Yurtdışında satın almayla büyüyeceğiz

Geçtiğimiz yılın nisan ayı başında Turkcell genel müdürü olan Kaan Terzioğlu, şirketi dönüştürecek bir planla yola çıktı

29.03.2016 13:01:590
Paylaş Tweet Paylaş
Yurtdışında satın almayla büyüyeceğiz
Geçtiğimiz yıl 1 Nisan'da Turkcell'de büyük bir değişim yaşandı. Süreyya Ciliv’den boşalan genel müdürlük koltuğuna iş dünyasının başarılı profesyonellerinden Kaan Terzioğlu oturdu. İşte şirkette stratejiden organizasyon yapısına kadar neredeyse her şeyi kapsayan büyük dönüşüm de böyle başladı. Göreve gelir gelmez yönetim kurulunun kendisine, “Hissedarlarımız için en büyük değeri yaratacak planı yap” dediğini belirten Terzioğlu, o günden itibaren bu plan üzerinde çalışıyor. Plan kapsamında Terzioğlu, şirketin stratejisini 3 ayaklı bir kolon üzerine oturtmuş durumda. Bunlardan ilki Turkcell’i Türkiye’de güçlü ve entegre bir telekom hizmetleri şirketi olarak konumlandırmak. İkincisi bölgede büyümek. Üçüncüsü ise küresel anlamda kullanılabilecek hizmetler yaratmak. Bu stratejiler hayata geçirilirken Turkcell de oldukça hareketli bir yılı geride bıraktı. Grup içinde şirketler ve kadrolar birleşti. Yeni ürün ve birhizmetler oluşturuldu. Yurtdışı pazarlarda büyümek için ciddi adımlar atıldı. Turkcell’in başarı hikayesini bölgeye taşımanın kendisi için en önemli misyon olduğunu belirten Kaan Terzioğlu, “Önümüzdeki 3 yıl içinde hedefimiz uluslararası operasyonlarımızdan elde ettiğimiz geliri yüzde 7’den yüzde 40’lar seviyesine çıkarmak. Faaliyet gösterdiğimiz ülke sayısında 10’a yaklaşacağımızı tahmin ediyorum” diyor. Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, göreve gelişinin birinci yılında ilk özel söyleşisini Capital’e verdi. Şirketteki misyonunu, ilk geldiği günden itibaren nasıl bir dönüşüme imza attığını ve Turkcell’i taşımak istediği noktayı şöyle anlattı:
* Geçtiğimiz yıl 1 Nisan’da göreve geldiniz. Öncelikle genel müdürlük teklifi size nasıl geldi?
 Ben kariyerimde operasyonel olarak 2 şirkette çalıştım. Bunlardan bir tanesi Arthur Andersen. Andersen’a üniversiteden mezun olunca girdim. İlk olarak İstanbul daha sonra Şikago ardından Brüksel ofislerinde çalıştım. 10 yılın ardından Cisco’ya girdim. 12 yıl orada Brüksel’de ve Londra’da çalıştım. 2012 yılında eşimin rahatsızlığı nedeniyle Türkiye’ye döndüm. Türkiye’ye döndükten sonra kafamda 2 tane Türk şirketinde operasyonel anlamda çalışmak vardı ve bunlardan bir tanesi Turkcell’di. O dönemde fırsat olmadığından yönetim kurullarında katma değerde bulunacağım Akbank, Abdi İbrahim, CarrefourSA, Aksigorta ve Teknosa gibi şirketlerin yönetim kurulu üyeliklerini yaptım. 2015 yılının nisan ayında yönetim kurulu başkanımız Ahmet Akça tarafından bana genel müdürlük teklifi yapıldı. Teklifi kabul ettim ve bu kararımdan çok memnunum. Turkcell, gerçekten müthiş bir şirket. Bana göre Türkiye’nin en iyi insan kaynakları potansiyeline sahip. Bugüne kadar teknoloji ve hizmet anlamında Türkiye’nin en büyük başarı hikayelerinden biri olan bu markayı ve bu başarıyı Türkiye’nin dışında, bölgeye de taşımak benim için önemli bir misyon. Kariyerimde de çok uluslu faaliyetlerde bulunduğum için buradaki fırsatları çok net görebiliyorum. Bu alanda Turkcell’e yeni bir dinamizm getirebileceğimize inanıyorum.
* İlk etapta sizden beklentiler ne olarak dile getirildi?
 Biz yönetim kurulumuzla çok yakın ilişki içindeyiz. Yönetim kurulunun talebi belliydi. “Hissedarlarımız için en büyük değeri yaratacak planı yap” dediler. Ben de başladığımdan beri bu plan üzerinde çalışıyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz