İstifanın en doğrusu

İş dünyasında herkes iddialı bir CEO ya da C seviye yöneticinin kaybının hem kendisi hem de şirket için büyük bir travma yarattığı konusunda hemfikir...

12 EKİM, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
İstifanın en doğrusu

Aslı Sözbilir

asozbilir@capital.com.tr

Oregon Üniversitesi’nden Prof Anthony C. Klotz ve Oklohama Üniversitesi’nden Prof. Mark C. Bolino’nun birlikte gerçekleştirdiği araştırma, iş dünyası, özellikle de yönetici ve çalışanlar için kritik mesajlar içeriyor. İki uzmanın ABD’de gerçekleştirdiği ve her ülke için krtik mesajlar içeren bu araştırma, “istifalar” konusuna farklı bir bakış açısı geiriyor. İşten yeni ayrılmış 300 MBA sahibi yönetici ve onların altında çalışan 200 yöneticiyle yapılan araştırma, 7 tip “istifa” olduğunu ortaya koyuyor. Değerlendirme sonucunda ulaşılan “istifa tipleri” arasında ilk sırada ise “Kitaba uygun” yer alıyor. “Yöneticisiyle yüz yüze görüşüp, ayrılıp nedenini açıklayan ve yasal süreci tamamlayanlar” bu grup içine alınıyor. İkinci sırada ise “Formalite icabı” istifa edenler var. Bu kategoride yer alan yöneticiler, ayrılırken, göstermelik bir görüşme yapıyor, ancak ayrılma nedenlerini yöneticisine tüm açıklığı ile paylaşmaktan kaçınıyor. Klotz ve Bolino’nun araştırması, yüzde 31 ile en çok görünen istifa tipinin “Kitaba uygunlar” olduğunu gösteriyor. İkinci sıradaki “Formalite icabı” istifaların ABD iş dünyasındaki payı ise yüzde 29’da seyrediyor. İstifada aslan paynı yüzde 60’ı temsil eden bu iki kategori alıyor. Aşağıya inildikçe ise oran düşüyor. 

İSTİFANIN 5 AYRI TİPİ

Bazı ayrılmalarda ise istifa edenin şirketine “Minnettarlık” duygusu var. Kariyer ya da ücret gibi nedenlerden dolayı ayrılmayı istese bile şirketini zor durumda bırakmaktan kaçınanlar bu grupta yer alıyor. “Araştırmacıların Minnettar Ayrılık” diye nitelendirdiği bu tip vedalarda yöneticiler, ayrılırken, “geçiş döneminde çalışma, işleri yoluna koyma” önerileriyle dikkat çekiyor. Bu kesimin istifa edenler içindeki payı yüzde 9’u buluyor. “Temasta kalalım” diye nitelendirilebileceklerin oranı yüzde 8 düzeyinde… Bu gruptaki yöneticiler/ çalışanlar, ayrıldıkları şirketleriyle ilişkilerini korumak, geliştirmek peşinde… Bu nedenle iyi duygular ve köprüleri atmadan istifaya özen gösteriyorlar. Ancak her işten ayrılık şekli pozitif değil, bazı çalışanlar “Kaçınma” ve “Köprüleri yakma” yöntemlerini de tercih edebiliyor. “Kaçınarak” istifa edenler ve “Köprüleri yakanlar” grubuna dahil yöneticiler, ayrılık haberini, birinci derece yöneticileri yerine önce şirket içinde yaymayı tercih ediyor. Çoğu durumda yönetici en son haber alan olabiliyor. Yöneticilerin yüzde 9’u, çalışanların ise yüzde 17’si bu kategoriye giriyor. “Köprüleri yakanlar” ise adı üzerinde geride “toz bulut” bırakıp istifa edenlerden oluşuyor. Bazıları hakaretler yağdırabiliyor, bazıları müşterilere yönelik olumsuz davranışlar sergileyebiliyor. İstifa edenler arasında yönetici düzeyinde yüzde 7, çalışan düzeyinde ise yüzde 10 gibi küçümsenmeyecek bir paya sahipler. Araştırmaya göre, en az görülen yöntemi ise belki istifa olarak bile değerlendirmemek gerekiyor. “Düşünmeden/ Aniden” kategorisinde ayrılanların bir bölümü hiç haber vermeden işe gitmiyor, sonra bildirimde bulunuyor. Bazıları ise kurumla bir daha hiç iletişime geçmiyor. Tüm istifa edenlerde bunların payı; çalışan düzeyinde yüzde 4, yöneticiler cephesinde ise yüzde 9’u buluyor. 

TÜRKİYE’DE C’NİN DURUMU 

Peki, Türkiye’de bu zorlu süreç nasıl yaşanıyor? Bu kritik sorunun yanıtını, iki Amerikalı profesörün yaptığı anketin benzerini Türkiye’de uygulayarak almaya çalıştık. Ankete yüzde 61’i 10 yıl ve üzeri deneyime sahip 128 üst düzey yönetici katıldı. Anketten çok önemli mesajlar çıktı. Buna göre, “Şimdiye kadar herhangi bir görevinizden, istifaya zorlandığınız oldu mu?” sorusuna C seviye profesyonellerin yüzde 21,9’u “evet” yanıtını verdi. Bunların yüzde 31,2’si 1 kere, yüzde 51,6’sı 2-3 kere, yüzde 12,5’i 4 ve daha fazla kere istifa ettiğini belirtti. Böyle bir deneyimi hiç yaşamayanların oranı ise sadece yüzde 4,7’de kaldı. Türkiye’deki C seviye yöneticilerin istifa nedenleri arasında ilk 3 şöyle sıralanıyor: “Kariyerinde ilerleme fırsatının olmaması veya yeni bir iş olanağı (yüzde 34)”, “İşten sıkılmak veya yapılan işi yeteneklerinin altında bulmak (yüzde 17)” ve “Yöneticiyle uyumsuzluk (yüzde 14,4)”. Türkiye’de C düzeydeki yöneticilerin istifa tarzı, çalışanlarınkine benzer özellikler sergiliyor. Onlarda da yüzde 41 ile “kitaba uygun” seçeneği ilk sırada yer alıyor. Onu yüzde 19 ile “Temasta kalarak” ve yüzde 17 ile “Minnettar” seçenekleri izliyor. “Formalite icabı” ayrılık, ABD’deki yüzde 17’lik orana yakın bir düzeyde, yüzde 16’da seyrediyor. Anket, “negatif” ayrılığın payının düşük olduğunu gösteriyor. “Nasıl ayrıldınız” sorusuna yüzde 4’ünün “Kaçınarak”, yüzde 2’sinin ise “Aniden/düşünmeden” yanıtını vermesi de bunu destekliyor. “Köprüleri yakarak” seçeneğini işaretleyenlerin oranı ise sadece yüzde 1’de kalıyor. Bu da bir şekilde ayrılıkların asgari düzeyde “kitaba” uygun yapıldığı mesajını veriyor. 

YENİ İSTİFA GEREKÇELERİ

ABD’deki araştırmanın sonuçlarına göre işyerlerinden iyi muamele gören, kendini değerli hisseden çalışanlar pozitif istifa yöntemlerini seçerken, haksızlığa uğradıklarını düşünenler zarar verici olanları seçiyor. Klotz ve Bolino’ya göre, çok sayıda istifayla karşı karşıya kalan şirketler, çalışanlarını suçlamak yerine önce kendilerini sorgulamak zorundalar… Şirketler için kariyer performans değerlendirmesi yapan Assessment Systems Kurucusu ve CEO’su Levent Sevinç de Klotz ve Bolino ile aynı görüşte: “Günümüzde çalışanların kuruma bağlılığını belirleyen alt nedenin liyakat yani değerlilik olduğunu söyleyebiliriz. Bireyler çalıştıkları şirketlerde; görüşleri alınmadığı, takdir edilmedikleri, zor ya da özel günlerinde ilgi ve anlayış görmedikleri, gelişimleri için gerekli ortam/fırsat/ geri bildirim verilmediğinde kendilerini değersiz hissediyorlar. Değerlilik duygusunun her kademedeki çalışanın ayrılma kararını oldukça hızlandıran bir etken olduğu bir gerçek.” Capital Dergisi’nin Yenibiris.com üzerinden yaptığı anket, yönetici ve alt kademe çalışanların ayrılık gerekçelerinin farklı olduğunu ortaya koyuyor. C seviyesinde ilk sırada “kariyerde ilerleme fırsatları olmaması” yer alırken, alt kademe çalışanlarda “maaş ve yan hakların yetersizliği” öne çıkıyor. Üst düzey yöneticilerde “kendilerini geliştirmek” ve “tekrar etmemek” de önem taşıyor. “İşten sıkılmanın” istifa gerekçeleri arasında ikinci sırada bulunması bu tabloyu destekliyor. Bu gibi nedenlerle ayrılık kararı alanlar süreci genellikle olumlu yürütüyor. “Yöneticiyle uyumsuzluk”, “Takdir görmemek”, “Stres ya da duygusal” baskı nedeniyle yaşanan kopuşlar da ise istifa süreci daha negatif bir havada ilerleyebiliyor. TARAFLAR NE DİYOR? İstifa tarafında rakamsal veriler böyle… Ancak, gerekçelerle ilgili tarafların farklı değerlendirmeleri var. Patron, CEO ve danışmanlardan değişik görüşler geliyor. Örneğin, Doğanlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, “yeni kariyer fırsatlarının” C seviye yöneticilerin iş değiştirme kararı vermesindeki en etkin unsur olduğunu savunuyor. Doğan, “Dünyanın en iyi şirketinde de çalışıyor olsalar, önlerine çıkan kariyer fırsatları ve gelecek hedefleri doğrultusunda farklı bir yoldan ilerlemek isteyebiliyorlar. Birey kendini geliştirme motivasyonunu eğer mevcut çalıştığı pozisyonda ve kurumda göremiyorsa, iş değiştirme kararı verebiliyor” diyor. Hem Gübretaş Genel Müdürü İbrahim Yumaklı hem de Kibar Holding CEO’su Tamer Saka, üst düzey yöneticilerin iş değişikliğinde, “yeni pozisyonlar ve farklı sektörlerde de başarılı olabilme arzusu” gibi gerekçelerin de önemli rol oynadığını söylüyor. Alarko Holding CEO’su Ayhan Yavrucu ise ayrılıklarda para meselesinin belirleyici olmadığına katılıyor. Ancak, asıl sebep konusunda diğerlerinden farklı düşünüyor: “En ağırlıklı neden aileyle anlaşamamak. Birinci kuşak gider, ikinci kuşak gelir veya birinci kuşağın içinde yönetim değişikliği olur. Bunlarla üst yönetici anlaşamaz, ayrılır. Veya yönetici kendisi bir iş kuracağına karar verir ve ayrılır. Ama bu düzeydeki insanların daha iyi ücret gibi şartlarla iş bulduğu için gitme ihtimali yok denecek kadar az.” 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz