"Perakendeye Yabancı Yağacak"

Son birkaç yılda perakendeye 50’nin üzerinde yabancı marka giriş yaptı. Ekonomideki düzelmeye paralel olarak, bu sayının hızla artması, dünyaca ünlü markaların Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Yabanc...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Perakendeye Yabancı Yağacak

Son birkaç yılda perakendeye 50’nin üzerinde yabancı marka giriş yaptı. Ekonomideki düzelmeye paralel olarak, bu sayının hızla artması, dünyaca ünlü markaların Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Yabancıların çoğu, Cevahir, Kanyon gibi yeni alışveriş merkezlerinde yer almayı planlıyor. H&M, C&A gibi moda markaların kendi yatırımlarıyla, Prada, Gap, Conbipel ve daha birçoğunun ise temsilcilikler kanalıyla geleceği konuşuluyor. Uzmanlara göre bu trend gelecek yıllarda da devam edecek. Hazır giyimden gıdaya, kozmetikten elektroniğe birçok sektörde yabancı marka girişleri sürecek.

hed

Dünyanın önde gelen moda devlerinden Versace’nin yönetim kurulu başkanı Santo Versace, 2005 yılı sonunda gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Türkiye’de yatırım yapmayı planladıklarını açıklamıştı. Versace, “Türkiye ilgimizi çekiyor. Gerekli koşullar ve pazar hazır olduğunda yatırım gelecektir” diye konuşmuştu.

Henüz Versace’nin Türkiye’ye yönelik yatırımlarının içeriği açıklanmadı. Ancak, Türkiye’ye yönelik yabancıların ilgisi devam ediyor. Bunların arasında da son dönemde özellikle perakendecilerin ağırlığı dikkati çekiyor. Teknolojiden gıdaya, giyimden kozmetiğe çok sayıda şirket geldi, bazıları da girme hazırlığı yapıyor. 

Rakamlara bakıldığında oradan da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Gıdadan giyime, restorandan elektroniğe 50’nin üzerinde marka sadece son 2-3 yıldır Türkiye’ye geldi. Üstelik öyle böyle değil, birçok dünya markası artık Türkiye pazarında. Burberry bunlardan biri. Eren Holding’in getirdiği markanın İstanbul’daki mağazası dünyadaki en büyük mağazalarından biri. Holding, mağaza sayısını 5’e çıkarmayı planlıyor. Tabii, perakendede son birkaç yılın en büyük söylentisi olan “Wal-Mart Türkiye’ye gelecekmiş” de bu yıl gerçekleşecek gibi görünüyor.

Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi olarak geçen yılın gündeminde yerini alan Cevahir Alışveriş Merkezi, yeni perakende markalarını Türkiye’ye tanıtması açısından da önemli. Türkiye’de ilk mağazasını Cevahir’le birlikte açan yabancı perakende markaları arasında en önemlilerinden biri Debenhams oldu. Shaya Grubu tarafından Türkiye’ye getirilen markanın ilk mağazası Cevahir açıldı.

Elektronik ve hi-tech ürünler market zinciri Medimax, elektronik ürünler satan Le Future, giyim mağazaları Club Monaco, Next, Oysho, Guess For Stradivarius, Bershka, LD, Pull&Bear, ayakkabı mağazası Guiseppo, giyim markası Zara'nın ev tekstili mağazası Zara Home, kozmetikte As Watson Mass bu markalar arasında.

Kanyon’a da yeni markalar gelecek
hedNisan ayında, İstanbul-Levent’te açılacak olan Kanyon’a pek çok marka gelmesi bekleniyor. Merkezde bulunacak isimlerden biri lüks İngiliz giyim markası Harvey Nichols olacak. Bu markayı Tommy Hilfiger’ın da Türkiye temsilcisi olan Unitim getirecek. Daha önce Gas, Custo Barcelano ve Camper gibi markaları da Türkiye pazarına sokan şirketin genel müdürü Abdurrahman Kansu, “5-8 bin metrekare arasında açılacak mağaza, Kanyon’un en büyük mağazası olacak” diye konuşuyor. Önce bu yatırımı hazmetmeye ihtiyaç duyduklarını söyleyen Kansu, diğer yatırımlar konusunda daha sonra karar vereceklerini belirtiyor.

Yaklaşık 170 mağazanın bulunduğu Kanyon’da, İngiltere’nin perakende moda devi Harvey Nichols’ın yanı sıra, Intersport, Conbipel, Douglas, Wagamama gibi Türkiye’ye ilk kez gelen 30’u aşkın yeni marka da İstanbullularla buluşacak. Avrupa’nın en büyük kozmetik zincirlerinden biri olan Douglas da Kanyon’da olacak. Douglas Parfümeri Ltd. Şti. olarak yatırım yapılacak.

Lüks ürünler konusunda uzman olan şirketin genel müdürü Taner Kenar, “2006 yılında İstanbul’da ikinci bir mağaza, bunun yanı sıra bir de İzmir’de mağaza açacağız” diye konuşuyor.

Douglas’ın mağaza açtığı 18’inci ülke Türkiye. Yine Kanyon’da yer alacak Conbipel ve Guess Accessories’in Demsa tarafından getirileceği söyleniyor.

Diğer Kanyon markaları
Türkiye’ye ilk kez Kanyon’la girecek markalardan biri olan Hakkasan, Londra’nın en şık ve en moda Çin restoranlarından. Domino’s Pizza’nın temsilcisi Pizza Restoranları AŞ tarafından getirileceği söylenen Wagamama, yemekhane düzeninde yemek yenen, sade ve modern bir Japon restoranı.

Apple Center, Türkiye’deki ilk konsept bilişim mağazalarından biri olacak. Le Pain Quotidien, geleneksel ekmek ürünlerini yeniden yorumlayan Belçikalı bir kafe zinciri. Nataly's, Fransa’nın ünlü çocuk giyim markası.

İtalyan şık ayakkabıcı Cesare Paciotti, denizcilik için tasarlanan ürün ve giysiler satan Murphy& Nye, Brezilya’nın yenilikçi jean markası Ellus da Kanyon’la gelecek.

Spor tarzda İtalyan çanta ve aksesuar satan Mandarina Duck’ın mağazası ise Nurus Mobilya tarafından açılacak. Nurus daha önce kendi mağazalarında ürünlerini sattığı marka için mağaza yatırımı yapacak.

Bunun yanı sıra İngiltere’den geleneksel tarzda özel demir döküm fırınlarla Aga, Ünlü İtalyan kahve markasının kafesi Segafredo, ünlü İtalyan deri çanta, ayakkabı ve aksesuar markası Furla, Danimarkalı özgün mücevher ve aksesuar tasarım firması Pilgrim ve doğal kozmetik ve özel sabunlar üzerine uzmanlaşmış bir firma olan Fresh Line Kanyon’un markalarından.

Beymen kimleri getirecek?
Bu yıl yeni markalarla atağa geçen firmalardan biri de Beymen olacak. En az 6 marka Türkiye pazarına getirilecek. 2007’de mağazalar açılacak. İlk etapta Fendi, Prada ve Dolce Gabana için planlar hazır. Şimdi Nişantaşı’nda mağaza bakılıyor.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı, Hey Tekstil’in sahibi Aynur Bektaş, rahat giyim tarzında bir Fransız markasını getiriyor. ABD’nin ünlü giyim şirketi GAP’ın de 2006 sonuna doğru Türkiye’ye gireceği tahmin ediliyor. Bu şirketi de Shaya Grubu’un getirecek.

Genelde hazır giyim alanında görülen yeni yabancı marka atağı başka sektörlerde de gözleniyor. Daha önce de Türkiye pazarında olan kozmetik şirketi Sephora’nın yeni mağazalar açacağı söyleniyor. Shaya’nın bu sektöre kazandıracağı bir başka marka da Boots olacak.

Kanyon’da mağazası açılacak olan Furla’nın yerli ayakkabı firması Vetrina tarafından getirileceği konuşuluyor.

Dünyanın ünlü mağaza zincirleri de yakın zamanda Türkiye’ye gelecek gibi görünüyor. H&M ve C&A bu anlamda en çarpıcı firmalardan. Avrupa’nın ünlü perakendecisi Alman-Belçika kökenli C&A’in de yüzde 100 kendi sermayesiyle Türkiye’ye geleceği söyleniyor. Şu anda ekip kurma çalışmaları sürüyor. 2007’de ilk mağazasını açmaya hazırlanıyor. Henüz yer belirlenmedi. Türkiye mağazası, Doğu Avrupa ve Ortadoğu’da açılan ilk C&A olacak.

Armani de mağaza açacak
Son birkaç yıldır Avrupa’ya gidip alışveriş yapmaya gerek kalmayacak kadar marka Türkiye’ye geldi. Özellikle Nişantaşı pek çok dünya markasının merkezi haline geldi. Hatta şu anda mağaza açmak isteyenlerin yer bulmakta zorlandığı söyleniyor. Dünyaca ünlü İtalyan markası Giorgio Armani’nin de bir mağazasının açılacağı söyleniyor. Armani’nin Türkiye temsilciliğini yapan Arena Giyim’in fizibilite çalışması yaptığı konuşuluyor.

Ayrıca, yine Arena Giyim’in Informal mağazaları içinde satışı yapılan Alexander McQueen’in kendi yatırımıyla Nişantaşı’nda bir mağaza açması kesinlik kazandı. Giyim dışında beklenen bir başka perakendeci girişi de gözlükte. Avrupa'da büyük bir gözlük markası olan Perle’ün Türkiye'ye girmek için araştırma yaptığı söyleniyor. İsviçreli ayakkabı ve giyim markası Bally de Türkiye’ye geleceklerden biri olarak gösteriliyor.

İtalyan erkek giyim markası Zilli’nin de Nişantaşı’nda mağaza açmayı planladığı, ancak vazgeçtiği konuşuluyor. ABD’li giyim ve ev dekorasyon perakende markası Otantic de Türkiye’ye gelmesi beklenenler arasında.

Beymen Genel Müdürü Esel Çekin, “Son 2 yılda Türkiye’ye 20’nin üzerinde yeni marka geldi. Bu yıl lüks markalarda bir atak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde lüks markalarda patlama olacak gibi görünüyor” diye konuşuyor.

Gap International Sourcing’in, Gap markasının yanı sıra sahibi olduğu bir diğer marka olan Banana Republic’in de Türkiye’de mağaza açması bekleniyor. Türkiye’ye geleceği düşünülen diğer bir marka da petrol ürünlerinde. İtalyan petrol zinciri Agip’in de gelmesi bekleniyor. Daha önce Georg Jensen’in çelik ürünlerini Moser mağazalarında satan PMC firması, ünlü tasarım firmasının tüm ürünlerini içeren bir mağaza açıyor.

Yeni girişler devam edecek
Bu trendin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor. Özellikle optik, kozmetik, teknoloji gibi alanlarda girişler daha çok olacak. Dundas&Ünlü Kurumsal Finansman Direktörü İbrahim Romano, özellikle teknoloji market alanında mobil telefon perakendecilerinin ilgisinden söz etmenin mümkün olduğunu söylüyor. Telsim ve Türk Telekom’un özelleştirmeleri bu ilgiyi artıracak unsurlar. Romano, bu yatırımların doğrudan yapılabileceğini söylüyor. “Bence gıda perakende pazarının konsantrasyonu yeni girişlere çok kolay izin vermiyor” diyen Romano, uzmanlaşmış perakende alanında yeni girişler beklediğini vurguluyor. Özellikle tekstil alanında franchise ön plana çıkarken diğer alanlarda doğrudan yatırım beklediğine değiniyor.

Management Center Türkiye Genel Müdürü Tanyer Sönmezer, Türkiye perakende pazarına son yıllarda girişlerin arttığına dikkat çekiyor. Yabancı şirketlerin mutlaka temsilcilik kanalıyla girdiklerini belirten Sönmezer, daha sonra kendi sermayelerini getirdiklerini hatırlatıyor. Sönmezer, gelen yabancılara da bir uyarıda bulunuyor: “Türkiye’ye gelirken buradaki marka algılarının nasıl olduğuna bakmalılar. Türkiye’de segmentasyon farklı. Stratejilerini Türkiye’ye uyarlamalılar” diyor.

“Son 1 yıldır yükselişte”
Dünyaca ünlü 10 markanın Türkiye temsilciliğini yapan Demsa Group, son birkaç yıldır Türkiye’yi yeni markalarla tanıştıran en önemli şirketlerden biri. Mothercare, Laura Ashley, Gerard Darel, Guess, Fornarina, Etam, 123, Colours&Beauty gibi markalar Demsa’nın temsilciliğinde. Demsa Group Medya ve İletişim Koordinatörü Burcu Budak, özellikle son 1 yıldır yabancı markaların ilgisinin yükseldiğini söylüyor. Dış talebin fazlalaşmasında Avrupa Birliği gelişmeleri, makro ekonomide pozitif büyümeler, şirket performanslarının yükselmesi, stabil bir ekonomi rol oynuyor. Pazara kendi yatırımlarını yaparak doğrudan girmek isteyen firmaların azınlıkta olduğuna dikkat çeken Budak, genellikle temsilcilik, joint venture kanalının tercih edildiğini söylüyor.

Demsa’nın planlarından da bahseden Budak, 2006 yılında Türkiye çapında 75 mağaza, 16 bin metrekare toplam satış alanı ve 500 kişilik bir kadroya ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor. Ayrıca İstanbul Kozyatağı’nda bin 500 metrekarelik, 8 katlı bir outlet center açacaklar. Grup olarak 10 markalarını da İngiltere, Fransa ve İtalya’nın seçkin markalarından tercih ettiklerini kaydeden Budak, kısa vadede İtalya’nın yine kuvvetli bir markasını da bünyelerine dahil etmeyi planladıklarından bahsediyor.

 HASAN ALTUNKAYA / DATA EXPERT GENEL MÜDÜRÜ
“3 YENİ MARKAYLA ÇALIŞIYORUZ”

İYİ BİR PAZAR Perakende sektörüne yönelik yabancı ilgisi azımsanamayacak ölçüde. Son 6-7 yıldır yeni yeni markalar Türkiye’ye geliyor. Bunun sebebi ise Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip 70 milyonluk Türkiye’nin iyi bir pazar olarak görünmesi. Bir de bu genç nüfusun tüketici eğiliminin yüksek olduğunu hesaba katarsak perakende sektörü için Türkiye cazibesini gittikçe artıran pazar olmaya devam edecek.

3 MARKA GİRECEK Önümüzdeki dönemde pazara 3 marka girecek. 2 teknoloji bir de gıda perakendecisi olacak. Bunlardan teknoloji ve gıda aynı markanın çatısı altında. Bağlantıda bulunduğumuz 2 markadan biri doğrudan kendi yatırım yaparak, diğeri ise ortaklık yapısıyla pazara girecek. Bunlardan ikisi ile istihdam hizmetleri konusunda işbirliği anlaşmaları yaptık. Ön anlaşmalar yaptığımız markalardan bir tanesi gıda, diğeri ise elektronik market olarak Türkiye’ye geliyor. Sadece elektronik market, 80 kişisi merkezde olmak üzere 300 kişiye istihdam yaratacak. Genel müdürden mağaza müdürüne kadar tüm elemanları temin edilecek.

İNSANA YATIRIM Yabancı sermayenin geldiği alanlar perakende, finans, telekom gibi özellikle son yıllarda ciddi istihdam sağlanan alanlar. Verimlilikle birlikte, bu kişiler buraya gelirken iddialı hedeflerle geliyorlar. Bu agresif hedefleri gerçekleştirmek için de doğru insanlara ve güçlü ekiplere ihtiyaçları var. Bu anlamda insana ciddi yatırımlar yapıyorlar.

MURAT ŞAHİN / SMART TEKNOLOJİ GENEL MÜDÜRÜ
“KOZMETİKTE PEK ÇOK YENİ MARKA BEKLİYORUM”

POTANSİYELE İLGİ VAR Perakende sektörünün her alanına ilgi var. Yabancılar da özellikle henüz pazar koşullarının tam belirlenmediği, büyüme potansiyeli yüksek, rekabet eşiğinin düşük olduğu alanlarla öncelikli olarak ilgileniyorlar. Bu alanlar da tüketici elektroniği, kendin yap marketleri, ev mobilyası, aksesuarı, ev tekstili gibi... Perakendecilik alanındaki bu büyüme ve ilgi perakendeye olduğu kadar endüstriye mal ve hizmet üreten alanlara da yabancı ilgisi getiriyor. Bu ilgi yıllardır kağıt üzerinde, masa başı araştırmaları boyutunda iken son 1 yıldır Türkiye’deki ekonomik gelişmeler, ticaret hayatındaki kültürün değişimi, Türkiye’nin lobi faaliyetleri sayesinde aksiyona dönüşmeye başladı.

COĞRAFYA FAKTÖRÜ Bu yabancı şirketlerin ilgisi de hep söylenenin aksine 70 milyon genç nüfus değil tek başına. Elbette 70 milyon genç potansiyel müşteri her marka için önemli ancak hala bu kitle tüketebilecek ve global oyuncuları doyurabilecek kadar tüketime dönebilecek gelire sahip değil. Dolayısıyla, son yıllarda Türkiye'de yatırım yapan yabancı sermaye daha çok Türkiye'yi coğrafi bir merkez olarak seçtiği için geliyor, ki bu da ülkemizin geleceği açısından daha da önemli.

KOZMETİK VE ELEKTRONİK Yakın gelecekte özellikle kozmetik alanında pek çok yeni marka bekliyorum. İthalat mevzuatındaki bir değişiklikle gelecek birkaç yılda Avrupa'dan onlarca yeni marka ve binlerce yeni ürün (SKU-store keeping unit) gelecek. Benzer bir trendin elektronik, bilgi teknolojisi ürünlerinde de yaşanacağını düşünüyorum. Kozmetik dışında alkollü içecek pazarına da pek çok yeni yabancı marka bekliyorum. Burada olası ortaklıklar da mümkün. Gelecek yıllarda rakı üreten yabancı ortaklı şirketler görüyor olabileceğiz.

PEMBE CANDANER / ADECCO TÜRKİYE CEO’SU
“6-10 BİN EK İSTİHDAM YARATACAKLAR”

İLGİ 2-3 YILDIR VAR Türkiye’de perakende sektörüne olan yabancı sermayenin ilgisi son 2-3 yıl içerisinde kendisinden çok söz ettiriyor. Perakendenin Türkiye’de bir sektör olarak algılanmasını da pekiştiren bu yatırımlar gün geçtikçe sektörü daha cazip hale getirerek istihdam imkanı yaratıyor. Son 1-2 yıldır yabancı perakende mağazalarının yatırımlarını artırması ve doğru hedef kitleye ulaşmasının yaklaşık 4-5 bin adaya istihdam yarattığını söyleyebiliriz.

WAL-MART DA GELİYOR Son dönemlerde Türkiye pazarına giren Shaya mağazacılık, Ikea, Watson, EP Center gibi markaların yeni şehirlerde ve yeni alışveriş merkezlerinde açacakları mağazalar ile büyümeye devam edeceklerini düşünüyoruz. Bunun yanında dünyanın sayılı alışveriş merkezlerinin Türkiye’de açılması ve pazara girmiş olan diğer firmaların referansları ile Türkiye pazarına girecek yeni marka sayısında artış bekliyoruz. 2006 yılında Türkiye piyasasına girmeyi planlayan Wal-Mart’ı da belirtebiliriz. Bütün bu yatırımların planlandığı gibi sonuçlanması durumunda 2006 yılında 6 ila 10 bin arasında ek istihdama ihtiyaç olacağını düşünüyoruz.

MURAT YEŞİLDERE / EGON ZEHNDER
“PERAKENDENİN HER ALANINA YENİ GİRİŞLER OLACAK”

BECERİ YOKTU Maalesef Türkiye’de perakende ağı üzerinden bir ürün veya hizmetin satışının yapılması konusunda yakın zamana kadar oluşmuş, kanıtlanmış bir beceri setinden bahsetmemiz mümkün değildi. Ancak 90’lı yıllarda arka arkaya gelen krizler ve daha önemlisi artan rekabet ortamı ve buna bağlı olarak arz üretim kapasitesinin de yükselmesi Türkiye’de perakende sektörünün önemini artırmaya başladı.

İSTANBUL’UN ÖNEMİ Bunun yanında İstanbul’un hala Türkiye’de iş dünyasının merkezi olması ve lojistik olarak zor bir coğrafyada bulunmamız sebebiyle ülkemizde perakende ağları giderek önem kazanıyor. Son olarak 2000-2001 krizi ile birlikte hem yerli hem de yabancı yatırımcıların Türkiye’de perakende sektörüne olan ilgisi tepe noktasına ulaştı. 

İKİ YAKLAŞIM Pazara girmek için hem temsilcilik kanalını hem de kendi sermayesini getirmeyi seçen şirketler var. Ancak benim gözlemim, Türkiye’yi tanıyan ve geçmiş tecrübesi olan şirketlerin daha fazla kendi yatırımlarıyla gelmek istedikleri yönünde. Türkiye’yi yeterince tanımayan şirketler ise ortaklık ya da temsilcilik modellerini tercih ediyorlar.

Önümüzdeki dönemde Türkiye’ye perakendenin her alanında girecek marka sayısının oldukça fazla olacağını düşünüyorum. Ayrıca mevcut oyuncular da yatırımlarını artıracaklar. Hatta daha da ileri giderek perakende sektörünün kısa-orta dönemde iş dünyasına en büyük istihdamı sağlayacağına da inanıyorum.

YASEMİN BALABAN
ybalaban@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz