeni nesil telekomünikasyon şirketine dönüşüyor. İnsan kaynağını da bu şekilde yeniden eğitip ihtiyaç duyulan yeni kadroları oluşturdu. Geçtiğimiz yıl yine bu hedefe yönelik birçok şirket hayata geçirildi. Bugün telekom, servisler, finans ve medya olmak üzere dört dikeyde 10 şirketle faaliyetlerini yürüten bir grup olduklarını belirten Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, bu yapıyı daha da güçlendireceklerini söylüyor. Bu yıl beş aşamadan oluşan bir gelecek rotası çizdiklerini de anlatan Aksoy, tüm bunları yaparken amaçlarını şöyle dile getiriyor: “Amacımız öncelikle müşterilerimizi çalışanlarımızı ve ekosistemimizi mutlu etmek. Yeni nesil telekomünikasyon şirketi olurken, amaç odaklı mutlu bir Vodafone yaratmak.” Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ile şirketin yeni rotasını konuştuk:

Siz uzun zamandır Vodafone’dasınız… Şirketin en kritik dönüm noktalarına tanıklık ettiniz. CEO olduğunuzda ilk olarak kendinize nasıl bir gündem belirlediniz?

13 yıldır Vodafone’dayım. Bunun 9 yılında icra kurulundaydım. Burada çok güzel bir ekip çalışması var. Vodafone’u özel yapan konulardan biri burada iyi bir ekibin olması, toplum odaklı, amaç odaklı bir şirket olmamız ve tüm ekibimizin bu hedef doğrultusunda çalışması. Bu ekiple çalışıyor olmak benim için çok güzel bir avantaj. Önümüzdeki dönemde işimize olan tutkuyla iyi işler yapmayı hedefliyoruz. Amacım, Vodafone Grubu’nun stratejik önceliklerini Türkiye’deki ihtiyaçlarla birleştirerek Vodafone Türkiye’nin teknoloji iletişim şirketi ve yeni nesil telekomünikasyon şirketine dönüşümünü sağlamak. Ajandamdaki en önemli ve öncelikli konu bu. 

Zor, belirsiz ve değişimin hızlı olduğu pandemi döneminde bu göreve geldiniz. Siz bu dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Pandemi hepimizi etkiledi. Ben yaptığımız işin hem toplumun hem bireylerin dönüşümü için ne kadar önemli olduğunu pandemi vesilesiyle çok daha iyi anlamış oldum. Bu da bize ayrı bir heyecan ve tutku verdi. Vodafone Türkiye ekibi olarak bu süreçte işimize bağlılığımız çok arttı, topluma faydamızı çok net gördük. Öte yandan iş yoğunluğumuz arttı. Mobil internet trafiğimiz yüzde 10 artış gösterdi. Sabit internet trafiğinde yüzde 60’a varan artışlar oldu. Biz bunları karşılamak için kapasitemizi artırdık. Şebekemizin kesintisiz hizmet vermesi için yatırım yaptık. 

Genel olarak baktığımızda 2020 nasıl geçti? Hedeflerinize ulaştınız mı?

 2020 yılı dünyada ve Türkiye’de ekonomik zorlukların da etkisiyle yatırım yapmayı zorlaştıran bir dönemdi. Biz tüm bunlara rağmen ekonomik olarak iyi bir yıl geçirdik. Müşterilerimiz için uçtan uca sadeleştirilmiş bir dijital deneyim yaratmak için hazırlıklıydık. Bu ayın başında, Ekim- Aralık 2020 dönemine ait 3’üncü çeyrek sonuçlarımızı paylaştık. Bu dönemde servis gelirlerimiz yüzde 17,7 organik büyümeyle 3,6 milyar TL’ye ulaştı. Bütün bir yıla baktığımızda ise servis gelirlerimiz bir önceki yıla oranla yüzde 15,6 organik büyümeyle 13,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Toplamda M2M (makinelerarası iletişim) hariç 24,6 milyon müşteriye hizmet vermenin gururunu yaşıyoruz. Pandemi öncesinde 12 milyondan fazla müşterimizi dijital kanallara aktarmayı başarmıştık. Vodafone Yanımda, Online Self Servis ve Vodafone TV gibi dijital kanallarımızın aktif kullanıcı sayısı geçtiğimiz yıl yüzde 22’lik bir artışla 16,3 milyona yaklaştı. Vodafone Yanımda, 2020’de 22 milyon tekil kullanıcıya ulaştı, aylık trafik ziyareti 300 milyonu aştı. Burada müşterilerimize Fırsatlar Dünyası sekmesiyle yaşam, oyun, seyahat, kozmetik gibi birçok alanda pek çok ürün sunuyoruz. İstegelsin ile iş birliğimiz bunlardan biri. Bu iş birliği sayesinde dünyada ilk kez bir telekom operatörü aynı zamanda kullanıcılarına süpermarket hizmeti sağlamış oldu. Süpermarket hizmetiyle müşterilerimize ayda 100 bin market alışverişi yaptırmayı hedefliyoruz. Son 15 yılda 2020 yılı da dahil olmak üzere Vodafone olarak Türkiye’de 25 milyar TL’lik yatırım yaptık. 23,4 bini aşkın 4,5G istasyonumuzla bugün kapsaması en geniş operatör konumumuzu koruyoruz. 

 2021’e hangi hedeflerle girdiniz? 

 Ülkemizin ve sektörümüzün geleceğine duyduğumuz güvenle 2021 yılında da yatırımlarımıza aynı hızla devam edeceğiz. Normalleşme ve toparlanma sürecinde şirketimizin öncü bir rol oynayacağını düşünüyoruz. Salgın, kurumsal ve bireysel yaşamlar açısından dijitalleşmenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Biz de kendimize beş aşamadan oluşan bir gelecek rotası çizdik. Bu kapsamda adımlarımız şöyle: Altyapımızı geliştirmek ve geleceğe hazırlamak. Kamuda sağlıktan eğitime her alanda dijitalleşme çalışmalarına destek olmak. İhtiyaç sahibi kesimler için dijital erişimi ve okuryazarlığı artırmak. KOBİ’lerin dijitalleşmesine destek olmak. Son olarak kurumların dijitalleşmeyi odaklarına alarak salgından çıkış planlarına ve stratejilerine destek olmak. Özellikle KOBİ’ler dijitalleşmek istiyor ama bir teknoloji yöneticileri ya da yüksek bütçeleri yok. Önemli bilgi eksiklikleri var. Biz sadece ekonomik olarak değil Türkiye’nin dönüşümüne katkı sağlayacak, amaç odaklı şirket olma doğrultusunda KOBİ’leri dijitalleştirmeyi bir fırsat olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de KOBİ’lere destek olma konusunda önemli çalışmalarımız olacak. 

Peki 2021 yılında bu adımlar eşliğinde büyüme beklentiniz nedir?

 Yurt dışında borsaya kote olduğumuz için önümüzdeki dönemle ilgili çok fazla rakam paylaşamıyoruz. Ama 2021 hem bizim hem ekonomimiz için güzel bir yıl olacak diye düşünüyoruz. Özellikle ikinci yarıdan itibaren aşamalı olarak normalleşme öngörüyoruz. 

Son birkaç yıldır Vodafone’un büyümesine baktığınızda, büyümenin ağırlıkla hangi teknolojilerden hangi hizmetlerden geldiğini görüyorsunuz?

 Gelirlerimizin önemli bir kısmını mobil iletişim oluşturuyor. Bununla beraber sabit operatör hizmetlerinde de önemli büyüme kaydettik. 2020-2021 mali yılımızın ilk 6 ayında, sabit hizmetlerden elde ettiğimiz servis gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62, mobil servis gelirlerimiz ise aynı dönemde yüzde 10 arttı. Büyümemizin önemli kısmı mobil ve sabit operatörlükten geliyor. Teknoloji sağlayıcısı olarak gelirlerimiz de yıldan yıla yüzde 56 arttı. Bunun içinde kurumlara sağladığımız internet, bireysel müşterilerimize sağladığımız Vodafone TV, Vodafone Fırsatlar Dünyası gibi gelirler de var. 2021 yılında da bizi çok daha kuvvetli bir teknoloji şirketi olarak göreceksiniz. Bu alandaki hizmetlerimizin çeşitliliği artacak. 

 Telekom operatörlüğünden teknoloji iletişim şirketine, yeni nesil telekomünikasyon şirketine dönüşürken rakipleriniz ve rekabet de değişiyor mu? 

 Biz servislerimizi uçtan uca çeşitlendirirken bunu rekabet etmek için değil 24 milyon müşterimizin tek bir durakta tüm dijital ihtiyaçlarını karşılayabildiği adres olmak için yapıyoruz. Bunun içine fintek de e-ticaret de sigorta da giriyor. Bugün ve önümüzdeki dönemde de bu ihtiyacı karşılarken nasıl bir dönüşüm yaşamalıyız diye bakıyoruz. Bu alanlara önümüzdeki dönemde yatırım yapıyor olacağız. Doğal olarak çok farklı sektörlere de gireceğiz. O sektörlerde de müşterilerimize hizmet veren çok farklı oyuncular var. Bizim kendimize özgü çok önemli avantajlarımız; altyapıya sahip olmak, internet servisleri ve büyük kısmı dijital olan çok geniş bir müşteri kitlesine ulaşmak. Bu servisleri vermeye başladığımızda her bir dikeyde çok önemli bir oyuncu haline geleceğimize inanıyorum. 

Giriş yapacağınız dikeylerden, bu dikeylerdeki hedeflerinizden bahseder misiniz?

 Holding bünyesinde şu anda dört ana dikey var. Onların içinde 10 şirket faaliyet gösteriyor. Telekom dikeyinin altında, mobil hizmetleri sağladığımız şirket Vodafone Telekom ve sabit internet hizmetlerini sağladığımız şirket Vodafone Net var. Bu iki amiral gemimizin yanına bu yıl Vodafone Kule hizmetlerini ekledik. Servisler dikeyimizde Vodafone Dağıtım, Vodafone Bilgi ve Vodafone Teknoloji şirketlerimiz var. Finansman ve sigorta dikeylerinin altına Vodafone E-Para ve Vodafone Sigorta şirketlerini ekledik. Sigorta hizmetleri satmaya başladık. Televizyon ve medya dikeyinin altında da iki şirket yer alıyor. Bunlardan biri Vodafone TV diğeri de içerik hizmetleri şirketi. Vodafone Türkiye Holding altındaki dört dikeydeki bu 10 şirketle müşterilerimize uçtan uca hizmet vereceğiz. Bizi de en çok heyecanlandıran bu. 

Tüm bu dönüşüm şirkette nasıl bir yapılanmayı beraberinde getirdi?

 Agile (çevik) dönüşüm yaşadık. Hatta bu adımı en erken ve en büyük ölçekte atan şirketlerden biri olduk. Dijital kanalları kurarken hem içerdeki yeteneklerimizi çok kapsamlı bir eğitim programıyla eğittik hem dışarıdan bize sigorta, dijital kanallar, fintek alanında katkı sağlayacak arkadaşlarımızı kadrolarımıza dahil ettik. Aslında organizasyon olarak hazır olduktan sonra dört dikeyde 10 şirket kurduk. 

 Bu şirketlerin büyük çoğunluğu 2020 yılında mı kuruldu? 

 Evet. Örneğin Vodafone mobil cüzdan uygulamasına farklı bir bakış açısı getirerek Vodafone Pay’i kurduk. Bunun ürün ailesi içinde Vodafone Pay uygulaması ve Vodafone Pay Kart bulunuyor. Bu uygulamayı 12 yaş üstü herkes kullanabiliyor. Böylelikle bankacılık hizmetini çok geniş kitlelere yayabiliyoruz. Vodafone Pay Kart, ön ödemeli bir alışveriş kartı. Sanal ve fiziki olarak kullanılıyor. 2 ay gibi bir sürede 100 binden fazla kişi indirdi. 1 yılda 1 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Bu rakam da bizi dijital platformda fintek alanında önemli bir oyuncu yapacak. Süpermarkette nasıl farklılaşıyorsak burada da farklılaşacak çözümler üzerine çalışıyoruz. Şimdi hedefimiz buradaki faaliyetlerimizi derinleştirmek ve büyütmek. Yapacağımız her işin bir amaca da hizmet etmesi gerektiğini de düşünüyoruz. Amaç odaklı şirket olarak elimizdeki teknolojileri kullanarak toplumun dönüşümüne katkı sağlamak istiyoruz. Vodafone Vakfı çatısı altında bugüne kadar 4,3 milyon müşteriye dokunduk. 47 milyon TL sosyal yardım yaptık. 2025 yılına kadar teknolojiyi kullanarak sunduğumuz hizmetlerle dünyada 1 milyar insanın hayatına dokunacağız. Sosyo ekonomik gelişmeyi destekleyecek, herkesi kucaklayan dünya kaynaklarını gözeten sürdürülebilirliği esas alan bir yapı kuruyoruz. Topluma dokunmak onları dönüştürmek önceliklerimiz arasında yer alıyor. 

 Tüm bu büyüme yolculuğunda gelirlerinizin dağılımı nasıl değişecek?

Bununla ilgili senaryolar çalışıyoruz. Bu dikeylerin her birine ne kadar yatırım yapacağımızı biliyoruz. Müşterilerimizin de takdiriyle her bir dikeyde çok güçlü bir oyuncu haline geleceğimize inanıyorum. 

 Vodafone’un geleceğini nerede görüyorsunuz? 

 Geleceğe dair birinci hedefimiz yeni nesil telekomünikasyon şirketi olmak, servislerimizi uçtan uca tüm müşterilerimize sunuyor olmak. 2025 yılına kadar Türkiye’nin en hızlı büyüyen dijital servisler şirketi olmayı hedefliyoruz. İkincisi amaç odaklı şirket olmak. Buraya baktığımızda üç ana başlığa ayırıyoruz: Bir tanesi gezegenimiz için hedefler. 2040 için kendimize sıfır emisyon hedefi koyduk. Bununla ilgili önemli adımları atıyoruz. İkincisi toplumun dijital dönüşümü. Üçüncüsü toplumda geri kalan kişileri dahil etmek, desteklemek. Amaç odaklı şirket olarak bu konuda pek çok programı önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğiz. Kadınlarla ilgili, işini kaybedenlerle, gençlerle ilgili programlarımızı açıklayacağız. Çalışanlarının, müşterilerinin, paydaşlarının mutlu olduğu bir Vodafone hedefliyoruz. 700’den fazla iş ortağımız var. 3 bin kişilik Vodafone ailesinin yanında 28 bin kişilik bir geniş ailemiz bulunuyor. Amacımız öncelikle müşterilerimizi çalışanlarımızı ve ekosistemimizi mutlu etmek. Yeni nesil telekomünikasyon şirketi olurken, amaç odaklı mutlu bir Vodafone yaratmak.


VODAFONE’UN GELECEK ROTASI


Birinci hedefimiz yeni nesil telekomünikasyon şirketi olmak. Amaç odaklı mutlu bir Vodafone yaratacağız. Toplumda geri kalan kişileri destekleyeceğiz. Altyapımızı geliştirip geleceğe hazırlayacağız. Kamuda sağlıktan eğitime her alanda dijitalleşme çalışmalarına destek olacağız. İhtiyaç sahibi kesimler için dijital okuryazarlığı artıracağız. KOBİ’lerin dijitalleşmesine destek olacağız. Kurumların salgından çıkış planlarını destekleyeceğiz. Telekom, servisler, finans ve medya dikeyinde güçlü bir oyuncu olacağız.



“TÜRKİYE’NİN DİJİTAL SKORU 53’TEN 71’E YÜKSELDİ”

PLATFORM ŞİRKET STRATEJİSİ
Bizim uzun yıllardır devam eden Dijital Dönüşüm Hareketimiz var. KOBİ’lerin dijital skorlarını ölçüyoruz. Burada Türkiye’nin dijital skoru üç yılda 53’ten 71’e yükseldi. Biz pek çok çözüm ortağımızla ve ekosistemimizle ürün geliştiriyoruz. Bu konuda platform şirket olma stratejimiz var. Tüm hizmetleri kendimiz geliştirmek yerine bir ekosistem yaratıyor, internet üzerinden sağladığımız servislerde bu ekosistemi ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Bu platform olma özelliği de Vodafone’u ayrıştıracak noktalardan biri olacak. Platform şirketi olarak ekosistemi müşterimize sunmak istiyoruz.
YARATILAN HACİM Ekosistemle beraber şu an 100 milyon TL’yi aşkın bir hacim yarattık. Neler yaptığımıza dair birkaç örnek vermek gerekirse… Dijital tarım istasyonu diye bir ürünümüz var. Tarım ve gıda sektöründe üretimden gübrelemeye kadar birçok alanda verimlilik artışı sağlıyor. Red Kontrolde ile işletmelerin enerji tüketimini kontrol altına alıyoruz. Bulut santral çözümümüz iletişim altyapısında yönetim bakım maliyetlerini ortadan kaldırıyor. Bunlar gibi her bir dikey ve sektör için çok farklı çözümümüz bulunuyor. İTÜ içinde Future Lab adını verdiğimiz Ar-Ge merkezimiz var. Burada çok sayıda yerli iş ortağıyla hareket ediyoruz. Sadece IoT’de 30’dan fazla iş ortağımız var. Hangi sektörde iş yapıyorsanız sizin ihtiyaçlarınızı anlayıp ona özel çözüm üretiyoruz.



“600 MİLYON TL’LİK DEĞER YARATMAYI HEDEFLİYORUZ”

“START UP’LARIN YER ALMASI ÖNEMLİ” 
Vodafone Türkiye platformunda start up’ların yer alıyor olması çok önemli. 2018 yılında Vodafone Vitrin altında başlattığımız programla Türkiye’nin start up’larına ölçeklendirme imkanını tanımıştık. Önümüzdeki dönemde çok fazla dikeye girdiğimizden farklı sektörlerden start up’ları bünyemizdeki kanallarla Vodafone müşterilerine ulaştırmayı hedefliyoruz. Üye şirketlerimiz 25 milyon Vodafone müşterisine ulaşabiliyor. Aldıkları güçlü dijital pazarlama desteğinin yanında Vodafone’un geniş kurumsal ağından yararlanabiliyorlar.
50 ŞİRKETLE İŞ BİRLİĞİ Program yöneticileriyle ve konularında uzman Vodafone personeliyle çalışıyorlar. Vodafone Vitrin programı kapsamında girişimler için yılda 1 milyon TL civarında dijital pazarlama desteği veriyoruz. Şu ana kadar yaptığımız yatırımı büyüterek 2023 yılı sonunda 50 şirketle iş birliği yapmayı hedefliyoruz. Ve bu şirketlere 75 milyon TL’lik destek vererek 600 milyon TL’lik ekonomik değer yaratmayı hedefliyoruz. Amacımız fikrini hayata geçirmiş, şirketini kurmuş ve müşteri deneyimi iyi olan start up’ları ölçeklendirebilmek. Onları ekosistemimiz içinde geliştirmek önceliklerimiz içinde yer alıyor.



“5G’DE PİLOT UYGULAMALARLA KURUMLARI EĞİTİYORUZ”

payÖNEMLİ DÖNÜŞÜM
5G’ye geçişle birlikte hızlı internete erişim olacak. İmalat sanayi, tarım, ulaşım, şehircilik 5G ve nesnelerin interneti teknolojileriyle önemli bir dönüşüm yaşayacak. Sektörlerde veri odaklı çalışmaların ve otomasyonun oldukça artmasını bekliyoruz. Bir araştırmaya göre 5G’nin sunacağı faydalar global üretim sektöründe 2030 yılına kadar dünyada 740 milyar dolarlık bir değer yaratacak. 5G’nin yaratacağı verimlilik ve üretim artışıyla birlikte Türkiye de dahil olmak üzere ülkelerin GSMH’lerini yüzde 4 artırma potansiyeli var. 5G’nin çok farklı kullanım alanları olacak. Akıllı fabrikalarda endüstriyel ekipman uzaktan kontrol edilecek. Otonom araçlar için yol koşulları, tehlikelerin önceden belirlenmesi 5G ile mümkün olacak. Kurumlar için şöyle bir avantaj olacak: Kurumlara özelleştirilmiş mobil şebeke hizmeti vereceğiz.
ŞİRKETE ÖZEL MOBİL ŞEBEKE Bir üretim tesisine “Sana özel bir 5G bölümü veriyorum. Tüm internet altyapısını buradan karşılayabilirsin” diyebileceğiz. Bir şirket kendine özel 5G şebekesi varsa, inşaat sektöründe büyük bir şantiyede tüm vinç operatörlerini uzaktan kontrol edebilecek. Aynısını tüm sektörler için düşünebiliriz. Bugün bizim bunu hayata geçirdiğimiz yerler oldu. Metal İşverenleri Sendikası’nın hayata geçirdiği yetkinlik geliştirme merkezi MEXT, 5G teknolojisiyle entegre ilk dijital fabrikayı bünyesinde bulunduruyor. Buraya 5G sağlayıcısı olduk. Bu şebekeyle yakın gelecekte bina içindeki araçların uzaktan yönetilmesini ve görüntü almasını sağlıyor olacağız. Bu pilot uygulamalarla farklı sektörleri 5G teknolojisine hazırlıyoruz. 5G’nin ne zaman hayatımıza gireceğiyle ilgili tarih henüz belli değil. Ama biz tüm global deneyimimizle 5G’ye hazırız.



“HİBRİT MODELE GEÇECEĞİZ”

ESNEK YAPI
Hem uzaktan hem ofisten çalışmanın mümkün olduğu esnek bir yapı oluşturacağız. Her iki modelin avantajlarını en verimli şekilde kullanmayı planlıyoruz. Çevik organizasyon kapsamında bir takım oluşturduk. Çeşitli birimlerden arkadaşlarımız bu takımın içinde. Onlar şu an önerilerini hazırlıyor. Kesin olarak yılın ikinci yarısında hibrit çalışma modeline geçeceğiz. Bu modelin detaylarını bu takımın yapacağı çalışma ve rapor belirleyecek.
3.500 EK İSTİHDAM Müşteri hizmetleri biriminde tamamen uzaktan çalışmaya geçtik. Bu birimdeki çalışanlarımız istedikleri şehirde istedikleri mekanda çalışabiliyor. Mesai saati ve vardiyaya bağlı kalmıyorlar. Bu model istihdama katılmak isteyen ev kadınları, öğrenciler, engelli vatandaşlarımız için önemli avantajlar sağlıyor. Önümüzdeki üç yılda burada 3 bin 500 ek istihdam yaratmayı hedefliyoruz.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz