"İnternetin Divaları"

Başlangıçta sıradan gibi gelebilir... Ancak, onların öyküleri, internet dünyasında fırsat pencerelerini aralamak isteyenler için örnek oluşturabilir. Çünkü, hepsi de birer başarılı girişimci olmada...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
İnternetin Divaları

Başlangıçta sıradan gibi gelebilir... Ancak, onların öyküleri, internet dünyasında fırsat pencerelerini aralamak isteyenler için örnek oluşturabilir. Çünkü, hepsi de birer başarılı girişimci olmadan önce iş dünyasının çarkları arasında dönüyorlardı. Kimi evinde çocuk bakıyordu, kimi başarılı bir pazarlama yöneticiydi. Bazıları internette önemli bir kariyere sahipti. Aralarında Bangladeş ve Brezilya gibi Üçüncü Dünya ülkelerinin sıkıntılarını yaşayanlar da vardı. Ancak, girişimcilik ruhlarını geliştirdikleri başarılı modelle birleştirip birer “.com divası” haline geldiler...  

Geçtiğimiz ay ABD’de piyasaya çıkan “.com Divas” ( .com Divaları) isimli kitap 20 başarılı kadının hikayesini bir arada topluyor. Elizabeth Carlassare, iş dünyasının zorluklarının yanı sıra kadın olmanın dezavantajları ile de savaşmayı bilen girişimcilerin öykülerini aktarıyor.

Capital, “.com Divas” kitabındaki başarı öykülerinden yenilikçi iş modelleri ile dikkat çekenleri bir araya topladı. İşte internetin kadın tanrıçaları ve “.com” dünyasına getirdikleri yenilikler...

ASTRO.NET: FALDAN ÇIKAN İŞ MODELİ

Astro.net, internette hizmet veren ilk büyük astroloji ve fal sitesi. 1995 yılında kurulan site aşk, kariyer, para gibi konularda kişiye özel astroloji haritaları çıkartıyor. Fal meraklılarının hayli ilgisini çeken Tarot kartları ile kullanıcıların geleceğini okuyor. Şu anda Women.com’un bir parçası olarak faaliyet göstren site, Mart 2000 itibariyle aylık 1 milyonun üzerinde ziyaretçi sayısı ile internetin en popülar astroloji sitesi olma özelliğini koruyor.

YENİ ASTROLOJİ TANRIÇASI : Eugenie Disero, kariyerinin büyük bir bölümünü şarkı söyleyerek ve şarkı sözleri yazarak geçirmiş. Manhattan’in ünlü tiyatro kulüplerinde dansçı olarak sahne almış. Ancak, evlenip çocuğu olunca New Sub Sience (şimdiki adıyla Priceline.com) şirketinde yönetici asistanı olarak yeni bir kariyere başlamış. Ancak, 9-5 çalışma saatleri ile aile hayatını dengeleme ve yeni bir kariyer edinme çabaları 18 ay sonra işten atılması ile sekteye uğramış.

40 yaşını aşmış, üstelik kariyerinin büyük bir kısmınıs şarkı söyleyerek, dans ederek geçirmiş biri olarak yeni bir şirkette kariyer basamaklarına en baştan tırmanma konusundaki isteksizliği onu alternatif arayışlarına sokmuş. İnternet sitelerinin forumlarında ve sohbet odalarında, çocukluğundan beri çok meraklı olduğu astrolojiye en az kendisi kadar meraklı bir çok insanın olduğunu farketmiş. 1995 yılında internet henüz emekleme çağındayken, yeni bir iş modelinin kurulmasına bu ilgiyi farketmesinden sonra karar vermiş.

SERMAYEDARI İKNA ETMEK: Bir astroloji sitesi açmaya karar verdiyseniz ve üstelik bir girişiminiz için sermayeniz yoksa, karşınıza çıkabilecek en büyük engellerden biri sermayedarları siberastrolojiye nasıl ikna edeceğinizdir. Eugenie Disero, girişim sermayesi şirketlerine yaptığı bütün başvurulardan eli boş dönmüş. Zira, astrolojiden iyi bir internet iş modelinin çıkabileceğine inandırmak, internetin henüz ilk çıkışyını yaşadığı 1995 yılında  oldukça güç olması sürpriz değil. Kredi kartı limitlerini sonuna kadar kullanan ve bir şirkette başlangıç seviyesindeki bir kariyeri bile kabul etme aşamasına gelen Disero, sonunda America Online’in kuluçka şirketinin 150 bin dolarlık sermayesini almayı başarmış. Üstelik iki bin başvuru arasından seçilen 10 girişimciden biri olarak.

ASTRO.NET DERSLERİ:

1-Bir niş pazarı başkalarından önce görmüşseniz başarılı olma şansınız çok yüksektir.

2-Eğer sitenizin başarısı içeriğe dayanıyorsa, o zaman en iyi içeriği vermeye bakın. Astro.net’in başarısı, “bağımlılık’” yaratan içeriğine dayanıyor.

3- Sitenizi temsil eden bir karakter yaratın. Astro.net’in falcı karakteri Genie Easy bir çok kullanıcının sitenin en sadık takipçisi olmasını sağlamış.

4-Bir yatırım yaparken siz yine de yıldız haritanıza bir baktırın!

ESAMPO.COM: JAPON KADINLARIN UTANGAÇLIĞINI AŞMAK

Japonya, yaklaşık 20 milyon kadın internet kullanıcısı ile öne çıkıyor. Bu özelliği, onu ABD’den sonra, internette kadın-erkek eşitliğine en yakın olan ülke konumuna ulaştırıyor. Japon ev kadınlarına yönelik bir kadın portalı olarak kurulan Esampo.com, 1999 Ağustos ayında faaliyete başladı. Üç ay sonra ise 5 milyon dolarlık risk sermayesi aldı.

Esampo.com, 2003 yılında kara geçmeyi ve Japonya’da halka açılmayı planlıyor. Sitenin İngilizce konuşan Asyalı kadınlara yönelik İngilizce versiyonu da geçtiğimiz günlerde yayına başladı. Sırada Çince versiyonu var.

Site kadınlara yönelik aile, sağlık, kariyer, moda, finans, yemek tarifleri, çocuk bakımı, kadın girişimci bilgileri gibi  konularında içerik sağlıyor. Oyunlar ve çekilişler, ücretsiz e-mail adresi ve kişiselleştirme ile sadık bir kitleyi peşinden sürüklüyor.

HAYALİNDEKİ İŞİ REDDETTİ :Meiko Towada, Japonya’da yetişmesine karşın yüksek lisans eğitimini ABD’de gerçekleştirmiş. Evlenip Hong Kong’a yerleştikten sonra ünlü Disney şirketinde çalışmaya başlamış. Walt Disney televizyonlarının Asya bölgesinde pazarlamasından sorumluyken, büyük bir Japon şirketinden üst düzey yönetici olarak iş teklifi almış. Towada, kendi deyimiyle, kendisine teklif edilen “hayalindeki pozisyonu”, kendi işini kurabilmek için geri çevirmiş. Japonya’ya geri dönmeye karar vermiş. Ülkesine ayak bastığından bir süre sonra ise internetin yükselen popülaritesi, onu kendi internet işini kurmaya yöneltmiş.

TABULARI TİCARETE DÖNÜŞTÜRDÜ: Towada’nın, esampo.com adlı kadın portalını kurmasından üç ay sonra 5 milyon dolarlık bir risk sermayesi almayı başarması şans değil. Zira o Japon kadınlarının zaaflarını, daha doğrusu tabularını işe dönüştürmüş bir girişimci. Aile ve kişisel problemlerin başkaları ile paylaşılması, Japon kültüründe yer alan bir olay değil. Oysa herkesin bir şekilde kişisel problemleri var. Dolayısı ile kişiler kendi kimliklerini açıklamadan, dertlerini anlatabilecekleri bir platform bulduklarında bunu sonuna kadar kullanmak istiyorlar. İşte Towada, Japon kadınlarının kişisel tabularını aşarak konuşabilecekleri bir platform yarattı. 

ESAMPO.COM DERSLERİ

1-Eğer iki tarafa da fayda sağlıyorsa, rakipleriniz ile işbirliği yapmaktan çekinmeyin. Esampo.com kadınlara seslenen bir çok Japon site ile işbirliği yapıyor.

2-Eğer genel hedef kitlenize yönelik hizmet veren bir çok site varsa, içeriğinizi odaklanmaya çalışın. Çalışan Japon kadınlarına yönelik bir çok site olmasına karşın www.esampo.com evinde oturan kadınlara yönelik ilk Japon sitesi olma özelliği taşıyor.

3- Diğer girişimciler, şirket sahipleri ya da yöneticiler ile bir araya gelmeye, görüş alışverişinde bulunmaya özen gösterin. Üst düzeydeki girişimci ve yöneticilerin kendilerini yalnız hissetme olasılığı çok yüksek çünkü.

iVILLAGE.COM : KADINLARA ÖZEL GLOBAL KÖY  YARATTILAR

iVillage.com, 5 milyona yakın üyesi ile dünyanın en popüler kadın portalı. ABD’li bir şirket olmasına karşın, site trafiğinin yüzde 20’si diğer ülkelerden geliyor. 1999 yılı geliri 44.5 milyon dolar olarak gerçekleşen şirketin 420 çalışanı var.

Web şirketleri arasında marka bilinirliği açısından ilk 20’de yer alıyor. Sohbet odalarından bebek isimleri bulmaya kadar,  geniş bir içerikle hizmet veren sitenin aylık ortalama sayfa görüntüleme sayısı 150 milyon.

”GLOBAL KÖY”ÜN ÖYKÜSÜ: QVC isimli bir alışveriş kanalının genel müdürü olan Candice Carpenter ile Family Life isimli derginin genel yayın yönetmeni olan Nancy Evant, 1994 yılında bir iş toplantısında tanışırlar. Bu tanışma yakın bir arkadaşlığa dönüşür. Bir yıl sonra Carpenter bir çocuk sahibi olunca, daha esnek çalışma saatleri olan bir iş aramaya başlar. Amerika Online’in teklif ettiği e-ticaret danışmanlığı görevini, esnek çalışma saatleri nedeniyle kabul eder. Bu aynı zamanda www.ivillage.com fikrinin doğuşunu getirir. 1995 yılı sonunda AOL’un 2 milyon dolarlık kuruluş sermayesi ile iVillage.com ortaya çıkar.
Kuruluşundan dört ay sonra çalışanların ücretlerini ödeyemez hale gelen iki girişimci, bankada kendilerine ait bütün paralarını çekerek ve ancak eşten dosttan borç alarak çalışanların maaşlarını ödeyebilirler. Bu olayı takip eden bir yıl içerisinde site toplamda 110 milyon dolarlık sermaye elde etmiştir bile.

KARARLI İKİ KADIN GİRİŞİMCİ: iVillage’in belki de kaderini etkileyen en önemli anlar, iki kurucunun bünyelerine katmak istedikleri insanları ikna etmedeki başarılarında yatıyor. Daha önce yeni kurulmuş şirketlerde sponsorluk deneyimleri olan John Glasgott’u bir iki kez yemeğe götürmeleri, onu ikna etmelerine yetmiyor. Ve Glasgott başka bir şirketin teklifini kabul ediyor.

İki kadın girişimci, Glasgott’u diğer şirketteki ilk iş günün çıkışında kapısında bekliyor. Arabada bir saat boyunca yapılan ikna konuşmaları da işe yaramıyor. Evine kadar gidilip eşi ve çocukları ile tanışılıyor. Çocuklara, babalarının bu işi kabul ettiği takdirde büyük paraları olacağı, bu nedenle onu ikna etmeleri gerektiği söyleniyor. Günün sonunda John Glasgott, iVillage.com ailesine katılmaya ikna oluyor.

YARATICI GELİR MODELLERİ: iVillage’in en önemli özelliği, yaratıcı ve yenilikçi modellerle gelir yaratabilmesi. Bunun en iyi örneğini de Ford’a yönelik stratejide ortaya koydular. İki girişimci, Forda, otomobil satın alma kararlarının yarısının fazlasında kadınların etkin olduğunu belirttiler. Ardından da, kadınların, otomobil bayilerine gitmekten korktuklarını, bu alanda dişçi korkusuyla yarıştıklarını, bir dizi istatistikle ortaya koydular.

Sonuç:  Ford, 1999 yılında iVillage ile 5 milyon değerinde iki yıllık bir sponsorluk anlaşması yaptı. Siteyi ziyaret eden kadınların hayallerindeki otomobilin ne olduğuna ilişkin anketten gelen cevaplar doğrultusunda iVillager isimli bir prototip otomobil üretildi. Şimdi Ford şirketi, bu otomobilin bazı özelliklerini satışa sunduğu modellere katma kararı aldı.
Sitenin gelirlerinin yüzde 85’i sponsorluk anlaşmalarından sağlanıyor. Ford’un yanı sıra, Charles Schwab ve Procter & Gamble sponsor şirketler arasında bulunuyor.

iVILLAGE.COM DERSLERİ

1- Tecrübeli ve başarısına inandığınız insan kaynağını bünyenize katmak için vakit kaybetmeyin. En baştan zengin insan kaynağı ile işe koyulun.

2- Medya şirketi bile olsanız, kurucularınız arasına mutlaka teknik birini dahil etmeye çalışın.

3- Eğer tüketicilere yönelik bir iş yapıyorsanız, marka bilinirliği yaratmak için beklemeyin. İlk günden itibaren markanızı oturtmak için tüm gücünüzü ortaya koyun.

4-Stratejik işbirlikleri ve sponsorluk anlaşmaları yapın. iVillage’in stratejik ortakları arasında NBC, Excite at Home, AT&T, sponsorları arasında ise Ford gibi şirketler var.

ONENEST.COM : BANGLADEŞ’TEN DÜNYAYA

OneNest.com, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin sanatçılarının ve üreticilerinin ürünlerini internet üzerinden dünyaya pazarlıyor. 1999 yılında 100 bin dolar başlangıç sermayesi ile kurulan site, açıldıktan birkaç ay sonra 1 milyon dolarlık bir risk sermayesi almayı başarmış.

Benzeri sitelerden farkı, ürünlerin, bireysel alıcılardan çok toptancılara pazarlanıyor olması. Müşterileri arasında, ABD’li mağaza zincirleri, butikler ve el işi ürünler satan galeriler öne çıkıyor. Sitenin geliri, sergilenen ürünlerden alınan komisyona, aylık üyelik aidatına ve satışlardan alınan komisyonlara dayanıyor. Bundan sonraki hedef, sitenin tüm üçüncü dünya ülkelerinin ürünlerini kapsaması ve üreticilerle hammadde sunanları buluşturma işlevini de yüklenmesi. Şirketin 2002 yılında kara geçmesi planlıyor.

İDEALLERİNİ WALL STREET’E TERCİH ETTİ: Bangladeş’te doğan Durreen Shahnaz, üniversite eğitimi için gittiği ABD’de başarılı bir kariyer çizdi. Morgan Stanley, Dünya Bankası, Grameen Bank ve Merrill Lynch gibi şirketlerde çalıştı. 30 yaşına geldiğinde ünlü dergi grubu Hearst International’in Asya operasyonlarından sorumlu en genç yöneticisi olmuştu.

Grameen Bank’ta çalışırken görevi Bangladeş’te küçük üreticilere açılan kredileri takip etmekti. 30 ve 50 dolar gibi küçük miktardaki kredilerin, kendi evlerinde ya da küçük atölyelerinde üretim yapan köylülerin hayatını nasıl değiştirebileceğini yakından gözlemlemişti. İnsanların hayatlarında bir değişiklik yaratma isteği, 30 yaşında tüm kariyerini bırakarak OneNest.com’u kurmasını da beraberinde getirdi.

ONENEST.COM DERSLERİ

1-Eğer iş planınız konusunda tutkunuz yoksa, o işe hiç girmeyin. Kalbiniz ve ruhunuz o işin içerisinde değilse, yalnızca para kazanmak isteği, karşılaşılan güçlüklerin aşılması için yeterli olmayabilir

2- Şirket kurucusu olarak zamanınızın çoğunu finansman bulmak için harcayacağınızı unutmayın. İşlerinizi buna göre planlayın.

3- Eski iş ilişkilerinizin öneminin farkına varın. OneNest.com’un kuruluşu sırasında Durreen Shahnaz’in en büyük avantajı, bir dönem çalıştığı Morgan Stanley gibi yatırım kuruluşlarına hem finansman hem de destek için başvurabiliyor olması idi.

SUPERVERTICAL.COM: BREZILYA’YA B2B’Yİ GETİRDİ

Latin Amerika’da faaliyet gösteren ilk B2C ve B2B şirketi olma özelliğine sahip olan SuperVertical.com’un sadece 50 çalışanı var. Şirket, bilgisayar, seyahat ve ofis ekipmanlarız gibi spesifik endüstrilerde üretici şirketlerle alıcı şirketleri bir araya getiriyor. Şirketler sabit bir fiyatla ya da açık artırma ile ürünlerini satabiliyor.

DOĞUMGÜNÜ PARTİSİNDE DOĞDU! Veronica Allende Serra, şu anda Latin Amerika’nın elit girişimçi kitlesi arasında gösteriliyor. ABD’nin en gözde üniversitelerinden biri olan Harvard’dan mezun olan Serra, çeşitli yatırım şirketlerinde çalışmış. Brezilya’nın ve Latin Amerika’nın ilk B2B sitesini açma fikri ise bir doğum günü partisinde, lise arkadaşları ile karşılaşması sonucu olmuş.

EBay’in başarısından esinlenen 4 kafadar aynı modeli işletmeleri de içerisine katacak şekilde Brezilya’ya uygulamak üzere yola çıkmışlar. Aralarında Harvard mezunu Veronica Allende Serra’nın da bulunduğu 4 ortağın 500 bin dolarlık kişisel birikimleri ile 1999 yılı sonunda SuperVertical.com kurulmuş. Birkaç ay sonra ise Brezilya’nın en ünlü bankalarından Unibanco 2 milyon dolar ile şirkete ortak olmuş.

DEĞİŞİMİ HEMEN FARKETTİ Sitenin faaliyete geçmesinden kısa bir süre sonra satışların büyük bir bölümünün kişisel tüketicilere değil, küçük ve orta boy işletmelere yapıldığı fark edildi. Hatta şirketler kendi tedarikçileri ya da iş ortakları ile yaptıkları alım-satım işlemlerini bile bu site üzerinden yürütmeye başladı.

Sitenin altyapısı, toptan alımlara, doğrudan satışın yanısıra, açık artırma yoluyla satış ya da geri alımlara olanak sağlıyordu. Üstelik, Unibanco bankasının 2 milyon dolarla siteye ortak olması, para transferi konusunda büyük bir güven sağlıyordu. Bu değişimi fark eden 4 ortak, SuperVertical.com’u holding şirketi haline getirdi. Otomobil, bilgisayar gibi spesifik  endüstrilere yoğunlaşan birbirinden bağımsız yatay portallar kurarak hepsini holding bünyesine bağladı.

SUPERVERTICAL.COM DERSLERİ

1-Müşteri isteklerine ve piyasadaki talep değişikliklerine çabuk cevap verin. Supervertical.com, müşterilerin çoğunluğunun bireyler değil de, işletmeler olduğunu fark ettiğinde, iş modelini hemen B2B’ye çevirdi.

2-Stratejik ortaklarınızı ve işbirliği yaptığınız şirketleri iyi seçin. Şirketin Unibano isimli banka ile çalışması, internetten ödeme yapmaktan çekinenleri ikna etmek için yetti.

3-Bir iş fırsatı gördüğünüzde hızlı davranın. Eğer bir fırsat varsa, mutlaka kısa zaman içerisinde rekabet de olacaktır. SuperVertical.com Latin Amerika’nın ilk B2B şirketlerinden birtanesi.

CoVia: INTERNETİ SANAL İŞYERİNE ÇEVİRDİ

1996 yılında kurulan CoVia, bireylerin çalışma biçimini baştan aşağı değiştirmeye başlayan şirketlerden bir tanesi. Bir işletmede çalışanların ya da o işletmenin ortakları ve müşterileri CoVia’nin yazılımı ile internet üzerinden bilgi alışverişinde bulunabiliyor. Güvenli bir platform sayesinde ortak kullanılan dosyalar indeksleniyor, herhangi bir dosya aranabiliyor.
Paylaşılan bilgilere ulaşım cep telefonu ya da kişisel dijital asistanlarla da sağlanabiliyor.

İnterneti, işletmelerin kollektif çalışma alanı haline getiren CoVia’nın gelirleri 2000 yılında bir önceki yıla göre ikiye katlanarak 5 milyon doları aştı. Şirketin 2003 yılında kara geçmesi planlanıyor.

BİR EV KADININ DÖNÜŞÜMÜ: Satış ve pazarlama alanında 10 yıl çalışan Deidre Paknad, kızı Zoe’nin hayata gelmesi ile kariyerine ara verdi. Kızına bakabilmek için iki yıllığına evde oturma kararı aldı. Bu aynı zamanda yeni bir kariyerin de başlangıcı oldu. Önce internet üzerinde Web prodüksiyonu yapan bir işletme kurdu. Küçük ve orta boy işletmelerin web işlerini yaparken hem evden dışarı çıkması gerekmeyecek hem de kızına bakabilecekti.

Üç hafta içerisinde 140 bin dolarlık bir iş üstlendi. O kadar çok talep gördü ki, kısa bir süre içerisinde evinde kendisi dışında 9 öğrenci daha çalışıyordu. Üç ay sonra Palo Alto’da 450 metrekarelik bir ofise taşındı.

Web prodüksiyon işini yürütürken aslında müşterilerin asıl yapmak istediklerinin interneti işlerine dahil etmek olduğunu gördü. İnternet üzerinde farklı coğrafi bölgelerdeki ortakları ya da iş arkadaşları ile aynı anda kullanabilmek, sanal ofis ortamında çalışmak istiyorlardı. Deidre Paknad sanal ofis ortamını mümkün kılan yazılımını 1998’de piyasaya sürerek geleceği parlak bir alana da ilk adımını atmış oldu.

“HAYIR”LAR ONU VAZGEÇİRMEDİ: Deidre Paknad için başlangıç sermayesini bulmak hiç de zor olmadı. Eşi Adobe şirketinde çalıştığı için, şirketin başkanına yapılan ilk finansal kaynak başvurusu 1.5 milyon dolarlık bir kaynak getirdi. Ancak, CoVia büyüyüp ikinci tur sermaye için risk sermayedarlarının kapısı çalmaya başlandığında işler o kadar kolay yürümedi. 30 ayrı risk sermayedarına başvurarak büyüme planlarını anlatan Deidre Paknad arka arkaya gelen “hayır” yanıtları ile yıkılmamış. 30 risk sermayedarından 27’si tarafından geri çevrilen ve neden reddedildiğini hiç anlamayan Paknad sonunda kadın girişimcileri destekleyen Viridian Capital’den 8 milyon dolarlık kaynak almayı başarmış.

COVIA DERSLERİ:

1-“Girişimcilik yalnızlık demek” diyor CoVia’nın yaratıcısı Deidre Paknad. Şirketin kurucusu ve yöneticisi olarak karşı karşıya kalacağı yalnızlığa ve izolasyona çok hazırlıksız yakalandığını itiraf ederek girişimcileri baştan uyarıyor.

2-Sanal ofis ortamında çalışmaya ilişkin ilk yazılım fikrini çok daha edinen Paknad henüz işletmelerin buna hazır olmadığını görmesi üzerine böyle bir girişimden vazgeçiyor. Ancak, ilk işletmesini kurarken bir sonrakini adımını düşünerek yani sanal ofis ortamını yaratacak bir yazılımın müşteri tabanını oluşturacağını bilerek atıyor. CoVia’nin başarısının en büyük dersi: İş fikrin uygulanabilirliği için bir iki yıl zaman geçse bile vazgeçme.  
 
NETCREATIONS.COM: GAZETECİLİKTEN SANAL PAZARLAMA DÜNYASINA

NetCreations.com, internette online pazarlama yapan bir şirket. İnternette e-mail gönderimi ile pazarlama yapmak isteyen şirketler adına gönderim yapan şirketin en büyük özelliği, kullanıcılarının iznini alması.

Zira NetCreations, sadece kendisine reklam ya da pazarlama e-maili gönderilmesine izin veren kullanıcılara ulaşıyor. Kullanıcılar, 3 bin ayrı konu arasından kendilerini ilgilendiren alanları seçiyorlar. Ve o seçtikleri konuda e-mail gönderimini isteyeceklerini belirtiyorlar. Şirketlere ise e-mail yoluyla yapılacak duyurunun sadece hangi ilgi alanındaki kullanıcılara gönderileceğini seçmek kalıyor.  

YAZARKEN YAŞAMAYA BAŞLADI: Miami Herald gazetesi için yazılar yazan Rosalind Resnick, 1989 yılında ilk çocuğunu doğurunca, işinden istifa etmek zorunda kalır. Bir şekilde geçimini sağlamak zorunda olan Resnick, çareyi evinden ekonomi ve iş dünyasına ilişkin yazılar yazmakta bulur.

Aynı yıllar, Amerika Online ve CompuServe gibi dev internet şirketlerinin ilk ortaya çıkış yıllarıdır. Bu şirketlerin hikayelerini yazmak için araştırmalar yapan Resnick, bir süre sonra anlar ki aslında online dünya, gazetecilikten daha fazla ilgisini çekmektedir. America Online içeriğini geliştirmek için tecrübeli gazeteciler aradığında ikinci kez düşünmeden internet dünyasına adım atar. Bu aynı zamanda internette başarılı bir girişimci olmaya doğru attığı ilk adım olur.

SİZE UYGUN “MELEK”İ SEÇİN: Yeni ekonominin üzerine kurulduğu en önemli yapı taşlarından bir tanesi risk sermayesi. Özellikle ABD’de birçok şirketin kuruluşunda ya bir risk sermayedarının ya da “melek” olarak adlandırılan varlık sahibi bireylerin yatırımlarının payı  var.

Ancak, her zaman sizin girişiminizi hayata kavuşturan mali kaynak bir şirketten gelmeyebilir. NetCreations.com bunun en güzel örneklerinden bir tanesi.  Rosalind Resnick, NetCreations’i yalnızca cebindeki bin dolar para ile kurmuş. Zira başından beri dışarıdan finansal kaynak almamaya kararlı olarak çıkmış yola. “Kapı kapı risk sermayesi aramayacağım bir iş yapmak istedim” diyen Resnick, şu anda kurulduğu günden bu yana operasyon gelirleri ile ayakta kalan, 43 milyonluk piyasa değerine sahip bir şirketin sahibi.

NETCREATIONS.COM DERSLERİ:

1-Büyürken büyük finansman gerektirmeyen bir iş modeli seçmeye çalışın. NetCreations’un en büyük başarı faktörü, e-mail listesindeki kullanıcıların sayısını çok küçük bir maliyetle artırabilmesinde.

2-Fikirden para kazanmanın yollarını arayın. “Gazeteciyken iş dünyasındaki trendleri yakalayıp bunları yazıya dönüştürürdüm. Şimdi girişimci olarak trendleri yakalayıp bunları paraya dönüştürüyorum” diyen NetCreations.com’un yaratıcısı buna en iyi örnek.

3-Girişimcilik için MBA’e ihtiyacınız olmayabilir. Üniversite eğitimini İtalyan Rönesansı üzerine tamamlayan Resnick’in iş dünyası ile ilgili tüm ilişkisi ve bilgisi yazı yazmaktan ibaret olmuş.

 

 


 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz