Yenilemeyi nasıl ateşledi?

Nadella, kitabında, “Bir lider dışarıdaki inanılmaz fırsatları ve içeride fırsatı dönüştürecek yetenekleri ve kültürü fark edebilmeli” diyor...

19 ARALIK, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Yenilemeyi nasıl ateşledi?

GELECEĞİ SAĞLAYAN TEKNOLOJİ 

Amazon, bulut altyapısını kullanarak kitap, film ve kiralık eşyalar satmaya başlamıştı. 2008’de Amazon’un 180 bin aplikasyon geliştiricisi vardı. Microsoft’un ise ticari bulut platformu henüz yoktu. 2008’deki büyük resesyon öncesinde Microsoft için bu durum tam bir dert olmuştu. Tam da bu esnada Bill Gates, Bill&Melinda Gates Vakfı’na odaklanmıştı. Aynı zamanda şirkette önemli pozisyonlardaki kişiler de şirketten ayrılıyordu. Örneğin Windows ve online hizmetler işinin başkanı Juniper Networks’e CEO olmak üzere ayrılmıştı. O dönemlerde Microsoft’un iş paydaşlarının bulut teknolojisiyle ilgisi yoktu. Ardından Steve aradı ve beni online araştırma ve reklam işinin başına getirmek istediğini belirtti. Bu da bulutun ilk başlamasıydı. Steve Ballmer, “Bu iş senin Microsoft’taki son işin olabilir. Başarısız olursan burada paraşüt yok” dedi. Hala ne demek istediğini bugün bile düşünüyorum. Uyarıya rağmen iş beni heyecanlandırıyordu. Building 88 adında internet arama motoru alanında araştırma yapacak bir mühendis takımı kurmaya karar verdim. Bu takımla ML diye bir aplikasyon yarattık. Bu data analitiği olarak çok zengindi ve yapay zekanın da başlangıcı olmuştu. Sonunda Bing kuruldu. Sadece Bing kurulmadı, aynı zamanda Microsoft’un geleceğini sağlayan teknoloji de bulunmuş oldu. 

EN BÜYÜK DÖNÜŞÜM 

Arama işinin en gerisinden işe başladık ve hala Google’la rekabet edecek bir arama motoru yaratamamıştık. Facebook, Amazon, Yahoo ve Apple’ın yöneticileriyle toplantı yaptık. Ürünlerinin nasıl hep taze kaldığını öğrenmek istiyordum. Anahtar kelime çeviklikti. Hemen kısa vadeli hedeflerimizi belirledik. Periyodik olarak toplantılarımız başladı. Bing’i, Haziran 2009’da lanse ettik. Şunu öğrendim: Farklı yeteneklerdeki ve farklı altyapılardaki liderlerin bir araya gelip bir hedefi başarmaları önemli. Ardından Qi Lu’yu Yahoo’dan transfer etmek önemliydi. Ondan öğrenebileceğimiz çok şey vardı. Ancak eğer onu işe alırsam, benim üst pozisyonuma gelecekti. Ama bunu önemsemedim çünkü kazanacağımız şey daha önemliydi. Zaman geçtikçe Bing, birkaç milyar dolarlık bir iş haline geldi. Şirket olarak mobil devrimi kaçırmıştık, ancak bulutu değil. En büyük dönüşümü bulutta yaşadık. 2008-2011 arasında 3 yılımı bulutta “kullanıcı” olarak geçirdim Ardından Azure’ı bulduk. Bu keşif hiç de kolay olmadı. Çok fazla önemli kişiyle çalıştık. Azure ile bulut teknolojiye yeni bir ürün katmış olduk. Dünyanın en geniş müşteri kitlesinin ihtiyaçlarına yönelik bu ürünle günün her dakikası başka işlerle gücümüze güç katıyoruz. Bugün Microsoft’un 20 milyar dolarlık bulut işi var. Bulut platformundaki çok büyük bir fırsatı yakalamış olduk. Bu iş bana ne öğretti? Bir lider dışarıda inanılmaz fırsatları ve içeride fırsatı dönüştürecek yetenekleri ve kültürü görmeli. 

“BAŞLADIĞIMDA ŞİRKET HASTAYDI” 

Ben işe başladığımda PC satışları düşüyor, akıllı telefon satışları artıyordu. Bu çok kötü bir haberdi. Şirket hastaydı. Çalışanlar Microsoft’a büyük umutlarla gelmişti ama umduklarını bulamamanın verdiği yorgunluk vardı. Nasıl olur da onların içindeki zekayı tekrar ortaya çıkarabiliriz diye düşünmeye başladık. Toplantıya ilk geldiğimde çalışanlar umutla yüzüme bakıyordu. Onlara, “Sektörümüz geleneğe saygı duymaz. Onun saygı duyduğu şey inovasyondur. Amacımız Microsoft’u hem mobilde hem bulutta bir numara yapmak” dedim. Microsoft’un ruhunu tekrar kazanması gerekiyordu. Bizim rönesansa ihtiyacımız vardı. 1970’lerde Bill ve Paul Allen Microsoft’u kurarken amaç her ev ve her masada bilgisayar olmasıydı. Bu çok önemli bir amaçtı. Teknolojinin demokratikleşmesi ve kişiselleşmesi demekti. CEO olmadan önce kendime soruyordum: “Neden var oluyoruz?” Bu soru benim teknolojiye bakış açımın değişmesini sağladı. Benzer şekilde Microsoft’taki her liderin de değişmesine neden oldu. Biz artık PC-odaklı bir dünyada yaşamayacağız. Bulut çok önemli hale gelmeye başladı. Dünyanın daha da dijitalleştiğini görüyoruz. Bu da daha çok iletişime geçmiş araçlar anlamına geliyor. İşte buradan yola çıkarak “Mobilde ilk, bulutta ilk” dedim. İnsan deneyimlerinin mobil olarak genişlediğini fark etmek, araçların birbiriyle iletişime geçmesini anlamak, bulutun mobiliteyi mümkün kılması yeni jenerasyonu oluşturuyor. 

“EN ÖNEMLİ İŞ DİNLEMEK”

Yönetim ekibi, Microsoft’un çok rahatlıkla dolduracağı kendine özel bir boşluk buldu. Rakiplerimiz ürünlerini mobil olarak tanıtırken biz insan deneyiminin mobilliğinden bahsediyoruz. Deneyimle bulut teknolojisini daha imkanlı hale getiriyoruz. CEO olduğum dönemlerde, Bill Gates kendini kurduğu sosyal sorumluluk şirketine vermişti. Şirket ruhunu yeniden ortaya çıkarmanın yollarından biri Bill’i şirkete tekrar geri getirmekti. Böylece teknolojik ürün ve hizmetleri derinlemesine vizyon sunabilirdi. Bill’in gelmesi çalışanları motive edecekti. Yaptığım en önemli işlerden biri, çalışanları, müşterileri ve ortakları dinlemek oldu. Şirketin her departmanındaki, her pozisyondaki çalışanı dinledim. Aynı zamanda isim vermeden görüşlerini de paylaşabilecekleri bir platform yarattık. Dinlemek bugün bu noktaya ulaşmamdaki en önemli iş oldu. Birinci soru olan “Microsoft neden var” sorusunun yanıtı çok sesli ve açıktı: “Biz başkalarını daha da güçlendirecek ürünler üretmek için varız.” İkinci sorum ise “Buradan nereye gidiyoruz” idi. “Dijital iş ve hayat deneyimi” olarak bulut platformu ve bilgisayar araçları oluşturma hedefindeydik. Üstelik 3 milyar insan internete bağlı, sensörlerin olduğu, her şeyin interneti olduğu bir dünyadan/pazardan galip çıkmak istiyorduk. Bunun için de Nietzsche’nin “gerçeklik için cesaret” yerine “fırsat için cesaret” düşüncesini benimsedik. 2015 yılının yaz aylarında bu momentumun sonucu ortaya çıktı. Şu ana kadarki en iyi versiyon olan Windows 10’u sunduk.”


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz