En kritik kararım

Sizin için iş liderlerine hayatlarındaki en kritik kavşakları sorduk. İşte birbirinden ilginç yanıtlar…

21 HAZİRAN, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
En kritik kararım

Aslı Sözbilir


Büyük bir şirkette tepe yöneticiyseniz zaman zaman kritik kararlar almanız kaçınılmaz. Satın almalar, birleşmeler, yeniden yapılanmalar ve hatta sektör, iş değiştirmek bunlardan birkaçı olabilir. Ama bir de özel hayatınızda aldığınız ve iş dahil tüm yaşamınızı radikal şekilde etkileyen dönüştürücü kararlar var. Okul seçimi, yurt dışına gitmek, evlenmek, çocuk yapmak veya sigarayı bırakmak gibi… Biz de buradan yola çıkarak iş liderlerinin kapısını çaldık ve onlara, “İş dışındaki hayatınızda şimdiye dek verdiğiniz en kritik karar neydi” diye sorduk. Ve onlardan bu zorlu karar sürecini, sonuçlarını anlatmalarını istedik. Kimi küçük yaşta baba ocağından ayrılmanın, kimi meslek/okul seçiminin hayatının en önemli dönemeci olduğunu söylerken kimi de evliliğin ya da yurt dışı tecrübesinin kişisel yol haritasında çok kritik etkileri olduğunu anlatıyor. 

EVDEN UZAKTA

DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Orkun Saruhanoğlu çocuk yaşta yaptığı “yatılı okul” seçiminin hayatında çok kritik bir rol oynadığı görüşünde. Saruhanoğlu, “İlkokulun ardından 10 yaşında Sakarya’dan İstanbul’a yatılı öğrenci olarak gitmek hayatımı değiştirdi” diye konuşuyor. Saruhanoğlu karar sürecini ve sonuçlarını şöyle anlatıyor: “1980’lerin ortasıydı, ailemden ayrılma pahasına bu kararı verdim. Her hafta cuma gecesi eve gidip pazar öğlen okula geri dönüyordum. O yaştaki bir çocuk için çok zor bir hayattı. O günlerde şehirlerarası ulaşım da çok kolay değildi. Bugünlerde 1-1,5 saatte arabayla gittiğiniz mesafe o tarihte tren ile dört saat sürüyordu. Jetonlu telefonlarla iki üç akşamda bir görüşme yapabiliyordun. Kararlarımı kendim veriyordum ve doğal olarak tüm sonuçlarına da kendim katlanıyordum. Bugün geriye dönüp baktığımda o karar bana hayatın zorluklarıyla mücadele etme azmi ve gücünü kazandırdı. Ondan sonraki hayatımda, özellikle işimde, hep bunun faydasını gördüm.” Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet T. Nane de benzer şekilde evden uzakta okuma kararının hayatını dönüştürdüğünü düşünüyor. Üniversite tercihlerini yaparken sadece İstanbul’daki okulları yazdığını anlatan Nane, bu kararının gerekçesini şöyle açıklıyor: “Kendi ayaklarımın üstünde durabilmek, iş hayatının kalbi olan bir şehirde yaşayıp kariyerimi zenginleştirmek istiyordum. Elbette kolay bir karar olmadı, çünkü ben Mersin’de doğup büyümüş biriyim, tüm ailem Mersin’deydi. Bu kritik kararla birlikte aile evimden ayrılıp hayat yolculuğuna başladım.” Nane kararından bir gün bile pişman olmadığını söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Her zaman kendi kararlarını kendi veren biri oldum. Üniversiteyi İstanbul’da okudum ve hedeflediğim gibi kariyeri de burada ilerlettim. Yani kararım başarıyla sonuçlandı.” 

KANADA MI TÜRKİYE Mİ? 

Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay’ın da en kritik kararı üniversite seçimiyle ilgili. O kadar ki merhum iş adamı Üzeyir Garih dahi süreçte rol oynamış. Okyay, bu zorlu süreci şöyle anlatıyor: “Babam kendi okuduğu okul olduğu için hep Boğaziçi’nde okumamı hayal ediyordu. Ama son gece tercihlerimi değiştirdim ve İTÜ’yü yazdım. Çünkü mühendis olmak istiyordum. Fabrikayı görmüş çok etkilenmiştim. Orası tuttu ve babam bana çok kızdı! Bir hafta küstü. Üzeyir Garih’i devreye soktum ‘Babamla konuşun, bana çok kızgın’ dedim. Ama sonradan tabii mühendis olmamın faydasını o da gördü.”

VMware Türkiye Ülke Müdürü Murat Mediçeler ise en kritik dönemeci üniversite mezuniyetinin hemen ardından yaşadı. Mediçeler, “Hayatımda işle ilgili konular dışında verdiğim en zor ve kritik karar Kanada’da lisansüstü eğitimi almak yerine Türkiye’de kalıp çalışmaya başlamak oldu” diyor. Kararının zorluğunun nereden kaynaklandığını ise şöyle açıklıyor: “Üniversite yıllarında Kanada’ya gitmek istediğimi çevreme sık sık tekrarlamıştım. Bunun temel nedeni o dönemde Kanada vatandaşı olma sürecinin nispeten daha kolay olması ve Kanada’nın vatandaşlarına ve hatta ailelerine ciddi sosyal haklar tanımasıydı. Sonunda kararımı hayata geçirme zamanı geldiğinde aksi yönde tavsiyede bulunan iki büyüğüm oldu. Her ikisi de aynı soruyu sordular: ‘Sen ne yapmak istiyorsun? Kuralları net, rahat ama daha standart bir hayat mı? Yoksa belirsizliğin daha fazla olduğu, diğer yandan eğlencesi ve getirisi daha yüksek olabilecek bir hayat mı?’ Görüşüne güvendiğim iki büyüğümün ayrı yer ve zamanlarda neredeyse aynı şeyleri söylemesi beni etkilemişti. Bu nedenle zor olsa da çoğunluğu dinlemedim, eğlencesi ve riskleri daha fazla olabilecek diğer yandan da aileme ve arkadaşlarıma daha yakın olabileceğim hayatı yani Türkiye’de kalmayı seçtim. Bugün 25 yıl öncesine bakıp gençliğimde aldığım bu zor ve kritik kararın ne kadar doğru olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor.” 

ZOR SEÇİMLER

Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gigin yurt dışında tahsil seçiminin en kritik kararlarından biri olduğu görüşünde. Gigin, “İnşaat mühendisliği ve makine mühendisliğini Londra’da, University College London’da okudum. Tahsil, iş yaşantıma verdiği istikamet, öğrendiklerim, orada tanıdığım kimseler yani networking anlamında ehemmiyetli bir karardı” diye konuşuyor. Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik ise iş yaşamı dışındaki en kritik kararının çocuklarının yurt dışı eğitimiyle ilgili olduğunu söylüyor. Nedenini de şöyle özetliyor: “Benim biri 20, biri 23 yaşında iki kızım var. Onların yurt dışında eğitime gitmeleri benim için kritik bir karar oldu. Onlardan uzaklaşmak ve ‘Orada ne yaparlar’ düşüncesi açıkçası biraz zordu. Bu bencilce bir düşünce değil, sürekli onları gözlemleyememe durumu, annesel bir kaygıydı. Doğru mu yaptım diyerek kendimi sorguladığım zamanlar oldu. Büyük kızım liseyi de yurt dışında bitirdi. İsviçre’ye, Amerika’ya gitti. Şimdi ikisi de Londra’dalar.” MESA Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu’nun iş dışındaki en kritik kararı ise meslek seçimi oldu. Ortaokul sıralarında Devlet Üretme Çiftlikleri’nde çalışarak geçirdiği yaz tatillerinin etkisiyle hep ziraat mühendisi olmayı hayal ederken üniversite sınavının getirdikleri onu güç bir seçime zorladı. Boysanoğlu bu süreci şöyle anlatıyor: “Devlet lisesinden mezun olduktan sonra ODTÜ hariç toplu bir sınav oluyordu, ona girdim. İlk tercih olarak ziraat mühendisliğini yazdım. Ancak aynı dönemde ODTÜ’nün sınavlarına da girdim. Sonuçlar açıklandığında ODTÜ’de hem mühendislik hem de mimarlık bölümlerini kazandığımı öğrendim. Ancak mimarlık fakültesi benim ilk tercihimdi, bu yüzden mimarlığı seçtim. Bölüm seçiminde verdiğim bu karar hayatımın en zorlu kararlarından biriydi. Bugün MESA markasına baktığımda üniversitede verdiğim o zorlu kararın, ne kadar yerinde olduğunu görüyorum.” 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz