İyi haberler yakın

Gazla çalışan enerji tesislerinin elinden her iş geliyor.

1.03.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
İyi haberler yakın

Örneğin Almanya, güneş ve rüzgar tesislerinde yetersiz miktarda enerji üretildiğinde ortaya çıkan arz eksikliklerini kapatmak için gazla çalışan yeni tesisler kurmak istiyor. Ülkenin enerji geçiş politikasının bir parçası olarak Almanya kendi enerji karışımı içinde yenilenebilirlerin payını 2035 yılına kadar yaklaşıkyüzde 50'ye ve 2050yılına kadartah-minen yüzde 80'e çıkartmayı planlıyor. Bugün gazlı enerji tesisleri bazı durumlarda yılda sadece bin 500 ile 2 bin saate kadar tam kapasitede çalışabiliyor. Bir kıyaslama yapmak gerekirse, bu gibi tesisler günümüzde genellikle ortalama kapasitede çalıştırılıyor ki bu da yılda ortalama 4 bin ile 5 bin saat arasında değişen tam kapasitede çalışma anlamına geliyor. Gazla çalışan tesislere yapılan yatırımların bu duruma rağmen kendilerini geri ödeyebilmelerini sağlamak için bu gibi tesislerin faaliyet giderlerini özel bir yöntemle onların hizmetlerini zorunlu hale getiren varlıklara devretmek gibi, yeni bir piyasa kavramının geliştirilmesi gerekiyor. Bir başka ifadeyle istikrarlı bir elektrik arzının sağlanması için dalgalanan yenilenebilir kaynakların kullanımında ortaya çıkan bu zaruri ekstra maliyetlerin, dalgalanan kaynaklardan enerji üreten tedarikçilerin üzerinden alınması gerekiyor. Her halükarda geleceğin enerji sistemlerinde kullanılacak bu enerji tesisleri olağanüstü derecede esnek olmak zorunda. Enerji tedarikçisi EON şu sıralar İngiltere'deki kendi kombine döngülü enerji tesislerinin, Siemens'in teknoloji şaheseri kombine döngülü tesislerinin daha şimdiden başarabildiği bir teknik özellik olan, ilk çalıştırmadan sonra buhar üretme sürecine gerek duyulmaksızın çalışmaya başlamasını sağlamak için revize ediyor. Bu tür enerji tesislerinin Amerika'da inşalarıyla ilgili kararlarda da politika önemli bir rol oynuyor. Örneğin ABD'deki yetkililer bugün üretilen her kWh elektrik için 450 gramlık CO2 salımı üst sınırı getirilmesini tartışıyor.

Kömürle çalışan tesisler ancak CO2 ayrıştırma ve depolama sistemlerine sahiplerse bu gibi bir sınırlamaya uyumlu hale gelebilirler. Her ne kadar kullanımları birtesisin etkinliğini ve dolayısıyla kârlılığını düşürse de Siemens bu gibi teknolojileri şimdiden test etmeye başladı. Uzmanlar ayrıca bu teknolojilerin kömürle çalışan tesislerin kendi çıktı seviyelerini çabucak değiştirebilme yeteneklerini sınırlayabileceğinden de şüphe ediyor. Diğertaraftan, kombine döngülü tesisler CO2 ayrıştırması yapmasalar bile kolaylıkla bu salım sınırının altında çalışabilir.

Isıdan faydalanmak.
Kombine döngülü tesislerin verimliliği, bir tesisin yanma sürecinde ortaya çıkan ısının evleri, apartmanları ve endüstriyel tesisleri ısıtmak amacıyla aktarılmasıyla daha da artırılabilir. Bu gibi bir önlemle birtesisin genel enerji verimliliği puanı yüzde 80'in üzerine çıkabilir. Fosil yakıtların yerini yenilenebilir enerji kaynaklarının tamamen almasından önce bir süre vakit geçmesi gerekeceğinden bu yaklaşım sayesinde güvenli bir enerji arzı ve düşük CO2 seviyeleri garantilenebilir. Bunu dikkate alan Avrupa Parlamentosu, AB üye ülkelerini 2004 yılında kendi kojenerasyon (kombine ısı ve enerji—CHP) tesislerinin kullanımının artırılmasıyla ilgili planlarını sunmaları için toplantıya çağırmıştı. Ardından Almanya, -verimli ısı faydalanımı için bir tesisin enerji tüketicilerine yani şehirlere yakın konumlandırılmış olması gerektiği gerçeği göz önüne alındığında- olağanüstü ihtiraslı bir hedefle ortaya çıkarak, kendi CHP tesislerinde üretilen enerjinin payını 2020 yılına kadar ikiye katlayarak yüzde 25'e yükseltecek bir planı olduğunu açıkladı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz