"Süper Etkili 10 Sektör"

Her sektördeki büyümenin çevresine yararı vardır. Alt sektörler, ürünler bazında dalga dalga büyüme yaşanır. Ancak, bazı sektörlerdeki büyüme, anında birkaç sektöre birden rüzgar verebiliyor. Lojis...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Süper Etkili 10 Sektör
Her sektördeki büyümenin çevresine yararı vardır. Alt sektörler, ürünler bazında dalga dalga büyüme yaşanır. Ancak, bazı sektörlerdeki büyüme, anında birkaç sektöre birden rüzgar verebiliyor. Lojistik otomobili, otomobil elektrik-elektronik sektörünü, beyaz eşya metali anında canlandırıyor. Böylece, birkaç sektör neredeyse el ele verip büyüyorlar. Üstelik, bazen, diğer sektördeki hareket, birincisindekinden daha fazla da olabiliyor.  
 
Perakende, beyaz eşya, elektronik ve lojistik gibi bazı sektörler, diğerlerine göre daha hızlı büyüyor. Bu alanlar dinamizmiyle yatırımcıları etkilerken beraberinde de birçok pazarın kalkınmasını sağlıyor. Hızlı büyüyenler çevrelerinde bir etki zinciri yaratarak ilişkide olduğu sektörlere, kelimenin tam anlamıyla “hayat veriyor.”  
 
Örneğin, elektronik, 2003’te yüzde 60 gibi müthiş bir büyüme hızı yakaladı. Sektör, 100 civarında alanı direkt ve indirekt etkiliyor. Yani, bu büyümeden 100 civarında alt sektör ve kategori yararlanıyor. Ancak, bazı sektörlerin aldığı pay, diğerlerinden daha fazla oluyor. Payın yüzde 40’ı hammadde ve malzemeye gidiyor. Ayrıca, makine tesisat ve metal eşya, enerji ve taşıma gibi alanlar da elektronikteki büyümeden doğrudan etkileniyor, gelir elde ediyor. Bu sektörler için elektronik stratejik bir rol oynuyor.  
 
Görüldüğü gibi hızlı büyüyen alanlar sadece kendileri için katma değer yaratmıyor. Beraberinde onlarca pazarı büyütüyor, onların da katma değer yaratmasını sağlıyor. Dolayısıyla, hızlı büyüyen ve kapsama alanı geniş olan alanlara yapılan yatırımların ekonomiye katkısı daha fazla oluyor. Daha fazla katma değer, üretim ve istihdam, hızlı ve kapsama alanı geniş olan sektörlerde yaratılıyor.  
 
Aslan payı elektroniğin  
 
Otomotiv pazarı yıllardır istikrarlı bir büyüme trendi yakalayamadı. Yaşanan krizler sık sık sektörün dip yapmasına neden oldu. Ancak, bunlar, otomotivin hızlı büyüyen pazarlardan biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. 2001’deki krizden derinden etkilenen sektör, 2002 itibariyle hızla toparlanmaya başladı. Otomotiv sektörü  2003’te bir önceki yıla göre yüzde 126 büyürken, otomobilde bu büyüme yüzde 151’e ulaştı.  
 
Sektör büyürken yaklaşık 20 alanın da gelişmesini sağlıyor. Örneğin, üretilen bir otomobilden en büyük payı yüzde 36 ile elektrik-elektronik sektörü alıyor. Yani, sektördeki gelişme öncelikle bu pazarın büyümesini sağlıyor. Ardından yüzde 26 ile demir çelik pazarı geliyor. Demir çeliğin en büyük alıcıları arasında otomotiv üreticileri bulunuyor. Yüzde 13 pay ile lastik ve plastik, yüzde 13 ile de tekstil sektörü takip ediyor.  
 
Bu dört pazar otomotiv sektöründeki hareketten doğrudan etkileniyor. Bu pazarların dışında döküm, petro kimya ve cam sektörü de yaratılan katma değerden yararlanıyor. Ancak, ilk dört sektöre oranla aldıkları pay daha düşük. Ayrıca, etki zincirinin içinde finans, sigorta, nakliye, reklam gibi birçok alanda bulunuyor.  
 
Zincir hızla genişliyor  
 
Hızlı büyüyen sektörler arasına lojistiği de eklemek gerekiyor. Pazarın büyüme hızına ilişkin rakamları telaffuz etmek oldukça zor. Konuşulan rakamlar ise tahminlerden oluşuyor. Borusan Lojistik Genel Müdürü Kaan Gürgenç, pazarın 2003’ü, yüzde 15’e yakın bir büyüme ile tamamlandığını tahmin ediyor. Omsan Lojistik İş Geliştirme ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ergin Erşin ise firmaların iş hacimlerinde yüzde 10-25 aralığında bir artış olduğunu söylüyor. Bütün bu tahminler sektörün hızla büyüdüğünü gösteriyor.  
 
Peki lojistik büyürken hangi alanları kalkındırıyor? Lojistikteki büyümeden aslan payını kuşkusuz otomotiv sanayi alıyor. Kaan Gürgenç, otomotiv sektöründe kamyonet, kamyon, çekici, treyler gibi ürünlere olan talebi arttırdıklarını söylüyor. Kaan Gürgenç, “Buna paralel olarak artan depolama ihtiyaçları beraberinde inşaat sektörünü etkiliyoruz. Yine depo içi sistemler olan raf, forklift üretici veya ithalatçılarına da talep yaratıyoruz” diyor.  
 
Ergin Erşin ise petrol ürünlerinin satışına da katkıda bulunduklarına dikkat çekiyor. Bunun dışında lojistik bilişim teknolojilerini de etkin kullanıyor. Eğitim ve danışmanlık gibi alanlardan da hizmet alınıyor.  
 
Perakendenin etki alanı  
 
Perakende pazarına baktığımızda 400 metrekarenin üzerindeki mağaza sayısının bin 428 adet olduğunu görüyoruz. 400 metrekare altı market sayısı ise 16 bin 132 adet civarında. Bu rakamlar da hızla artıyor. Çünkü, organize perakendeciler hızla geleneksel kanalların yerini alıyor. Toplam pazara baktığımız zaman 2003’de sektörün yüzde 13 civarında bir büyüme hızı yakaladığı gözleniyor. Bu hız sektöre yapılan yatırımları arttırıyor.  
 
Bu yatırımlar çeşitli sektörlerin kalkınmasını sağlıyor. Bunların başında inşaat ve emlak sektörü geliyor. Bu iki sektör mağaza yatırımlarından önemli oranda pay alıyor. Mağazaların dizaynında özellikle dekorasyon ve dayanıklı tüketim ürünleri öne çıkıyor. Yapılan tanıtımlar ise reklam sektörüne girdi sağlıyor.  
 
Perakende gerçekleştirdiği satışlar nedeniyle de bazı sektörlerin büyümesine neden oluyor. Marketlerdeki her 100 birimlik satışın yüzde 25.7’si hizmet sektörüne, yüzde 22.9’u imalat sanayine gidiyor. Ayrıca, iletişim, elektrik, inşaat, ulaştırma, finans gibi alanlar da perakendenin büyümesinden önemli pay alıyor.  
 
Sektörlere “beyaz” destek  
 
Dayanıklı tüketimin iki önemli ayağı olan elektronik ve beyaz eşya, Türkiye’nin hızlı büyüyen alanlarının başında geliyor. Dolayısıyla, bu iki alandaki hareket, birçok sektör ve ürün grubu tarafından yakından takip ediliyor. Çünkü, bu iki alandaki olumlu hareket onlara da hızlı bir şekilde iş hacmi yaratıyor.    
 
Beyaz eşya son dönemlerin yıldız alanlarından biri durumunda. Arçelik, Vestel, Profilo, Merloni ve Bosch gibi oyuncular sektörü sırtlıyor. Beyaz eşya pazarında yaşanacak gelişme veya gerileme, birçok sektörü yakından ilgilendiriyor. Beyaz eşya pazarı 2003’de bir önceki yıla göre yüzde 20 oranında büyüdü. Bu hızlı büyüme kuşkusuz birçok sektörü olumlu etkiledi.  
 
Beyaz eşyanın yaklaşık 100 farklı alanı direkt veya indirekt malzeme ve hizmet alımlarıyla etkilediği biliniyor. Ancak, metaller, petrokimyasallar ve beyaz eşya komponentlerinden oluşan 3 alan üzerinde etkisi diğerler sektörlere göre daha fazla. Sektörün yaklaşık yüzde 25’i metal hammaddelerden, yüzde 20’si petrokimyasallardan ve yüzde 30’u da beyaz eşya komponentlerinden oluşuyor. Dolayısıyla, beyaz eşyanın hızlı büyümesi bu üç sanayiyi doğrudan etkiliyor.  
 
Elektronik kalkındırıyor  
 
Elektronik Cihaz İmalatçıları Derneği’nin(ECİD) verilerine göre, 2003’te elektronik pazarı yüzde 60 gibi müthiş bir büyüme oranını yakaladı. Yurtdışı pazarlardaki büyüme ise yüzde 20 civarında seyretti. Dolayısıyla, elektronik pazarının ulaştığı bu ivme etki zincirindeki sektörlere de hareket olarak yansıdı.  
 
Vestel Elektronik Genel Müdürü Sertaç Beller, sektörlerindeki büyümeden plastik hammadde ve malzemeler, ambalaj malzemeleri, taşıma, metal eşya, kimya, enerji ve finans alanlarının olumlu etkilendiğini söylüyor. Sertaç Beller, Pamukbank Elektrik Elektronik Sektör Analiz raporuna dayanarak elde edilen katma değerin yüzde 40’ının hammadde ve malzemeye gittiğini söylüyor. Katma değerin yüzde 35’i makine tesisat ve metal eşyaya, yüzde 5’i ise enerji ve taşıma alanlarına girdi olarak katkı sağlıyor.  
 
Sertaç Beller, “TİM’in verilerine göre, 2003 Ocak-Aralık döneminde sektörümüzün ihracattaki payı yüzde 9'dur. 2003 ihracatımızın yüzde 66'sı sanayi mamullerinden oluştu. Sanayi mamulleri ihracatı içindeki sektörel payımız ise yüzde 14 tür. Bu durum etkilediğimiz sektörler açısından elektronik sektörünün önemini daha net gösteriyor” diye değerlendiriyor.  
 
Gıdada “beyaz” etki  
 
Gıda pazarında beyaz et kategorisi hızlı büyümesiyle dikkatleri çekiyor. 2002-2003 döneminde sektör yüzde 16.5 oranında büyüdü. Önümüzdeki dönemde sektörün ihracat kanallarına ağırlık vermesiyle pazar başka bir boyuta taşınacak. Bu gelişme gerçekleştiğinde sektörün iç pazar bağımlılık oranı da düşecek. Dolayısıyla, büyümede daha istikrarlı bir seyir yakalanmış olacak.  
 
Sektörün gelişiminden direkt etkilenen alanların başında tarım geliyor. Yem sanayi bu büyümeden en büyük payı alıyor. Beypiliç Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selçuk Tokgöz bu katkıyı şöyle değerlendiriyor:  
 
“1 kg temizlenmiş piliç eti elde etmek için aşağı yukarı 2.5 kg hammaddeye ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla, 2003’deki fiziki artış direkt olarak hammadde sektörüne 252 bin ton artı hammadde girişi olarak yansıdı.”  
 
Son yıllarda paketli beyaz etlerin satışı artıyor. Bu gelişme ambalaj sektörüne de olumlu yansıyor. Ürünlerin taşınması lojistik, soğutucu ve depolama alanlarını etkiliyor. Beyaz et satışların artmasından  perakende de olumlu etkileniyor.  
 
Kağıt pazarını büyütüyor  
 
Son dönemlerin popüler alanlarından biri de medya…Pazar hızlı büyümesiyle ilgi topluyor. Televizyon, gazete, radyo ve dergi olmak üzere 4 mecrada sektör 2002’de toplam 668 milyon dolar reklam geliri elde etti. Bu rakam 2003’te 831 milyon dolara ulaştı. Yani, 4 mecradaki gelir artışı yüzde 24 civarında seyretti. Bu büyümeden birçok alan etkilendi.  
 
Medyanın kapsama alanında 40 civarında sektör bulunuyor. Medyanın en önemli girdisini kağıt hammaddesi oluşturuyor. Maliyetlerin yüzde 20’sini kağıt hammaddesi alıyor. Yani medyadaki büyüme doğrudan kağıt pazarına yansıyor. Prodüksiyon ise maliyetlerin yüzde 20’sine tekabül ediyor. Lojistik giderlerin maliyetlerdeki payı ise yüzde 5 seviyesinde seyrediyor. Medya pazarı önemli oranda içerik hizmeti alıyor. Dolayısıyla istihdam  maliyetlerde önemli bir paya sahip. Ulaştırma ve dağıtım hizmeti için de önemli miktarda insana iş olanağı yaratılıyor. Teknolojinin yaygın olarak kullanıldığı sektörde özellikle bilişim, fotoğrafçılık, kayıt sistemleri gibi alanlara da önemli katkı sağlanıyor.  
 
“ALIMLARIN YÜZDE 50’Sİ GIDADAN”  
 
Niyazi Önen/Dardanel Yönetim Kurulu Başkanı  
 
Yıldızı Parlıyor  
 
Dondurulmuş gıda 2003’te yüzde 20 civarında büyüme hızına ulaştı. Dardanel olarak biz ise yüzde 40 büyüdük. Ürün çeşidimizi azalttığımız için büyümemiz sektörün üstünde oldu. Sektör hızlı büyüyerek birçok alana katkıda bulunuyor. Tarım, gıdanın çeşitli alt kategorileri ve ambalaj büyümemizden en çok etkilenen alanların başında geliyor. Tabii lojistik, bilişim ve yazılım gibi alanları da unutmamak gerekiyor.  
 
Ağırlık Gıdada  
 
Alımlarımızın yüzde 50’sini gıda sektörü alıyor. Gıda sektörü içinde de unlu mamuller, sütlü ürünler, et ve etli ürünler ve yağ gibi kategorileri doğrudan etkiliyoruz. Bunun dışında ambalaj sektörüne katkımız yüzde 15-20 civarındadır. Yani alımlarımızın yüzde 15-20’sini ambalaj oluşturur. Emek yoğun bir iş olduğu için istihdama önemli katkılarda bulunuyoruz. Tarımının gelişmesine olan etkimizi de unutmamak gerekiyor.  
 
Tona Dikkat!  
 
Dondurulmuş gıdada konserve balık yüzde 215 ile müthiş bir hıza ulaştı. Bu kategoride ağırlık ton balığında. Türkiye’de kişi başına tüketim 60-70 gr seviyesinde. Avrupa’da bu 2-3 kg seviyesinde. Bu kategori daha da büyüyecek. Konserve ton balığındaki gelişim balıkçılık, bitkisel yağ, kutu ve ambalaj kategorilerini etkiliyor. Hammaddenin yüzde 30-40’ını balık, yüzde 7-8’ini bitkisel yağ, yüzde 20’sini kutu oluşturuyor. Ambalaj ise yüzde 10 civarında pay alıyor. Bu sektörler kategorideki gelişimden doğrudan etkileniyor.    
 
“OTOMOTİVE KATKISI BÜYÜK”  
 
Çetin Alanya / Ray Sigorta Genel Müdürü  
 
Sigorta Hızlı Büyüyor  
 
Sigorta sektörü 2003’de hayat dışı branşlarda yüzde 35, hayat sigortası branşında yüzde 49 olmak üzere toplamda yaklaşık yüzde 38 oranında büyüdü. 2003 yılı enflasyon oranına göre yaklaşık 20 puanlık bir reel büyümeden bahsedilebilir.  
Sigorta satışı kişi başına gelir ile bağlantılı olduğu kadar eğitim, bilinç, yasal düzenleme, kültür gibi daha birçok faktöre bağlıdır.Dolayısı ile kasko sigortası satışları arttığı için insanlar araç alıyorlar ya da yangın sigortası satışları arttığı için insanlar ev alıp, fabrika kuruyorlar gibi bir analoji yapılamaz.Sektörün büyümesinin doğrudan etkisi bu hizmeti gören şirketlerin ve onların satış aracılarının gelirlerinin artmasında görülür.  
 
Araç Sigortaları Etkiliyor  
 
Sigorta hasar giderilmesi açısından otomotiv sektörünü olumlu etkiler. Örneğin araç yedek parçası, tamirhaneler gibi sektörün ilgili alanlarını olumlu etkilendiği söylenebilir. Ödenen hasarın çok büyük bir bölümü araç hasarları olduğu için, sigorta sektörünün her yıl otomotiv sektörüne yedek parça ve onarım gideri olarak yüzlerce trilyonluk bir ciro sağladığı, bununla istihdama katkıda bulunduğu bir gerçektir. Diğer branşlardaki hasarlar araç sigortasında olduğu gibi frekansı yüksek olmadığı için orada zararın maddeten giderilmesi etkisinin dışında ölçülebilir bir etkisini söyleyememekteyim.  
 
“EN ÇOK KOBİ’LER ETKİLENİYOR”  
 
Erol Bilecik /Index Bilgisayar Genel Müdürü  
 
2003 Zor Bir Yıldı  
 
Ekonomik krizinden en çok etkilenen iki sektörden biri otomotiv, diğeri ise ne yazık ki bilişim sektörü oldu. 2001’de yüzde  54’lük bir küçülme yaşadık. 2002 de yaraların iyileştiği bir yıl olamadı. Ama, yine de yüzde 20’ler civarında bir büyüme kaydettik ki bu yüzde 54'lük düşüşten sonra iyi sayılabilecek bir gelişmeydi. 2003 de zor bir yıl olarak kapandı. Ama sektör, 2003'te yüzde 20–21 civarında bir büyümeyi tutturdu.  
 
Etki Alanı Geniş  
 
Bilişim sektörü tamamıyla yatay bir sektördür. Bilişimin birebir bu anlamda etkili olduğu sektörler vardır demek doğru olmaz. Bilişimin kendi başına stratejik bir duruşunun olduğu varsayılmalı.Gelişmesinin aşağı yukarı bütün sektörler üzerinde çok olumlu katkısı olduğuna inanıyorum. Bilişim sektörünün gelişmesinden en çok KOBİ'lerin faydalandığını söyleyebilirim. 2002 ve 2003 yıllarında KOBi’lerde bilişim ürünlerinin daha yoğun şekilde kullanılmaya başladığını görüyoruz.  
 
Yaygın Kullanıyorlar  
 
İnternet'in yaygınlaşmasının da etkisiyle KOBİ'ler, dış dünyada kendilerine daha rekabetçi bir konum sağlamak için bilişimden daha fazla yararlanmaya başlıyorlar. Bilişimin ülkemiz genelinde daha stratejik bir unsur olarak algılanmasına paralel olarak e-devlete geçişin de hızlandığını görüyor. Bu nedenle bilişimin gelişmesinin Türkiye için çok önemli bir fırsat olacağına inanıyorum.  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz