"Mutsuzluk sendromu"

Dünyada çalışanların yüzde 87’si Türkiye’de de yüzde 85’i iş yerinde mutsuz...

4 KASIM, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Mutsuzluk sendromu
Gallup’un gerçekleştirdiği araştırmaya göre dünyada çalışanların yüzde 87’si, Amerika’da ise yüzde 70’i mutsuz. Mutsuzluğun maliyeti ise oldukça fazla. Araştırmalara göre mutsuz çalışanların dünya ekonomisine yıllık maliyeti 450-500 milyar doları buluyor. Uzmanlar mutsuz çalışanın potansiyelini tam olarak ortaya koyamadığını belirtiyor. Bu durum da verimin düşmesine, kuruma bağlılığın azalmasına, şirketin rekabet avantajını kaybetmesine yol açıyor. Üstelik mutsuzluk kurum içinde bir virüs gibi yayılıyor. Genel olarak şirket içinde bir zehirlenme etkisi de yaratıyor. Dale Carnegie Enstitüsü’nün yaptığı bir çalışma da özellikle üstlerinden kaynaklanan mutsuzluğun çalışanlarda yüzde 80 oranında verimlilik kaybına neden olduğunu ortaya koyuyor. Aynı çalışma, mutsuz çalışanların işlerine bağlılık duyamadığını da gösteriyor. Society for Human Resource Management’ın (SHRM) raporu, mutlu çalışanların mutsuz çalışana oranla yüzde 20 daha iyi performans gösterdiğini ortaya koyuyor. Mutlu çalışanlara sahip işletmelerin 3 kat daha yaratıcı olduğuna ve yüzde 37 oranında daha iyi bir ticari performans sergilediğine dikkat çekiyor. Söz konusu Türkiye olduğunda ise Gallup’un verilerine göre Türkiye’de mutsuz çalışanların maliyeti yılda 50-60 milyar TL.
ÜSTLER EN BÜYÜK PROBLEM
Capital’in Yenibiris.com’la ortaklaşa yaptığı, 2 bin 621 beyaz yakalı çalışanın katıldığı, “Mutsuz Çalışan” anketinin sonuçları da Türkiye’de çalışanların ciddi sorunları olduğunu ortaya koyuyor. Çalışanların yüzde 85’i iş yerlerinde mutsuz olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre, iş yerlerindeki başlıca mutsuzluk kaynakları arasında şu faktörler öne çıkıyor: “Yöneticilerle yaşanan ilişki problemi, düşük maaş ve kariyer olanaklarının sınırlı olması…” Bu faktörleri ise takdir görmemek, işin sıkıcı olması, zayıf yönetim, iş-yaşam dengesini kuramamak, çevre, şirketin olanaklar konusunda yetersiz olması izliyor. Egon Zehnder Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, şunları söylüyor: “Sosyal güvenlik sistemi yetersiz. Boyutu küçük, kurumsal yönetim prensiplerinden uzak çalışan binlerce şirket ve işletmedeki insanın sadece ‘doyduğu yer’ olarak çalışması beraberinde ekonomik, sosyal, kültürel, psikolojik rahatsızlıkları beraberinde getiriyor. Sonuç olarak da Türkiye dünyanın en mutsuz çalışanlarının olduğu ülkelerden biri haline geliyor.” Capital’in gerçekleştirdiği ankette de katılımcıların yüzde 27’si, yönetici veya iş arkadaşlarıyla olan ilişkilerinin mutsuzluğun temel nedeni olduğunu ifade ediyor. Yüzde 25’i maaşını mutsuzluk kaynağı olarak gösterirken yüzde 15’i de kariyer olanaklarının sınırlanmasının kendisini mutsuzlaştırdığını dile getiriyor.
ÖZGÜRLÜKLER ARTMALI
Uzmanlar, şirketlere ve İK profesyonellerine iş yerinde mutluluk konusuna daha fazla odaklanmalarını tavsiye ediyor. Korn Ferry Hay Group Bilgi Hizmetleri Pazar Lideri Ersin Yıldırım, mutlu bir iş yeri yaratabilmek için öncelikle işe alınan kişileri doğru seçmek gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: “Doğru insanı seçebilmek ve elde tutabilmek için rolün gerekliliklerini iyi tespit ederek, kişinin tercihleri ve davranışlarıyla olan uyumu değerlendirilmeli ve nihai karar bu uyuma bakılarak verilmeli.” Unida İnsan Gücü Yönetimi ve Eğitimi Hizmetleri Yönetici Ortağı Saide Kuzeyli, mutsuz olan ve bu ruh halini işe yansıtanların tespitinin en sağlıklı adım olacağını söylüyor. “Bu konuda, tamiratı sadece insan kaynakları departmanına ihale etmeden, çalışanlarla açık, net ve pozitif iletişimin tüm yönetim ekibinin en önemli işi olduğunun kabul edilmesi gerekir” diye konuşuyor. Yazar Metin Hara konuyla ilgili şu yorumu yapıyor: “Dev şirketler özgürlükleri artırırken sorumluluk bilinci aşılıyor. Korku ve tehditle iş yaptırma devri sona erdi. İK direktörlerinin sürekli kendini geliştirmeye, kalıplaşmış kurumsal tekniklerden ziyade kendini ve insanları anlamaya çalışacağı bir lidere dönüşmesi gerekiyor.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz