Maliyeti sanılandan çok daha büyük

Ofisteki kıskançlık şirketleri nasıl etkiliyor?

1.04.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Maliyeti sanılandan çok daha büyük


ŞİRKETE HASAR VERİYOR
Kıskançlık, normal zaaflar çerçevesinde kaldığı sürece sorun yok. Ancak kontrol dışına çıkınca çalışanlara ve kuruluşlara zarar veriyor. Kıskanan kişi bu duygu nedeniyle mantıklı düşünemiyor, işine konsantre olamıyor ve verimi düşüyor. Kıskanılan kişi ise kendisine yöneltilen davranışlar sonucunda depresyona bile girebiliyor ve bazen bu süreç işten ayrılmayla da sonuçlanabiliyor. Kıskançlığın özellikle şirket içi gizli saldırganlığa dönüştüğü anda şirkete bağlılığı zedelediğini anlatan Tanyer Sönmezer, "Takım çalışmasına da ciddi hasar veriyor" diyor. Orsa Stratejik İletişim Başkanı Salim Kadıbeşegil ise kıskançlığın daha yıkıcı etkilerine değiniyor ve ekliyor: "Aşırı duygusal karakterlerde bu duygu zamanla yerini intikam almaya ya da açık aramaya terk edeceğinden tahmin edilenden daha fazla şirkete zarar verebilir. Wall Street'te borsa ortamında çalışan broker'ların filmlere konu olan kıskançlık duyguları, yatırım bankacılığı yapan birçok şirketi zor durumda bıraktı. Hatta bu duygu 'öç' almakla birleştiğinde şirketin kirli çamaşırlarının ifşa edilmesine kadar varabiliyor."

DOĞRU YÖNETİLİRSE
Doğru yönetilebildiğinde kıskançlığın olumlu yanları da var. Bazen rekabet duygusuyla gelen kıskançlık, çalışma motivasyonunu ve üretkenliği artırıyor. Belirgin bir haksızlığın olmadığı durumlarda, rekabet duygusunu kontrol altına alabilenler, bu durumu lehlerine kullanarak kendi kişisel gelişimlerine yatırım yaparak bu duygudan kazançlı çıkabiliyor. Bu da dolaylı gibi gözükse de doğrudan iş yerine olumlu katkı sağlıyor. Fortune Danışmanlık Yönetici Ortağı Ayşen Arıduru, "İş yerinde, başkasının durumunu kıskanarak ona yetişmeye, onun gibi olmaya yeltenirlerse kıskançlık doğal bir duygu olarak çalışanları olumlu yönlendirir" diyor. Tanyer Sönmezer ise "Kıskançlık gıptaya dönüşüp pozitif bir etki yaratabilir. Çoğu zaman prim ya da ödül sistemleri bunu destekliyor. Örneğin yıllık hedefleri gerçekleştirmek için tatlı bir rekabete yol açabilir" diye konuşuyor. Sarkuysan İK Müdürü Oğuz Ergüngör de kıskançlığın bir diğer çalışanın başarısına duyulan hayranlık olarak geliştiğinde, olumlu bir etki yarattığını belirtiyor. Bilkent Holding CFO'su Önder Sezgi ise kendi gruplarındaki tabloyu şöyle aktarıyor: "Şirketlerimizde, çalışanların birbirleri arasındaki yapıcı başarı kıskançlığı, onları daha çok çalışmaya itiyor."

FUNDA MESAROĞLU / 360HR İK YÖNETİMİ GM
OFİSTE KISKANÇLIK NASIL ÖNLENİR?
AKILCI YÖNETMEK

Kıskançlığın olumsuzluklarını, olumlu sonuçlara dönüştürebilmek ya da bu süreci akılcı yönetmek, doğru bir İK ekibine sahip olmaktan geçiyor. Bu departmanda yer alan insanların çalışanla çalışmayanı birbirinden ayırabilecek, çalışanlarla gerektiği kadar yakın ilişkide olan ve adalet duygusu sağlam İK uzmanları olması gerekiyor.
GERİ BİLDİRİM
İş yerinde kıskançlığın görüldüğü durumlarda çalışanların yöneticileriyle açık ve dürüst iletişim kurabilmesi de çok önemli. Yöneticiler de çalışanlarına olumlu ve olumsuz geribildirim vermekten kaçınmamalı. Rekabeti artırmak amacıyla yapılan bazı ödül/ceza sistemlerinin, her çalışana ve her duruma uygun olmayacağının bilincinde olmak ve olumlu olabilecek bir yöntemi olumsuza çevirmemek de deneyimli İK yöneticisinin elinde. Hatta bu gibi durumlarda şirketlere önerimiz, bu tarz ödül/ceza programlarını deneyimli endüstri psikologları eşliğinde gerçekleştirmeleri.
YEDEKLEME ÖNEMLİ
Aynı zamanda şirketlerde önemli pozisyondaki kişilerin arkalarında yetiştirilecek eleman bırakmaması, o kişinin şirkette tekil bir pozisyonda olmasının yanı sıra şirket için de risk faktörü oluşturuyor. Bu durumda İK politikaları oluşturulurken önem verilmesi gereken diğer bir konu "yedekleme". Böylece çalışan, şirketinin kendisine yatırım yaptığını ve kendisine önem verdiğini hissederken diğer çalışan da şirket içinde "tekel" konumunda olmaktan sıyrılıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz