Kalıcı Başarıya Nasıl Ulaştılar?

Bill Gates, John Chambers, Jeff Immelt, Jack Welch, Jeff Bezos ve diğerleri… Sadece işdünyası değil, politika ve sanat dünyasından 200’ün üzerinde başarılı insan. Stewart Emery, Jerry P...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kalıcı Başarıya Nasıl Ulaştılar?

Bill Gates, John Chambers, Jeff Immelt, Jack Welch, Jeff Bezos ve diğerleri… Sadece işdünyası değil, politika ve sanat dünyasından 200’ün üzerinde başarılı insan. Stewart Emery, Jerry Porray ve Mark Thompson, kalıcı başarının sırlarını ortaya koymak için aylarca süren bir çalışma yaptılar. Dünyada etki yaratmış ve başarılarını en az 20 yıl sürdürebilmişlerin hayatlarını, iş yaşamlarını ve stratejilerini incelediler. Ortaya çok ilginç bulgular, yaşam tarzları ve iş yapma biçimleri çıktı. Bunları kitabın yazarlarından Stewart Emery Capital için anlattı…

Jim Collins ve Jerry Porray tarafından yazılan “Built to Last” (Kalıcı Olmak) iş dünyasının en çok satan kitapları arasına girdi. Vizyoner şirketlerin sırlarını ve kalıcı olmanın yöntemlerini anlatan kitap, hala da iş dünyasının en önemli kaynakları arasında yer alıyor.

Bu kitabın yazarlarından Jerry Porray, Stewart Emery ve Mark Thompson ile birlikte “Success Built to Last: Creating Life That Matters” (Kalıcı Başarıyı İnşa Etmek: Anlamlı Bir Hayat Yaratmak” adlı çalışmayı tamamladılar. Bu kez kitapta şirketler yerine, insanların, işadamı ve yöneticilerin sırları anlatılıyor. Eylül ayı içinde ABD’de piyasaya çıkacak olan kitap, dünyada bir etki yaratmış ve başarısını en az 20 yıl sürdürebilmiş 200’ün üstünde başarılı insanın öyküsünü kapsıyor. Ancak, sadece iş insanları değil, aralarında sanatçı ve politikacılar da bulunuyor.

Kitabın yazarlarından olan Stewart Emery bir yönetim danışmanı. 1988 yılında üst düzey yöneticilere danışmanlık vermek üzere Belvedere Consultants şirketini kuran Emery, halen San Diego Global Üniversitesi’nde “organizasyonel değerler ve yetkilendirme” üzerine öğretim üyesi olarak görevini sürdürüyor.

Kitapta yer alan başarılı insanları incelediklerinde sürpriz yaratan sonuçlarla karşılaştıklarını anlatan Emery’e göre, en önemli özellik yaptıkları işi sevmeleri. Ayrıca bu insanlar yaptıkları hataların kendilerine olan güvenlerini sarsmasına izin vermiyorlar. Bu hatalardan daima yararlı bir şey öğreniyorlar ve bunu tekrarlamıyorlar.

Hiç birinin ayrıcalıklı bir geçmişi yok. Birçoğunun fiziksel bazı sorunları var. En ortak olanı ise disleksi. Hiçbiri karizmatik değil. Onlar için anlamlı olan bir şeyden bahsederken, tutkuları onları karizmatik yapıyor. Onlar için önemli olan konu hakkında çok derinler. Hayatlarının bir master planı yok. Koşullardan dolayı asla kimseyi suçlamıyor ya da kızmıyorlar.

Başarının gizli formülünü sorduğumuzda Emery, kendileri için neyin önemli olduğunu fark etmek ve buna odaklanmak olarak açıklıyor. İnsanların kendileri için önemli olan işin ne olduğunu anlamaları için şu ipuçlarını veriyor:

“Görüştüğümüz çoğu insan onlar için anlamlı olanı ‘zamanın kaybolmasıyla’ bulduklarını söylediler. Yaptıkları işle ilgilenirken sanki zaman yok oluyor. Bu bir ipucu. Ayrıca onlar için önemli olan konularda konuşurken karşılarındaki insanları da etkilerler. Bu da diğer ipucu. Ancak bu çok kişiseldir ve insandan insana değişir.”

Stewart Emery ile Success Built to Last kitabı ve başarılı olmanın gizli formülü üzerine konuştuk:

Ayrıcalıklı Geçmişleri Yok
Temel kriterimiz, bu insanların yaşadığımız dünya üzerinde bir etkilerinin olması ve 20 yıl ya da daha fazla bir süredir başarılı olmalarıydı. Yani hiçbiri bir gecede yaratılmış harikalar değiller. Kitapta 100 üzerinde kişi yer alıyor. Bu kişilerin listesini medyadan, Fortune, Time gibi dergilerinden, Oprah Winfrey Usual Life Award, bilim ödülü, barış ödül, onur madalyaları alanlardan oluşturduk. Ve bu liste üzerinden çalıştık.

Araştırmanın sonucunda bizim için sürpriz sayılan sonuçlar gördük. Öncelikle bu insanların yaptıkları işi sevdiklerini saptadık. Birçoğu bize bunun bir zorunluluk olduğunu söyledi. Bunun dışında yaptıkları hataların kendilerine olan güvenlerini sarsmasına izin vermiyorlar. Bu hatalardan daima yararlı bir şey öğreniyorlar ve bunu tekrarlamıyorlar.

Ayrıca, hiçbirinin ayrıcalıklı bir geçmişi yok. Varlıklı ya da sosyal durumu özellikli ailelerden gelmiyorlar. Bu nedenle oldukça zor hayatları olmuş. Birçoğunun fiziksel bazı sorunları var. En ortak olanı ise disleksi. Bu insanlar bu durumu avantaja dönüştürmüş. Kompleks sistemleri anlamakta güçlük çektikleri için yaptıkları işe kolaylık getirmişler.

Tutku Portföyü Faktörü

Bu insanların bir başka özelliği de neredeyse hiçbirinin karizmatik olmaması. Onlar için anlamlı olan bir şeyden bahsederken, tutkuları onları karizmatik yapıyor. Belki bunun dışında pek bilgili değiller ama onlar için önemli olan bu konu hakkında çok derinler. İnanılmaz bir bilgi birikimleri var.

Hayatlarının bir master planı yok. Neredeyse tamamına yakını, çok çalıştıkları, kendi şanslarını kendileri kazandıkları bir yolculuk yapmış. Birçoğu, “İlk başladığımda bu noktaya geleceğini hayal bile edemezdim” görüşünde. Bunun dışında koşullardan dolayı asla kimseyi suçlamıyor ya da kızmıyorlar.

Bu insanların sevdikleri birçok şey var. Biz buna “Tutku portföyü” (Portfolio of passion) dedik. Bu tutkuları bir araya getirerek hamlelerini yapmışlar. Örneğin, Steve Jobs, üniversitede kaligrafi dersleri almış. Bunu sevdiği diğer bir alan olan bilgisayar teknolojileri ile birleştirmiş. Teknoloji ve kaligrafi tutkusu ona bilgisayarda insanların güzel belgeler hazırlayabilmesine yardımcı olma fikrini getirmiş.

Emekli Olma Planı Yok

Bu başarılı iş insanlarının bir başka önemli özelliği ise asla bırakmayı düşünmemeleri. Emekli olmayı düşünüp düşünmediklerini sorduğumuz birkaç kişi bize deliymişiz gibi baktı ve “Emeklilik de ne demek? Bu benim hayatım. Sanırım beni anlamadınız” dediler.

New York‘ta Francis Castlebain 92 yaşında. Dünya çapında CEO’lara yöneticilere liderlik dersi veriyor. Yılda 50 konuşma yapıyor. Sürekli uçakta. Bu inanılmaz. Yaptıkları iş hakkında ve bunu besleyen ilişkileri konusunda çok tutkulular. Her zaman işlerine bağlılar. Gözlerine bakıyorsunuz ve parladığını görüyorsunuz.

Hangisi Daha Etkiledi?

Bu soruya cevap veremem. Çünkü, beni etkileyen tek bir kişinin ismini veremem. Ama beni neyin etkilediğini söyleyebilirim. Kitabı bitirdiğimizde, “Keşke bu kitabı 30 yaş daha gençken okusaydım” dedim. Öğrendiklerim beni çok etkiledi. Yaptığınız hataların kendinize olan güveninizi sarsmasına izin vermemeniz. Bu gerçekten inanılmazdı. Çünkü, sizi bilmem ama ben kendi hayatıma bakıp, “Keşke şunu yapmasaydım ya da keşke bunu yapsaydım” diyorum. Bu insanlar en basitinden böyle düşünmüyor. Kendilerine olan güvenlerini sarsmak için bunun neden olmasına izin vermiyorlar. Ayrıca insanların zorluklardan gelmesine ve bunları aşmalarından çok etkilendim.

Tüm bu insanlar kalbinizi dokunuyor. Sizi etkiliyor. En azından benim kalbime dokundular.
Bu insanlardan kişisel dersler aldım ve sabah uyandığımda daha farklı düşündüğümü gördüm. Bana verdiklerinden çok şey öğrendim. Hala da öğreniyorum.

Eğer bir şeyi seviyorsanız ama onda iyi değilseniz, bu sizin işiniz olamaz. Eğer onda başarılı olmaktan mutlu olacağınız bir iş bulduysanız, o zaman aradığınızı buldunuz demektir. Ben bunlardan çok etkilendim.

Tüm bu insanlar, hayatlarındaki insanlar olmadan tüm bunları başaramayacaklarını söylüyorlar. Asla “Bunu ben yaptım” diye konuşmuyorlar. Diğer insanlara sıra dışı bir şekilde müteşekkirler. Birlikte çalıştıkları takımlardan bahsediyorlar. Ama bu insanlar gerçek. Başarılarını kişisel olarak algılamıyorlar.

Sorunları Nasıl Aşıyorlar?

Bu insanlar sorunlarını aşmıyorlar. İçinde geçiyorlar. Onlar sorunları reddederek, olumlu düşünmüyorlar. Bazen çok korkunç hissediyorlar. İnciniyorlar. O zaman çok iyi hissediyormuş gibi davranmıyorlar. Bu konuda dürüstler. Bu sorunlara rağmen yapmayı sevdikleri şeye devam ediyorlar. Olumsuz duyguları tarafından ele alınmıyorlar. Sadece devam ediyorlar. Üzerinden geçmiyorlar. Bu olayı kendilerinin deneyimlemesine izin veriyorlar. Anlamı olanı yapmaya devam ediyorlar.

Kitapta Yer Alan Bazı Önemli İş İnsanları

-Madeleine Albright (ABD Dışişleri eski bakanı)
-Warren Bennis (USC Leadership Institute)
-Jeff Bezos (Amazon)
-Larry Bossidy (Honeywell’in eski CEO’su)
-Richard Branson (Virgin Group)
-John Chambers (Cisco Systems)
-Michael Dell (Dell Computer)
-Peter Drucker (Yönetim gurusu)
-Rudy Giuliani (NY Belediye Başkanı)
-Larry Ellison (Oracle kurucusu)
-Andy Grove (Intel kurucusu)
-Jeff Immelt (GE CEO’su)
-Herb Kelleher (Southwest Airlines)
-Gordon Moore (Intel kurucusu)
-Martin Sorrell (WPP kurucusu)
-George Soros (Yatırımcı)
-Jack Welch (GE eski CEO)
-Charles Scwab (CS kurucusu)
-Bill Clinton (ABD eski başkanı)
-Bill Gates (Microsoft kurucusu)

Başarının Gizli Formülü

* Başarının gizli formülü nedir? İnsanları neler başarılı kılıyor?
Sizin için neyin önemli olduğunu bilmeniz ve buna odaklanmanız. Ona sadık olmanız. Bu insanlar kendileri için önemli olan şeylerle ilgileniyorlardı. Ve bunun ne olduğunu kendileri buldular. Anneleri, babaları, popüler kültür ya da başka insanlar değil. Kendileri ve ne istedikleri konusunda çok açıktılar. Bence en önemli faktör bu.

* Sizce bu insanlar parayla ilgilenmiyor mu?
Bazılarının çok parası var. Ama çoğu bunun bir kaza olduğunu söylüyor. Sevdiğiniz ve iyi olduğunuz şey, sosyal olarak ve bir çok insan açısından değeri yüksek bir şeyse bunu yapmanız için çok para ödenir. Ama öyle değilse, çok fazla para kazanamazsınız ama zengin bir hayatınız olur. Bu insanlar yapmayı sevdikleri şeyi yaptılar. Hiçbiri için para kazanmak birinci amaç olmamış. Hatta şu an çok parası olanların bile. Para kazanmak yaptıkları bu yolculuğun bir parçası olmuş.

“Dengelemiyor, Sıralıyorlar”

* Başarılı insanlar hayatlarının dengesini nasıl kuruyor?
 Bence bu çok ilginç ama bu insanların hiçbirin, bizim geleneksel olarak tanımladığımız şekilde dengelenmiş bir hayatı yok. Kimsenin sıradan bir hayat dengesi olmadığını gördük. Çünkü, bu insanlar tutkulu. Ve tutkulu oldukları konunun peşinden gidiyorlar. Ama bu insanlarda temsili bir denge gördük.

Tutkulu oldukları konularla ilgili bol zaman geçiriyorlar. Benim bu insanların hayatlarında dengeden ziyade gördüğüm şey, sıraya koymak. Kitapta da belirttiğimiz gibi burada sıraya konması gereken üç nokta var. İlki anlam, ikincisi kendiniz, hayatınız ve tutkularınız hakkında ne düşündüğünüzün ve son olarak da harekete geçmek. Onlar bu sıralamada başarıyı yakalıyorlar. Onlar bu üçünün dengesini kuruyorlar.

“Sevdiğin İşi Yaparken Zaman Yokolur”

* Peki, insanlar hayatlarına anlam katan bu işleri nasıl fark edebilirler?
Öncelikle insanlar onlar için anlamlı ve önemli şeyin ne olduğuna karar vermeliler. Maya Angelo, bunu bir şeyi nasıl sürdüreceğini bulmak yerine, nasıl tatmin olacağını ya da nelerde vazgeçeceğini bulmak olarak açıkladı. Şarkı söylemeyi sevdiğini ama şan dersleri için galeriye gitmekten vazgeçemeyeceğini fark ettiğini anlattı. Onun için önemli ve anlamlı olanın şiir yazmak ve öğretmekti. Ve o da bunu yapmayı seçti.

Görüştüğümüz çoğu insan onlar için anlamlı olanı ‘zamanın kaybolmasıyla’ bulduklarını söylediler. Yaptıkları işle ilgilenirken sanki zaman yok oluyor. Saatlerce bununla uğraşmalarına rağmen onlar için zaman beş dakika gibi geçiyor. İnsanların bir çok alana ilgileri olabilir ama bir konuda daha çok öğrenmek, bunun içinde daha derinleşmek isterler. Zamanın kaybolması bir ipucu. Bir de onlar için önemli olan konularda konuşurken karşılarındaki insanları da etkilerler. Bu da başka bir ipucu. Bu gerçekten aradığınızı bulduğunuzu gösterir. Bu çok kişiseldir. İnsandan insana değişir.

Özgür Gözler
ogozler@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz