Payas'ın tarihi değerleri

Payas, kültür turizmi meraklılarına çok şey vaat ediyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Payas'ın tarihi değerleri



Türkiye'nin en büyük kervansarayı, dünyanın meyve veren en yaşlı zeytin ağacı, Mimar Sinan *ın nadide eserlerinden Sokollıı Mehmet Paşa Külliyesi Haçlılardan Mustafa Kemal'e uzanan hikayesiyle Payas Kalesi ziyaretçilerini bekliyor. Tarih boyunca pek çok medeniyet ve devlete ev sahipliği yapan Payas, Yanız Sultan Selini zamanında Osmanlı topraklarına katıldı, Osmanlı, hâkimiyet kurduğu her toprakla olduğu gibi. Payasla da önceki medeniyet ve devletlerin mirasım sahiplenerek, bozmadan, tekrar inşa etmek suretiyle, yakıtlı, Bu duruma en güzel örnekler; Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi, Payss Kalesi. Cin Kule ve ipek Yolu Köprüsüdür 1565-1577 tarihleri arasında inşa edilmiş bu eserler, Payas'ııı bölgede seçfcin bir konuma gelmesini, kültürel, ekonomik ve askerî bakımdan bir 'altın çağ' yalamasını sağladı. Buharlı gemilerin kullanılmaya başladığı döneme kadar, Sürre Alayları'nın ve Hicaz'a giden hacıların kullandığı güzergâh olası Payas'ııı iskelesi ve tersanesi de, deniz ticareti ve askeri güç açısından beldeye ayrı btr önem kazandırdı. Payas ayrıca, ipek Yolu ve Halep 'e giden  malların Kıbrıs ve Akdeniz ülkelerine sevk edildiği bir limandı.

SOKOLLU MEHMET PAŞA KÜLLİYESİ
1574 yılında, devrin kudretli sadrazütnı Sokollu Mehmet Paşa tarafından mimar başı Mimar Sinan'a yaptırıldı. İstanbul-Halep-Şam-Hîcaz Yolu üzerinde, Hac ve ipek Yolu kervanlarının kesiştiği noktada yer alan bir menzil külliyesi olarak inşa edildi. Türk-İslam mimarisinin en güzel ve en güzide eserlerinden biri olan külIiyenin inşa tarihi, Mimar Sinan'ın "Ustalık eserim" dediği Edirne'deki Selimiye Camii ile aynıdır. Bu nadide escıc, Mimar Sinan'ın mimarlık birikiminin bir özeti, denilebilir- Payas sınırları içinde bulunan Külliye, cami, hangâh (tasavvuf eğilimi verilen derslikler), mahalle mektebi, arakta (çarşı), hamam, kervansaray, tabhane (misafirhane) ve imarethaneden oluşan büyük ve çok amaçlı bir yapı.

SARI SELİM CAMİİ
Bugün II, Selim in ismiyle anılan cami. yapıldığı tarihten bu yana ibadete kapatılmadı Caminin son cemaat mahalli. yedi revaklı. Ancak avluyu çevreleyen bütün revaklar gibi cami önündeki orijinal revaklar da. kaynaklarda bilgisine rastlanmayan bir sebepten dolayı, bilinmeyen bir tarihte tamamen yıkıldı. Caminin ön revakları. vakm bir tarihle, beton, taş ve demir kullanılmak suretiyle gerçeğine sadık kalınarak onarıldı. Cami avlusunda yıkılan revakların kaideleri duruyor. Caminin planı, erken devir camilerinde görülen ters 'T' planına salıtp. Mimari plandaki bu geriye dönüş, Mimar  Sinan'ın genelde yeniliğe açık mükemmeliyetçi anlayışında, eskiyi tümüyle lerk etmenin veri olmadığını gösteriyor. Mimar Sinan böylece, eski veya yelli her mimari planın kendisine has bir ifadeye sahip olduğunu anlatmak istemiştir.

HANGÂH
Cami avlusu 18 hüereden meydana gelen bir hangâhla çevrelenmiş. Hangâhın odacıkları  avlunun doğu, batı ve kuzey duvarları boyunca sıralanıyor. Bu hücrelerin ön kısmı aslında revaklı olmakla beraber, bu revaklar günümüze ulaşmamış. Revakların rıhına gelen kısım, avlu zemininden yüksek tutulmuş. Hücrelerin hepsi birer kapı ve pencereyle avluya açılıyor ve hepsinin içinde dolap nişleri (mimari yapılarda duvar içinde bırakılan Oyuklara verilen adi ve Ocaklar bulunuyor. Tasavvuf eğiliminin verildiği derslikler olan hangâhlar. daha sonraki tarihlerde medrese olarak kullanılmaya başladı. Yakın tarihle medreselerin kapanmasına kadar öğrenci yetiştirmeye devam elti.

DAMLATAŞ MAĞARASI
Payai'taki Damlataş Mağarası I20 milyon yaşında, Mağarada görül meye değer sarkıt ve dikitler bulunuyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz