"Daha fazla kadın ve genç üye istiyoruz"

TÜGİAD Ankara Şubesi Başkanı Zafer Yıldırım, gelecek dönemde TÜGİAD Ankara’nın daha fazla kadın ve genç üyeye kavuşmasını istediklerini söylüyor.

2.11.2020 14:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Daha fazla kadın ve genç üye istiyoruz"

TÜGİAD Ankara Şubesi Başkanı Zafer Yıldırım, “Gelecek vadeden, bir başarı hikayesi ortaya koyması muhtemel arkadaşlarımızla TÜGİAD ailesini büyütmeliyiz” diyerek, özellikle ekonomi alanında, genç iş insanlarının fikirlerini en saygın ve etkili şekilde ifade eden bir sivil toplum iradesi ortaya koymaya çalıştıklarını anlatıyor ve ekliyor: “Yeniliğe açık, dışa dönük ve çalışkan bir sivil toplum örgütü olmak arzusundayız.”

Yaptığınız başarılı projelerle sizi tanıyoruz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1979 Ankara Çankaya doğumluyum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. 2004 yılında Atılım Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldum. Sonrasında Atılım Üniversitesi MBA öğrenimimi tamamladım. Şu anda inşaat, petrol ve gayrimenkul alanlarında faaliyet gösteren Yıldırım Grup’un Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devam ettiriyorum. İş hayatına üniversite yıllarında başladım. 1950’li yıllarda dedem Hacı Emin Yıldırım’ın Kars’tan Ankara’ya hayvan ticaretiyle başlattığı aile ticaretimiz, 1970’li yıllarda babam Zeki Yıldırım tarafından kurulan Yıldırım A.Ş. ve sonrasında da 2000 yılında temellerini benim attığım Yıldırım Grup ile güçlenerek devam etti.

Yıldırım Grup olarak birkaç alanda faaliyet gösteriyorsunuz. Hedeflerinizden ve faaliyet alanlarınızdan bahseder misiniz?

Yıldırım Grup, 1999 yılında kurduğum Zafer Yıldırım İnşaat, 2009 yılında kurduğum Emin Yapı Gayrimenkul ve 2012 yılında kurduğum Fertaş İnşaat’ın tek çatı altında toplanmasıyla oluşan bir grup şirketidir. Ana iştirak konusu, üst yapı inşaatlarıdır. Ayrıca akaryakıt istasyon işletmeciliği ve gayrimenkul geliştirme faaliyetlerini de sürdürüyoruz. Yıldırım Grup’un en belirgin özelliği, iş geliştirdiği bölgenin prestijini artırarak, fark yaratmasıdır. İş geliştirdiğimiz bölgede, bir üst segmentte projeler üretiyoruz. Sektöre girerken ilk olarak Pursaklar’da 64 dairelik Gülyazısı sitesiyle işe koyulduk. Ardından Gölbaşı’nın yüksek katlı ilk sitesi Eymir Konutları’nı inşa ettik. Buradan aldığımız olumlu dönüşlerle beraber Mogan Park Evleri, Beyazevler, Ankara Barosu Sosyal Tesisleri, Gölbaşı Ticaret Merkezi ve Köşem Apartmanı’nı hayata geçirdi. 2010 yılında şehir merkezine yaklaşmak gerektiğini düşündük. Çankayalı olarak ticaretin en aktif olduğu ve Ankara’nın en merkezi lokasyonlarından biri olan Balgat’ta proje yapmaya karar verdik. Balgat, İstanbul’un Levent’i gibi bir yer. Burada Gökkuşağı Konutları’nı ve Balgat Ticari Blokları’nı yaptık. Yine Çankaya’nın en prestijli bölgelerinden biri olan Beytepe’de yatırımlarımızdan biri olan 12 bin metrekare arsa üzerine 4 bloktan oluşan Beyterrace Konutları projesini inşa ettik. Büyük emeklerle Ankaralılara kazandırdığımız bu projeden oldukça olumlu geri dönüşler aldık ve bu bölgede yatırım yapmaya devam etmemiz gerektiğini fark ederek arsa yatırımlarımıza hız verdik. Bu projelerimizin ertesinde 2016 yılında Cevizlipark Konutları projemizi tamamladık. Fakat Ankara’da meydana getirdiğimiz ve halihazırda imzamız niteliğinde olan projelerimiz hiç şüphe yok ki Yıldırım Kule ve Focus Beytepe.

Son projeniz Focus Beytepe Ankara için yüksek prestije sahip bir mimaride. Projeye dair neler söylemek istersiniz?

 “Beytepe’nin Odak Noktası” mottosuyla yükselen Focus Beytepe projemiz sakinlerine yepyeni bir yaşam alanı sunacak. Proje ailenin her ferdini düşünen, her yaş ve gruptan insanın kendini dinleyebileceği ve huzur bulabileceği niteliklere sahip. Birçok sosyal aktivitenin gerçekleştirilebileceği alanlar, eğlence yerleri, parklar, spor salonları fazlasıyla mevcut. Focus Beytepe 185 daireden oluşuyor. 2+1’den 7+1’e kadar farklı tipteki daire seçeneklerinin yanı sıra bahçe dubleksleri ve tasarımı tamamen kullanıcısının arzusuna bırakılmış dairelerimiz de yine bu projede. Projemiz yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Yıldırım Grup olarak satışlarımızda aceleci değiliz; fakat güzel bir iş yapmanın, güzel insanları bir araya getirecek olmanın heyecanı içerisindeyiz.

Türkiye ve Ankara inşaat sektörüne dair neler söylemek istersiniz?

İnşaat, birçok meslek grubuna iş imkanı yaratan ve uzunca bir süredir ülke ekonomimizin dinamosu görevi gören bir sektör. İnşaat sektörünün bir diğer özelliği ise Türk müteahhitlerinin dünyanın hemen her yerindeki itibarlı projelerde ciddi başarılar elde etmiş olması. Ankara açısından da durum böyle... Ankara, özellikle son yıllarda oldukça başarılı projelere ev sahipliği yaptı; fakat geçtiğimiz yıl ve içinde bulunduğumuz dönemde, hem Ankara’da hem de ülke genelinde ciddi bir darboğaz yaşandığını da söylemek gerekiyor. Oldukça yüksek sayılarda konut stoku bulunduğu bir gerçek. Bu stok, son dönemde sağlanan avantajlı kredilerle hayli eritildi; fakat ticari yapılar için sıkıntı hala sürüyor. Ticari yapıların da kısa sürede bir çözüme kavuşturulması gerekiyor. Özellikle de salgın döneminin ilerleyen süreçlerinde iş hayatının daralmasıyla yaşanması muhtemel dönem bu sıkıntıyı artırabilir de.

Ekonomik anlamda bu yıla ilişkin öngörüleriniz neler? Değerlendirmenizi alabilir miyiz?

 Açık söylemek gerekirse çok zor bir ekonomik dönemden tam manasıyla kurtulamamışken küresel bir problem olarak karşımızda duran pandemi meselesiyle de boğuşmak zorunda kaldık. Bu noktada çözüm öncelikle ekonomik değil sağlık bazlı olduğundan maalesef elimizden çok bir şey de gelmiyor. Diğer tüm ticari daralmaların aksine salgın meselesi doğrudan üretimi durduruyor ve bu sebeple de ortaya katma değer çıkmıyor. Bu şartlarda devlet organlarının dahi yapabileceklerinin sınırı var maalesef. Ben meselenin bir sağlık sorunu olarak halledilmediği ihtimalindeki tüm çözümleri eksik ve geçici olarak görüyorum. Bu dönemde bizler de mümkün mertebe ihtiyatlı davranmalıyız. Küresel bir kriz olan bu salgının doğurması muhtemel fırsatları iyi tespit etmeli ve salgın sonrasının aktörlerinden olmalıyız.

TÜGİAD Ankara Şube Başkanı olarak geride bırakmak üzere olduğunuz görev sürecinize, yeni döneme dair neler söylemek istersiniz?

Bildiğiniz üzere TÜGİAD 34 yılı doldurmuş, saygın ve tanınan bir sivil toplum örgütü. Ankara ise TÜGİAD’ın en köklü ve kuvvetli şubesi. Bizler Ankaralı iş insanları olarak TÜGİAD Ankara’nın yükünü  omuzlamaya gayret ediyoruz. İçinden geçtiğimiz bu dönemde, ciddi bir mesaiyle mühim bir vazifeyi yerine getirme azmindeyiz. 10. Dönem Yönetim Kurulu olarak, üyelerimizle irtibat ve yeni üyeler kazanma noktasında bu zamana kadar oldukça hassas çalışmalar yürüttük. “Fikrinle İz Bırak” isimli iş fikri yarışmamız ve TATEF isimli ticari etkileşim fuarımızla gelenekselleşecek kıymette çok ciddi çalışmalara imza attık. Gelecek dönem içinde TÜGİAD Ankara’nın daha fazla kadın ve genç üyeye kavuşmasını istiyoruz. Gelecek vadeden, bir başarı hikayesi ortaya koyması muhtemel arkadaşlarımızla TÜGİAD ailesini büyütmeliyiz diye düşünüyoruz. Özellikle ekonomi alanında, genç iş insanlarının fikirlerini en saygın ve etkili şekilde ifade eden bir sivil toplum iradesi ortaya koymaya çalışıyoruz. Yeniliğe açık, dışa dönük ve çalışkan bir sivil toplum örgütü olmak arzusundayız.

Ankaralı bir iş adamı olarak nasıl beklentileriniz var? Neler söylemek istersiniz?

İş insanı her zaman için öncelikle kendisine güvenilmesini ve destek olunmasını ister. İstihdam yaratmasına, yatırım yapmasına ve yeni fikirler ortaya koymasına imkan veren bir ortamda bulunmak ister. Bürokratik zorluklar veya belirsizliklerle boğuşmak iş insanı açısından sadece zaman kaybı. Ekonomik büyüme ve istikrar bu yatırım ve iş yapma zemininin uygunluğuna bağlı. Yenilikçi teknolojiler ve inovatif fikirlere ilişkin teşvik edilmek de bizlerin beklentileri arasında.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

 Öncelikle Capital ailesine teşekkür ediyorum. Önemli bir iş yapıyorsunuz, kıymetli bir okuyucu kitlesiyle buluşmamıza vesile oldunuz. Son olarak, şunu da ifade etmek istiyorum; aslında, bir tane ailemiz, bir tane memleketimiz ve bir tane hayatımız var. Yaşadığımız bu zaman dilimini daha anlamlı kıldığımız anlara bakıyorum da hep bir başkasının iyiliği için yaptığımız işleri anımsıyorum. Ailemiz için, dostlarımız için, memleketimiz için... Bunu tavsiye ediyorum herkese, bir başka kıymet için çok çalışmayı. Ancak bu ihtimalde gerçek bir iz bırakıp ve sonsuz bir huzur içinde olabiliriz gibime geliyor.

 “SAHAYI TERCİH EDİYORUM”

İş hayatında aktif olarak çalışmaktan her zaman keyif duymuşumdur. Yaptığım işin daima içinde, alanda yani sahada olmak her zaman tercihim olmuştur. En büyük avantajım ise sevdiğim işleri yapıyor olmam. Bu bağlamda disiplinli çalışmak, hızlı çalışmak, sorumluluk üstlenerek çalışmak, yani çok çalışmak her zaman başarıyı getirir inancındayım. Emeğimin bir karşılığının olacağına dair inancımı hiç kaybetmeden, benimle çalışanların emeğini de gözeterek çalışmaktan zevk alıyorum.

“EKİP RUHU ÖNEMLİ”

İş hayatımda ekip ruhuna çok önem verenlerdenim. Bence her iş ancak doğru lider ve doğru ekiple başarılı olarak icra edilebilir. Lider konumundaki kişinin en önemli görevi ise kısa, orta ve uzun vadeli planlamalardaki hassasiyeti ve öngörüleridir. Ben bu meseleye ayrı bir önem atfediyorum. Ticaret, öngörülebilirliği artırabildiğiniz anda çok daha verimli bir hale geliyor. Bu noktada bizlerin üstüne düşen, planlı olmak ve tabii ki anlık değişiklikler karşısında esneme kabiliyeti olan planlara sahip olmak.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz