"Yeni Ceo’nun Bulut Bilişim’le Büyüme Planı"

Tamer Özmen, Microsoft Türkiye’nin yeni CEO’su… Priceline ve Orange gibi dünya devlerindeki deneyimlerini şimdi ülkesine aktarmaya hazırlanıyor. “Güçlü bir ekip ve pazara sahip” diye nitelendirdiği...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yeni Ceo’nun Bulut Bilişim’le Büyüme Planı

Tamer Özmen, Microsoft Türkiye’nin yeni CEO’su… Priceline ve Orange gibi dünya devlerindeki deneyimlerini şimdi ülkesine aktarmaya hazırlanıyor. “Güçlü bir ekip ve pazara sahip” diye nitelendirdiği yeni şirketinde iki önceliği olduğunu söylüyor: “KOBİ’ler ve girişimci ekonomisi”…  İki cephenin büyümede motor güç görevini üstleneceğini belirtiyor. Ancak, esas büyümenin ise “Bulut Bilişim”den geleceğinin altını çiziyor. Özmen, “Orange’da yakınsama ürünlerine yönelik talebi görüp, çok hızlı büyüdük. Bunu Türkiye’de Bulut Bilişim’de yakalamak mümkün…. Türkiye’ye Bulut Bilişim’i getirip, pazara anlatarak aynı başarıyı sağlamak istiyoruz” diyor.

hedMicrosoft’ta yeni bir dönem başlıyor. Bu dönemi başlatan ise kısa bir süre önce şirketin genel müdürlük koltuğuna oturan Tamer Özmen. Bilişim sektörünün farklı kollarında üst düzey yönetici olarak deneyimi olan Özmen, yeni pozisyonunda ilk iş olarak kendine 90 günlük bir plan yaptı. Bu planın ilk aşamasında çalışanları, müşterileri ve iş ortaklarını dinliyor. Hangi ayakta ne tür aksiyonlar alınması gerektiğini saptıyor.

Şirketin Türkiye’deki büyüme potansiyelinin cezbedici olduğunu düşünen Özmen’e göre bu büyüme Microsoft’un yanı sıra Türkiye’nin teknolojiyle kalkınmasına ciddi ölçüde katkıda bulunacak. Bu konuda Özmen’in planı bulut bilişimi devreye sokmak. Bu noktada kısaca bulut bilişimi kavramına değinmekte de fayda var: Bu yaklaşımda ihtiyaç duyduğunuz yazılımları satın almıyor bir anlamda kiralıyorsunuz, ihtiyaç duyduğunuz veri ve hesaplamaları kendi sunucularınız ve bilgisayarınız üzerinde değil uzaktaki bir başka bilgisayarda tutabiliyorsunuz. Bu seçenek KOBİ ölçeğindeki firmalar için çok daha ekonomik ve cazip… Bunu nasıl hayata geçireceğini ise Özmen şöyle anlatıyor: “Microsoft bulut bilişimde dünyanın en kuvvetli oyuncusu. Türkiye de yapı olarak bulut bilişime çok uygun. Hangi telefonu kullandığımız ya da kim tarafından internete bağlandığımız değil de o anda ne yaptığımız çok önemli hale geliyor. Bu yapı gelecekteki konjonktürü belirleyecek. İnternet devrimi, yakınsama devrimi ve bulut bilişim devrimi dersek Türkiye bunların hepsinin ortasında olup son bulut bilişimi kullanarak teknolojik olarak atlama yapabilecek.”

Türk şirketlerinin rekabetini artırmak Özmen’in Microsoft’u büyütme planlarının önemli bir parçası. Kullanım açısından Hotmail’de dünya 3’üncüsü, Messenger’da 2’nci ve Facebook’ta 4’üncü olduğumuzu hatırlatan Özmen, “Bunlar kullanılıyor da ne oluyor? Türkiye’nin ekonomisine nasıl bir gelir getiriyor?” diye soruyor. Ardından şöyle devam ediyor: “Bakıldığında getirisi yok ama burada kullanılacak ve şu ana kadar gelişmemiş olan çok önemli bir girişimci ekonomisi var. Microsoft olarak biz bu girişimci ekonomisini desteklemek istiyoruz. Yeni şirketler kurarak, bu tabakaya ürünler satıp, katma değerli ürünler ekleyip, burada ciddi bir ekonomi yaratma şansımız var.”

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen göreve gelişi sonrasında ilk kez Capital’e konuştu, gündemini ve hedeflerini paylaştı:

* Uzun Bir Süredir Yurtdışında Görev Yapıyordunuz. Sizi Unutanlar İçin Bize Biraz Kendinizden Bahseder misiniz?
Ben İstanbul Teknik Üniversitesi mezunuyum. Üniversiteyi bitirdikten sonra Amerika’da burslu olarak endüstri mühendisliği masterı yaptım. Ardından bir süre Delta Havayolları gibi çeşitli uçak şirketlerinde çalıştım.

İş hayatım ilk önce pazarlama programlarının analizleri ile başladı. Genellikle satış ve pazarlama ile ilgili bir alandı. Ardından havayolları için çalıştığım bir şirketteki yöneticim, “Biz bir şirket kuruyoruz” dedi. 1997 yılında yeni kurulan Priceline’a geçtim.

O yıllarda internet yeniydi, çok güzel bir model oluşturuldu. Ben de bunun kuruluş aşamasında yer aldım. Priceline, dünyada kâra geçen internet şirketi olarak biliniyor.

Bir yıl sonra satıştan sorumlu başkan yardımcısı oldum. Şirket bir anda sıfırdan 1,4 milyar dolarlık bir satış hacmine çıktı. Oyunun boyutları çok değişti.

Yönetimi Priceline’ı dünyaya açmak konusunda ikna ettim. Beni İngiltere’ye yolladılar. 2 yıl İngiltere’de kaldım ve orada Priceline’ı kurduk. Dolayısıyla Priceline kariyerimde önemliydi.

* Kariyeriniz Daha Sonra Nasıl Devam Etti?
Daha sonra Türkiye’ye Doğan Online için geldim. 1,5 yıl Türkiye’de çalıştım. Ardından tekrar İngiltere’ye, kendi şirketimi kurmak üzere gittim. KOBİ’lere pazarlama ve reklam modelleri satan bir arama motoru şirketi kurdum. Derken, Orange’da bir fırsat çıktı. Şirketimin hisselerini sattım. Orange’da 1 yıl çalıştıktan sonra Microsoft’a geçtim.

* Microsoft’tan Teklif Size Nasıl Geldi? Görevi Kabul Ederken Hangi Kriterleri Göz Önünde Bulundurdunuz?
Orange’da çok mutluydum. Hiçbir şekilde bir arayış içinde değildim. Türkiye’ye dönmek gibi bir niyetim de yoktu. Beni telefonla Egon Zehnder’den aradılar, “Türkiye’ye gelmeyi düşünür müsünüz” diye sordular. Ben de, “Şu anda böyle bir düşüncem yok” dedim.

Bana 5 tane şirket ismi verdiler. “Bu 5 şirket içinde hangisi size ilginç geliyor” diye sordular. Hepsi büyük dünya şirketleriydi. Bir eleme yaptıktan sonra Microsoft’a “hayır” diyemediğimi söyledim. Onlar da beni 2-3 hafta sonra arayacaklarını söyleyerek telefonu kapattı.

Bir süre sonra Microsoft ile görüşmeler başladı. 12 görüşmeye girdim. Bu görüşmeler sırasında şirketi yakından tanıma fırsatım oldu. Gittikçe şirkete daha da ilgi duymaya başladım.

Benim için cazip olan kısmı, Microsoft’un cazip bir ürün çeşitliliği olması. Kurumsal ürünlerden, KOBİ ürünlerine, EPG’den CRM’e kadar ürün portföyümüz ve danışmanlık servisimiz var. Son tüketici tarafında Windows Live Messenger ve Hotmail gibi Türkiye’nin en büyük pazar payına sahip olan iki tane hizmetimiz bulunuyor. Ülke olarak bakıldığında Batı dünyasında büyüme rakamları çok azaldı. Bir tek mobil operatörler büyüyor. Türkiye’de son yıllarda inanılmaz bir büyüme rakamı var. Microsoft ürün portföyü ile bu kadar dinamik bir toplumu bir araya getirdiğiniz zaman çok ilginç kesişmeler çıkıyor. O tarafı beni çok çekti ve etkiledi.

* Nasıl Bir Ortamla Karşılaştınız?
Çok kuvvetli bir yapı var. Microsoft’un insan kalitesi inanılmaz derecede yüksek. Microsoft Türkiye’de karşılaştığım arkadaşlar, dünyada her yerde çok rahat ve başarılı olarak çalışabilir. Bu çok güzel bir şey. Yurtdışındaki bir şirketle karşılaştırdığınız zaman bile, buradaki kalite farkını açık bir şekilde görebiliyorsunuz.

* Microsoft’un Büyüme Hızı Son 5 Yılda Nereden Nereye Geldi? Sizin Yöneticiliğinizde Nasıl Bir Büyüme Öngörüyorsunuz?
Türkiye organizasyonu son 5 yıldır ve her yıl yüzde 20’ler civarında büyüyor. Türkiye’nin büyümesine orantılı olarak biraz daha fazla bir büyüme var. Her şirket gibi elbette büyüme hedeflerimiz var ama Microsoft çok özel bir şirket. Çalıştığı pazara inanılmaz derecede yatırım yapıyor.

17-18 yıldan beri Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Bu süre içinde 400 bin öğretmene eğitim verdi. Bilgisayar mühendisine, BT çalışanına eğitim veren ve bunu karşılıksız yapan bir şirket. Tüm bu faaliyetleri daha fazla kâr beklemeden gerçekleştiriyor. Önümüzdeki dönemde Bulut Bilişim, Türkiye’nin dinamik yapısı ve Microsoft’un yatırımlarıyla birlikte ortaya çok güzel bir tablo çıkartacağız.

* Türkiye Microsoft’un, Global Microsoft İçin Önemi Nedir? Pazar Potansiyeli Nedir?
Türkiye, Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’den oluşan BRIC dedikleri hızlı gelişen pazarlar arasında biliniyor. BRIC, Türkiye ile birlikte BRICT olmuş durumda. Bunun güzel tarafı o ülkelerle kıyaslanıyor olmamız. Çünkü o ülkelerde inanılmaz nüfus ve insan kaynağı var. O ülkelere yapılan yatırımlar da çok fazla. O açıdan şirket, Türkiye’ye çok büyük önem veriyor.

* Peki En Çok Hangi Alana Yatırım Yapılacak? Türkiye’de En Çok Yatırıma İhtiyaç Duyulan Alan Sizce Hangisi?
Yenilikçi teknolojileri ve verimlilik odaklı yazılımları ile Microsoft, “Bulut Bilişim” hizmetlerini kullanıcıları için çok zengin bir deneyim ve fırsat ortamı olarak görüyor. Bugün her tür cihazın ve bilgisayarın bağlı olduğu internet bulutu, ölçeklenebilme avantajı ile bireylere ve kurumlara sınırsız fırsatlar sunuyor. Bulut bilişim sayesinde kurumlar ve bireyler, gereksinimleri olan teknolojik altyapı ve yazılım hizmetlerini, internet bulutu üzerinde herhangi bir yerden ve esnek ödeme planlarıyla alabiliyor.

“Bulut Bilişim” denilince, tüketiciye yönelik hizmetlerin dışında gelecek vaat eden en önemli işlerden biri de, kurumsal bilişim ihtiyaçlarını karşılayan çevrimiçi hizmetler. Dünyada yaygın hizmet veren Microsoft Online, çevrimiçi hizmetler kapsamında Microsoft Exchange Online, SharePoint Online, Office Live Meeting, Office Communications Online ve Exchange barındırma servislerini müşterilerine sunuyor. Dünyanın en büyük 10 küresel enerji şirketinden 7’si, 20 küresel telekom şirketinden 13’ü ve yine dünya çapında çalışan 20 bankadan 15’i Microsoft’un yüksek teknolojisi ve üstün hizmet kalitesi ile sunduğu bu hizmetlerden faydalanıyor.

Bulut bilişim, Microsoft’un bilişim ve telekomünikasyon sektöründe de geniş bir ekosistem ile çalışmasını sağlıyor. Dünyadaki iş ortaklarımız arasında Accenture, BT, Mamut, Orange ve Unisys gibi bu endüstrilerin önde gelen birçok markası bulunuyor.

* Sizin Büyüme Konusundaki Kişisel Perspektifiniz Nasıl?
Bu söyleyeceklerim tamamen kendi kişisel yaklaşımlarım… İki konuya çok önem veriyorum. Birincisi KOBİ’ler. KOBİ’ler, Türkiye’nin lokomotifi. Türkiye’yi ileriye götüren çok önemli bir yapıya sahipler.

Bulut bilişim, KOBİ’lere çok büyük bir yarar sağlayacak. Çünkü, Türkiye’nin gelişmesi için üretimin artması gerekiyor. Aynı zamanda rekabetçiliğin de artması şart. Yani üretimimizi geliştirerek yurtdışındaki rakiplerle savaşacak hale gelmeliyiz. Üretimin artması derken üretimin kalitesinin artmasından bahsediyorum. Eğer ürününüz kaliteli değilse ve iyi fiyatlandırılmamışsa hiçbir zaman yurtdışındaki bir şirketle rekabet edemiyorsunuz. Microsoft olarak çalıştığımız şirketleri rekabete hazırlıyoruz. Bu da çok önemli. Burada KOBİ’lerde çok olanak görüyorum. Aynı zamanda KOBİ’lerde çok yüksek oranda korsan yazılım kullanımı var. Korsan yazılım kullanan şirketler, Microsoft’un verdiği bir sürü avantajdan yararlanamıyor. Aynı zamanda ekosistemin büyümesini engelleyerek diğer ülkelerdeki gibi KOBİ’lere yapılan yatırımlardan faydalanamıyor. Diğer konu ise son kullanıcılarla ilgili. Messenger’da dünya 2’ncisi, Hotmail’de dünya 3’üncüsü, Facebook’ta dünya 4’üncüsüyüz. Bunlar çok büyük rakamlar. Konuya farklı bir açıdan bakabiliriz. Bunlar kullanılıyor da ne oluyor? Türkiye’nin ekonomisine nasıl bir gelir getiriyor? İlk bakışta bir getirisi yok gibi görünüyor ama burada potansiyel kullanılacak ve şu ana kadar gelişmemiş olan çok önemli bir girişimci ekonomisi var. Microsoft olarak biz bu girişimci ekonomisini desteklemek istiyoruz. Yeni şirketler kurarak, bu tabakaya ürünler satıp, katma değerli ürünler ekleyip, burada ciddi bir ekonomi yaratma şansımız var.

* Sanıyorum Bu Amaçla Geçen Yıl Ankara’da İnovasyon Merkezi Kurdunuz. Bundan Bahseder misiniz?
Diyelim siz bir şirket kurmak istediniz. Şirket kurmak için ciddi bir birikime ihtiyaç var. Yatırım yapmanız, istihdam yaratmanız, ofis bulmanız lazım… Microsoft İnovasyon Merkezi’nde bunların hepsini sağlıyoruz. Microsoft İnovasyon Merkezi dünya üzerindeki 60 örnekten biri ve burada çalışan arkadaşların ileride başarılı yazılım projelerine imza atacaklarına inanıyoruz. Burada kurulan şirketler buradaki ürünlerini şimdiden yurtdışında satmaya başladı. Çok güzel örneklerimiz var. Bu tür yatırımları desteklemek istiyoruz. Diğer önemli bir hedef de son tüketici tarafından elimizdeki birikimi kullanıp orada girişimci ekonomisini yaratan bir alan sağlamak.

* Microsoft Türkiye Olarak Ürettiğiniz Ve Dünyaya İhraç Ettiğiniz Ya Da Etmeyi Planladığınız Ürünler Var mı?
Bir merkez kurup, potansiyel müşterileri bu merkeze davet edip girişimciliği destekleyip burada üretilen ürünleri yurtdışına pazarlamak istiyoruz. Microsoft olarak BizSpark gibi programlarımızla yerel yazılım ekonomisini desteklemeye devam edeceğiz. Ama en önemlisi Microsoft’un yenilikçi teknolojileri ile KOBİ’lere üretim kalitelerini nasıl artıracaklarını göstermemiz gerekiyor. KOBİ’lerde gerçekleştirdiğimiz ve yüksek katma değer sağlayan çok sayıda çözümümüz var. Bu başarılı örnekleri ortaya koyup, rekabete karşı nasıl savaşacaklarını anlatmalıyız. Aynı zamanda da KOBİ’lerde çok ciddi oranda korsan yazılım kullanımı söz konusu. Korsan yazılım kullandıklarında belli yerlere gelemeyeceklerini göstermeliyiz. Onlara yardımcı olup doğru ürünler kullandıklarında üretimlerini çok artırdıklarını göstermemiz lazım.

* Orange’da Çalışırken Çok Önemli Bir Ciro Artışı Gerçekleştirmiştiniz. Buradaki Ciro Artışı O Seviyede Olur mu?
Orange’da piyasada yakınsama ürünlerine karşı olan talebi görerek cirolarda çok büyük bir büyüme yakaladık. Aynı şekilde bunu Türkiye’de Bulut Bilişim’de yakalamak mümkün. Amacımız da bu. Türkiye’ye Bulut Bilişim’i getirmek, pazara anlatarak, öğreterek aynı başarıyı sağlamak istiyoruz. Bu tamamen bir ekosistem meselesi. Teknolojinin yaygınlaştırılması ile birlikte Türkiye’nin büyüme şansının inovasyon yapmaktan geçtiğine inanıyorum.

* Krizi En Ağır Hissettiğimiz Yıllarda Türkiye’de Değildiniz. Ama Mutlaka Şirkette Yansımalarını Hissediyorsunuzdur. Microsoft Nasıl Bir Kriz Yılı Geçirdi? Nasıl Toparlanıyor?
Türkiye’deki her şirket gibi Microsoft da krizden etkilendi. Önümüzdeki yıla baktığımız zaman ileriye doğru bir atlama yapacağımıza inanıyorum. Yine burada teknolojinin katalizör olduğunu görüyorum. Eğer istediğimiz kriterleri yerine getirebilirsek bu yüksek atlamayı başaracağımıza inanıyorum.

* Microsoft’un En Yakın Çalıştığı Sektörler Hangileri Ve Bu Sektörlerin Verimlilikleri Nasıl Artıyor?
Dünya standartlarının çok üstünde yer alan bir bankacılık sistemimiz var. Microsoft bu
sektöre çok yakın. Telekom konusunda diğer ülkelerle kıyaslandığında inanılmaz bir başarı var. Microsoft, kurumsal şirketler için inanılmaz güzel ürünler sunuyor. bulunuyor. İnanılmaz çalışkan bir insan yapısı, inanılmaz sağduyulu bir tüketici topluluğu var. O açıdan çok pozitif bir çerçeve söz konusu. Microsoft burada bulunduğu 17 yıl içinde bu şirketlerle çalışarak verimliliklerini artırdı.

* Daha Önce Microsoft Türkiye İçin 2009 Yılı Yatırım 2010 Ürün Lansmanları Yılı Olduğu Söylenmişti. Bu Plan Devam Ediyor mu?
Bu konuda çok güzel planlarımız var. Windows 7 çok başarılı gidiyor. Dünyada 90 milyon tane kullanıcıya ulaştı. Arkasından bu yıl Office 2010 ürününü lanse ediyoruz. Çok ciddi derecede üretimi artıran, üretim kalitesini artıran ilginç bir ürün.

“İnsanları Çiçek Gibi Gören Bir Liderim”

* Yurtdışı Deneyimleriniz Kariyerinizde Çok Önemli Bir Rol Oynuyor. Kendinizi Nasıl Bir Lider Olarak Tanımlıyorsunuz?
Çok açık bir liderim. Kapım her zaman açık. Her zaman herkesin gelip istediği konuyu konuşabileceği, tabuların olmadığı, takım oyununa inanılmaz derecede önem veren, takım olmadığı zaman başarılı olunamayacağına inanan, insanları çiçek gibi gören bir liderim. Nasıl bir çiçeği alırsınız bir köşeye koyarsanız, çiçek solar ama başka bir yere koyduğunuzda filizlenir büyür… İnsanları da öyle düşünüyorum. Doğru yerde olmaları, çok iyimselikle değer vererek yaklaşılmalı.

“Kendime 90 Günlük Plan Yaptım”

İlk İş Dinlemek
Çok kısa bir süre önce geldim ama ilk yapılacak şey, çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve müşterilerimizle tanışıp onları dinlemek olacak. Şu anda kendime 90 günlük bir plan yaptım. Her günün bir yapılacak listesi var.

İnternet Ve Telekom Deneyimi Var
Microsoft’ta her çalışan genel müdürün değişik ama çok önemli ekolü oldu. Benim odaklandığım alanlar internet, Telekom ve pazarlama. Kariyer olarak iki kere çok şanslı zamanlamam oldu. İnternetin en önemli ilk şirketlerinden birinde internet kurulurken bulundum. Arkasından yakınsama devrimini Orange’da bilfiil çalışırken yaşadım.

Bulut Bilişime Yönelmek
Bu mobil operatörlerin kuvvetlenmesi, PC ve mobil telefonların bir araya gelmesiyle oluşan bir devrimdi. Çok ciddi yeni bir model olmaya başladı. Bunun 3’üncü ayağı da bulut bilişim. Dünya tamamen bulut bilişime gidiyor. Microsoft bulut bilişimde dünyanın en kuvvetli oyuncusu.

Yeni Devrime Hazırız
Bundan sonraki devrim bulut bilişimle gelecek olan devrim. Türkiye de yapı olarak bulut bilişime çok uygun. Hangi telefonu kullandığımız ya da kim tarafından internete bağlandığımız değil de o anda ne yaptığımız çok önemli hale geliyor. Orada ne yaptığımız sorusunda Microsoft’un çok önemli bir yapısı var. Bu yapı gelecekteki konjonktürü belirleyecek.

Türkiye Bulut Bilişimle Sıçrayacak
İnternet devrimi, yakınsama devrimi ve bulut bilişim devrimi dersek Türkiye bunların hepsinin ortasında olup son bulut bilişimi kullanarak teknolojik olarak atlama yapabilecek. Microsoft burada çok önemli.

“Amacımız Pazarı Büyütmek”

Türkiye Bilişimle Kalkınıyor
Türkiye dünyada 17’nci sırada yer alıyor. Teknoloji bizi kalkındıran bir şey. Bizim, “Türkiye bilişimle kalkınıyor” diye bir sloganımız var. Çok doğru bir slogan. Türkiye’nin bu atlamayı teknoloji ile yapacağına inanıyoruz.

Kimseyi Rakip Görmüyorum
Tam terinse herkesin parçası olduğu bir ekosistem var. Sektördeki her şirketin ortak amacı pazarı büyütmek. Pazar büyüdüğü zaman herkesin büyüme potansiyeli ortaya çıkıyor. Microsoft bir ekosistem yarattığı için bunu sağlayabilecek bir şirket. Bu anlamda ben kimseyi rakip olarak görmüyorum.

Üretim Kalitesini Artıracak
Tam tersine yenilikleri nasıl doğru anlatıp, iyi ürünler sağlayıp insanların hayatlarını kolaylaştırırız, şirketlerin rekabetini artırabiliriz diye çalışıyoruz. Şirketlerin üretim kalitelerini artırmak gibi büyük hedeflere odaklanmamız lazım. Böyle bakıldığında bu ekosistemden herkes yarar görecek.

Hangi Şirket Microsoft Çözümleri İle Ne Kadar Tasarruf Elde Etti?

Bankalar Kullanıyor
Garanti Bankası,15 farklı uygulaması için Microsoft’un Hyper-V uygulama sanallaştırması kullandı. Bu şekilde tüm bu uygulamaların hem birbiriyle etkileşimi hem de istemcilere kurulumu ve güncellemesi kolaylaştı. Denizbank tüm veri merkezinin yüzde 10’unu sanallaştırdı.

İşverimliliği Arttı
Digiturk, sanallaştırma teknolojileriyle altyapı maliyetlerinde yüzde 40, enerji maliyetlerinde ise yüzde 80 tasarruf sağlayarak yüksek performans ve iş verimliliği elde etti. Sanallaştırma teknolojileri internet ortamında sunulan Bulut Bilişim uygulamalarının temelini oluşturuyor.

Performans Artıyor
Microsoft’un SQL Server veritabanı syaesinde Arçelik ise toplam sahip olma maliyetinde konusunda büyük bir tasarruf elde ederken,  SAP sistem performansını 3 kat artırdı. Türk Telekom, yaklaşık 140 milyar adet kaydı ve 55 TB’lık veri yükünü Microsoft SQL Server ile yönetiyor.

Ciro Yüzde 15 Arttı
Kale Seramik çalışanları bugün cep telefonlarından Dynamics CRM kullanarak müşteri ve satış bilgilerine kolayca erişebiliyorlar. Sistemin ilk devreye alınmasıyla, ciro yüzde 15 arttı. Satış süreci yüzde 30 kısaldı.

Maliyet Avantajı Sağlıyor
Turkcell’de Windows 7’nin uzaktan erişim özellikleri sayesinde ise destek hizmetlerinden yüzde 20 oranında tasarruf sağlandı.

Yeşil Teknosa
Windows 7, TeknoSa’ya üç yıl içinde 2,2 milyon dolar tasarruf sağlarken, atmosfere salınan karbondioksiti de 47 ton azaltacak. Bu miktar en az 5 evin yıllık enerji tüketimine eşit.

“Yazılımda Fikir Üreten Girişimci Sayısı Az”

* BT’de Türkiye’nin Rekabet Avantajı Hangi Alanlarda?
Yazılım konusunda girişimci şirket sayısı çok daha fazla olabilir. Bu konuda bir ekonomi yok. Gerek bankacılık gerek kurumsal şirketlerle çok güzel üretimler yaparız ama yazılım konusunda fikir üreten ve yazılımları destekleyip iş modeli geliştiren girişimci şirket sayısı çok az. Yazılım konusunda girişimci şirket sayısını büyütebilirsek, ekonomiye o anlamda çok önemli para çekme şansımız var. Microsoft bunu sunan bir şirket.

* İnterneti Kullanan Kişi Sayısının 26,5 Milyona Geldiği Söyleniyor. Gençler Teknolojiye Çok Hızlı Adapte Oluyor. Peki Sizce Teknolojiyi Kullanma Ya Da Tüketim Aşamasında Ne Gibi Eksiklikler Var?
Pazarın inanılmaz bir çekiciliği var. Ama bu kitlenin kullanım çeşitliliğine baktığınız zaman da çok büyük farklılıkların olduğunu göreceksiniz. Türkiye’de genellikle sohbet ya da oyun gibi tarafları kullanılırken, yurtdışında ciddi bir eğitim, kendini geliştirme, hayatını kolaylaştırmak gibi ürünler var. Burada yine bilinçlendirmeden geçen bir süreç söz konusu. Girişimci ekonomileri destekleyip burada insanların hayatlarını kolaylaştırmak, Türkiye’ye uyacak modeller yaratıp onları tüketicilerle buluşturmak istiyoruz.

Hande Yavuz
hyavuz@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz