Ebay'in kurucusuyla sosyal değişim yaratan iş modeli inovasyonu üzerine

Hayırsever Omidyar Network isimli hibrid modelinin yaratılması için eBay'in sosyal etkisinden esinlenilerek ortaya çıkmıştı.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Ebay'in kurucusuyla sosyal değişim yaratan iş modeli inovasyonu üzerine

Benim hayırseverlik yolculuğum, 1998 Eylülünde eBay'in halka açıldığı gün başlamıştı. Halka arz öncesi tanıtım çalışmalarına iki hafta harcadıktan sonra Goldman Sachs'ın New York'taki ofisine gitmiştik. Resmen iflahım kesilmişti. Beklenen an geldiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştık. Biz zannediyorduk ki halka açıldığınızda sizin hisse senetleriniz piyasa açılır açılmaz işlem görmeye başlayacak, meğer işler böyle yürümüyormuş. Bankacılar ilk işlemlerini yapıncaya kadar beklemek zorundaymışsınız. Bu yüzden piyasa açıldığında, işlem salonunda hiçbir şey yapmadan aylak aylak dolanmıştık. Kimsenin bizimle ilgilendiği yoktu. Duvarda elektronik bir kayan şerit vardı ve yaklaşık 45 dakika sonra birileri bizi eBay hisselerini izlememiz gerektiği yönünde uyardı. Hakikaten de birkaç dakika sonra elekronik şeritte bizim hisse sembolümüzün sağdan sola doğru kaydığını gördük. Büyük bir keyifle alkışlamış, birbirimize sarılmış ve "çak bir beşlik" yapmıştık. Halka arzda hisselerimizin fiyatını, benim payıma birkaç yüz milyon dolar düşecek şekilde, 18 dolar olarak belirlemiştik. Gün boyunca hisse senedimizin fiyatı neredeyse 54 dolara kadar yükselmişti. Bana ait olan hisse senetleri ise tıpkı diğer şirket ortaklarınınkiler gibi altı ay boyunca işlem göremeyeceğinden o sırada sadece kağıt üzerinde bir zengindim. Ancak kağıt üzerinde de olsa mal varlığım 1 milyar doların üzerine çıkmıştı. Gerçekten muazzam şok edici ve hiç de beklenmedik bir durumdu. Ardından hemen, şimdi eşim o zaman nişanlım olan Pam ile bu kadar parayla ne yapacağımızı konuşmaya başlamıştık. Bu miktarın ölene kadar ihtiyacımız olandan kat be kat fazla olduğu besbelliydi ve bir anda gelmişti. eBay, ben orijinal yazılımını yazdıktan 3 yıl sonra halka açıldığından hiç de öylesine "Vay canına, biz bunu gerçekten hak etmiştik zaten, tüm hayatımı bu işe adamıştım" gibisinden bir ruh hali içinde değildim. Bu kaynakları iyi bir şekilde değerlendirme sorumluluğumuz olduğunu hissetmiştik. Birkaç ay içinde tıpkı hayırseverliğe yeni başlayanların yaptığı gibi kâr amacı gütmeyen bir aile vakfı kurmuştuk. Burada gayri resmi bir yaklaşım benimsemiştik. Bir aile dostumuz, uygulayıcı direktör rolünü üstlenmişti. O yardım kuruluşuna veya bu yardım kuruluşuna paralar dağıtıyorduk. Gazetelerde bir şeyler hakkında "Size para vermemize izin verin" diyen türden şeyler okumak bizi duygulandırıyordu. Birkaç yıl sonra bu vakfı profesyonelleştirmemiz gerektiğinin farkına vardık ve stratejik düşünmeye başladık. eBay'den nasıl dersler çıkarmamız ve onlardan hayırseverlik işinde nasıl faydalanmamız gerektiği yönünde düşünmemize yardımcı olacak birkaç üst düzey yöneticiyi işe aldık. Pek çok insan yardımseverlik ile hayırseverlik arasındaki farkı bilmez ama bana göre aralarında dağlar kadar fark vardır. Ben, "yardımseverlik" kelimesini kullandığım zamanlar acil bir acının dindirilmesi gerektiğini düşünürüm. Bu şefkatle yapılan katışıksız bir cömertliktir ve acılar hiç bitmeyeceğinden çok önemli ve sürekli yapılması gereken bir iştir. Yardımseverlik doğası gereği kendi kendini sürdüremez, ancak dünyada yardımseverlik gerektiren doğal afetler gibi sorunlar daima vardır. Hayırseverlik ise bundan çok daha fazlasıdır. Latince'de "insan sevgisi" deyiminden gelir. Hayırseverlik, dünyanın ve insanoğlunun koşullarını iyileştirme arzusudur. Yarınlarda yaşanılması muhtemel acıları engellemek için sorunların temel nedenleri hakkında bugünden düşünülmesini gerektirir. Ve eğer biz sürdürülebilir bir değişiklik yapmak istiyorsak, o zaman çıkınımızdaki tüm araçlardan olası en mükemmel şekilde faydalanmak zorundayız. 2000'li yılların başlarındayken eBay'in kendi işinin bir parçası olarak ne derece şiddetli bir sosyal etkisi olduğunu fark etmiştim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz